{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/378 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1332<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/06/2018 (Dava) - 22/12/2020 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2018/785 Esas - 2020/790 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/09/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/785 Esas-2020/790 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle, 18/08/2017 günü sürücü davalı ..., davalı ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç ile önünde seyretmekte olan ve davalı ... adına kayıtlı olup davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı solladıktan sonra, müvekkili adına kayıtlı olup sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı araca, bu araç U dönüşü yaptığı sırada çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, daha sonra ... plakalı aracın da duramayarak, bu araçlara çarpmak suretiyle, önünde meydana gelen trafik kazasına dahil olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş'nin ... plakalı aracın zorunlu trafik mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, diğer davalı sigorta şirketinin ise ... plakalı aracın zorunlu trafik mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, müvekkilinin pert olan ... plakalı aracının Antalya Gümrüğü'ne terk edildiğini, Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/89 D.İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan inceleme sonucunda, araçta toplam (KDV dahil) 54.955,00 TL hasar meydana gelmiş olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketlerine ayrı ayrı hasar başvurusu yapılmış olup bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar miktarı olan 54.955,00 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş bakımından başvuru tarihine 8 iş günü eklenmesiyle ulaşılacak 14/03/2018 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş bakımından başvuru tarihine 8 iş günü eklenmesiyle ulaşılacak 14/03/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 18/08/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... (...) ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline kaza tespit tutanağında kusur izafe edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin şehirler arası bir yolda kendi şeridinde gitmekte iken, yol üzerinde meydana gelen kazayı gördüğünü, ancak kazanın meydana geldiği bölgede hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı gibi kazanın olduğunu gösteren hiçbir uyarı levhası da bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin kusursuz olduğunu,  \"eğer kusur varsa\" ilgili sigorta şirketinin maddi tazminattan sorumlu olduğunu, müvekkiline dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın müvekkili bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Alman vatandaşı olduğunu, MÖHUK madde 48/1 hükmüne göre mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda olduğunu, HMK 114'de teminatın dava şartları arasında gösterildiğini, mezkur kazanın davacıya ait aracın U dönüşünün yasak olduğu yerde U dönüşü yapması sebebiyle meydana geldiğini, mülkiyeti kendisine ait olan araç sürücüsünün dava konusu kazada bir kusuru bulunmadığını, yabancılara ait aracın Türkiye'de kullanılması, yine yabancı plakalı araçları kimlerin kullanabileceği konusunda 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238.md ve duruma göre 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/9.maddesi ile ilgili yönetmeliklerin açıklama getirdiğini, buna göre yabancı plakalı araçları Türkiye'de yalnızca araç sahibi, ikamet yeri Türkiye Gümrük Bölgesi dışında bulunan araç sahibinin eşi, anne babası veya çocuklarının kullanabileceğini, sürücüsü dışında kullanılmasının yasak olmasının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş tarafından kasko poliçesi ile, ... Sigorta A.Ş tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalandığını, kendisi hakkında bir hüküm kurulacaksa, bu sigorta poliçelerinin de göz önünde bulundurulmasını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Diğer davalıların süresinde cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....Tüm dosya içeriğine göre; 18.08.2017 tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile ... ve ... plakalı araçlar arasında kaza meydana geldiği, bu kazanın oluşumuna dair Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 21.01.2020 tarihli raporuna göre, ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarında meydana gelen hasarda ... plakalı araç sürücüsü ...’nun %85 oranında kusurlu olduğu, davalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın %15 oranında kusurlu olduğu, sol ön kısımlarında meydana gelen hasarda ... plakalı araç sürücüsü ...’nun %85 oranında kusurlu olduğu, davalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dava konusu aracın sağ yan kısım hasarının yedek parça, işçilik maliyetinden oluşan zararının 34.445,00-TL KDV dahil, olup % 15 kusura isabet eden zarar miktarının 5.166,75 TL olduğu, sol ön kısım hasarının ise yedek parça, işçilik maliyetinden oluşan zararı 20.510,00.