{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1428 - 2024/1588<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1428 <br>KARAR NO\t: 2024/1588<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/180 E.  -  2022/143 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t:  İtirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2022 tarih ve 2020/180 E. - 2022/143 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, dava konusu 2019/02055 sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusunun müvekkilinin  “...” asli unsurlu tanınmış markalarına iltibas oluşturacak derecede benzer olduğunu, seri marka algısı yarattığını, \"...\" ibaresini içeren marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'in dava konusu 2020-M-581 sayılı kararının iptali ile 2019/02055 sayılı “...” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilin global tanınmışlığa sahip \"...\" markasının yaratıcısı ve gerçek hak sahibi olduğunu, 1947’de ...® konseptini oluşturduğunu, <br>“X”in kompleks bir teknik problemin gizlenmiş kök nedenini simgelediğini,  ...’in \"...® kök neden araştırma ve rezilyant mühendislik\" alanında uzmanlaşmış bir <br>şirket olduğunu, ...® stratejisinin otomotiv başta olmak üzere üretim şirketlerinin kalite iyileştirme metodu olarak onlarca yıldır global düzeyde kullanıldığını, müvekkil şirketin kurucusu ... ...'in Türkçe Vikipedi <br>sayfasında \"...\" konseptinin yaratıcısı olduğunun belirtildiğini,  \"...\" markasının 1990 yılından itibaren dünya çapında çok sayıda ülkede tescil <br>ettirildiğini, <br>Türkiye'deki kullanımının 2011 öncesine dayandığını, markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunmadığını, tüketici kitlesinin farklı olduğunu, <br>davacının tanınmışlık iddialarının belgelendirilmediğini, “...” ibaresinin markalarda sıkça kullanıldığını, ayırt etme gücünün yüksek <br>olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının  \"... \" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait kullanım ispatına konu  olmayan mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, kullanım ispatına konu edilen 2011/10695, 2011/40688, 2012/29128, 2010/30986 sayılı markaların kullanım ispatı sunulmadığından bu markaların itiraz gerekçesi olarak dikkate alınamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından  başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları  arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki  iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen  markadan \" haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği \" kanıtlanmadığı ), dava konusu  marka açısından  SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispat olunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarının tanınmış ve müvekkili ile özdeşleşmiş, tescil istenen sınıflar bakımından ayırt ediciliği yüksek markalar olduğunu, bir an için \"...\" kelimesinin zayıf bir ibare olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin kullanım ve tanıtım faaliyetleri ile bu ibareyi ayırt edici hale getirdiğini, hali hazırda “...” ibareli markalar mevcut olduğuna göre korunmalarının da asıl olduğunu, davaya konu markalar arasında, işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, kapsamlarındaki emtiaların da aynı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, bir bütün olarak dava konusu “...” ibareli başvuru ile  davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan İngilizcede \"kırmızı\" anlamına gelen \"...\" ibaresinin ayırt ediciliği düşük olup, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda yer alan \"X\" ibaresiyle başvuruya anlamsal, işitsel ve görsel olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,  davacının itirazına mesnet markalarının tanınmışlığı ispatlanamadığı gibi tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, bu hususun sonuca etkili de bulunmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı ... Anonim Şirketi  vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26be1b15b7086ee9","SID":"f584ecb8609a9529"}}