{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/12/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... -  (T.C Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br><br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 15/10/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 07/12/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından düzenlenen 17/12/2021 tarihli ....nolu takip dayanağı faturanın borçlu şirkete tebliğ edildiğini, ancak borçlu tarafından yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, borcun da ödenmediğini, müvekkilinin 50.258,90 TL alacağın tahsili için Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası davalı aleyhinde icra takibi başlattığını ancak davalının borca ve yetkiye itiraz  etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, TBK. m. 89 gereğince para borçlarının ifa zamanında alacaklının ikametgahının bulunduğu yerde ifa edildiğini, müvekkilinin ikametgahının Konya olup  takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın  %20'den aşağı olmamak kaydı ile davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili icra müdürlüğünün Konya İcra Müdürlüğü olmadığını, HMK 6. Maddesinde genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri olduğunun açıkça düzenlendiğini, müvekkilinin yerleşim yerinin Kemalpaşa/İzmir olduğunu, yetkili icra müdürlüğünün Kemalpaşa / İzmir icra müdürlükleri olduğunu, yetkili mahkemenin de Kemalpaşa / İzmir mahkemeleri olduğunu, öncelikle icra müdürlüğünün yetkisizliği hususunda bir karar verilmesi gerektiğini, takip talebinde faiz oranının yüksek seçilmiş olup bu faizin kabulünün mümkün olmadığını, takip talebi incelendiğinde, müvekkilinin takibe konu fatura nedeniyle temerrüte düşürülmemiş olmasına rağmen, takibin işleyen faiz ile birlikte başlatıldığını, faturanın muhatabına tebliğ edilmeden, borçlu yanın temerrüde düşürülmüş kabul edilmeyeceğinden, takip öncesinde faiz işletilebilmesinin mümkün olmadığını, bu yönüyle faize itiraz ettiklerini, müvekkili ile davacı arasında uzun süredir devam etmekte olan bir ticari ilişki bulunduğunu, aradan geçen zamanda, davacının müvekkiline, takibe dayanak olarak gösterilen 17/12/2021 tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı, fiyat farkı faturası kestiğini, bu faturanın \"mal/hizmet\" başlıklı kısmında \".... nolu faturadan kaynaklı fiyat farkı\" açıklaması yer aldığını, ancak müvekkilinin mal satımına ilişkin kestiği bu faturaya, davacı tarafça neden fiyat farkı faturası kesildiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, bu nedenle de müvekkilinin, davacının kesmiş olduğu fiyat farkı faturasını, 28/12/2021 tarihli .... nolu fatura ile iade ettiğini, taraflar arasında fiyat farkı faturası kesilmesini gerektiren bir durum olmadığı gibi bu faturanın kesileceğine dair bir sözleşme de bulunmadığını, bu nedenle, bu fatura dayanak gösterilerek başlatılan takibe itiraz edildiğini, fiyat farkı kesilmesini gerektiren durumun ispatının davacı tarafça yapılması gerektiğini savunarak  davanın öncelikle usulden, esastan inceleme yapılması halinde esastan  reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; tacir olan taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmamakla beraber ticari bir ilişki bulunduğu, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ...'ne yönelik 50.258,90 TL bedelli fatura nedeniyle takip başlatıldığı, 15/09/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın uyuşmazlık dönemine ait ticari defterlerinin yevmiye numaralarının hatalı kaydedilmesi nedeniyle HMK'nun 222. maddesindeki şartları taşımadığının, davacı tarafın deflerlerinde her ne kadar davalının 50.000,82 TL borçlu olduğu görülmekteyse de fiyat farkı faturaları hakkında karşılıklı bir itiraz bulunmaması nedeniyle ve davacı tarafından kayda alınmayan fatura hesaplamaya dâhil edildiğinde taraflar arasında (kalan 82 Krş göz ardı edilerek) borç/alacak olmaması gerektiğinin belirtildiği, 03/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; takip konusu faturaya dayanak yapılan 884.063,18 TL tutarlı faturanın 01.12.2021 tarih .... yevmiye numarası ile kayda alındığı, takip konusu 50.000.00 TL bedelli faturanın 17.12.2021 tarih 3598 yevmiye numarası ile kayda alındığı, takip konusu faturaya istinaden davalı şirket tarafından düzenlenen 50.000,00 TL bedelli iade faturasının 31.12.2021 tarih .... yevmiye numarası ile kayda alındığı. 