-TL KDV dahil olup % 15 kusura isabet eden zarar miktarının 3.076,50 TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça davaya konu aracın sol ön kısımlarının zarara uğramasına neden olan ... plakalı aracın sigortacısı ... Sigorta AŞ tarafından ödeme yapılmış olmakla, bu davalı bakımından davadan feragat edildiği, yine davacı tarafça davalı ... bakımından da davadan feragat edildiği, bu davalılar bakımından davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davalı ...’nun maliki ve diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, 04.05.2017-2018 tarihleri arasında geçerli poliçe ile davalı ... Sigorta AŞ tarafından ZMM (trafik) Sigorta teminat kapsamına alındığı, davalı ...’nun maliki ve diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, 16.06.2017-2018 tarihleri arasında geçerli poliçe ile (hakkında davanın feragat edildiği) davalı ... Sigorta AŞ tarafından ZMM (trafik) Sigorta teminat kapsamına alındığı, davacının ise davalılardan ... Sigortadan olay nedeni ile 15.292,40 TL ödeme aldığı ve alacağın bakiye kısmı bakımından diğer davalılara karşı davaya devam ettiklerini bildirdiği görülmekte ise de,  davacının kusuruna isabet eden zarardan daha fazla olarak alacağını aldığı, davaya devam ettiği davalılar bakımından bakiye bir alacağı bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davaya devam ettiği davalılar bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varıldığı, davacının dava dilekçesindeki ilk talebinin 54.955,00 TL olduğu, davacının talep edebileceği miktarın ise toplamda kusur indirimi yapıldıktan sonra 8.243,25 TL olduğu, dolayısı ile davacının yukarıda belirtildiği gibi dava açıldıktan sonra alacağını fazlasıyla aldığı, davanın açıldığı tarih itibari ile davacının dava açmakta haklı olduğu, şöyleki; olayın hal ve durumuna göre olayın meydana gelmesinde davalılardan çok daha fazla kusurlu davacının zarara uğradığından bahisle daha az kusurlu davalılara karşı dava açmakta hukuki yararının bulunduğu ve davacının dava açıldıktan ve fakat ön inceleme yapılmadan alacağını fazlası ile aldığı, dolayısı ile dava açmakta haklı olduğu, ancak davalıların kusurunun az olması nedeni ile hal ve duruma göre hakkaniyet gözetilerek taraflara ücreti vekalet takdirine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin de yapan tarafların kendi üzerinde bırakılmasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmakla; Davanın davalılar ... Sigorta ve ... yönünden FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, davanın diğer davalılar ... Sigorta, ..., ... ve ... bakımından ise konusuz kaldığından esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN; \"...Davalı ...'ın 21/08/2017 tarihli ifadesinde davalı sürücü ...'ın dönüş manevrası hazırlığı içindeki aracı görmesine rağmen, kendi aracını hızla sollayarak, dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki Almanya plakalı araca çarptığını beyan ettiğini, buna göre açıklanan şekilde seyreden ve kazaya asıl sebebiyet verenin davalı sürücü ... olduğunu, zira adı geçen davalı sürücünün önündeki araçlardan birinin dönüş manevrası içinde olduğunu ve diğerinin ise bu nedenle yavaşladığını görmesine rağmen hızını azaltmamasının kazanın asıl nedeni olduğunu, hiç olmayacak yerde yapılan bu sollamanın hali hazırda hızını azaltan davalı sürücü ...'ı da şaşırttığını ve dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki Almanya plakalı aracın savrularak ... plakalı araca da çarpmasına neden olduğunu, ayrıca U dönüşünün yasak olduğu yerden dönülmeye çalışıldığı iddiası doğru olsa bile, kazanın meydana geliş şekline göre kazaya doğrudan doğruya neden olan bir etken olmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporuna karşı açıkça itiraz edildiğini, ancak ilk derece mahkemesinin yeni rapor alınmasına yer olmadığına karar verdiğini, kusur raporuna itirazlarını değerlendirilmesi ve itiraz edilen hususlarda denetime elverişli yeni bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait ... plakalı araç dava konusu kaza nedeniyle ağır biçimde hasarlandığı için gümrüğe terk edildiğini, böyle bir durumda gümrüğe terk edilen aracın Türkiye'deki onarım masrafının TL cinsinden hesaplandıktan sonra, hasarlı aracın Almanya ülkesinde kayıtlı olduğu gözetilerek, anılan ülkedeki ikinci el piyasa rayiç fiyatının araştırılması gerektiğini, daha sonra ise, bu iki rakam karşılaştırılarak hangisi az ise ona hükmedilmesi gerektiğini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/2130 Esas-2016/4092 Karar)...