{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/677 - 2024/1240<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/677 <br>KARAR NO\t: 2024/1240<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...(...)<br>ÜYE\t: ...(...)<br>ÜYE\t: ...(...)<br>KATİP\t:...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 29/11/2022<br>NUMARASI\t: 2020/718 Esas - 2022/922 Karar<br><br>DAVACI\t: ARKAS SİGORTA ARACILIK VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ A.Ş. - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. HASAN ÜNAL - ...<br>DAVALI\t: MERTUR OTOMOTİV VE TAŞIMACILIK A.Ş. - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 12/11/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 08/10/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından, davalı aleyhine İstanbul 8.İcra Müdürlüğü 2019/44772 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibinin yetki itirazı üzerine, Gebze 4.İcra Müdürlüğü 2020/889 E. sayılı dosyasından yeniden ödeme emri gönderildiğini, borca iliraz edildiğinden takibin durdurulduğunu, arabulucuya gidildiğinin ve anlaşma sağlanamadığını, davacı şirketin, sigorta işlemlerine aracılık etmekte olduğunu, davalının yapmış olduğu taşımaya ilişkin taşıyıcı sorumluluk blok abonman sigorta poliçesi ve karayolları molorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi yapıldığını ancak poliçe bedellerini ödenmediğini, davalının yapmış olduğu taşımaya ilişkin olarak lojistik sürecinde yaşanabilecek zararlar bakımından yaptırılan yurtdışı FEL poliçesi, (Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası) Ak Sigorta A.Ş.'ye yaptırılmış olup, işbu sigorta bedeli şirketimiz tarafından Ak Sigorta A.Ş. ile cari hesap ilişkisi içerisinde mahsuplaşma suretiyle ödendiğini, davalının yapmış olduğu taşıma kapsamında, hasar oluştuğunu, davalıyla yapılan anlaşma kapsamında alınan “İbraname ve Temliknamelerle”, davalı firmanın hasar dosyaları kapsamında, 84,537,86- EURO'nun Ak Sigorta A.Ş.'den alınan tazminat bedellerine ilişkin ödemelerin, davacının Ak Sigortayla olan cari hesabına mahsup edildiğini, geriye davalının bakiye 37.727, 90- BURO alacağı kaldığını, davalının, ... plakalı çekici, ... plakalı çekici, ... plakalı çekici, ... plakalı çekici, ... plakalı çekici, ... plakalı çekicilere davalıdan gelen 31.05.2018 tarihli mail ile, toplamda allı adet \"Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi\" yaptırıldığını, 30.952,90-TL bedelinde ödenmediğinden açıklanan nedenlerle, Gebze 4. İcra Müdürlüğü 2020/ 889 E. sayılı takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin bakiye 37.727,90-EURO ve 30.952,92-TL üzerinden devamına, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, sıfır kilometre araçların yurt içinde / yurt dışında taşınması ve dağıtımı faaliyetlerini yürüttüğünü, taşıması gerçekleştirilen araçlarda taşıma sırasında meydana gelebilecek her türlü hasara yönelik olarak da zararını teminat altına almak amacıyla sigorta brokcri olan davacı firmanın gösterdiği dava dışı sigorta şirketi ile Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olmak üzere iki ayrı sözleşme imzalandığını, sözleşme ile taşıma sırasında meydana gelebilecek hasarlar ile üçüncü kişilere verilen zararlar teminat altına alındığını, Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası Sözleşmesinin Tazminat Talebi Başlıklı maddesinde \"Primlerin ödenmesi karşılığında, teklif formunda yazılı ifadelere, ek bilgilere ve bu poliçenin maddelerine dayanarak teminat altındaki faaliyetleriniz sonucu beklenmedik bir şekilde veya kastımız olmadan oluşan ziyanlara veya yasal sorumluluklara karşı sizi aşağıdaki şartlarla sigortalamayı kabul ediyoruz.