{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/1282 <br>KARAR NO:2024/1170 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:11/02/2021<br>NUMARASI:2017/1235 (E) - 2021/247 (K) <br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ:17/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile seyir halinde iken karşı yönden gelen davalı ... AŞ'ye ... (...) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobile çarptığını, çarpışmanın etkisi ile aracın yoldan çıkarak takla attığı ve araç sürücüsü ....ve araçta yolcu olarak bulunan kardeşi davacı müvekkilinin ağır yaralandığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya dönüş yapılmadığı belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise temerrüt tarihi itibariyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 25/01/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 526,52 TL geçici iş göremezlik ve 30.424,40 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, 06/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesinin değiştirildiği, trafik kazasından doğan tazminat talepleri için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı olarak başvuru  bir dava şartı haline getirildiği, anılan mevzuat gereği, dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapılması dava şartı haline geldiği, davacı yanca davalı şirkete yapılan başvuruya istinaden şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açılmışsa da ibrazı zorunlu evrakların eksik olması nedeniyle yeterli değerlendirme yapılamadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğine dayalı tazminat isteminin kabulü ile 526,52 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 30.424,40 TL kalıcı maluliyet tazminatı toplam 30.950,92 TL’nin dava tarihi olan 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, faiz türü ve faiz başlangıcına dair fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının tedavi giderlerine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.  Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporundaki hesaplamanın PMF tablosuna göre yapılmasının hatalı olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları ve mevzuat gereği maluliyet tazminatına ilişkin hesaplamanın Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) yayınladığı güncel ... tablosu esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının sürekli sakatlık oranının 01/06/2015 tarihinde değişen trafik sigortası genel şartları gereği 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelikte yer alan esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, davacı için hesaplanan geçici iş göremezlik giderinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sorumluluğun SGK'ye ait olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece hükme esas alınan 07/01/2021 PMF-1931 tablosu ve progressive rant yöntemine göre hesaplanan aktüerya raporunda; davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 526,52 TL, sürekli iş göremezlik maddi zararı ise 30.424,40 TL olarak hesaplanmıştır Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde ...tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları)Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince ... yaşam tablosu yöntemi esas alınarak tazminat belirlenen kök rapor yerine, ... tablosu ve progressive rant yöntemine göre hesaplama içeren ek bilirkişi raporunun, hükme esas alınması ve tazminat belirlenmesi hatalıdır.  Ancak istinaf eden davalı  yönünden ... yaşam tablosu, ... tablosuna karşılık daha uzun yaşam süresi öngördüğünden davalı ... şirketinin daha lehine olan yaşam tablosuna esas alınarak tazminat hesaplandığına göre, davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazında hukuki yararı yoktur.Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) 2. İhtisas Kurulunun 15/11/2019 tarihli raporunda; davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir. Tazminat hesabına ilişkin alınan aktüerya raporunda ise bu maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapıldığından davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. Yeni Genel Şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı Yasa ile değişik KTK'nin 98. maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda SGK'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla, bu yöne ilişkin mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.114,26 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 528,75 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 1.585,51‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2acf85be139361a0","SID":"97bbbce4d4400862"}}