{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/397 Esas<br>KARAR NO:2024/1587 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/12/2022<br>NUMARASI:2021/86 E. - 2022/864 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:10/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin emlakçılık yaptığını beyan eden davalı ... ile yer satma konusunda görüşerek bir araya geldiğini, yerlerin hisseli olduğunu, bu arada para harcanmasının lazım olduğunun beyan edildiğini, bu nedenle davalının kendisine 35.000,00 TL para verdiğini, bu para karşılığı kendisinden bir senet alındığını, ancak yerlerin satılamadığı ve borç ödenmediği için senedin de ödenemediğini, bunun üzerine 35.000,00 TL bedelli senedin yırtıldığını ve faizi ile birlikte 54.000,00 TL borç hesaplanarak müvekkilinden bir senet alındığını, müvekkilinin bu para borcu olduğu için senedi imza ettiğini, senette lehtar ...'ın gösterildiğini, bu senedin icraya konulduğunu, müvekkilinin borcunu 54.000,00 TL olarak bildiğini, ancak bir başka alacaklının bu borcun 54.000,00 TL değil 554.000,00 TL senetle ilgili olduğunu beyan etmesi üzerine hukuksal yardım için kendilerine başvurduğunu, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin 2018/29016 Esas dosyasında takibe konu senet incelendiğinde, miktarın 554.000,00 TL olduğunu gördüklerini, müvekkiline senet gösterildiğinde senedi inceleyerek 54.000,00 TL'ye imza attığını beyan ettiğini, 3 adet senet fotokopisinin taraflarınca incelendiğini, incelemede senedin rakamla yazılan bölümünde 54 rakamının önüne sonradan 5 rakamının eklendiğinin görüldüğünü, bunun ilk başta 54.000,00 TL olan senet sonradan 554.000,00 TL olarak tahrif edildiğini gösterdiğini, bu hususun Adli Tıp Kurumunca belirlenebileceğini, birinci hanedeki 5 rakamının daha önce yazılan yazıların üzerine geldiğini, bu şekilde davalının senette tahrifat yaparak müvekkilinin borcunu 554.000,00 TL'ye çıkartarak, 500.000,00 TL haksız kazanç peşine düştüğünü, davalının bu davranışının senette, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçu olduğunu, müvekkilinin bu kişilerle bu kadar büyük rakamda ticaret yapamayacağının ortada olduğunu, müvekkilinin bu durumu 04.02.2021 tarihinde kendileri ile bürolarında konuştuklarında öğrendiğini belirterek, senede sonradan eklenen 5 rakamı ile borcun 554.000,00 TL kısmının 500.000,00 TL'si açısından borçlu olmadığına, ödeme yapılması halinde istirdatına karar verilmesini, davalı kötüniyetli olduğundan %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava yolu olan arabuluculuk kurumuna başvuru yapılması şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin emlak işi ile ilgilendiğini, davacıya ait taşınmazların satışı hususunda karşılıklı anlaştıklarını, ancak davacının taşınmazlarında birden fazla pay sahibi olması nedeni ile masraf yapması gerektiğini beyan ettiğini ve müvekkilinden farklı tarihlerde parçalar halinde sürekli masraf talebinde bulunduğunu, ancak daha sonrasında ne satış işleminin gerçekleştiğini, ne de davacı tarafından müvekkiline yapmış olduğu masrafların ödendiğini, bunun üzerine davacı tarafın borcuna ilişkin olarak senet tanzim edildiğini, vadesinde ödememesi üzerine İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlu davacı hakkında başlatılan icra takibi kapsamında tüm prosedürlerin usule ve yasaya uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, borçlu davacının yaklaşık 3 yıl sonra tam satış aşamasına gelindiğinde \"benim bu miktarda bir borcum yoktur\" diyerek dava açmasını anlayamadıklarını, dava dilekçesinde, davacı borçlunun 554.000,00 TL tutarını 04.02.2021 tarihinde öğrendiğini iddia ettiğini, ancak  İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı borçluya defaten tebligat gönderildiğini, davacı borçlunun miktardan habersiz olmasının gerçekçi olmadığını, davacının dava dilekçesinde senette tahrifat yapıldığını, dolayısıyla dolandırıcılık suçunun da meydana geldiğini iddia ettiğini, icra dosyasında mevcut senet aslı da incelendiğinde, senette herhangi bir tahrifatın söz konusu olmadığının uzman incelemesine dahi gerek kalmaksızın anlaşılacağını, zira bir an için davacının iddiasını kabul etseler dahi, rakamda yapılan tahrifatın, yazı ile yazılı olan kısımda da mevcut olması gerektiğini, senetten de görüleceği üzere \"beşyüzellidörtbin\" şeklinde yazılı olan kısımda hiçbir tahrifatın bulunmadığını, herhangi bir ekleme-çıkarma yapılmadığının açıkça görüldüğünü, davacının tamamen borçtan kurtulmak saiki ile haksız ve kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, bu nedenlerle davacı borçlu tarafından açılan haksız ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 14.12.2022 tarihli 2021/86 E. - 2022/864 K. sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamında; ATK Raporu ile davalının beyanları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu senetten dolayı davalının davacıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalının da bu yönde bir kabulünün söz konusu olduğu, bu durumda davacının davalıya