\" ifadesi kullanıldığını, ilgili şartlar azami 30 gün içerisinde hasarın bildirilmesi, hasarın sigorta döneminden önce bilinmiyor olması ve bildirimden önce veya sonra üçüncü kişilere tazminat yükümlülüğünün kabul edilme sözü vetilmemesi şeklinde sayıldığını, sözleşmenin Bölüm 4. Üçüncü Şahıs Sorumluluk başlıklı maddesinde \"...sizi, Sigortalanan Hizmetleri Sigorta Kapsamında bir sözleşme altında ifa ederken kanunen zorunlu kılınan üçüncü şahıs yasal sorumluluğuna ve üçüncü şahıslara ve mallarına verilen fiziksel hasar ile üçüncü şahısların bedenen yaralanmasına sebep olan kazalara karşı sigortalayacağız.\" denildiğinin, 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesinde de sigortacılık sözleşmelerine ilişkin açıkça “Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigorlacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur\", denildiğinin, açıklanan şekilde dava dışı sigorta şirkeli, ilk primin ödenmesi ile birlikte poliçe kapsamında üstlendiği tazminat yükümünü yerine getirmek zorunda olduğunu, Davacı aracı şirket ile gerçekleştirilen mutabakat çerçevesinde Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi kapsamında dava dışı sigorta şirketine 70.000 TL prim ödemesi gerçekleştirildiğini, sigorta poliçesi henüz yürürlükteyken taşıma sırasında meydana gelen hasarlar sebebiyle dava dışı sigorta şirketine süresinde yapılan jhbarlara rağmen müvekkil şirkete ödeme yapılmadığını, taşıma sırasında meydana gelen hasarlar sebebiyle müvekkil şirket tarafından dava dışı şirketlere ödemeler yapıldığını, fakat teminat kapsamındaki bu bedellerin sigorta şirketi tarafından müvekkile ödemesinin gerçekleştirilmediğini, Şöyle ki, dava dışı Eureko Sigorta A.Ş tarafından müvekkil aleyhine Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2018/53294 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi, sigorta sözleşmesi kapsamında teminat altında olan hasarlara ilişkin olup,icra takibi dava dışı sigortacıya ihbar edildiğini, takip dayanağı hasarın poliçe teminatı kapsamında meydana gelmiş olduğu beyan edilmiş ve fakat sigorta şirketi tarafından dosyaya herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, Müvekkil şirket hesaplarına ve araçlarına haciz konulması akabinde ise müvekkil tarafından dava dışı şirkete 96.412,56 TL ödeme yapıldığını, Dava dışı sigorta şirketi, sözleşme kapsamında üstlendiği edimini yerine getirmemesi sebebiyle borçlu temerrüdüne düştüğünü,  karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan birinin edimini yerine getirmemesi halinde diğer taraf karşı edimin ifasını garanti altına almak amacıyla kendi edimini yerine getirmekten kaçınabilcceğini, İşbu davaya konu poliçe bedellerinin ödendiği süreçte sigorta şirketi tazminat ödeme yükümünü yerine getirmediğini, sigorta şirketinin sözleşmeye aykırı davrandığını, davacınınsa hangi yetki ile müvekkil tarafından ödenmeyen prim bedellerini sigorta şirketine ödediğinin anlaşılamadığını, zira belirtildiği üzere prim borçlusu sözleşme gereği müvekkil şirket olduğunu, davacının prim bedellerini sigortacıya ödeme yetkisi olmadığı gibi sözleşme tarafları arasındaki iç ilişkiyi sorgulamaksızın müvekkil adına ödeme yapması ve bu bağlamda müvekkile ödenecek tazminatı uhdesinde tutarak bakiye alacak talep etmesi de haksız ve hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/889 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın  iptaline ve  takibin devamına,<br>-Davalı borçlu itirazında haksız ve kötüniyetli olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 79.759,99 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince dava konusu uyuşmazlığa istinaden alınan bilirkişi raporuna karşı davalı taraf olarak süresi içerisinde detaylı bir şekilde itiraz edildiği ancak itiraza uğrayan bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve bu doğrultuda karar verildiğini, raporu düzenleyen heyetin aktüerya ve mali müşavir bilirkişiden oluştuğu, uyuşmazlık konusunun ise Sigortacılık Kanunundan ve mevzuatından kaynaklanan esaslı bir uyuşmazlık olduğu dosya içeriğinden açıkça anlaşıldığını, bilirkişi heyetinde yer alan aktüerya bilirkişisinin dosyaya konu uyuşmazlığın çözümü için bir faydası olmadığı gibi heyet içerisinde bulunmasının da bir anlamı olmadığı zira gerek rapora gerekse eldeki uyuşmazlığa dair herhangi bir katkısı bulunmadığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de belirttikleri şekilde alanında uzman sigorta hukukçusu bir bilirkişinin heyete eklenerek dosyanın kül halinde uyuşmazlığı çözümü için 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii gerektiğini, gerekçeli kararda, bilirkişi raporunda tespit edilen defter ve kayıtlara ilişkin kısımlar ayniyle kopyalanmak suretiyle gerekçe olarak gösterilmiş hukuki itirazlara ve değerlendirmelere yer verilmediği gibi aynı şekilde savunmazları da tartışılmamış ve ne sebeple reddedildiği belirtilmediğini ve savunma haklarının kısıtlandığını,<br>Dava konusu poliçe 10.05.2017-10.05.2018 tarihlerini kapsamakta olup \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.\" hükmü uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş oluğundan davacı taleplerinin tamamına zamanaşımı itirazında bulunduklarını, buna ilişkin bir değerlendirme yapılmamasını da kabul etmediklerini, hükme esas teşkil edilen bilirkişi raporunda ''davacının, alacağının dayanağı için brokerlik sözleşmesine ihtiyaç vardır..'' ifadeleri yer almakta, dolayısı ile davacının talep ettiği tutarlara hak kazanabilmesi için sözleşmenin varlığı arandığı, taraflar arasında imza edilen böyle bir sözleşme de bulunmadığını, Yerel mahkeme incelemesinde bu şekilde bir sözleşme de tespit edilemediğini, gerekçeli kararda sözleşmenin kurulmasına ilişkin bir tespitte de bulunulmadığı, söz konusu eksikliğe karşın yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih, 2020/718 Esas - 2022/922 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/889 Esas sayılı icra dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 122.265,76.-EURO alacak ve 30.952,92 alacak için ilamsız takip yolu ile icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin süresinde takibe, borca, faize ve ferilere itiraz ettiği, İcra Müdürlüğünce itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı şirketin, sigorta işlemlerine aracılık ettiği, davalının yapmış olduğu taşımaya ilişkin olarak lojistik sürecinde yaşanabilecek zararlar bakımından yaptırılan yurtdışı FFL poliçesi, (Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası) Ak Sigorta A.Ş.'ye yaptırıldığı, bu sigorta bedelinin davacı tarafından Ak Sigorta A.Ş. ile cari hesap ilişkisi içerisinde mahsuplaşma suretiyle ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, davalı firmadan alınan “İbraname ve Temlikname'lerle, davalı firma hakkında yapılan icra takibi sonrasında, Ak Sigorta A.Ş. firmasından alacağı olan, 84.537, 86- EURO tutar, Ak Sigorta A.Ş. firması tarafından müvekkil şirketin cari hesap ilişkisi içerisinde mahsup edilmesi neticesinde, bakiye 37.727, 90- EURO kaldığı iddia edilmiştir. Ayrıca davalının, ... plakalı çekici, ... plakalı çekici, ... plakalı çekici, ... plakalı çekici, ... plakalı çekici, ... plakalı çekicilere davalıdan gelen 31.05.2018 tarihli mail ile, toplamda altı adet “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi” yaptırıldığı, trafik poliçelerinden kaynaklanan 30.952, 90 -TL bedelli poliçe meblağlarının ödenmediği iddia edilmiştir.