{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1483 Esas<br>KARAR NO:2024/1510 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2024/636 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİH:10/07/2024 (Ara Karar Tarihi)<br>TALEP\t:İhtiyati Tedbir Talebi<br>KARAR TARİHİ:03/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı... arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı ....nkası A.Ş..... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 31.07.2020 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli, .... A.Ş. ... Şubesi'ne ait, ....seri numaralı, 30.06.2020 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli, çeklerin müvekkili şirkete verildiğini, çeklerin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiğinde karşılığının olmadığının görüldüğünü, davalı, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/318 E. Sayılı dosyası aracılığıyla konkordato talebinde bulunmuş olup kendileri tarafından konkordato dosyasına müdahale dilekçesi ile yukarıda belirtilen çeklere ilişkin alacaklı olduklarının bildirildiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/318 E. sayılı dosyasından 17/04/2024 tarihinde davalı hakkındaki konkordato projesinin '' Davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının 30/01/2023 tarihinde %12,5, 30/06/2023 tarihinde % 12,5, 30/01/2024 tarihinde %12,5, 30/06/2024 tarihinde % 12,5, 30/01/2025 tarihinde %12,5, 30/06/2025 tarihinde % 12,5, 30/01/2026 tarihinde %12,5, 30/06/2026 tarihinde % 12,5’i olmak üzere eşit taksitler halinde ödenmesine,...\"   gerekçesi ile tasdikine karar verildiğini, alacaklarının konkordato nisabına dahil edilmediğini, İİK'nun 308/b maddesi uyarınca, alacakları için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkili şirketin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/318 E. sayılı dosyası incelendiğinde görüleceği üzere davalı şirketin bilançosunda bulunan davaya konu çekler ile ilgili dava dışı ... alacak kayıt talebinde bulunmuş olup çek bedellerinin .... adına nisaba dahil edildiğini ve kayyım raporu ekinde sunulan ödeme tablosundan da görüleceği üzere ....'e ödendiğini, ancak dava konusu çekler kendileri tarafından bankaya ibraz edilmiş olup yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, çekleri elinde bulundurmamasına rağmen dava dışı ....'in kendi alacağıymış gibi alacak kayıt talebinde bulunmasının ve davalı tarafın, konkordato komiserleri ve kayyumun çek aslının kendilerinde bulunmasının ve icra takibine konu edilmesine rağmen ödemeleri ....'e yapmasının kötü niyetin bir göstergesi olduğunu beyanla yargılama sonuçlanana kadar dava konusu çekten dolayı konkordato kapsamında dava dışı ciranta ....'e yapılan ödemelerin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 10/07/2024 tarih ve 2024/636 Esas sayılı ara kararında; \"....Somut olayda davacı vekili; keşidecisi davalı şirket olan ... seri numaralı ve ...seri numaralı çekleri bankaya ibraz ettiğini çeklerin karşılıksız olduğunu, davalı şirketin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/318 esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, konkordato dosyasında davaya konu çekler ile ilgili dava dışı ....'in alacak talebinde bulunduğunu, ...'e ödeme yapıldığını, çek aslının ellerinde bulunduğunu, ....'e yapılan ödemenin  kötü niyetli olduğunu bu nedenlerle dava dışı ... .'e yapılan ödemelerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiş ise de;  ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat şartlarının sağlamaması, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile ''Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin konkordato kapsamına dahil edilemeyen alacakları hakkında ikame edilen huzurdaki davada, alacaklı oldukları çekler nedeniyle, yetkili hamil sıfatıyla kendilerine ödeme yapılması gerekirken müvekkili şirketin alacaklı olduğu ve müvekkili şirketten önceki ciranta olan dava dışı ...'e usulüne aykırı olarak konkordato kapsamında yapılan ödemelerin yargılama sonuna kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etiklerini, ancak Mahkemece,   \"....İhtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat şartlarının sağlamaması, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine, ...\" karar verildiğini, kararın yasa ve usule aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini;<br> ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 31.07.2020 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli, ... A.Ş. ... seri numaralı, 30.06.2020 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli, çeklerin müvekkili şirkete verildiğini, çeklerin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiğinde karşılığının olmadığının görüldüğünü, davalı, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/318 E. Sayılı dosyası aracılığıyla konkordato talebinde bulunmuş olup kendileri tarafından konkordato dosyasına müdahale dilekçesi ile yukarıda belirtilen çeklere ilişkin alacaklı olduklarının bildirildiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/318 E. sayılı dosyasından 17/04/2024 tarihinde davalı hakkındaki konkordato projesinin '' Davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının 30/01/2023 tarihinde %12,5, 30/06/2023 tarihinde % 12,5, 30/01/2024 tarihinde %12,5, 30/06/2024 tarihinde % 12,5, 30/01/2025 tarihinde %12,5, 30/06/2025 tarihinde % 12,5, 30/01/2026 tarihinde %12,5, 30/06/2026 tarihinde % 12,5’i olmak üzere eşit taksitler halinde ödenmesine,...