{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/249 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1363<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/12/2008 (Dava) - 10/01/2019 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2008/877 Esas - 2019/23 Karar<br>ASIL DAVA DOSYASI;<br>DAVA\t\t: Tapu İptali Ve Tescil, Kooperatif<br>DAVA TARİHİ\t: 31/12/2008<br>BİRLEŞEN İZMİR  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2009/159 ESAS <br>2009/463 KARAR  SAYILI DOSYASI;<br>DAVA\t\t: Kooperatif<br>DAVA TARİHİ\t: 04/03/2009<br>BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2010/12 ESAS- 2010/4 <br>KARAR  SAYILI DOSYASI;<br>DAVA\t\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2010<br>BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2011/18 ESAS -<br>2011/430 ESAS SAYILI DOSYASI;<br>DAVA\t\t:Genel Kurul Kararının iptali <br>DAVA TARİHİ\t: 12/01/2011<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/09/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  10/09/2021 tarih ve 2008/877 Esas - 2019/23 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tAsıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ada, ... parsel, 3B blok, 13 nolu bağımsız bölümün kooperatif tarafından üçünçü kişiye devrinin, üçüncü kişi tarafından teminat gösterilmesinin iptaline, taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, olmadığı taktirde daire bedeli ile daireye yapılan harcamaların davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tBirleşen 3. ATM'nin 2009/159 E. 2009/463 K. Sayılı dosyasında, davacı vekili, dava dilekçesinde; 15.01.2008 tarihli yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin 3-4 ve 7-8. maddelerinin yoklukla malul olduklarının tespiti ile üyelik haklarının (... ada ... parsel ... blok 13 nolu bağımsız bölüme ilişkin) iadesini talep ve dava etmiştir. <br>\tBirleşen 4.ATM'nin 2010/12 E. 2010/4 K. sayılı dosyasında, davacı vekili, dava dilekçesinde; 15.01.2008 tarihli yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin 3-4 ve 7-8. maddelerinin yoklukla malul olduklarının tespiti ile iptalini talep ve dava etmiştir. <br>\tBirleşen 2. ATM'nin 2011/18 E. 2011/430 K.  Sayılı dosyasında, davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ortaklıktan çıkarılmasına dair kooperatif yönetim kurulunun 15/01/2008 tarih 1 no.lu kararının 3, 4, 7 ve 8. maddelerinin yoklukla malul olduğunun tespitini ve iptalini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı kooperatif vekili, vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmazın durumunu bilerek kooperetife üye olduğunu, 19/10/2008 tarihli genel kurulda, arsa sahibi adına kayıtlı dava konusu taşınmazın davacı adına temlik edilebilmesi için öncelikle kooperatifin taşınmazın maliki olması gerektiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca taşınmazı kooperatif temellük ettiği zaman devredebileceğini savunarak, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili,  cevap dilekçesinde;  müvekkilinin arsa sahiplerinden olduğunu, kooperatifin müteahhidi olan ...'nın kredi çekmek için talebi üzerine taşınmaza ipotek koydurduğunu, davacının bu olaydan haberdar olduğunu, ... ve bir kısım dava dışı 3. kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu savunarak,  davanın reddini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı ...'dan devraldığını, taşınmazın tapu kayıtlarında arsa sahibi ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkilini zarara uğradığını, davanın kooperatif tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini ve müvekkilinin husumeti bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Asıl dava yönünden; davalı ...'ın arsa sahibi olması, davacının diğer davalının üyesi olması, davacıya karşı daire teslim borcunun kooperatifte olması nedeniyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmiştir. Asıl davada, davalı kooperatif yönünden dosya incelendiğinde davanın açılma tarihi itibariyle davalı kooperatifin inşaatın tamamını tamamlayarak arsa payı karşılığı inşaat ve taşınmaz vaadi sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirerek sözleşmenin tasfiyesi aşamasına geçmediği, sözleşmenin yürürlükte olduğu, sözleşme hükümlerine göre inşaatın belli seviyelerinin tamamlanması halinde arsa sahiplerinin parça parça tapu devir borcunun doğduğu bu haliyle davacının sözleşme kapsamında paylaşım hükümlerine göre alması gereken tüm tapuları henüz almadığı ve diğer üyelerine de