<br>Davalı şirket ise özetle dava dışı şirketlere ödemeler yaptığını, ancak sigorta şirketinin kendilerine ödeme yapmadığını, bu nedenle sigorta şirketi temerrüde düştüğünden ödeme yapmadıklarını, davacının sigorta brokırı olduğunu ve yetkisi olmadığından prim tahsilatı yapamayacağını savunmuştur.<br>27/12/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, Davacının, incelenen yasal defter ve belgelerine göre, davalının Ziraat Finansal Kiralama A.Ş., den kiralayıp sonrada devir aldığı, 6 adet araç için ZMSS sigortası yaptırdığı, bu sigortadan 30.952,92 TL.- alacağı kaldığının tespit edildiği, Davacının, incelenen yasal defterlerine göre, davalı adına N98553364-0 poliçe nolu 10.05.2017-2018 dönemine ait 137.078 Euro Taşıyıcı Sorumluluk FFL Sigortası yaptırdığı, bu sigortadan olan alacağına karşılık, davalı Mertur şirketinin Ak Sigorta A.Ş. den olan 84.537,86 Euro hasar bedeli alacağının mahsubu yoluyla tahsil edildiği, geriye FFL Sigortasından 31.12.2020 tarihi itibarı ile 37.727,90 Euro (389.106,70 TL.) alacağı kaldığının tespit edildiği, Davalının, incelenen yasal defter ve belgelerine göre, Ziraat Finansal Kiralama A.Ş.'den kiraladığı sonrada devir aldığı 6 adet araç için ZMSS sigortası yaptırdığı, talebe ait &*-mail yazışmasının ekte olduğu, bu sigortadan davacıya 30,952,92 TL.- borcu kaldığının tespit edildiği, Davalının 2017/2020 yılındaki kayıtlarında, 31.12.2020 tarihi itibarı ile davacı Arkas Sigorta A.Ş.'ye olan borcu defterdeki kayıtlı Türk Lirası cinsinden 339.210,58 TL.- Euro olarak da 37.657,90 Euro (339.210,58 TL) olarak tespit edildiği, ancak ...'e ait 70,50 Euroluk poliçenin 70 Euro'sunun eklenmesi gerektiği böylece borç/alacağım 37.727,90 Euro olduğu, Davalıya ve davacıya ait incelenen yasal defter ve belgelere göre 31.12.2020 tarihi itibarı ile davacının davalıdan, FEL Sigortasından kalan alacağının 37.727,90 Euro olduğu, taraf defterlerinin ve e-mail yazışma ve belgelerinin borç/alacağı teyit ettiği, davalının Ziraat Finansal Kiralama A.Ş.'den kiralayıp sonrasında devir/satın aldığı 6 adet araç için ZMSS sigortası yaplırdığı, bu sigorta ödemesinden davacının sorumlu olduğu, eğer bu poliçe tutarları ödendi ise veya sorumlulukları yok ise bunu davalının belgelerle ispat etmesi gerektiğinden mevcut durumda (davalının bu poliçelerin yapmasına dair davacıya yapıları talep nedeniyle) ZMSS poliçelerinden kalan borç/alacağın 30.952,92 TL. olduğu mütalaa olunmuştur.<br>Sigorta ve Reasürans Brokerleri Yönetmeliği'nin 2. Maddesinde sigorta brokerı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde tanımlanan gerçek veya tüzel kişi sigorta ve/veya reasürans brokeri şeklinde tanımlanmıştır.<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanununda ise Broker: Sigorta veya reasürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil ederek, bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak ve teminat almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.<br>Sigorta ve Reasürans Brokerleri Yönetmeliği'nin 16. Maddesinde Protokol ve prim ödemesi;<br>(1)Şirketler tarafından brokerlere verilecek yetkinin kapsam ve sınırı ile çalışma esasları protokolle belirlenebilir. Brokerler, şirketlere portföy taahhüdünde bulunamaz.<br>(2) Prim tahsilatının şirket tarafından doğrudan sigorta ettirenden yapılması esastır. Prim transferi konusunda brokerin şirket tarafından yetkilendirilmesine ilişkin Müsteşarlıkça usul ve esas belirlenebilir.<br>(3) Şirket tarafından prim transferi konusunda yetkilendirilen brokerlere yapılan ödeme şirkete yapılmış sayılır.<br>(4) Şirketlerce brokerlere yapılan prim iadeleri hak sahibi tarafından tahsil edilmedikçe ödenmiş sayılmaz.