karşı bu senetten dolayı borçlu olmadığına ilişkin iddiasının sübut bulduğu ve davasını kanıtladığı, ayrıca her ne kadar davalı tarafça kendisinin bilgisi olmadan ve rızası hilafına dava konusu icra takibinin başlatıldığı ve işbu davanın kendisi adına devam ettirildiği ileri sürülmüşse de vekil suretiyle icra takibi gerçekleştirilmesi ve yargılamanın uzun süre devam ettirilmesinin tarafın bilgisi dışında gerçekleştirilmesi ihtimalinin hayatın olağan akışına uymadığı, bu yöndeki davalı savunmasına itibar edilemeyeceği, bu nedenle borçlu davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetli yapıldığı anlaşıldığından dava dilekçesinde bu yönde talep de bulunulduğundan davalının İİK'nun 72. Maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı yönünden mahkumiyetine dair; 1-Davanın KABULÜ ile, Davacının, davalı ...'ın İstanbul Anadolu .... İcra dairesi'nde 2018/29016 esas sayılı dosyasındaki takipten ve takibe konu 15.09.2018 ödeme, 554.000,00 TL bedelli, 15.07.2018 düzenleme tarihli lehtarı ..., keşidecinin ... olduğu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, İİK'nun 72/5. Maddesi uyarınca takip konusu senet bedelinin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dosyanın oğlu olan ...’ın olduğunu, senedin ve sözleşmenin ona ait olduğunu (İstanbul Anadolu.... İcra Dairesinin ...), bu icra dairesinde alacaklının kendisi olduğunu, İstanbul .... İcra Dairesinin ... numaralı dosyasında ...’ın alacaklı olduğunu, iki dosyayı da aynı avukatların takip ettiğini, kendisinin bilgisi dışında iki dosyada da kendisini alacaklı gösterdiklerini, İBAN numarası istediklerini, para hesabına geldiğinde, kendisine ait olmayan paranın kendisine geldiğini anladığını, bu sırada ...’tan 100.000,00 TL avukatlık ücreti aldıklarını, aynı şekilde kendisinin dosyası tahsil edilmediği halde, istifa edip hesabına icra takibi başlattıklarını, Mahkemede doğruları anlattığını, avukatın yaptığı yanlışlığın bulunduğunu, kendisiyle alakası olmadığını, kötüniyet varsa başta avukatlar ve müdürün takipsizliği sonucunda bu olayın gerçekleştiğini, ...’ın kendisine parasını devretmediğini, mağdur olanın kendisi olduğunu, mağduriyetine sebep olan herkesten şikayetçi olduğunu, kendisine verilen cezanın bozulmasını ve asıl suçluların yargılanmasını talep ettiğini, dava konusu senet hakkında hiçbir bilgisi bulunmadığını, avukatların hatası yüzünden paranın kendisinin hesabına geldiğini, tek hatasının bu olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER: Davaya konu senet örneği incelendiğinde; 15/07/2018 düzenleme, 15/09/2018 vade tarihli, 554.000,00 bedelli bono olduğu, düzenleme yerinin İstanbul, lehtarın ...., borçlunun ... olduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 554.000,00 TL asıl alacak, 4.098,08 TL işlemiş faiz, 1.108,00 TL bono komisyonu olmak üzere toplam 559.206,08 TL alacak için 15/10/2018 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığı, takip dayanağının 15/07/2018 düzenleme, 15/09/2018 vade tarihli, 554.000,00 bedelli bono olduğu, takip konusu senette davalı takip alacaklısına ilişkin ciro bulunmadığı gibi, senedin herhangi bir şekilde davalı alacaklıya devrine ilişkin bir cironun da bulunmadığı görülmüştür.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/25464 soruşturma nolu dosyasının incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelilerin ... ve ..., suçun özel belgede sahtecilik, suç tarihinin 2021 olduğu, Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. Şile Tapu Müdürlüğü'nün 27.01.2022 tarihli yazı cevabında; ... adına 2018 yılı öncesi herhangi bir işlem yapılmadığının bildirildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Grafoloji İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 02.08.2022 tarihli ATK Raporunda; inceleme konusu senette rakam ile miktar belirtir bölümün yüzbinler basamağında yer alan \"5\" rakamının kendinden sonra gelen rakamlardan konum, ebat, satır hizası, mürekkep renk tonu ve kalem baskı derecesi bakımından farklılıklar gösterdiğinden, bulunduğu konumu birlikte ve sırası dahilinde yazılmayıp sonradan ilave edildiği, inceleme konusu \"5\" rakamının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal içermeyen, tek bir rakamdan ibaret olması nedeniyle söz konusu \"5\" rakamının aynı bölümdeki diğer rakamlarla aynı elin ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiştir. Davalı vekilinin dosyaya sunduğu 15.07.2018 tarihli \"Satış Sözleşmesi\" başlıklı belge incelendiğinde;\"İstanbul - .... Köyünde adıma kayıtlı bulunan ada/... parsel/... gayrimenkulümün kaparo bedeli olarak #554.000 t # ...'tan aldım ve bunun karşılığında ...'a 15.09.2018 tarihli senet verdim. Bu tarihe kadar tapu satışı yapılmadığı taktirde senetin tahsili için kanuni yollar açıktır.