henüz daire teslim etmediği anlaşılmıştır. Davacı üyelikten kaynaklı hakkına dayanarak bağımsız bölüm tapusu istemektedir. Kooperatifler Kanununun 23. maddesine göre hak ve vecibeler yönünden kooperatifin üyelerine eşit davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Hal böyle olunca yapı kooperatifi olan davalının üyelerine daire teslim etme borcu tüm üyeler yönünden aynı anda muaccel hale gelecektir. Davacının kooperatifin diğer üyeleri kooperatiften daire almadan tapu iptal tescil talebinde bulunmaktadır. Az önce açıklanan eşitlik ilkesine aykırı olduğundan, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı anlaşılmıştır. Kaldıki davanın açıldığı tarihten  yargılamanın bitirildiği tarihe kadar davalı kooperatifin arsa sahiplerine karşı yükümlülüklerini yerine getirip taşınmaz tapularını aldıkça üyelerine teslim ettiği davacıya tahsisli dava konusu 13 no.lu bağımsız bölümün tapusu da yargılama sırasında davalı kooperatif tarafından alınarak ferdileştirme işlemi ile davacı adına tescil edilmiştir. Bu süreç değerlendirildiğinde davalı kooperatifin iyi niyetli olarak edimini yerine getirmeye çalıştığı ve yerine getirdiği görülmektedir. Bu nedenle bu davalı yönünden açılan davanın da hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekmiştir. Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/12 E. 2010/4 K. sayılı davada, yönetim kurulu kararının iptali istenmesine rağmen, davanın kooperatife değil  ... ve ...(ölmekle mirasçılarına) açılmış olması nedeni ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.  Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2009/159 E. 2009/463 K. Davası ile Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/18 E. 2011/430 K. Davasının  ..., ..., ... Şti. ve ... aleyhine davaların davada yönetim kurulu kararının iptali istenmesi ve bu davanın sadece kooperatif tüzel kişiliğine açılabilecek olması neden ile pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.  Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/18 E. 2011/430 K. Davasının davalı ... Kooperatifi yönünden incelenmesinde; aynı talepli davanın Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2009/159 E. 2009/463 K. Davası ile daha önce açılmış olması nedeni ile derdestlik dava şartı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2009/159 E. 2009/463 K. Davasının davalı ... Kooperatifi yönünden incelenmesinde; davacı ...'in davalı kooperatifin üyesi iken kendisine tahsis edilecek dava konusu (... ada ... parsel ... blok 13 nolu bağımsız bölümü,  ... Şti.  İle yaptığı 11.1.2008 tarihli sözleşme ile ...'a devrini kararlaştırıldığı ve bu amaçla kooperatife aynı tarihli dilekçe verdiği, 7.2.2009 tarihli dilekçesinde davacı açıkça \"kooperatifin eski bir üyesi olarak\" ifadesini kullandığı, buna göre davacının artık kooperatif üyesi olmadığını bildiği, sözleşmenin tarafları olan  ... Şti. ve ... ile aralarında sözleşmenin gereğinin yerine gelmemesi nedeni ile uyuşmazlık çıkması nedeni ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Ancak davalı kooperatifin 11.1.2008 tarihli sözleşmenin tarafı olmaması nedeni ile ve davacı tarafça verilen dilekçelere göre işlem yapmış olması, dilekçedeki imzanın davacıya ait olması ve davacının boş imzalı senedin sonradan doldurulduğuna yönelik iddiasını İBK kararı uyarınca yazılı delillerle ispat edememesi nedeni ile davalı kooperatife açılan davanın da reddi gerekmiştir. Ayrıca davacılar dava değerini ıslah etmiş iseler de esasen davada kooperatif yönetim kurulu kararının iptalinin, kooperatif üyeliğinin tespiti ve üyelik haklarının iadesinin  istendiği, davada açıkça tapu iptal tescil veya tazminat talep edilmediği, bu nedenle davacının davasını ıslah ederek, dava değerini arttırmasının usulen uygun olmadığı, davacının ıslah dilekçesinde açıkça davasını tümden ıslah ettiğini de belirtmediği...