\"   şeklinde tasdikine karar verildiğini, alacaklarının konkordato nisabına dahil edilmediğini, bunun üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/318 E. Sayılı dosyası incelendiğinde görüleceği üzere davalı şirketin bilançosunda bulunan davaya konu çekler ile ilgili dava dışı ...'in alacak kayıt talebinde bulunduğunu, çek bedellerinin ... adına nisaba dahil edildiğini ve kayyım raporu ekinde sunulan ödeme tablosundan da görüleceği üzere ....'e ödendiğini ancak dava konusu çekler kendileri tarafından bankaya ibraz edilmiş olup müvekkili şirketin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, çekleri elinde bulundurmamasına rağmen dava dışı ...'in kendi alacağıymış gibi alacak kayıt talebinde bulunmasının ve davalı tarafın, konkordato komiserleri ve kayyumun çek aslının kendilerinde bulunması ve icra takibine konu edilmesine rağmen  ödemeleri ...'e yapmasının kötü niyetin bir göstergesi olduğunu, bu nedenle, yargılama sonuçlanana kadar dava konusu çeklerden  dolayı konkordato kapsamında dava dışı ciranta ....'e yapılan ödemelerin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesinin ilk derece mahkemesinden talep edildiğini, Mahkemece, yasa ve usule aykırı şekilde, konunun yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, yapılacak istinaf incelemesi sonucunda ihtiyati tedbir kararının reddi kararının kaldırılması gerektiğini; Somut olayda, ihtiyati tedbir sebebinin var kabul edilmesi gerektiğini, zira, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı ile yetkili hamil olan müvekkili şirketin hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaştığını, gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğduğunu,  HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, HMK'nın 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebileceğini, ihtiyati tedbirin kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki koruma olduğunu, kanunun, burada \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından\" söz ettiğini, bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasının, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesinin, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebinin var kabul edileceğini;Somut olayda, müvekkilin alacakı olduğu icra dosyası, konkordato komiser raporu, çek görüntülerinin ibraz edildiğini, müvekkilinin kambiyo evrakı olan çeklerden dolayı alacaklı olduğunun yaklaşık olarak ispat edildiğini, konkordato kapsamında, dava dışı...'e yapılan ödemelerden dolayı müvekkili şirketin alacağını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını, dolayısıyla ihtiyati tedbir sebeplerinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin, davalıdan alacaklı olduğunun yaklaşık olarak ispat edildiğini, HMK'nın “İhtiyati tedbir talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrasının; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını \"yaklaşık olarak\" ispat etmek zorundadır.” hükmünü içerdiğini;Bu nedenle ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olmasının'' yeterli olduğunu, mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gerekenin alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi olmadığını, ihtiyati tedbirde amacın davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek olmadığını, yani ihtiyati tadbir kararı verilebilmesi için ispat gerekmediğini, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesinin aranmadığını, bu hükümdeki yaklaşık ispat kuralından hareketle, somut olayda taraflarınca sunulan çek görüntülerinin, icra dosyasından alınan takip talebi çıktılarının, ihtiyati tedbir kararı vermeye elverişli olduğunu beyanla İlk derece mahkemesinin yasa ve usule aykırı ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, konkordato projesine dahil edilmediği iddia edilen alacağın tahsili talebi ile açılan davada, davalı tarafça konkordato projesi kapsamında dava dışı üçüncü kişiye yapılan ödemelerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda; davacı tarafından davalının keşide ettiği ve kendisinin yetkili hamili olduğu iki adet çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı ve davalının tasdik edilen konkordato projesine alacağının dahil edilmediği, kendisinden önceki cirantaya proje kapsamında ödemeler yapıldığı iddia ederek ihtiyati tedbir ile bu ödemelerin durdurulması talep edilmiştir. Bu davada yapılacak yargılama neticesinde davacının bahse konu çekler nedeniyle alacaklı olup olmadığı belirlenecek olup Mahkemece verilen ara karar tarihi itibariyle bu husus yargılamayı gerektirdiği gibi, tasdik edilen konkordato projesi dahilinde yapılan bir ödemenin, ödeme yapılan kişinin taraf dahi olmadığı bu davada verilecek bir ihtiyati tedbir kararı ile durdurulması da mümkün değildir. Uygulanmakta olan bir konkordato projesi ile ilgili tedbir kararı ancak konkordato tasdik kararını veren Mahkemeden talep edilebilir. Bu minvalde Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.<br>Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c558111e8e523ed","SID":"009372cd491d7c4d"}}