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiş, mahkemece İSTİNAF BAŞVURUSUNUN YAPILMAMIŞ SAYILMASINA DAİR VERİLEN EK KARARA KARŞI DA DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN; \"...Mahkemenin 23/12/2021 tarihli ek kararı ile 15/06/2021 tarihli muhtırasının yerine getirilmediğinden bahisle, istinaf incelemesinin yapılmamış sayılmasına karar verildiğini, muhtıranın 16/06/2021 tarihinde kendileri tarafından tebellüğ edilmiş olup aynı tarihte ilanen tebligat masrafı olan 4.192,78 TL'nin ilgili iban hesabına yatırıldığını, yapılan ödemeye ilişkin banka dekontunun işbu istinaf başvuru dilekçelerinin ekinde mahkemenin tetkiklerine sunulduğunu, ilk derece mahkemesinin tesis etmiş olduğu 15/06/2021 tarihli muhtıranın gereğinin süresi içinde yerine getirilmiş olmasına rağmen 23/12/2021 tarihli ek karar ile 11/01/2021 tarihli istinaf başvurularının yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, istinafa konu 23/12/2021 tarihli ek kararın istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılarak 11/01/2021 tarihli istinaf başvuruları uyarınca mahkemenin 22/12/2020 tarihli kararının ortadan kaldırılarak talepleri gibi davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN; \"...Mahkemece verilen gerekçeli kararda feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, feragat halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirleneceğini, buna ilişkin açık hüküm bulunmasına rağmen mahkemenin taraflara vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurarak hukuka aykırı ve hatalı hüküm kurduğunu, AAÜT Genel Hükümler, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret başlıklı 6.maddeye göre anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunacağını, bu maddenin yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmayacağını, yine HMK'nın 332.maddesinin 3.fıkrasında mahkeme ilamında yargılama giderlerinin dolayısıyla da vekalet ücretlerinin kime yükletileceğinin gösterilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, anılan tüm kanuni gerekçeler ve somut olayda feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yürürlükteki hukuk kurallarına aykırı olduğunu...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine/karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; öncelikle, davacı vekilinin mahkemenin 23.12.2021 tarihli ek kararının incelenmesinde; davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak  süresinde sunduğu istinaf dilekçesine ilişkin olarak yerel mahkemece, davalı ...'a karar tebliğ ilan ücretinin ödenmesi hususunda 15.06.2021 tarihli muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 21.06.2021'de tebliğ edildiği ve akabinde muhtırada belirtilen süre içerinde ilan bedelinin ödenmediğinden bahisle 23.12.2021 tarihli ek karar ile davacının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği görülmekle birlikte, davacı vekilince bu ek karara yönelik istinaf dilekçesi ekinde sunulan ödeme belgesine göre 16.06.2021 tarihinde bahse konu ücretin ödenmiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin mahkemenin 23.12.2021 tarihli ek kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile, ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, davacı vekilinin esasa dair istinaf itirazları  değerlendirilmiştir.<br>Davacı vekili, her ne kadar mahkemece benimsenen kusur raporundaki kusur oranlarına yönelik istinafa gelmiş ise de, mahkemece ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunun ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamına uygun bulunduğu gibi kaza tespit tutanağı ile de örtüştüğü görülmekle, bu yöndeki itirazların esastan reddi gerekmiştir.<br>Davacı vekilinin aracın Almanya'daki rayicinin araştırılması gerektiğine dair itirazları bakımından yapılan değerlendirmede; dosya kapsamına göre davacı aracının gümrüğe terk edildiği tarafların kabulünde olduğuna göre, bu durumda kural olarak davacının araç zararı, aracın Almanya'daki olay günündeki kullanılmış değerine göre belirlenmelidir. Bununla birlikte, eğer bu değer onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde Almanya'daki sürüm değerini davalı taraftan  isteyebilir (Yargıtay 4. HD 2021/14751 E.-2022/7974 K,   Yargıtay (kapatılan) 17. HD 2015/16439 E.