\" gerekçesiyle 1- Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/12 E. 2010/4 K. sayılı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2009/159 E. 2009/463 K. Davasının davaşı ... Kooperatifi yönünden esastan, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 3-Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/18 E. 2011/430 K. Davasının davaşı ... Kooperatifi yönünden derdestlik dava şartı nedeniyle, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 4- Asıl davanın davalı Kooperatif yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Asıl davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava tarihi itibarı ile müvekkilinin bedellerini ödediği ve fiilen teslim alarak yaşamaya başladığı dairenin tapusunun arsa sahibine çıkarıldığını ve ipotek sebebiyle daireyi kaybetme olgusuyla karşı karşıya kaldığını, bu durum içerisinde olan yani hem parasını hemde dairesini kaybetme tehlikesi altında olan müvekkilinin davasının usulden reddi maddi gerçeklere ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 01/10/2020 TARİHLİ EK KARARI:<br>\tİlk derece mahkemesince; \"Davacı ... vekili 10/04/2019 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuş ve davacı yönünden istinaf harçlarını eksik yatırmış olduğu anlaşıldığından, davacı vekiline söz konusu eksik harcı yatırması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağı ihtarını içeren muhtıra çıkartılmış olup, muhtıra 11/05/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve bir haftalık kesin süre içinde eksik harcı yatırmamış olduğu...\" gerekçesiyle HMK.344 maddesine göre istinaf başvurusunun YAPILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiştir.<br>\tBirleşen davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece birleşen üç davanın da yanlış nitelendirildiğini, müvekkilinin dairesinin buharlaştırılıp sonuçta asıl davanın davacısı ...'ya verildiği sabit iken mahkemenin bütün bunları görmezden gelerek davayı reddettiğini, bedel ödenmeksizin müvekkilinin dairesinin sonuçta el birliğiyle kooperatifini başka bir üyesine geçmesini sağlayan kararlarını onayladığını, davalısı aynı olmakla beraber diğer davalıları farklı olan, davacılarda da fark bulunduğundan taraf birliği oluşmayan hukuki dayanak ve kökleri dolayısıyla sebepleri farklıyken istemleri e farklı olan davada herhangi bir derdestlik oluşmadığını, yerel mahkeme kararının olayın ve hayatın gelişine uygun olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye esas açtığı ek davaların tek kooperatife karşı açılmamış olması, gerekçeye göre asıl tarafların yanında kooperatifin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, mahkemece bir kaç kez rapor aldırıldığı, alınan raporlarda müvekkilinin dava açmakta haklı olduğuna ilişkin tespitler bulunmasına karşın yerel mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl dava, tapu iptal ve tescil, birleşen davalar ise yönetim kurul kararının iptali  ile kooperatife üye olduğunu tespiti istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup, hüküm birleşen davalar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Asıl dava yönünden istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 01.10.2020 tarihli ek kararın tebliğine rağmen bu kararın istinaf edilmediği anlaşılmakla, sadece birleşen davaların yapılan istinaf incelemesinde;<br> Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik ve kesin hüküm olumsuz dava şartları arasında yer alır. <br> Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK’nın 114 üncü maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir.<br>  Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara 2007, s.8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir.<br>Dava dosyasının incelenmesinde; her ne kadar mahkemece birleşen İzmir 2. ATM 2011/18 E. sayılı dava dosyasında davalı kooperatif yönünden aynı talebin daha önce açılan birleşen İzmir 3. ATM 2009/159 E. Sayılı dosyasındaki taleple aynı olduğu gerekçesiyle derdestlik dava şartından davanın reddine karar verilmiş ise de, birleşen İzmir 3. ATM 2009/159 E. sayılı dava dosyasında davacının yalnızca ... olduğu, birleşen İzmir 2. ATM 2011/18 E. sayılı dava dosyasında ise davacıların ... ve ... olduğu, bu durumda İzmir 2. ATM 2011/18 E. sayılı dava dosyasında davacılardan ... hakkında davalı kooperatif yönünden esastan bir karar verilmesi gerekirken derdestlik dava şartı sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Açıklanan bu gerekçelerle; birleşen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun birleşen İzmir 2. ATM 2011/18 E.sayılı dava dosyası yönünden esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/877 Esas - 2019/23 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Birleşen davalarda davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; birleşen davalarda davacı tarafından yatırılan  istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında birleşen davalarda davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  26/09/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8183a5756b5ee0a","SID":"28fb091bd2e8a783"}}