{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/293 <br>KARAR NO: 2024/1546<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 20/10/2021<br>NUMARASI: 2019/354 Esas - 2021/684 Karar<br>DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>DAVA TARİHİ: 18/06/2019<br>BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL 13. ATM 2021/368 ESAS<br>DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>DAVA TARİHİ: 07/06/2021<br>KARAR TARİHİ: 20/10/2021<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava da davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı araç için tanzim edilen ihtiyari mali sorumluluk teminatlı kasko sigorta poliçesine istinaden bu aracın yaralamalı ve maddi hasarlı kazaya karışması nedeniyle müvekkili şirketin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi tanzim eden ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi/ manevi tazminat davası neticesinde Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/600 Esas 2014/388 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, bu karar aleyhine ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.' nin tehiri icra talepli olarak temyiz yoluna başvurduklarını,  kararın kesinleşmesi beklenmeden mahkeme ilamının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.' nin icra dosyasına 126.030 TL yatırarak bu paranın da alacaklıya ödenmemesi yönünde talepte bulunduğunu, müvekkili şirketin süresi içinde diğer davalıların sorumlu olmadığı manevi tazminata ilişkin kısmı tüm asıl ve ferileriyle birlikte icra dosyasına 15/09/2019 tarihinde 32.000,00 TL olarak ödediğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/20346 Esas 2017/2548 Karar sayılı kararı ile takibe dayanak mahkeme ilamının düzeltilerek onandığını ve kararın kesinleştiğini, kesinleşen karar uyarınca davalı şirketin tazminat aslı olarak 126.000,00 TL'sine kadar sorumlu olduğuna karar verildiğini, icra takibine konu mahkeme kararına göre 6.000,00 TL araç bedeli, 3.672,00 TL tedavi gideri ve 60.000,00 TL sakatlık tazminatından sorumlu olduğunun belirtildiğini, bu nedenlerle kesinleşen mahkeme kararına istinaden davalı şirketin ödemesi gerekirken ödemediği 24.289,00 TL' nin, davalı tarafça ödenen 9.362,01 TL' nin  ödeme tarihi olan 29/09/2014 tarihinde, ödeme tarihi olan 08/01/2019 tarihine kadar geçen süre için yasal faizinin müvekkiline ödenmesini ve yine ödenmeyen bakiye 14.926,99 TL'nin müvekkili şirketin dosyayı kapatma tarihi olan 29/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu kaza sonucu müvekkili şirket tarafından poliçe teminatının tamamının ödendiğini, maluliyet raporlarının müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin tedavi giderlerinden ve  geçici iş göremezlik giderlerinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava da davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2019/354 E.sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda alacak kalemleri hesaplanmış ve davalı ... Sigorta A.Ş (eski ünvan ... Sigorta  A.Ş) 54.931,28 TL  eksik ödeme yaptığının tespit edildiğini, netice talep kısmında talep edilen miktarın sehven 14.926,99 TL olarak belirtildiğini, bu nedenle de eksik kalan 40.004,29 TL'nin 29.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesi ve iş bu dava dosyasının İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/354 Esas sayılı ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazası hakkında kusur oranların en doğru şekilde tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı veya Karayolları Fen Heyetinden seçilecek yedi kişilik bilirkişi kurulu ile kusur alınması gerektiğini, maluliyet raporların müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin poliçe dahilinde mağdurun tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait geçici iş göremezlik giderlerinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, bu nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"asıl dava dosyası yönünden davanın kabulü ile; 14.926,99 TL'nin temerrüt tarihi olan 29/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/368 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın kabulü ile; 40.004,29 TL'nin temerrüt tarihi olan 29/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine \" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kaza sonucu müvekkili şirket tarafından poliçe teminatının tamamının ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında ve sigorta poliçe limiti ile sınırlı olacağını,  kusur oranları açısından en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, Kahta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tanzim ettirilen hesap bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, söz konusu kararın kaldırılarak müvekkili şirketin sorumluluğunun hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi evraklarının, yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı tarafından ödenen mahkeme ilamından kaynaklanan tazminatın kendi sigorta şirketi olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Asıl ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle dava dışı zarar gören 3. şahsa yapılan tazminat ödemelerinin ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, asıl ve birleşen dosya davacısının ... plaka sayılı aracın işleteni olduğu, asıl ve birleşen dosya davalısı ... Sigorta A.