{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1276 - 2024/1502<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1276 <br>KARAR NO\t: 2024/1502 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/208 E.  -  2022/110 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/03/2022 tarih ve 2021/208 Esas - 2022/110 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı gerçek kişilerin 2020/44394 sayılı ve \"...\" ibareli başvurusuna, müvekkiline ait 2013/67109 sayılı ve  \"...\" ibareli markasına dayalı olarak, yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markası arasında iltibas bulunduğunu, müvekkiline ait markanın asli unsuru olan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, başvurunun tescil edilmek istendiği mal ve hizmetlerin müvekkilinin markasında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ve benzer olduğunu, ayrıca dava konusu başvurunun müvekkilinin ticaret unvanı nedeniyle SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca da reddedilmesi gerektiğini, dava konusu ibare üzerine gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olduğundan SMK'nın 6/4-5 maddesi koşullarının da oluştuğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2021-M-4118 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.<br>\t                      Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:  Mahkemece, dava konusu marka ile davacının markası arasında işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik olmadığından, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı,  davacının ticaret unvanı ile dava konusu marka arasında da karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davacının gerçek hak sahipliği, tanınmışlık itirazının yerinde olmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, itirazlarına rağmen ek rapor alınmadan , delilleri incelenmeden karar verildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markası arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin itirazına mesnet markasının tanınmış olduğunu ve bu marka üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, somut olayda SMK'nın 6/6 maddesindeki koşulların da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu  ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.  <br>\t           <br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, bir bütün olarak dava konusu  \"...” ibareli başvuru ile  davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira davacının itirazına mesnet markasının asli unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğu, bu ibare ile dava konusu başvurunun benzer bulunmadığı açık olduğu gibi dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markasında yer alan \"...\" ibaresi arasında da SMK'nın 6/1 maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, aynı nedenlerle SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının oluşmadığı, davacının dava konusu ibare üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasını ispatlayamadığı, marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, kötü niyet iddiasının kanıtlanamadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğundan, davacının bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanması için ek rapor alınmadığı   yönündeki istinaf itirazının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2024    <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d58079a5e5b1d04e","SID":"77a8e913d78cc272"}}