{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 18/03/2021<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/09/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacılar vekili, müvekkilleri hakkında bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, icra takibi yapan alacaklının davalının kızı olduğunu, davaya konu bononun üzerinde nakden ibaresi bulunmasına karşın davalının tefecilik yapma suçu ile yargılandığı Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi nezdindeki ifadesinde; müvekkillerine inşaat malzemesi sattığını beyan ettiğini, bu şekilde davalının bononun ihdas nedenini değiştirdiğini, davaya konu icra takibi nedeni ile müvekkilleri tarafından toplamda 1.200.00,00 TL tutarında ödeme yapıldığını beyan ederek, şimdilik 100.000,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, müvekkili hakkında Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açıldığını, yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğini, karar gerekçesi göz önüne alındığında müvekkilinin sebepsiz zenginleşmediğinin görüldüğünü bildirerek, davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 12/07/2018 TARİH .... ESAS - .... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...eldeki davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası niteliğinde olduğu, davacının lehtar davalı ile olan temel ilişkiye dayalı olarak borçlu olunmadığının tespiti ile senet nedeniyle dava dışı 3. kişiye ödemek zorunda kaldığı tutarın tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı, ancak icra dosyasında 19/04/2010 tarihli davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödeme taahhüdünde bulunduğu, eldeki davanın 2016 yılında açıldığı, ödeme tarihinde yürürlükte olan kanun hükümlerine göre borçlu olmadığı şeyi ihtiyari ile veren kimsenin hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemeyeceği, somut olayda davacı tarafça ödemenin hataen yapıldığı hususunun ileri sürülmediği, dolayısıyla sebepsiz zenginleşmeye dayalı talebin şartlarının gerçekleşmediği, zira ortada hataen yapılan bir ödemenin bulunmadığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>DAİREMİZİN 27/01/2020 TARİH .... ESAS - .... KARAR SAYILI İLAMI İLE:\"...davacı ..... Otelcilik Ltd. Şti. adına usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı, ancak mahkemece adı geçen davacıya yönelik olarak işlemden kaldırma ya da davanın açılmamış sayılması şeklinde kurulmuş bir ara karar yada hüküm bulunmadığı görülmekle, öncelikle adı geçen davacıya meşruhatlı davetiye gönderilerek, yokluğunda yapılan işlemlere icazetinin bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra bu davacı yönünden de hüküm kurulması gerekirken değinilen hususlar gözden kaçırılarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen kaldırılmasına\"  karar verilmiştir. <br>KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 18/03/2021 TARİH ....  ESAS - .... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"Davamıza gelince; davacılar vekili dava ve takibe konu bonoda yer alan \"bedel kaydının\" davalı tarafça talil edildiğini belirterek sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ödenen paranın istirdatını talep etmiştir....Davacı .... Ltd. Şti. adına meşruhatlı davetiye gönderilmiş, şirket yetkilisi yokluğunda yapılan işlemlere icazetinin bulunduğunu belirtmiştir. Yargılama devam ederken davacılardan ... vefat etmiş, mirasçılarına davetiye tebliğ edilmiş, mirasçılarından ... dışındakiler davayı takip ederek davanın kabulüne karar verilmesini dilemiş, davalı ise ... yönünden de davayı takip ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. ...Senedin (talil eden) veriliş nedenini değiştiren kişi, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni \"mal\" ya da \"nakit\" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Davalı Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında kızına ciro ettiği icra dosyasına konu bono ile alacaklı olarak davacılara inşaat malzemesi sattığını, tahsile koyduğu tüm çek ve senetlerin gerçek alım satımlara ilişkin olduğunu beyan etmiş bu şekilde takibe konu bonoyu talil etmiştir. Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasında davacı .... Ltd. Şti. temsilcisi ... kendi adına asaleten şirketi temsilen 19/04/2010 tarihinde borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Bu tarihten sonrası ise çeşitli tarihlerde ödeme yapıldığını belirten alacaklı son olarak 30/09/2015 tarihinde icra dosyasındaki alacağın tüm taksitlerini aldığını belirterek icra dosyasının kapatılmasını talep etmiştir. 18/03/2021 tarihli celsede davacılar taraflar arasında düzenlenen 17/04/2010 tarihli borç tasfiye sözleşmesinden haberleri olduğunu hepsinin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını belirtmişlerdir. Takip dosyasında alacaklı davalı olmadığı gibi davacıların takibe konu borcu herhangi bir çekince öne sürmeksizin imzalı beyanı ile kabul etmesi; borcun çekince (ihtirazi kayıt) ileri sürülmeksizin ödenmesi ya da ikrar edilmesi, borcun mevcudiyetinin kabulü anlamına geleceğinden ve bundan sonra menfi tespite/istirdata ilişkin iddia dinlenemeyeceği\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı ..., ... , .... ve .... vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacılar .... , ... ve .... vekili olarak Av. ..... 25/04/2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; kararın yargılamaya konu maddi vakaya kambiyo senetlerindeki malen/nakden kayıtlarına yönelik yeterli araştırma yapılmadan, eksik incelemeyle verildiğini, davalı hakkındaki tefecilik suçundan yürütülen ceza dosyasının celp edilmediğini, tasfiye sözleşmesinin ve yapılan ödemenin icra tehdidi altında yapıldığının göz ardı edildiğini, davalının tefecilik suçunu işlediğini, müvekkilinin baskı altında kalarak senet verdiğini, dolayısıyla davalının yağma suçunu işlediğini, davalının ceza mahkemesinde bononun inşaat malzemesi satışı karşılığında teslim alındığına yönelik beyanlarıyla ispat yükünü üzerine aldığını, müvekkillerinin inşaat malzemesi almadığını, bu hususu ispat külfetinin davalıya ait olduğunu, müvekkillerinin hataen ödeme yaptıklarını, takip dosyasındaki alacaklının davalının kızı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davacı ... vekili olarak Av. .... 