\" şeklinde yazdığı ve ... tarafından imzalandığı, davalı asil tarafından da evrak aslının 14.12.2022 tarihli duruşmada dosyaya sunularak mahkeme kasasına alındığı, davacı vekilinin bu belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığına dair dilekçe sunduğu tespit edilmiştir.Davalı asil 14.12.2022 tarihli duruşmada; dava konusu takibe ilişkin senedin.... adına düzenlendiğini, kendisi ile ilgisi olmadığını, kendisinin ...'tan herhangi bir senet almadığını, ... ile herhangi bir ticari alışverişinin olmadığını, oğlu ile ticari alışverişi olduğunu, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyadan başlatılan icra takibinin her ne kadar kendisi adına açılmışsa da, kendisinin bu takipten çok sonradan haberi olduğunu, bu takibi açan vekili ....'ın aldığı ceza nedeniyle yurt dışına kaçtığını, davacının kendisine takip ve dava konusu senetten dolayı ne takip ve dava konusu senetten ne de başka bir şeyden dolayı borcu bulunmadığını, ancak oğlu ...'a bu senetten dolayı borcu olduğunu, kendisinin de takibi başlatan ve bu davayı açan avukatı şikayet edeceğini beyan etmiştir. <br>G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı asil istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalının icra inkar tazminatına ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; davalının 14/12/2022 tarihli duruşmada, davaya konu senetle ilgili davacıdan herhangi bir alacağı olmadığını beyan etmesine rağmen, davacı hakkında icra takibine vekili aracılığıyla 15/10/2018 tarihinde başladığı, menfi tespit davasının açıldığı 09/02/2021 tarihine kadar icra takibinden vazgeçmediği, işbu davada da kendisini temsilen duruşmaya katılan vekilleri tarafından senette tahrifat yapılmadığı ve davacının davalı müvekkillerine borçlu olduğunun savunulduğu, bu nedenlerle davalının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğu kanaatine varılmakla, davalının vekillerinin kendisinden habersiz icra takibi başlattıklarına dair savunması dinlenemeyeceğinden, davalının kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Resen yapılan incelemede ise; davacının dava dilekçesinde davaya konu senetten dolayı yalnızca 54.000,00 TL borçlu olduğunu, senede sonradan 5 rakamı eklenerek 554.000,00 TL olarak tahrif edildiğini iddia ederek, yalnızca 500.000,00 TL için borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, dava dilekçesinde dava değerinin de 500.000,00 TL olarak gösterildiği, harcın da bu tutar üzerinden yatırıldığı, ancak Mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak, davacının 554.000,00 TL bedelli senetle ilgili borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde belirtildiği üzere hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu itibarla, davacı 554.000,00 TL bedelli senette tahrifat yapıldığı iddiasıyla yalnızca 500.000,00 TL için menfi tespit davası açmış olup, mahkemece taleple bağlılık kuralını ihlal edecek mahiyette menfi tespit hükmü oluşturulmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın resen kaldırılması gerekmiştir. Kaldırma sebebine göre yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, kazanılmış haklar korunarak, davanın kabulüne, davacının, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nde ... Esas sayılı dosyasındaki takipten ve takibe konu 15/07/2018 düzenleme, 15/09/2018 vade tarihli, 554.000,00 bedelli, lehtarı ..., keşidecinin ... olduğu senetten dolayı davalıya 500.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca takip konusu 500.000,00 TL’nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalının istinaf talebinin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE; 6100 sayılı HMK’nun 355, 353/1-b-2 maddeleri uyarınca İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 14/12/2022 tarihli, 2021/86 Esas, 2022/864 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davanın KABULÜNE, Davacının, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nde 2018/29016 Esas sayılı dosyasındaki takipten ve takibe konu 15/07/2018 düzenleme, 15/09/2018 vade tarihli, 554.000,00 bedelli, lehtarı ...., keşidecinin ... olduğu senetten dolayı davalıya 500.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca takip konusu 500.000,00 TL’nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine2-İlk derece yargılaması yönünden; a-Alınması gereken 34.155,00 TL harçtan peşin alınan 8.538,75 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 25.616,25 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 79.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c-Davacı tarafından yapılan 8.538,75 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 2.250,00 TL ATK Faturası ve 270,10 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 11.118,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, d-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,3-İstinaf yargılaması yönünden;a-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul olunmakla,  davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 120,10 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 340,80 TL'nin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine,ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 10/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c85e5154e21d6ff","SID":"6592eac37b3d4752"}}