{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br>8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2021/215<br>KARAR NO:2024/646<br><br>DAVA:Ticari Şirket Ortaklığından Çıkarma<br>DAVA TARİHİ:25/03/2021<br>KARAR TARİHİ:19/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket ortaklığından çıkarma davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin 10/03/2014 tarihinde dört ortaklı olarak kurulmuş olduğunu, gelinen aşamada müvekkili şahsın %70, davalının ise %30 hissesi bulunmak üzere iki ortaklı olarak devam etmekte olduğunu, şirketin aktif olarak çalışmaya devam etmesine rağmen, davalı tarafın Mısır uyruklu olması ve 2017 yılından itibaren Türkiye'den ayrılarak Mısır'da yaşıyor olması nedeniyle şirketle fiili irtibatını tamamen kestiğini, kendisine telefon ile dahi ulaşılamamakta olduğunu, bu durumun ise şirketin çalışmalarının bir kısmında sorunlar yaşanmasına sebebiyet vermekte olduğunu, müşterek irade gerektiren iş ve işlemlerini engellemekte olduğunu, şirket ile ilgili tüm işlemlerin, şirketin diğer ortağı müvekkili şahıs tarafından yapılmakta olduğunu, yasal ödemeler, satın alma, personel işlemleri ve benzeri tüm yükümlülüklerin yine kendisi tarafından yerine getirilmekte olduğunu, şirket nezdinde banka kredileri kullanılırken onay alınamamakta, şirketi büyütmek için gereken işlemlerin yapılamamakta, davalıya hiçbir şekilde ulaşılamadığı için tarafların bir araya gelmelerinin mümkün bulunmamakta olduğunu belirterek, tüm bu nedenlerle davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmiştir.<br>Davalı taraf adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilememiştir.<br>Dava, limited şirket ortaklığından çıkarma istemine ilişkin bulunmaktadır.<br>Mahkememizce, davacı tarafça sunulan ve dayanılan deliller dosyamız arasına alınarak hep birlikte incelenmiştir.<br>6102 Sayılı TTK'nun limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen 616/1-h ve 616/2-f maddeleri dikkate alındığında, \"Bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması\" ve \"Bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılması\" husunda karar verme yetkisi genel kurula ait bulunmaktadır. Yine 6102 Sayılı TTK'nun 617 ve devamı maddelerinde genel kurulun toplanması ve karar almasına yönelik hükümler düzenlenmiş, 621/1-h maddesinde de, \"Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması\" için toplantı ve karar yeter sayısı düzenlenmiştir. Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla  şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması veya şirket sözleşmesinde öngörülen hususlardan dolayı şirketten çıkarılması hususunda TTK'nun ilgili maddeleri gereğince genel kurul tarafından karar alınmış olması eldeki dava için özel bir dava şartı niteliğinde bulunmaktadır. Eldeki dosyada, davacı tarafça, şirket genel kurulu tarafından bu yönde alınmış bir genel kurul kararı dosyaya sunulabilmiş değildir. Bu itibarla, eldeki dava açısından, özel dava şartı olan genel kurul kararı bulunmadığı anlaşılmakla, açılan davanın usül yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı tarafından açılan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle, 6102 sayılı TTK'nun 621/1-h, 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 398,30-TL'nin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2024<br><br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75b5b2c7808efb91","SID":"6a837389f57a703e"}}