{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                           <br>ESAS NO\t: 2024/221 <br>KARAR NO\t: 2024/745<br>DAVA\t: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ\t: 30/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 27/09/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Almanya'da faaliyet gösteren bir banka olduğunu, davalının bankadan kendisine ait işyeri için ticari işletme kredisi kullandığını, bu kredinin ödenmediğini, davalının kredinin kullanımını sağlamak amacı ile nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğini, bu haksız fiile dayalı olarak bankanın alacağının oluştuğunu, davacı tarafından davalıya karşı Würzburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile haksız fiilden doğan alacak davasının açıldığını, bilahare müvekkilince davalı hakkında Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesi İflas Mahkemesi'nin ...sayılı dosyası ile iflas davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda ...'ın iflasına hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkili tarafından iflas masasına kredi sözleşmesinden ve kasten işlenen haksız fiilden dolayı 2.341.915,47-EURO alacak bildirildiğini, ancak iflas memuru tarafından icra edilebilir alacak miktarı olan 1.345.759,87-EURO olarak tespit edildiğini, geri kalan talebin müvekkili tarafından çekilmek zorunda kalındığını, sonuç olarak müvekkilinin 1.345.759,87-EURO alacağı olduğuna hükmedildiğini bu alacağın kesinleştiğini, ancak icra dairesine başvurulmadan önce tenfiz davasının açılmasının gerektiğini, taraflarınca Würzburg Sulh hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyası ile hükmedilen iflas kararı ile kesinleşen 1.345.759,87-EURO alacaklarının tahsili için icra müdürlüğüne başvurması gerekeceğinden, Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesi İflas Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının 01.01.2008 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yabancı şirket olması sebebi ile MÖHUK kapsamında teminattan muaf olmaması nedeni ile teminat göstermesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça aynı konuda daha evvel açılan dava nedeni ile İzmir ... ATM'nin ... Esas ... Karar sayılı 25.11.2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tenfiz isteme hak ve yetkisinin bulunmadığını, zira kayıt kabul davası sonucunda verilen hükmün iflas idaresi dışında müflise karşı ileri sürülemeyeceğini, tenfiz isteminin nispi harca tabi olduğunu, davacıya harç tamamlattırılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>Davalı tarafından ileri sürülen dava şartları öncelikle değerlendirilmiştir. Davalı taraf, İzmir ... ATM'nin kesin hükmünden bahisle davanın reddi gerektiğini savunmuş ise de, İzmir ... ATM'nin kararına konu tenfiz talebinin davacının kayıt kabul talebine ilişkin olduğu, bu davanın konusunun iflas kararının tenfizine ilişkin olduğu, bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı, davacının Alman Devleti tabiyetinde olduğu, ülkemizde karşılıklılık bulunduğu ve bu nedenle teminat yatırılması gerekmediği, davalının adresinin yargı çevremiz içinde olduğu, kesin yetki yönündeki itirazların yerinde olmadığı, davanın maktu harca tabi olduğu, maktu harç tutarının da yatırılmış olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Davacının aktif husumet ehliyetine sahip olup olmadığı yönündeki itirazlar da aşağıda gerekçeli olarak değerlendirilmiştir. <br>Davamız; Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesinin (iflas mahkemesi) ... sayılı 01.01.2008 tarihli kararının tenfizine ilişkindir.<br>Söz konusu karar ile ...'ın mal varlığına dair iflas davası açıldığına ve iflas yöneticisi olarak Av. Dr. ...'in atandığına, iflas başvurusunun onaylandığına ilişkindir. <br>Davacı alacaklılardan birisi olup, iflas yöneticisi değildir. Davacıya alacaklılar kurulu tarafından bu davayı açması ve talebe dayanak alacağı tahsil etme konusunda yetki verilip verilmediğinin tespiti bakımından; iflas temsilcisince yetki verilip verilmediği sorulmuş, davacı vekili tarafından kendisine yetki verildiğine dair iflas temsilcisinin verdiği belgeyi mahkememize sunmuştur. Davacı tarafından sunulan iflas yöneticisi Av. Dr. ... tarafından verilen belgede, \"... (...), Würzburg Bölge Mahkemesi İflas Mahkemesi'nin 01.01.2008 tarih ve ... sayılı kararı ile iflas etmiş ilan edilmiştir. İflas idaremizde ...' un iflas eden ...' a karşı 1.345.759,87 Euro tutarında alacağı bulunmaktadır. Bu alacağın takip ve tahsil edilebilmesi için; 1)Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesi - İflas Mahkemesi'nin - 01.01.2008 tarih ve ... sayılı kararının icrası ve, 2) İflas eden ...' a karşı alacağını tahsil etmek için tüm yasal yollara başvurmak için, ... yetkili tayin edilmiştir. Bu kapsamda Avukat ..., ... tarafından alacağı tahsil etmek ve ... adına iflas idaremize iletmek üzere yetkilendirilmiştir.