{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1186 - 2024/1396<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1186 <br>KARAR NO\t: 2024/1396<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/228 E.  -  2022/111 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali ve Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/04/2022 tarih ve 2021/228 E. - 2022/111 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin, \"...\" esas unsurlu tanınmış markalarının olduğunu, davalı şirketin başvuru konusu yaptığı davaya konu markada, esas unsur durumunda olan \"Z\" harfi ile müvekkiline ait Z logosu içeren  markaların, görsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, başvuruda yer alan \"...\" ibaresinin, markanın tescil edilmek istendiği 24. sınıf bakımından ayırt ediciliğinin olmadığını, markanın bu hali ile tescil edildiği takdirde, Z logosu ile tanınan müvekkili şirkete ait olduğunun zannedileceğini, ayrıca davalı şirket adına tescil başvurusu yapılan, Z ... ibaresinin, ... markalarının kısaltması olarak algılandığını, müvekkili \"... TEKSTİL TİC. VE SAN. A.Ş.\"nin usulüne uygun olarak tescil edilmiş olan ticaret unvanındaki vurgu kelimenin ... ibaresi olduğunu, davalı şirket adına tescil başvurusu yapılan Z ... ibaresinin, ... ibaresinin kısaltması olarak algılandığını, müvekkili şirket ticaret unvanını akla getirdiğini, müvekkilinin iştigal alanları ile davalı taraf markasının kapsadığı emtiaların aynı/benzer olduğunu ileri sürerek 2021-M-5134 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı taraf adına 2019/118156 numara ile işlem gören marka başvurusu tescile bağlanmış ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı şirket vekili, markalar arasında iltibas olmadığını, müvekkili firmanın davaya konu “Z ... & Şekil” markasını 1998 yılından beri kullandığını, Z harfinin davacının münhasıran sahibi olduğu bir harf (marka) olmadığını, davacının, müvekkilinin yıllarca kullanımına sessiz kalıp, itiraz etmeyip bu olguyu zımnen benimsedikten sonra huzurda açtığı davanın, basiret ve iyiniyet ile davranma lüzumu ile bağdaşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının \"Z ... +şekil\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"Z\" ve \"...\" asli unsur ve ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın olduğu, ancak SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacının \"Z ... + şekil\" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer Fikri ve Sinai hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu  marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2021-M-5134 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece, somut olaydaki nizanın teknik bilirkişi incelemesini gerektirdiği düşüncesiyle bilirkişiye gidildikten sonra bundan dönülerek, uyuşmazlığın hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümü yoluna gidilmesinin hukuka, hukuki güvenlik ve belirliliğe, adil yargılanmaya açıkça aykırı olduğunu,  markalar arasında iltibasın bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu  \"Z ...+şekil\" markasını 1998 yılından beri kullandığını, markalarda da esas unsurun 'Z' harfinin davacının münhasıran sahibi olduğu bir harf (marka) olmadığını, davacının davaya gerekçe yaptığı  iddiaların,  iyiniyet ile örtüşmediğini, mahkemece, \"Dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına\" karar verilip, diğer yandan aleyhe yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, davalı şirketin “Z ...” ibareli başvurusu ile davacı şirkete ait itiraz konusu markanın, kavramsal, görsel, işitsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirlerinden farklı markalar olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"Z ... + şekil\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"Z\" ve \"...\" asli unsur ve ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma  süresi içinde, davalının   \"Z ... +şekil\" ibareli  marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"Z\" ve \"...\"   asli unsur ve ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının  \"Z\" ve \"...\" asli unsur ve ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının \"Z ... +şekil\" ibareli  başvuru markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, görsel ve sescil benzerlik nedeniyle  ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları  arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki  iltibasın bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/4315 Esas, 2017/7041 Karar ve 07/12/2017 Tarihli kararının da bu yöne ilişkin olduğu, mahkemece hükmedilen yargılama giderlerinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 427,60'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a9abc83eb445af3","SID":"4b6ed4d975485a81"}}