{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1152 <br>KARAR NO: 2024/1171 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/02/2021<br>NUMARASI: 2017/119 (E) - 2021/88 (K) <br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 17/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı tır ile seyir halinde iken aracın çekici kısmının arızalanması sonucu arıza şeridinde tamirci beklediği sırada aynı yöne seyreden müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin tırın sol lastik kısmına çarparak müvekkilinin yola savrulması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda sürücü ...'ın kural ihlali yaptığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı tırın yabancı uyruklu olması nedeniyle meydana gelen zarardan davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun sorumlu olduğunu, davalı tarafa yazılı başvuru yapılmasına rağmen cevap verilmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.200 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının davalıya başvuru tarihi olan 12/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporu hatalı olup yeniden rapor alınması gerektiğini, karşı taraf sürücüsü tarafından gerekli önlem ve tedbirler alınmadığından işbu kazanın meydana gelmiş olduğunu, kaza yeri fotoğraflarının da bu konuda delil niteliğinde olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğretim üyelerinden oluşan üçlü bilirkişi heyetinin 25/01/2021 tarihli raporunda; dava konusu olayda davacı sürücü ..., motosikletiyle önündeki aracı geçmek için solundaki şeridi kullanması gerekirken bu kurala uymadığı, banketlerden yararlanarak önündeki aracı geçmesi yasak olmasına rağmen bu kuralı ihlal ederek bankette aşırı hızla seyrettiği, banketten yararlanarak geçmenin yasak olduğu kuralına uymadığı, arıza nedeniyle kurallara uygun şekilde bankette park halindeki araca karşı zamanında fren tedbiri almadığından bu araca şiddetle çarptığı, bu nedenle davacı sürücü ...'nin olayda %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın ise gündüz görüşün açık olduğu şartlarda arızalı aracını zorunlu olarak bankete park ettiğinden ve görüşe engel bir cisim olmayan yerde alabileceği başkaca ek bir tedbir olmadığından olayda kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Ceza dosyasında mevcut Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinin raporunda da davacının asli ve tam kusurlu olduğu yönündeki kabulle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. Yerel Mahkemece 10/09/2020 tarihli adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan raporda ise; davacı sürücünün %75 oranında asli kusurlu, dava dışı araç sürücüsünün ise %25 oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üçlü bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporun, ceza yargılamasında hükme esas alınan ATK raporuyla uyumlu olduğu, bu dosyadaki 10/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranlarına, ayrıca 21/12/2017 tarihli kazanın iş kazası olarak değerlendirildiği raporda tespit edilen kusur oranlarına neden itibar edilemediğinin gerekçelendirildiği, HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporuna itibar edilerek hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 368,3‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7a3c648d519c933","SID":"138fe7ef99d09316"}}