-2018/8565 K..). Bahse konu aracın kaza tarihindeki Almanya'daki değeri belirlenmemiş ise de, aracın TR'deki onarım giderine göre zarar hesabı yapılmış olup, aracın Almanya'daki değeri daha fazla tespit edilse idi dahi Türkiye'deki bu onarım bedelinin hüküm altına alınacak olması karşısında, davacı yararına olduğu açık olan bu hususta davacı tarafın istinaf itirazında bulunmasında hukuki bir yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>Davalılardan ... vekili ise, vekalet ücreti bakımından istinafa gelmiş olup, bu hususta yapılan incelemede; her ne kadar anılan davalı vekili kendileri bakımından davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini belirtmiş ise de, mahkeme kararında da açıkça yazılı olduğu üzere bu davalı bakımından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmiş olduğu açıktır. Bununla birlikte, davalılardan ... Sigorta AŞ tarafından davacının kusuruna göre hesaplanan gerçek zararından çok daha fazla bir tutarın ödenmiş olduğu gerekçesi ile dava konusuz kaldığından, bahse konu ödeme ise dava tarihinden sonra yapıldığından, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumlarına göre vekalet ücretinin tayini gerektiği de açıktır. Dava dilekçesinde harca esas tutar 54.955-TL olup, olayda esasen iki ayrı kaza bulunduğu, mahkemece anılan davalının işleteni olduğu ... plaklı aracın sebep olduğu zarar tutarının (34.445-TL'den davacının %85 kusurunun düşümü ile) 5.166,75-TL olarak belirlendiği görülmekle, davacının yalnızca bu tutar üzerinden anılan davalıya dava açmakta haklı olduğu anlaşılmış olup, davacının haksız olduğu tutara göre davalı vekili karar tarihindeki maktu vekalet ücreti olan 17.900-TL'ye hak kazanacak idiyse de, davacı bakımından hükmedilebilecek tutarı geçemeyeceğinden, 5.166,75-TL vekalet ücretine dair Dairemizce HMK 353/1-b-2.madde uyarınca hüküm tesis edilmesi gerektiği anlaşılmış, vekalet ücreti bakımından kazanılmış hak sözkonusu olmayacağından, yeniden kurulacak hükümde davacı taraf yararına da bu miktarda vekalet ücretine hükmedilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf itirazlarının kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, davacı vekilinin asıl karara yönelik istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının ise kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davacı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/785 Esas - 2020/790 Karar sayılı dosyasından verilen 23/12/2021 tarihli ek karara yönelik istinaf itirazlarının KABULÜ ile 23/12/2021 tarihli EK KARARIN KALDIRILMASINA,<br>II-Davacı vekilinin asıl karara yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>III-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/785 Esas - 2020/790 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1- Davanın davalılar ... Sigorta ve ... yönünden FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, <br>2- Davanın diğer davalılar ... Sigorta, ..., ... ve ... bakımından ise konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>3- Karar ve ilam harcı olan 54,40.-TL harcın peşin alınan 938,50.TL harçtan mahsubu ile bakiye artan harç olan 884,10.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,<br>4- Tarafların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.166,75 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan  tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6- Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.166,75 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, <br>7- HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine\",<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>IV-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Davacı tarafından ek kararın istinafı yönünden 59,30 TL istinaf karar harcı, asıl kararın istinafı yönünden 59,30 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 118,60 TL istinaf karar harcı yatırıldığı görülmüş olup alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan toplam 118,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 309,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>b-Davalı ... tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine, <br>V-İSTİNAF İNCELEMESİ ESNASINDA;<br>a- Ek kararın istinafı yönünden; davacı tarafından karşılanan 20,00 TL posta ücreti ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 182,10 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>b-Asıl kararın istinafı yönünden; davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>c-Davalı ... tarafından karşılanan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,<br>VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  25/09/2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b122a70412628a8","SID":"16eaa162c0172a3b"}}