{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/05/2024<br>NUMARASI\t: Esas  Karar<br><br>DAVACI \t: <br>\t<br>VEKİLİ\t: Av.<br>\tUETS<br>DAVALILAR \t: 1- <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>\t2- <br>\t<br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan<br>\tTazminat)<br><br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/10/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin  trafik kazası geçirdiğini, bu  sebeple maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, davacının yaralandığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, üzüntü ve acı yaşadığını, iş ve güçten geri kaldığını,   müvekkilinin sağ ayağında aksaklık meydana geldiğini, iş gücü kaybı olduğunu, tedavisinin  3 yıl sürdüğünü halen doktora gitmekte ve tedavisine devam etmekte olduğunu, ayakta duramamakta ve topallamakta olduğunu, Ereğli ..Asliye Ceza Mahkemesi .... Esas sayılı dosyası ile ceza davası görüldüğünü, iş veren belediye başkanlığı ve taşeron firmaların kusurlu olduğunu, arabuluculuktan sonuç alamadıklarını,  200.000 TL manevi tazminat ile şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir.<br>Davalı ....... Hesabı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacıların  usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, bu nedenlerle davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu ie husumetten  sebebiyle usulden reddine mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ......Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine ikame ettiği huzurdaki haksız davanın reddinin gerektiğini,  ihbar olunan olarak haklarında hüküm kurulmamasını ve sigortalı araç sürücüsü aleyhine açılan davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Yukarıda detayı verilen ve hükme emsal alınan T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 28/01/2020 Tarih ve ..... Esas-.... Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere zarar gören hak sahiplerinin dava açmadan önce poliçe var ise ZMMS veya İMMS sigortacısına, poliçenin olmaması durumunda bu sorumluluğu üstlenen ..... Hesabına yasa gereği tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvurması, yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tarafından tazminat davasının açılması gerekmektedir. <br>(2)Eldeki davada davacı vekili tarafından davalılar ..... Sigorta A.Ş ile ..... Hesabına usulüne uygun olarak yapmış olduğu başvuruna ilişkin evrakları ibraz etmemesi üzerine Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasının 30/04/2024 tarihli duruşmasında davalılar yönüyle açılan davanın tefrikine karar verilmiş ve tefrik edilen dosya Mahkememizin .... Sayılı Esasına kaydedilmiştir. <br>(3)Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, Yüksek Mahkeme ilamı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı tarafından dava açılmadan önce  ..... Sigorta A.Ş ile ..... Hesabına yasa gereği tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak usulüne uygun başvuru yapılmadığı ve bu başvurunun dava şartı olduğu anlaşılmakla davanın 6100 sayılı HMK m. 114/2 maddesi delaletiyle 2918 Sayılı Kanunun 97/1 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. \" şeklinde davanın 6100 sayılı HMK m. 114/2 maddesi delaletiyle 2918 Sayılı Kanunun 97/1 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine,  dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru yapılmadığına dair dosyada herhangi bir delil ve belgenin bulunmadığını, yerel mahkemece buna ilişkin yeterli araştırma yapılmadığını, kısa karar ile gerekçeli kararın birbiri ile çelişkili olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Bu kapsamda;<br>2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile  yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken;<br>26.04.2016 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanan 6704 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 2918 Sayılı Yasanın 97. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması ve bu başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde başvurunun yazılı olarak cevaplanmaması veya cevabın talebi karşılamadığına dair uyuşmazlık olması durumunda zarar görenin dava açabileceği düzenlenmiştir.<br>Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacakları, öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracakları ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerinini düzenlendiği,bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanların sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorunda oldukları anlaşılmaktadır.<br>Dava açmak için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde de  vurgulanmıştır.<br>6100 Sayılı HMK 114. maddede dava şartları düzenlenmiş olup, 114/2. maddede de diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Aynı kanunun 115. maddesinde ise \"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br><br>Somut olayda davacı tarafın, davalı sigorta şirketine karşı dava açmadan önce KTK'nın 97.maddesi gereğince davalı tarafa  başvuru dava şartını yerine getirmediği anlaşılmaktadır.Yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca yasada belirtilen başvuruya ilişkin bu dava şartı dava açılmasının hem süre hem esas bakımından ön koşuludur.<br>KTK'nın 97.maddesine değişiklik sonucu getirilen, dava açılmadan önce sigortaya başvuru şartı noksanlığının, dava açıldıktan sonra giderilebilecek bir dava şartı noksanlığı olup olmadığı hususunun  değerlendirilmesinde ise, dava açılmadan önce davadaki talebe ilişkin olarak ilgili birime başvuru yapılmasına ilişkin olarak getirilen düzenlemeler, mahiyeti gereği mutlaka davadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartıdır. Çünkü bununla amaçlanan dava yoluna başvurmadan uyuşmazlığın çözümünü sağlamak, yargı yolu ile taleplerin karşılanmasının maliyetini azaltmak ve yargıdaki iş yükünü azaltmaya yöneliktir. <br>Bu yol ile çözüm sağlanamadığı taktirde ancak dava yoluna gidilmelidir. Bu sebepledir ki dava açıldıktan sonra, bu dava şartının tamamlanabileceğinin düşünülmesi halinde kanun maddesinin mahiyetine ve kanunun getiriliş amacına aykırı bir durum söz konusu olacak ve yasanın amaçladığı hususu genişleterek yorumlamak söz konusu  yasa maddesinin getirilmesi ile amaçlanan ilkeleri ihlal edeci nitelikte olacaktır.<br>Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.<br>Keza söz konusu değişikliğin madde  gerekçesinde;<br>\"2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılması suretiyle, trafik kazalarında zarar görenlerin daha hızlı ve eksiksiz tazminat alabilmesi ve yargı üzerinde oluşan yükün hafifletilebilmesini teminen zarar görenlerin sigorta şirketine başvurmasının ardından, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun tahkime ilişkin başvuru şekli ve süresinin dikkate alınmasını öngören bir düzenleme Tasarıya yeni çerçeve 6 ncı madde olarak eklenmiştir.\" şeklinde belirtildiği,<br>KTK nın 97'nci maddenin değiştirilmeyen hâlindeki düzenlemede; <br>\"Zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunulabileceği gibi dava da açabilir.\" hükmünün düzenlendiği yapılan değişiklikle sigortası kapsamında dava yoluna gitmeden önce ilgililerin sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğinin  emredici bir şekilde düzenlendiği, yani başvuru yapmadan önce dava yoluna gidilemeyeceğinin, daha önce ihtiyari  olan hususun bu sefer zorunlu bir başvuru haline dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesinde yapılan değişiklik ile dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olduğunun belirtilmesi, zarar görene seçimlik bir hak tanınmamış olması nedeniyle bu hususun HMK'nin 114/2.maddesinde belirtilen diğer kanunlarda düzenlenen dava şartları kapsamında değerlendirilmesi ve yargılama esnasında tamamlanması mümkün olmayan dava şartı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.<br>Dava şartına aykırılık, HMK 115/2 madde uyarınca davanın usulden reddini gerektirir. Aksi durumun kabulü 6704 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin ruhuna ve amacına aykırı düşecek niteliktedir.<br>Bu itibarla, ilk derece mahkemesince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken aleyhe karar verilmesi doğrudur.<br> Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Davacı tarafından alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.14/10/2024<br><br>\t\t\t\t<br>      <br>            Başkan\t       Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t\t\t\t\t\t  Katip<br>         <br>            E imza                        E imza                         E imza                         E imza<br><br><br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"588a8008522f1f34","SID":"bc9eb6a1c46d6c73"}}