{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA  NO: 2023/3779 <br>KARAR NO: 2024/1774<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/07/2020<br>NUMARASI: 2019/344 Esas,  2020/405 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketle müvekkili arasında yapılmış bulunan 19/10/2009 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi, akaryakıt istasyonu işleticiliği kiralama sözleşmeleri gereğince davalı gerçek kişinin garanti eden sıfatını taşıdığını, kendilerinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiklerini, davalı şirketin sözleşmeyi fesih iradesini içeren ihtarname gönderdiğini, bu nedenle sözleşme ile kararlaştırılan bedelin  ödemesi gerektiğini, ödenmemesi nedeniyle icra takibi yaptıklarını, takibe itiraz edildiğini, itirazın yerinde olmadığını iddia ederek İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılmış bulunan sözleşmenin rekabet mevzuatı uyarınca geçersiz hale geldiğini, 4054  Sayılı Yasanın 56, 63, 64. maddeleri gereğince sözleşme tarihinden itibaren beş yıllık sürenin geçtiğini, bu nedenle sözleşmenin hükümsüz olduğunu, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin ...a ait olduğunu, bu nedenle ... Petrol tarafından kiralanmasının mümkün ve geçerli olmadığını, sözleşmenin kendileri aleyhinde ağır hükümler içermesi nedeniyle genel işlem koşullarını taşımadığını, davanın ve takibin hukuka uygun olmadığını, haksız olduğunu savunarak reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açıldığı İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/625 E., 2017/408 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2018/813 E., 2018/1987 K. sayılı kararı ile davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olmadığı,  görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. Dairemizin kaldırma kararı sonucu İlk Derece Mahkemesinden verilen görevsizlik kararı üzerine dosya İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/344 E., 2020/405 K. sayılı kararı ile  davanın  reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2020/2211 E., 2020/1639 K. sayılı kararı ile davalıların istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine, şartları oluşmadığı için davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilerek diğer istinaf başvuruları esastan reddine karar verilmiştir. Dairemiz kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/03/2021 tarih, 2020/7967 Esas 2021/2922 Karar sayılı ilamı ile \"...Kira sözleşmesinin “Kiralayanın sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı” başlıklı 7. maddesinde “kiralayanın ikinci veya üçüncü kira dönemine ilişkin kabul iradesini yazılı olarak göstermeyerek işbu sözleşmeyi ilk beş yıllık  kira süresinin hitamında tek taraflı olarak feshedilmesi halinde kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten kira dönemi sonuna kadar işlememiş süre olarak kabul edilerek  döneme tekabül eden toplam 7.532.342USD+KDV tutarındaki kira bedelini işbu sözleşmenin imza tarihinde geçerli olan 12 aylık USD libor+5 üzerinden, işlemiş kira süresi esas alınarak hesaplanacak faiziyle birlikte USD cinsinden veya fatura tarihinde geçerli TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder.”  hükmü yer almaktadır. Davalı, 12.11.2014 tarihinde davacıya ihtarname göndererek kira sözleşmesinin ikinci beş yıl için devam etmesini istemediklerini bildirerek kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki fesih protokolü, kira sözleşmesi, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalar da nazara alınarak bakiye kira alacağı hesaplanarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir...\" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.Dairemizce duruşmalı olarak yapılan yargılamada,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/03/2021 tarih, 2020/7967 Esas 2021/2922 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ; taraf vekillerinin beyanları alınmış, iddialar ve savunmalar, dosyadaki tüm belgeler, deliller, taraf vekillerinin celsedeki beyanları, incelenerek, tüm dosya bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Davacı şirketin kiracı, davalı şirketin kiraya veren olarak yer aldığı 19/10/2009 tarihli kira sözleşmesinde İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak Mevkiinde bulunan ... ada ... numaralı parsel üzerinde akaryakıt- otogaz satış, ve servis istasyonu kurulu bulunan akaryakıt ve otogaz faaliyetine konu edilecek taşınmazın kiraya verildiği, sözleşmenin üç dönem (5 yıl, 5 yıl, 38 ay) için yapıldığı, kira bedelinin ödenmesine ilişkin 4. maddede, 9.440.000 TL’nin temlikname hükümleri gereğince, 4.116.258 TL+ KDV’nin davalının bankadan kullandığı kredinin faiz miktarına esas teşkil etmek üzere belirtilen tarihlerde davalının banka hesabına yatırılacağı, kalan kısmının ise ... nezdinde davalının doğmuş ve doğacak borçlarından mahsup edileceği kararlaştırılmıştır.Davalı ... kira sözleşmesini garantör sıfatı ile imzalamıştır.Kira sözleşmesinin “Kiralayanın sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı” başlıklı 7. maddesinde “kiralayanın ikinci veya üçüncü kira dönemine ilişkin kabul iradesini yazılı olarak göstermeyerek işbu sözleşmeyi ilk beş yıllık  kira süresinin hitamında tek taraflı olarak feshedilmesi halinde kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten kira dönemi sonuna kadar işlememiş süre olarak kabul edilerek  döneme tekabül eden toplam 7.532.342USD+KDV tutarındaki kira bedelini işbu sözleşmenin imza tarihinde geçerli olan 12 aylık USD libor+5 üzerinden, işlemiş kira süresi esas alınarak hesaplanacak faiziyle birlikte USD cinsinden veya fatura tarihinde geçerli TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder.”  hükmü yer almaktadır. Davalı kiraya veren şirket, Kadıköy ... Noterliğinin 12/11/2014 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasında imzalanan 19/10/2009 tarihli kira sözleşmesinin ikinci beş yıl için devam etmesini istemediklerini bildirerek kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmiştir. İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı 8.888.163,56 USD iade edilecek kira bedeli ve 3.522.421,83 USD işlemiş faiz ( Libor +5=6,25 oranında) olmak üzere toplam 12.410.585,39 USD'nin tahsili için genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, ödeme emirlerinin davalılara 17/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından ödeme emirlerine 19/03/2015 tarihinde itiraz edildiği görülmüştür.Davalı tarafından davacı adına düzenlenen  28/10/2009, 04/02/2010 ve 24/01/2011 tarihli faturalarda taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 4.2 maddesinden söz edilerek kira bedellerinin ne şekilde ödeneceği ve hangi döneme ilişkin olarak fatura düzenlendiği  yazılmıştır. Davacı tarafından davalıya 30/10/2009, 26/02/2010 ve 28/01/2011 tarihli ödemeler yapılmıştır.Dairemizce Yargıtay bozma ilamı uyarınca bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. 03/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; kira sözleşmesinin 7. maddesinde düzenlenen iade edilecek kira bedelinin KDV dahil 8.888.163,57 USD, bu tutarın davacının, davalıya ödediği tarihten sözleşme tarihinde geçerli (19/10/2009) Libor+5 faiz oranı olan %6,25 esas alınarak takip tarihi olan 13/03/2015 tarihine kadar hesaplanan KDV dahil faiz miktarının 3.035.233.54 USD olduğu tespit edilmiştir. Davalılar vekillerinin rapora itiraz etmeleri üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. 17/07/2024 tarihli ek raporda; 03/04/2024 tarihli ek raporda yapılan faiz hesaplamasının yerinde olduğu belirtilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen 19/10/2009 tarihli \"Fesih Porotokolü\"nde; bayilik anlaşmaları, ek protokol ve taahhütnamelerin sona erdirildiği, kiraya veren davalı şirketin (bayinin) ve ...'ın işbu fesih sözleşmesine konu ticari ilişki sebebiyle ...’den herhangi bir hak ve alacağının kalmadığı belirtilmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; taraflar arasında imzalanan 19/10/2009 tarihli kira sözleşmesinin davalı bayi tarafından 12/11/2014 tarihinde tek taraflı olarak fesih edildiği, 19/10/2009 tarihli fesih protokolünde davalı bayinin, davacıdan alacağının kalmadığını beyan ettiği, bilirkişi raporunda davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin sadece ilk dönemi kapsayan kısmı için kira bedeli açıklaması ile deftere kayıtlı olduğu, diğer ödemelerin davacı defterlerinde Gelecek Yıllara Ait Giderler-Müş Yatırım (müşterilere yatırımlar) hesabına kaydedildiğinin belirtildiği, böylece ödemelerin sözleşmedeki kira ödeme planına uygun olduğu, davalı bayinin ibra beyanı sonucu davacının sözleşmeye göre ve fatura karşılığı yaptığı kira ödemelerinin 2005 tarihli sözleşmeye istinaden yapıldığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki fesih protokolü, kira sözleşmesi, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalar da dikkate alınarak bakiye kira alacağı hesaplanması gerektiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca 8.888.163,57 USD kira bedeli, bu tutarın davacının, davalıya ödediği tarihten sözleşme tarihinde geçerli (19/10/2009) Libor+5 faiz oranı olan %6,25 esas alınarak takip tarihi olan 13/03/2015 tarihine kadar hesaplanan KDV dahil faiz miktarının 3.035.233.54 USD olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine yaptıkları itirazın kısmen iptaline, reddedilen kısım yönünden davacının icra takibinde haksız olduğu, sabit ise de kötü niyetli olduğuna ilişkin kanaat oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin de yasal koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,A)1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Davalıların İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 8.888.163,57 USD asıl alacak ve 3.035.233,54 USD işlemiş faizi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Asıl alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanan TL cinsinden karşılığı olan 23.087.004,85 TL' nin %20' si oranında (4.617.400,97 TL) inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-Davanın reddedilen kısmı nedeniyle, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,5-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.117.503,97 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 551.450,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.566.053,77 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekille  temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 613.984,48 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 172.184,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafça ilk derece yargılaması sırasında yapılan 551.450,20 TL peşin harç, 12,80 TL başvuru harcı, 4,10 TL vekalet harcı, 14.250,00 TL bilirkişi ücreti,  408,70 TL posta masrafı olmak üzere toplam  566.125,80 TL yargılama giderinden haklılık oranı (% 95,99 kabul, % 4,01 ret) dikkate alınarak 543.424,16 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,B)1-Yargıtay bozma ilamına uyulması veya direnilmesi yönünde bir karar verilmesi için  Dairemizce zorunlu olarak duruşma açıldığından HGK’nın 04.03.2021 tarih ve 2021/2-96 esas-2021/205 karar sayılı ilamı da dikkate alınarak taraflar yaranına istinaf yargılaması yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine yer  olmadığına,2-Tarafların yapmış olduğu istinaf ve temyiz giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 3-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, davacı ... vekili Av. ..., davalı ... vekilleri Av. ... ile Av. ..., tüm davalılar vekili Av. ...' in yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e9d93e11e4a0fd3","SID":"ea622e18ca0c83e1"}}