{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/1098 <br>KARAR NO:2024/1338 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:16/02/2021<br>NUMARASI:2016/889 (E) - 2021/143 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ:08/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/01/2016 tarihinde, kaza tarihi itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan ve sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davacının iş gücü kaybından doğan kazanç kaybı için 1.000 TL, kalıcı sakatlık nedeniyle uğrayacağı iş gücü kaybı için 1.000 TL, tedavi süresince bakıma muhtaç olmasından dolayı 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.100 TL maddi tazminatın işleten davalı ....yönünden olay tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden az olmamak kaydıyla ticari avans faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme olarak davalılardan tahsilini, 60.000 TL manevi tazminatın işleten ve araç sürücüsünden olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, davacı vekili 07/02/2020 tarihli talep artırım dilekçesinde maddi tazminat talebini 64.448,51 TL'ye artırmıştır.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. Davalı.... cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"1-Davacının davasının, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, 9.810,57 TL geçici iş göremezlik, 49.260,69 TL sürekli iş göremezlik, 1.177,46 TL bakıcı  gideri olmak üzere toplam, 60.248,72 TL maddi tazminatın, 31/08/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...ndan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının davasının davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince ATK'den alınan 03/07/2018 tarihli raporda davacının iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmesini ve sonrasında 20/01/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda da davacının 9 aylık iyileşme süresince ihtiyaç duyacağı bakıcı desteğine ilişkin giderler hesaplanmasına rağmen davacının bakıcı ihtiyacına yönelik tekrar rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, alınan bu raporda ATK raporu ve 20/01/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunun aksine değerlendirme yapılarak bakıcı desteğinin 2 ay olacağı yönünde rapor sunulduğunu, mahkemece  bu rapora itibar edilerek karar verildiğini, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece dosyada birbiriyle uyumlu 2 rapor bulunmasına rağmen neden tekrar rapor alındığı ve bu rapora itibar edilerek karar verildiğinin gerekçeleriyle birlikte açıklanmadığını, 20/01/2020 tarihli raporda yapılan hesaplamalara göre karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak talebin kısmen reddi yönünden verilen kararın dosya kapsamına uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili  istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/21712 Soruşturma numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında \".... sayılı plakanın sahte olabileceği\" değerlendirmesinden plakanın sahteliğine ilişkin maddi olgunun kesin olarak saptanamadığının anlaşıldığını, plakanın sahte olduğu yönünde başkaca bir delil de sunulamadığından sahteliğin ispatlanamadığının kabulünün gerektiğini, dolayısıyla ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla geçerli .... poliçesi bulunduğundan müvekkili kurumun meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, davacı taraftan talep edilen eksik belgelerin müvekkili kuruma iletilmediğini, dolayısıyla başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmediği gibi söz konusu raporun davacının muayene edilmeksizin düzenlendiğini, bu rapora dayanılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bakıcı giderine ilişkin 08/11/2020 tarihli bilirkişi raporunun yetkili kılınmış sağlık kurumu tarafından ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmediğini,  geçici iş göremezlik zararı ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışında olduğunu, ... tarafından dava konusu kazayla ilgili davacı tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususu araştırılmadan karar verildiğini, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, net asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunun ispat edilemediğini, bu nedenle asgari ücretin 1.7 katı üzerinden hesaplama yapılmasının kabulünün mümkün olmadığını, kusura ilişkin ATK'den rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi;İlk derece mahkemesince alınan ATK maluliyet raporunda davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup,  mahkemece  Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı doktor bilirkişiden alınan 08/11/2020 tarihli raporda  davacının kaza tarihinden itibaren 2 ay süre ile bakıcı desteğine ihtiyacı olduğu ve bakıcı giderinin 1.177,46 TL olduğu tespit edilmiştir. HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan doktor bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin, geçici bakıcı ihtiyacı konusunda değerlendirme içermeyen ATK maluliyet raporunda belirlenen 9 aylık geçici iş göremezlik süresi için bakıcı gideri hesabı yapan 20/01/2020 tarihli raporun bakıcı gideri yönünden hükme esas alınması gerektiği yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir.2-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin  2021/16685 Esas, 2021/4341 Karar sayılı ilamı) Somut olayda davacı tarafından davanın açılmasından önce usulüne uygun şekilde davalıya başvurulduğu anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Dava konusu kazaya ilişkin olarak trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmediği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/21712 soruşturma numaralı dosyası ile müşteki ...aç üzerindeki ... sayılı plakanın sahte olabileceği, yapılan tüm tahkikat ve soruşturmaya rağmen, şüpheli ....'nın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediğine ilişkin yeterli delil ve emare elde edilemediğinden şüpheli hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, aynı olaya ilişkin olarak 03/02/2017 tarihinde daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan 20/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı otomobilin kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün % 50 oranında, taşıt yolu üzerinde karşıya geçerken etkin tedbir almayan yaya ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, raporun olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk derece<br>mahkemesince Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan   03/07/2018 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri esas alınarak %16 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. TBK'nin 54. maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki atıf gereğince 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik  hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.Eldeki davada olduğu gibi, TBK'nin 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine yapmış olduğu etkinin ve bunun oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir. 2918 sayılı kanunun 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar anılan kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olup ayrıca bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu maddedeki, maddi tazminatın genel şartlara göre hesaplanacağına ilişkin ibareler, Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi,  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü  ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) \"Dayanak\" başlıklı 3. maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; \"Kapsam\" başlıklı 2. maddesinin (1) nolu bendinde de yönetmeliğin, \"5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,\" ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin \"Dayanak\" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan yönetmeliğin 2. maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları,  iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişinin/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma  gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim  ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup  tazminat hesabında  asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli  parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri incelenerek, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmakla davalı ... vekilinin maluliyet raporuna ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı doktor bilirkişiden alınan 08/11/2020 tarihli raporda; davacının kaza tarihinden itibaren 2 ay süre ile bakıcı desteğine ihtiyacı olduğu, bakıcı ücreti olarak AGİ dahil net asgari ücret esas alınarak ve %50 oranında kusur indirimi yapılmak suretiyle bakıcı giderinin 1.177,46 TL olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı doktor bilirkişi tarafından tespit edilen bakıcı ihtiyacı süresi ve bakıcı gideri dikkate alınarak karar verilmiş olması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğundan bu yönlere ilişkin itiraz kabul edilmemiştir. 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam ettiğinin anlaşılması karşısında, davalı ...'nın geçici iş göremezlik tazminatından ve geçici bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Hesaplamaya esas alınan kazanca yönelik istinaf itirazına gelince; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 20/01/2020 tarihli bilirkişi raporu, davalıya 28/01/2020 tarihinde e-tebliğ ile tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından 03/02/2020 tarihinde bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de hesaplamaya esas alınan kazanca yönelik itiraz etmediği anlaşılmıştır. Bu durumda HMK'nin  357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının  HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 4.115,59 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.029,3‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.086,29‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacı ve davalı ...'nın istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb207b152ebcfbf5","SID":"c9d4f2de1a91552e"}}