2022 yılında davacı cari hesabında başkaca işlemin bulunmadığının belirtildiği, takibe konu 17/12/2021 tarihli ... nolu faturadan kaynaklanan fiyat farkı faturası olduğu belirtilen fatura fiyat farkı faturası olduğu,  fiyat farkı faturası düzenlenebilmesi için taraflar arasında bu hususta sözleşme veya teamül olması gerektiği, ancak taraflar arasında fiyat farkı faturası düzenleneceğine dair anlaşma olduğuna ilişkin davacı tarafından sözleşme sunulmadığından ve teamülün varlığı ispat edilmediğinden davanın reddine, takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin de reddine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili tarafından düzenlenen 17/12/2021 tarihli, dava konusu takip dayanağı fiyat farkına dair faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediğini, öte yandan ticari defterlerine kaydettiği için müvekkilinin alacağının kesinleştiğini, fiyat farkının doğumuna neden olan bir sözleşme bulunmadığı gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin Konya ilinde oto lastik alım satımı ile uğraşan tacir olduğunu, davalıdan sürekli oto lastiği alıp bu lastiği müşterilerine sattığını, 01/12/2021 tarihinde davalı ile müvekkili arasında 154 adet oto lastiği alınması noktasında anlaşma sağlandığını, davalının düzenlediği, ekte sunulan fatura ile müvekkilinin bu fatura bedelini ödediğini, ne var ki davalının oto lastiklerini teslim etmediğini, müvekkilinin nedenini sorunca lastiğin fiyatının arttığını bu nedenle teslim edilmeyeceğini belirterek müvekkili ile aralarındaki satım ilişkisini sonlandırdığını, müvekkilinin taahhütlü işlerin olması nedeniyle davalının talibini karşıladığını ve davalıdan aynı lastikleri ekte sunulan fatura bedellerini ödemek suretiyle satın almak zorunda kaldığını, davalının müvekkiline düzenlediği faturanın VUK'un 231/5 maddesine göre yasal 7 günlük süre içinde düzenlenmediğinden faturanın düzenlenmemiş sayılacağından davalının iddia ettiği üzere 28/12/2021 tarihli faturadan doğan alacağı bulunmadığını belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı taraf, davalı ile  154 adet lastik alımı 834.065,00 TL bedelle satın alınması hususunda anlaştıklarını, ancak davalının lastik bedellerinin yükseldiğini söyleyerek bu satışı iptal ettiğini ve 884.063 TL bedelli yeni bir fatura düzenlediğini, bu nedenle davacının 50.000,00 TL bedelli fiyat farkı faturası düzenlediğini, söz konusu fiyat farkı faturasının davalı tarafça kabul edilip ticari defterlere kaydedildiğini, davacının bu fiyat farkı faturası nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, davacının fiyat farkı faturası nedeniyle düzenlediği iade faturasının VUK 231/5 hükmü gereğince düzenlenmemiş sayıldığını ileri sürerek faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep etmekte, davalı taraf ise davacı tarafın  kesmiş olduğu fiyat farkı faturasının kesilmesini gerektiren bir durum olmadığı gibi bu faturanın kesileceğine dair bir sözleşme de bulunmadığını, davacının kesmiş olduğu fiyat farkı faturasının 28/12.2021 tarihli iade faturası ile iade edildiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir. <br>Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın alıcı tarafından kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak alıcı tarafından Vergi Dairesi'ne BA bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir. Öte yandan fiyat farkı faturası düzenlenebilmesi için taraflar arasında bir sözleşme veya teamül bulunması gerekmektedir. Dava konusu somut olayda dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre ve bilirkişi raporlarına göre  davacı tarafından 01.12.2021 tarihli ...... numaralı 884.063,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, bu faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacının 07.12.2021 tarihinde 884.063,00 TL bedelli faturaya istinaden ... numaralı 7.12.2021 tarihli ve 50.000,00 TL bedelli fiyat farkı faturasını düzenlediği, bu faturanın da her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiği, daha sonra davalının, davacının düzenlediği fiyat farkı faturasına istinaden  28.12.2021 tarihli .... nolu 50.000,00 TL bedelli iade farkı faturasını düzenlediği, söz konusu iade faturasının davacı tarafa ait ticari defterlere kaydedilmediği, ancak davacının söz konusu iade faturasını BA/BS bildirim formu ile ilgili vergi dairesine bildirdiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalı tarafa fiyat farkı faturası düzenlemişse de taraflar arasında fiyat farkı düzenlenebileceğine ilişkin bir sözleşmenin veya teamülün bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Davalı tarafın davacı tarafça düzenlenen fiyat farkı faturasını kendisine ait ticari defterlere işlemekle fiyat farkı faturasını kabul ettiği sonucuna varılabilecek ise de davacının davalı tarafça fiyat farkı faturasına istinaden düzenlenen iade faturasını BA/BS formu ile ilgili vergi dairesine bildirmiş olması nedeniyle davacının da davalının düzenlediği iade farkı faturasını kabul etmiş sayılması gerekeceğinden davacının fiyat farkı nedeniyle alacaklı olduğu söylenemez. Her ne kadar davacı taraf, davalının düzenlediği iade faturasının Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesine aykırı düzenlenmesi nedeniyle düzenlenmemiş sayıldığını ileri sürmekte ise de; faturanın VUK 231/5. maddesinde belirtilen süreden sonra düzenlenmiş olması usulsüzlük cezasını gerektirse bile  alıcısı tarafından  ilgili vergi dairesine bildirilen faturanın alıcı tarafından kabul edilmiş sayılacağı yönündeki karineyi ortadan kaldırmaz. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73ac4798da9d0dd1","SID":"4354a513c4421ae9"}}