07/05/2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; tefeciliğin kanunda suç olarak düzenlendiğini, somut olayda davalının tefecilik yapması sebebiyle fazladan faiz tahsil ettiğini, tefecilik ile ilgili açılan ceza dosyasının Yargıtay incelemesinde olduğunu, davalının ve alacaklı görünen kızının iyi niyetli olmadıklarını, davalının ceza dosyasındaki ifadesinde takip dosyasının gerçek alacaklısının kendisi olduğunu ifade ettiğini, kesinleşen takipte müvekkilinin ve diğer dosya borçlularının borcu ödemekten başka bir çarelerinin bulunmadığını, davacı sıfatı olan ...'ın 18 yaşından küçük olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davacı ... vekili olarak Av. .... 27/05/2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; taraf teşkilinin sağlanmadığını, davacı muris ...'ın mirasçısı(kızı) müvekkili ...'ın 18 yaşından küçük olması sebebiyle davaya doğrudan dahil edilmesinin usul kurallarına aykırı olduğunu, zira müvekkilinin 18 yaşından küçük olması sebebiyle kanuni temsilcisi tarafından dava ehliyetini kullanabileceğini, kanuni temsilcisinin .... olduğunu, ayrıca bu kişinin de ... mirasçısı(eşi) olup, davaya hiç dahil edilmediğini, yargılama sırasında taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılarının tamamının mecburi dava arkadaşı olarak davaya dahil edilmesi gerektiğini, taraf teşkili tamamlanmadan nihai karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı murisin yaptığı ödemeyi icra tehdidi altında yaptığını, bonoya konu borcun doğumuna sebep olacak ticari ilişkinin bulunmadığını, nakden düzenlenen bono için davalının mal satışı karşılığında düzenlendiği beyanında bulunmasıyla ispat yükünün davalıya geçtiğini, davacıların davalıdan inşaat malzemesi almadıklarını, davalının bonoyu .... doğumlu kızına ciro ederek, kötü niyetli bir yaklaşım içine girdiğini, davalının tefecilik suçundan yargılandığını, bu dosyanın celp edilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, bononun talili hukuki nedenine dayalı istirdat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya evrakı incelendiğinde; Dairemizin kaldırma kararı sonrasında davacılardan ...'ın .... tarihinde vefat ettiği, dosyada mevcut nüfus kaydı ve mirasçılık belgesinden anlaşılacağı üzere, murisin geriye eşi .... ile çocukları ..., ..., ... ve ...'ı mirasçı olarak bıraktığı, .... ve ... ın davacı olarak davada zaten yer aldıkları görülmüştür. İlk derece mahkemesince taraf teşkili sağlanırken .....a hiçbir şekilde tebligat yapılmamış, bu mirasçının yokluğunda dava karara bağlanmıştır. Aynı şekilde ...'a yapılan tüm tebligatlarda tebliğ tarihi itibariyle bu kişinin 18 yaşından küçük olması sebebiyle tebligatların geçersiz olduğu, tebligatın kanuni temsilcisi olan ...a yapılması gerekirken bu hususun gözden kaçırıldığı anlaşılmıştır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/06/2024 tarih, 2023/12-684 Esas - 2024/318 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; \"Miras yoluyla intikali mümkün hakların konusunu oluşturduğu bir davada davacının ölümü hâlinde 6100 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi gereğince mahkemece, davacının mirasçılarının tamamı tespit edilerek davadan haberdar edilmeleri gerekir. Davacının tek bir mirasçısının bulunması hâlinde bu mirasçı, birden fazla mirasçısının bulunması hâlinde de 4721 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesi uyarınca terekeye elbirliğiyle malik olmaları sonucu aralarında 6100 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereği mecburi dava arkadaşlığı bulunan mirasçıların tamamı davadan haberdar edilerek murisleri tarafından açılan davaya devam etme iradesinde olup olmadıkları belirlenmelidir. Bu doğrultuda yapılacak tebligatlar sonrasında mirasçıların terekeyi kabul veya ret etmemiş olmaları hâlinde 6100 sayılı Kanun'un 606 ncı maddesinde belirlenen üç aylık mirasın reddine dair süre beklenerek mirasçıların tamamının davaya katılımı ile taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilir. Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mahkemece, davayı takip için kayyım tayin edilebilecektir. Ancak her hâlükarda davacının vefatından sonra yargılamaya devam edilebilmesi için mahkemece mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulması gerekir.\" denilmiştir.<br>Bu durumda yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davacı muris ...'ın mirasçılarından ... ve ....a usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması sonrasında hüküm kurulması gerekirken değinilen hususlar gözden kaçırılarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen kaldırılması gerekmiştir.<br>Kararın re'sen kaldırılması gerektiğinden istinaf başvurusunda bulunan davacıların  esasa yönelik istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.<br>Sonuç olarak, davacılar vekillerinin istinaf başvurularının re'sen nedenlerle esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar ..., ..., ... ve ... vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun re'sen nedenlerle ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2021 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacılar ..., ..., ... ve ...'a İADESİNE, <br>5-Davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacılar ..., ..., ... ve ... lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"390057e8b318d90e","SID":"81a9eb4841fb6b7f"}}