Ş (eski ünvan ... Sigorta  A.Ş)'nin 17/02/2007 - 2008 tarihleri arasındaki dönem için bu aracın davalı sigorta şirketine ait ZMMS poliçesinin bulunduğu, poliçe süresi içinde iken 27/03/2007 tarihinde sigortalı aracın dava dışı zarar gören ... plaka sayılı araç ile çift taraflı ve yaralanmalı trafik kazasına karıştığı, mezkur kazada ... plaka sayılı aracın hasara uğradığı ve araç sürücüsü ...'in yaralandığı, kazada ... plaka sayılı araç sürücü ...'ün %100 oranında tamamen ve asli kusurlu olduğu, trafik kazasında yaralanan ...'in maddi tazminat istemli dava açtığı, Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/600 Esas ve birleşen Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/472 Esas sayılı dava dosyalarında ...'in davacı, işleten ... Ltd. Şti, sürücü ..., ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin (yeni unvan ... Sigorta A.Ş.) davalı oldukları, yapılan yargılama sonucunda 08/07/2014 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, davalı sigorta şirketlerinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/20346 E. - 2017/2548 K. sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilerek onanmasına karar verildiği, bu karara karşı davalı sigorta şirketleri tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulduğu, ancak Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/5612 E. - 2018/7986 K. sayılı ilamı ile karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilerek ilk derece mahkemesin kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargılama süreci devam ederken ilk derece mahkemesinin kararından sonra dava dışı zarar gören ...'in davalılar hakkında icra takibine giriştiği, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında davacı şirketin malları ve araçları üzerine haciz işlemi uygulanması nedeniyle davacının hacizlerin kaldırılması için icra dosyası borcunu ödediği, eldeki, dava ve birleşen davada dava dışı zarar gören 3. şahsa ödenmek zorunda kalınan tutarın ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili amaçlandığı anlaşılmıştır. HMK'nın  303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalı sigorta şirketinin icra takip alacağının dayanağı olan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/600 Esas ve birleşen Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/472 Esas sayılı dava dosyalarında davalı olarak bulunmaktadır. Kesinleşen karar ile kusur ve maluliyet oranları belirlenmiş olup davalı için de kesin hüküm niteliğinde bu ilam nedeniyle eldeki rücu davasında artık kusur, maluliyet incelemesi yapılamayacaktır. Kaza tarihi olan 27.03.2007 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.'nin teminat tutarları  maddi hasar araç başı 6.000,00 TL, kişi başı tedavi gideri 60.000,00 TL, kişi başı ölüm/sakatlık gideri 60.000,00 TL'dir. Alacağın dayanağı olan Polatlı asliye hukuk mahkemesi kararına göre davalının sorumlu olduğu tutar, maddi hasar araç başı  6.000,00 TL, tedavi gideri 3.672,60 TL, geçici iş göremezlik tazminatı 41.643,29 TL, kişi başı ölüm/sakatlık gideri  60.000.00 TL olmak üzere toplam 111.315,89 TL'dir.  İcra dosya borcu yönünden davalının poliçe teminat limitleri dahilinde ödemesi gereken tazminatlar, işlemiş faiz ve yargılama gideri olmak üzere toplam 190.323,29 TL, davalının toplam ödeme miktarının 135.392,01 TL olduğu, eksik ödeme miktarının 54.931.28 TL olduğu belirlenmiştir. Taraflar  arasında müteselsil sorumluluk ilişkisi bulunması halinde  ödeme yapan müteselsil  sorumlu  diğer müteselsil sorumluya rücu ettiğinde rücuya dayanak mahkeme ilamındaki yargılama gideri, vekalet ücreti ve işlemiş faizi de talep edebilecektir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Limit belirlenirken sadece tazminat miktarı esas alınacak işlemiş faiz,  yargılama gideri ve vekalet ücreti limit dahilinde hesaplanmayacaktır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kesinleşen mahkeme kararındaki harç vekalet ücreti, yargılama giderleri  davalının teminat limiti ile oranlama yapılmak suretiyle belirlenmiş,  alacak kalemlerinin işlemiş faizleri de hesaplanarak ödenmesi gereken miktarın toplamı tespit edilmiştir. Bu nedenle  hükme esas alınan  uzman bilirkişi tarafından gerçek zararın tespitine yönelik düzenlenen raporun somut olayın özelliklerine, yukarıda açıklanan hukuki kurallara uygun olmasına göre İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.752,36 TL harçtan peşin alınan 938,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.814,28‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.25/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51ecae97daca6854","SID":"fd80f34aab5a6279"}}