\" şeklinde anlatımda bulunduğu anlaşılmıştır. Esasen Alman Mahkemelerince verilen iflas kararının tenfizinin iflas idaresi (iflas yöneticisi) tarafından bizzat veya yetki verilen avukat tarafından istenmesi mümkündür. Alacaklılar kurulu dışında iflas yöneticisinin tüm alacaklılar adına iflas idaresine ait bu yetkiyi alacaklılardan birinin alacağını tahsil edebilmesi için o alacaklıya devredilmesi mümkün değildir. Bu husus İcra İflas Kanunumuzda düzenlenmiş olup, kamu düzenine ilişkindir. <br>Toplanan tüm deliller karşısında, davacının müflis davalının alacaklılarından olduğu, davalı hakkında Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesinin (iflas mahkemesi) ... sayılı 01.01.2008 tarihli kararı ile iflasına karar verildiği, davacı alacaklının kendi alacağını tahsil edebilmek bakımından, iflas kararının Türkiye'de uygulanabilmesi için tenfizini talep ettiği, ancak iflasın külli tasfiye sağladığı, yani tüm alacaklıların alacağı dikkate alınarak, borçlunun mal varlığından tahsilat sağlamaya yönelik olduğu, tüm alacaklıların alacağının iflas masasını oluşturduğu, iflas masası adına temsil yetkisinin iflas idaresine ve tenfizi istenen kararda belirtildiği üzere iflas yöneticisine ait olduğu, iflasına karar verilen kişiden her bir alacaklının alacağını tahsil bakımından ferden hukuki işlem yürütemeyeceği, bu nedenle iflas kararının tenfizini istemeye masayı temsile yetkili iflas idaresinin ve ilgisine göre iflas yöneticisinin yetkili olduğu, iflas idaresinin veya yöneticisinin bu yetkiyi alacaklılardan birinin alacağını tahsil için o alacaklıya devredemeyeceği, aksinin kabulünün benzer durumda bir kısım alacaklıların alacağına kavuşamaması sonucunu doğuracağı, bunun iflas hükümlerine ve iflasın amacına uygun olmadığı, sonuç olarak davacının iflas kararının tenfizi konusunda alacaklı sıfatı ile mahkememize başvurma hakkına ve ehliyetine sahip olmadığı kanaatine varılmakla, davacının aktif husumet ehliyetine sahip olmadığından, iş bu tenfiz davasının husumet nedeni ile reddine karar verilmiş, mahkememiz 22.09.2023 tarih ... esas ... karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM ....HD.nin  14.03.2024 tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile ''....Davacının müflis davalının alacaklılarından olduğu, davalı hakkında Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesinin (iflas mahkemesi) iflasına karar verildiği, davacı alacaklının kendi alacağını tahsil edebilmek bakımından, iflas kararının Türkiye'de uygulanabilmesi için tenfizi talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle  reddine karar verilmiştir. 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununun ''Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tenfizi ve Tanınması'' ve ''Tenfiz kararı'' başlıklı 50/(1). maddesine göre ''Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.'' ''Tenfiz istemi'' başlıklı 52/(1). maddesine göre, ''Kararın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir. Tenfiz istemi dilekçe ile olur. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede aşağıdaki hususlar yer alır'' hükmü yer almaktadır. ''Tenfiz şartları'' başlıklı 54. maddeye göre de ''(1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dahilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması. b) İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması'' hükmü yer almaktadır.  Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 14/02/2014 tarihli ... esas ...karar sayılı emsal ilamında; \"...İcra ve İflas Kanunu'nun 43 üncü maddesine göre ancak Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir sayılan ya da tacirler hakkındaki hükümlere tâbi olanlar ile tacir olmadıkları halde, özel yasalara göre iflasa tâbi tutulan kimselerin iflasına karar verilebilir; bu husus Türk kamu düzeni ile ilgilidir. İstemci tacir olmayıp, hakkında Almanya'da verilen iflas kararının tanınması talebinin reddine karar verilmek gerekirken, hatalı değerlendirme ve yürürlükte bulunmayan bir Yasa'dan bahisle tanıma ve tenfiz kararı verilmesi doğru olmamıştır...\" denilerek, gerçek kişi yönünden yabancı mahkeme tarafından verilen iflas kararının tanınması için, kişinin TTK hükümlerine göre tacir olması yada özel kanunlara göre iflasa tabi olmasının kamu düzenine ilişkin olduğuna işaret edilmiştir. