{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/434 <br>KARAR NO: 2024/1548<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2021<br>NUMARASI: 2017/1170 Esas - 2021/971 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 27.02.2016 günü saat 15:30 sıralarında müvekkili ...'ya (%50 zihinsel engelli) karşıdan karşıya geçmek istediği esnada sürücüsü ve plakası tespit edilememiş aracın çarpması neticesinde müvekkili ...'nun ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin bu vaziyette araca alınıp bir noktaya kadar götürüldüğünü, sonrasında hastaneye götürülmeden yolda bırakıldığını, kazanın meydana gelmesinde tespit edilememiş araç sürücüsünün asli ve tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurun bulunmadığını, kaza ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/82349 numaralı dosya üzerinden soruşturma yürütüldüğünü ve şüpheli veya şüphelilerin tespit edilememiş olması nedeniyle 03.06.2016 tarihinde, haklarında daimi arama kararı çıkarıldığını,  müvekkilinin uğramış olduğu bedensel zararlar neticesinde, geçici ve sürekli iş göremezliği ile yaşam boyu bakım ve bakıcı giderine ilişkin maddi zararların ...nca karşılanmasının yasa gereği olduğunu, ...'na 08.12.2017 tarihinde yapılan başvuruya karşılık herhangi bir cevap alınamadığını belirterek  fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş göremezlik için 100,00 TL, geçici iş göremezlik için 100,00 TL ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı gideri için 100,00 TL olmak üzere toplamda 300,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini  talep ve dava etmiştir.  Davacı vekili 17/11/2021 tarihli ıslah dilekçesinde; geçici iş göremezlik tazminat talebini 1.049,47 TL'ye, geçici bakıcı gideri tazminat talebini 260,20 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminat talebini 25.146,35 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; KTK'nın 97.maddesi gereği, dava açmadan önce müvekkili kuruma eksik belgeler ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı - bakım gideri kalemlerinin teminat dışında olduğunu, vekil edeninin sorumluluğunun plakası tespit edilemeyen motorlu araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sürücünün ve davacının varsa asli ve müterafik kusuru, yine davacının trafik kazasından kaynaklı sürekli maluliyet oranının belirlenmesinin gerektiğini, davanın açılmasına sebep olunmadığından faiz ile ilgili taleplerinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile  1.049,47 TL geçici iş göremezlik, 260,20 TL bakıcı gideri ve 25.146,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 26.456,02 TL tazminatın 27/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkili ...'nun kusuru bulunmadığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli ve tamamen kusurlu olduğunu, kararda tazminatın 27/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, kararın faiz başlangıç tarihi yönünden hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;   tazminata konu olaya sebebiyet veren aracın ZMMS trafik sigortası yaptırması gerekli olduğu hususunun somut delillerle ispat edilmediğini, dava öncesinde vekil edene yapılan başvurunun eksik evrak ile yapılmış olması dolayısıyla kanunun aradığı şekil ve şarta uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, maluliyet raporunun Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen sağlık kuruluşlarınca ve olay tarihinde geçerli mevzuata göre düzenlenmemiş olduğundan hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, rapora dayanak teşkil eden yönetmelik hükmü gösterilmediğini, davacının kazadan önce %50 mental özürlü olduğu göz önüne alındığında, maluliyet oranının gerektiği şekilde tespit edilmediğini, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplamanın da teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, ... sorumlu olmadığı halde ve çalışmayan mental özürlü davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ihtiyacı ve buna dair gider bulunmamasına rağmen bakıcı giderine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 24/02/2016 günü saat 15:30 sıralarında sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün Bağcı Caddesini takiben Ulus istikametine seyir halinde iken, olay mahalli No:... önüne geldiği esnada, gidiş istikametine göre yolun sağından kaplamaya giren davacı yaya ...'ya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi  tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Kaza nedeniyle trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmemiştir. İlk Derece Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda,\"...Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü, meskun mahal içi hız tahdidi düşük yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, aracının hızını mahal şartlarına uygun hale getirip her an tedbir alabilecek şekilde seyir halinde bulunması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, meydana gelen olayda, araç sürücüsünün hatalı tutum ve davranışlarının olayın oluşu üzerinde % 20 oranında tali derecede etken olmuştur.   Davacı yaya ..., karşıdan karşıya geçmeden önce yolu yeterli ve gerekli şekilde kontrol etmesi, solundan yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araçların varlığı halinde bu araçlar geçişlerini tamamladıktan sonra kontrollü bir şekilde kaplamaya girmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, solundan yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araca rağmen kontrolsüzce kaplamaya girmesi sonucu meydana gelen olayda, %80 oranında ve asli derecede kusurludur...\" belirlemesi yapılmıştır. İTÜ Makine Mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda da aynı belirleme yapılmıştır. Davacının olay anlatımı, hastane kayıtlarında araç dışı trafik kazası olarak belirtildiği yaralanma bölgeleri dikkate alındığında davacının yaralanması ile açıklanan kaza arasında illiyet bağının bulunduğunun kabulü gerekeceği anlaşılmakla ve raporların da birbirini doğruladığı dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından illiyet bağı ve kusura ilişkin istinafların reddi gerekmiştir. Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı ...'na başvurduğu, ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile  müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümleri, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları) İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde alınan 31/12/2018 tarihli maluliyet raporunun Adli tıp uzmanlarından oluşan heyet tarafından düzenlendiği, dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, davacının yeni tarihli tıbbı muayene evrakları istenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak, davacının %50 mental maluliyeti olduğu da belirtilerek ve bu durumu da gözetilerek kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K. sayılı kararları).  Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih,  2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle  davalı sigorta şirketinin tedavi gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğundan,  davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı gideri talebinin teminat dışı olduğuna, ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305  E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları). Davacının %50 mental özürlü olması nedeni ile çalışamayacağı düşünülse bile efor kaybı olduğundan geçici iş göremezlik ödemesine hükmedilmesine usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Geçici bakıcı gideri ihtiyacı ve süresi maluliyet raporu ile belirlendiğinden bu konuda ayrıca bakıcı çalıştırıldığına ilişkin belge sunulması gerekmediğinden bu yöne ilişkin  istinaf talebi de yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin, ...'na 11/12/2017 tarihinde başvuru yaptığı  PTT belgesinden anlaşılmaktadır. Başvurunun yapıldığı 11/12/2017 tarihinden sonraki 8. işgününün sonu olan 21/12/2017 itibariyle davalı temerrüde düşmüştür. Davalı ... yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle dava tarihinden faize karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bu nedenle; davacı vekili istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince,  İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,  Buna göre: 1-Davanın KABULÜ İLE 1.049,47 TL geçici iş göremezlik, 260,20 TL Bakıcı Gideri ve 25.146,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 26.456,02 TL tazminatın 21/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 1.807,21 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin ödenen 31,40 TL ve ıslah yolu ile ödenen 90,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.685,81 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin ödenen 121,4 TL harcın davalıdan alınarak davacı yana ödenmesine 3-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile yapılan 31,40 TL başvuru harcı ile 5.257,5 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı yana ödenmesine  4-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap  olunan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 22,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.807,21 TL harçtan peşin alınan 452,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.355,21‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f33c760cff629bd","SID":"1579819d7e015d70"}}