{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1002 - 2024/1113<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/1002 <br>KARAR NO\t: 2024/1113<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25.06.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/419 Esas<br><br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN <br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ TALEP EDİLEN<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/09/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 25.06.2024 tarihli ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Davacı vekili, 05.09.2023 tarihinde davalılardan ... Nakliyat İnşaat Mühendislik Gıda Hayvancılık San ve Tic Ltd Şti’ne ait ...’ün sevk ve idaresindeki zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın hatalı park edilmesi sonucu hareket ederek davacıyı araçla ağaç arasına sıkıştırarak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı ... 23.11.2023 tarihinde başvurmalarına rağmen talebin 26.03.2024 tarihinde reddedildiğini belirterek adli yardım talebinin kabulü ile 500.000 TL manevi tazminat ve HMK’nın 107 maddesi gereğince 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı 100 TL tedavi, bakım ve ulaşım gideri olmak üzere toplam 300 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000 TL geçici ödemenin davalılardan tahsiline, davalıların taşınır, taşınmaz malları ile şirket hisseleri ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları dahil haczi kabil tüm malvarlığına teminatsız şekilde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; <br>Mahkemece, 25.06.2024 tarihli ara karar ile; tüm dosyanın incelenmesinde, ihtiyati haciz talebi yönünden davanın cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası olduğu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öncelikle talep edilecek alacak yönünden yaklaşık olarak alacağın varlığının ortaya konulmuş olmasının gerektiği, vadesi gelmiş borçtan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlunun bilinen yerleşim yerinin bulunmaması ve borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanmasının yada alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunmasının gerektiği, mevcut dosya durumuna göre talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin alacağın varlığının ve istenebilir olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği gibi borçluların taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye ve kaçırmaya yönelik hileli işlemler yaptığı hususuna ilişkin herhangi bir belge veya bilginin dosya kapsamına sunulmadığı, bu hali ile İİK'nin 257 ve devamı maddelerinde yazılı bulunan şartların gerçekleşmediği, geçici ödeme yapılması talebi yönünden ise Türk Borçlar Kanununun 76/1. maddesinde yazılı bulunan şartların gerçekleşmediği belirtilerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 ve devamı maddelerinde yazılı şartların gerçekleşmemesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 76/1. maddesinde yazılı şartların gerçekleşmemesi nedeniyle geçici ödeme yapılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiş; ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; <br>İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının 05.09.2023 tarihinde sürücüsünün davalılardan ..., malikinin ise davalılardan ...... Şirketi olduğu ve zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan ... plakalı ticari aracın kusurlu eylemleri neticesinde yaralandığını, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20.09.2023 tarihli raporunda \"... vücutta kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan sağ 8. 9. 10 kotların posterior kavsinde ve sol 5. 6. 7. 8 kotların lateral kavsinde deplase fraktürlerin; hayat fonksiyonlarını AĞIR derece (4) etkileyecek nitelikte olduğunun \" belirtildiğini, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/126 Esas sayılı dosya ile yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumu tarafından sunulan 04.04.2024 tarihli kusur raporunda; kazanın meydana gelmesinde sanık sürücü ...'ün asli kusurlu olduğu, müşteki ...'ın kusursuz olduğunun tespit edildiğini ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu haksız fiil niteliğindeki olaya/kazaya dayalı maddi ve manevi tazminattan doğan para borcunun, olayın/kazanın gerçekleştiği tarih itibariyle muaccel hale geldiğini, malvarlığını kaçırma girişimlerinde bulunmasının yüksek ihtimal dâhilinde olduğunu, sigorta teminat limit tutarları kadar hukuki sorumluluğu bulunan Güvence Hesabı dışındaki diğer davalıların menkul, gayrimenkul, banka hesapları, şirket hisse senetleri, üçüncü kişilerden olan hak ve alacakları ile diğer bütün malvarlığı hakkında teminatsız bir şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesinin kanuni zorunluluk olduğunu, ilk derece mahkemesince borçlunun ödeme kabiliyeti hakkında araştırma yapılmadığını, davalılardan araç sürücü ... ve aracın maliki/işleteni konumundaki ...... Şirketi ile ilgili olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin hukuki ve fiili şartların dava konusu somut olayda açıkça gerçekleştiğini ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE; <br>Davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Davacı vekili, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan davalıların işleteni ve sürücü olduğu aracın davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100 TL tedavi bakım ve ulaşım gideri olmak üzere toplam 300 TL maddi tazminat ile 500.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline davalıların menkul ve gayrimenkul, üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları dahil hacze kabil mal varlıkları üzerine teminatsız şekilde ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmesini talep etmiş, mahkemece koşulları oluşmadığı, talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin alacağın varlığının ve istenebilir olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği gibi borçluların taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye ve kaçırmaya yönelik hileli işlemler yaptığı hususuna ilişkin herhangi bir belge veya bilginin dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. \t<br>İİK’nın 257. maddesi hükmüne göre :\"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. <br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; <br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya\t veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; <br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. <br>İİK'nın 258. maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. <br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. <br>İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. <br> 2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir. <br>Somut olayda, davacı vekili tarafından davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan aracın davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğundan maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olup haksız fiilin bir türü olan trafik kazalarında zarardan sorumlu olanların tazminat ödeme borcunun olay tarihinde muaccel olduğu, talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin zararın miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada talep edilen tazminat miktarının herkes tarafından ödenebilecek miktarda olduğu ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, yargılama aşamasında delil durumuna göre her zaman mahkemeden istenebileceği, manevi tazminat yönünden ise manevi tazminat miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olduğu, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, maluliyetin varlığı ve oranı, niteliği, ekonomik, sosyal çevre ve benzeri pek çok subjektif etkene göre hakim tarafından belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmadığından alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerektiğinden dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin 25.06.2024 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ccc2bf19445daee5","SID":"417027541a4118d8"}}