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 08/04/2021 tarihli ... esas ... karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. Somut olayda davacıya verilen yetki;  1)Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesi - İflas Mahkemesi'nin - 01.01.2008 tarih ve ... sayılı kararının icrası ve, 2) İflas eden ...' a karşı alacağını tahsil etmek için tüm yasal yollara başvurmak için, ... yetkili tayin edilmiştir. Bu kapsamda Avukat ..., ... tarafından alacağı tahsil etmek ve ... adına iflas idaremize iletmek üzere yetkilendirilmiştir.\" şeklinde olup,  kararın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan davacıya \"alacağın tahsilinden sonra iflas idaresine iletmek \" şeklindeki yetki verilmesi karşısında davacının husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda işin esasına girilerek davalının tacir olup olmadığı tespit edilip, tenfizin diğer koşulları incelenenek sonucuna göre karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın  353/a-4-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.<br>''  karar verilerek mahkememiz kararı kaldırılmış olmakla mahkememizce yeniden istenen hususlar araştırılarak işin esasına girilmiştir.<br>        27.11.2007 tarih ve 5718 sayılı  Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun madde 50 ve devamı maddeleri hükümleri ile Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi konusunu düzenlemiş olup; Tenfiz şartlarını düzenleyen 54. Madde ile,\"(1) Yetkili Mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dahilinde verir. A) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği Devlet arasında karşılıklık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk Mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, B) İlamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmiş olması şartıyla ilamın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilşkisi olmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, C) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, Ç) O yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesine itiraz etmemiş olması sayılmıştır.<br>Yapılan yazışmalardan davalının İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı işyeri adresinin bulunduğu, Vergi Dairesi yazı cevabına göre ise işletme esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır.  Almanya ülkesinin taraf olduğu Lahey sözleşmesi gereği ülkemiz ile her iki ülke arasında adli yardım, tanıma ve tenfiz işlemleri bakımından  karşılıklılık esasının bulunduğu anlaşılmakta olup tenfiz istemi incelendiğinde tenfiz isteminin ülkemiz kanunlarına göre kabul edilmesi için en önemli şartın ülkemiz mevcut yasaları bakımından kamu düzenine aykırılık bulunmaması ve icra edilebilirliği bulunmasıdır. Tenfizi istenen yani bir başka deyişle Türkiye sınırları içinde icra edilebilirliğine ilişkin hüküm istenen söz konusu kararın incelenmesinde WÜZBURG Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen İFLAS hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İflasa ilişkin temel kanun hükümlerinin 2004 saylı İcra ve İflas Kanunu hükümleri olup, ilgili hükümlerin icrası ve yürütülmesi kamu düzenine ilişkin olup Türkiye ülkesi sınırları içerisinde gerek Alman Hukukuna göre gerekse Alman İflas idaresi tarafından davalı malvarlığının iflas yolu ile tasfiyesi mümkün bulunmayıp ancak ve ancak İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre oluşturulacak iflas idaresi aracılığıyla mümkündür. Bunun için de Türk Hukukuna göre ve Türk Mahkemeleri tarafından yerel kanunlara göre verilecek bir iflas hükmünün bulunması gereklidir. Davacı tarafça tenfizine karar verilmesi istenen Wüzburg Sulh Hukuk Mahkemesinin iflasa dair hükmünün iş bu nedenle Türkiye sınırları içerisinde yerel iflas idaresi tarafından icrası mümkün bulunmadığından yabancı ülke iflas idaresinin de Türkiye sınırları içerisinde iflas tasfiyesi yapması temel yasalarımıza göre mümkün bulunmadığından bu hali ile ilamın temel yasalarımıza göre kamu düzenimize aykırılık bulunduğundan anılan yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM    :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-MÖHUK 54. Madde gereği Tenfiz koşullarını taşımayan WÜZBURG Sulh Hukuk Mahkemesi, İflas Mahkemesi'nin  ... no'lu iflas dosyası ile ilgili 01.01.2008 tarihli kararının tenfizi isteminin REDDİNE,<br>2-Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın düşümü ile bakiye 247,70-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, <br>3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,<br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2024<br>Başkan ...<br>✍e-imzalı <br>Üye ...<br>✍e-imzalı <br>Üye ...<br>✍e-imzalı <br>Katip ...<br> ✍e-imzalı<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"930f9d3bb59a0e6f","SID":"e55573ebb052e6e5"}}