<br>(5) Protokolde prim transferi konusunda yetkilendirilen brokerler, sigorta ettiren/sigortalı tarafından ödenen primlerin transferini sadece kesin olarak ayrılmış müşteri hesapları yoluyla yapabilir. Bu hesaplar brokerin malvarlığından sayılmaz şeklinde düzenlenmiştir. <br>Ancak dava konusu somut olayda davacı şirket broker değil acentedir. Buna ilişkin sözleşme dosya kapsamında bulunmakla beraber, dava konusu poliçeler incelendiğinde davacının acente olarak görev ifa ettiği, acente numarasının poliçelerde yer aldığı bu nedenle Sigorta ve Reasürans Brokerleri Yönetmeliği'nin dava konusu olayda uygulanma ihtimali yoktur. <br>Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinin Sigorta poliçelerinin düzenlenmesi ve primlerin tahsili başlıklı 17. Maddesinde \"(1) Sigorta sözleşmesi akdetme ve/veya prim tahsil etme yetkisi sigorta şirketlerine aittir. Bu yetki, acentelik vekâletnamesinde belirtilmek kaydıyla, sigorta acentelerine devredilebilir. Sigorta şirketlerince sözleşme yapma ve/veya prim tahsil etme konularında yetkilendirilmemiş acenteler poliçe düzenleyemez ve/veya prim tahsilâtı yapamaz.<br>(2) Acentelerce düzenlenen poliçeler kapsamında sigortalı tarafından acentelere yapılan ödeme sigorta şirketine yapılmış sayılır. Acenteler tarafından düzenlenen poliçeler kapsamındaki tazminat ödemelerinin sigorta şirketlerince doğrudan hak sahibine yapılması esastır. Sigorta şirketlerince tazminat ödemesi kapsamında acenteye ödeme yapılması durumunda, yapılan ödeme hak sahibi tarafından tahsil edilmedikçe ödenmiş sayılmaz.<br>(3) Sigorta şirketleri sigorta poliçelerine aracılık eden acentenin unvanı, Levha kayıt numarası veya 13 üncü maddedeki kurum ve kuruluşlar için kayıt numarasının poliçelerde yer alması için gerekli düzenlemeleri yapar. Sigorta şirketleri ve acenteler, teknik personel olmayan kişilerin tahsis edilen kullanıcı adı ve şifreleri kullanmamaları için gerekli tedbirleri alır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>İzmir 2.Noterliğinin 04501 yevmiye numaralı 15.03.2010 tarihli davacı şirket ile dava dışı Aksigorta arasında düzenlenen acente sözleşmesinin 2. Maddesinde \"Acente, işbu sözleşme hükümlerine dayanarak Yangın, Nakliyat, Kaza, Mühendislik, Tarım ve Sağlık branşlarında, Şirket tarafından verilecek talimat dairesinde, Şirket veya Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan tarifeler ile Şirket tarafından hazırlanan Iş Kabul Yönetmeliği'nde yazılı hadlere kadar kendisine yapılacak sigorta tekliflerini kabul ve doğrudan doğruya poliçe düzenlemeye, imza etmeye ve prim tahsiline yetkilidir.\" düzenlemesi ile davacı şirkete prim tahsilatı yetkisinin verildiği görülmektedir. Bu nedenle davacının yapmış olduğu kesintilerin yasal dayanağının bulunduğu, cari hesaplarda mahsuplaşma yoluyla prim tahsilinde yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporuna göre de davacının bu nedenle kalan alacağının 37.727,90 Euro olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenlerle mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Yine, davalının, incelenen yasal defter ve belgelerine göre, Ziraat Finansal Kiralama A.Ş.'den kiraladığı sonrada devir aldığı 6 adet araç için ZMSS sigortası yaptırdığı, talebe ait mail yazışmasına göre bu sigortadan davacıya 30,952,92 TL.- borcu kaldığının tespit edildiği bu nedenle de mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik yoktur.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı şirket ile davacı ve davalı vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br><br><br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 27.242,02 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 6.810,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 20.431,12 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/09/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc9af647dffb8fbc","SID":"a4be3e979a9b6172"}}