{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/2154 <br>KARAR NO: 2024/1334 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 4/6/2021<br>NUMARASI: 2020/684 (E) - 2021/448 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 8/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava,  trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davacının 10/5/2021 günü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) gönderdiği dilekçesiyle davadan feragat ettiği gerekçesiyle feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı dilekçesinde özetle; Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği gibi, alacağına yargılama aşamasında kavuşan davacının davadan feragatinin, hakkın özünden feragat olmadığını, esasen davanın konusuz kaldığını;  davanın açılmasına da davalının neden olduğunu, bu nedenle feragat sebebiyle reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, arabuluculuk bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320 TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan alınarak Hazine'ye kaydedilmesi gerekirken, müvekkili davacıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, davadan feragat hallerinde yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dosyaya eklenen İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2020/2447 sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... vekili tarafından 11/6/2020 günü zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, 23/7/2020 günü tarafların anlaşmaya varamadıkları belirterek Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı düzenlendiği; eldeki davanın açılmasının ardından davacı vekilinin 10/5/2021 günü sunduğu dilekçeyle davalıya karşı açtıkları davadan feragat ettiklerini belirterek, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin de bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (HUAK) 18/A maddesinin 14'üncü fıkrasına göre, bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Aynı maddenin 13'üncü fıkrası gereğince de Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti yargılama giderinden sayılır. Davadan feragat, HMK'nin 307'nci maddesi uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davayı sonuçlandıran tek taraflı hukuki işlemlerden olan ve karşı tarafın kabulüne de bağlı olmayan davadan feragat, HMK’nin 311'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kesin hüküm gibi  hukuki sonuç doğurur. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; vekili tarafından UYAP'tan 10/5/2021 günü gönderilen dilekçeyle davalı ... Sigorta AŞ'ye karşı açtığı maddi tazminat davasında koşulsuz olarak feragat ettiği anlaşılan ve yargılama gideri isteminde de bulunmayan davacının, HUAK'ın 18'inci maddesinin 13'üncü ve 14'üncü fıkraları uyarınca yargılama gideri niteliğindeki zorunlu arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı veklinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye  199,85‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 8/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8945fbf039ddf0c1","SID":"92432b32c4241d3e"}}