{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/745 Esas <br>KARAR NO: 2024/1545 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2020/928 Esas - 2022/28 Karar<br>TARİH: 17/01/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİH: 10/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan sigortalı ... San. Ve Tic. A.Ş. ‘ ye ait ‘’gaz sayacı aksalmları’’ cinsi emtiaların, davalı sorumluluğunda, ... plakalı TIR ile İstanbul’dan Reims-Fransa’ya nakliyesi esnasında emtiaların hasara uğradığını, fatura ve yapılan tespitler gereğince toplam 27.283,00 TL sigortalı zararı, müvekkil şirket ... Sigorta A.Ş. tarafından, sigortalı … firması banka hesabına 09.05.2019 tarihinde tazminat açıklaması ile ödendiğini, TTK ve poliçe hükümleri, banka ödeme dekontu, ibraname mutabakatname ve tazminat makbuzu, halefiyet kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK ilgili hükümleri temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan ... Sigorta A.Ş.’ nin, TTK madde 1472 ve ilgili konvansiyon hükümleri ile davalıya rücu hakkı talebiyle ... Tic.Ltd.Şti’ ye, dosyada delil olarak sunulan navlun faturalarına istinaden .../ANA NAKLİYECİ sıfatıyla tüzel kişilik olarak dava açılmış; ... Sigorta A.Ş.’ nin davalıdan olan 28.333,40 TL alacağına ilişkin T.C. Büyükçekmece ... İcra Md. ... sayılı dosyasına vaki İtirazın İptali ve Takibin Devamına, dava dışı sigortalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından 11/01/2021 tarihinde UYAP sistemi üzerinden sunulan dilekçe ile; dava dilekçesinin  22/12/2020 tarihinde tebellüğ edildiği, cevap dilekçesi için detaylı inceleme, araştırma yapma gereksinimi bulunması sebebiyle yasal süre içerisinde cevap verme imkanı olmadığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ilgili hükümleri gereği hak kaybı olmaması adına süresinde husumet, görev, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik ve bilcümle ilk itirazlarını sundukları belirtiltilerek, cevap sürelerinin HMK 127 maddesi çerçevesinde 1 ay uzatılmasına, neticeten davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesininin talep edildiği, Uyap sisteminden dairemizce yapılan incelemede dava dilekçesi ve eklerinin davalı şirkete 27/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, cevap süresi içerisinde süre uzatım talebinin sunulduğu, mahkemece talebin kısmen kabul edilerek davalı vekiline iki haftalık ek cevap süresi verildiği, ara kararın 23/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde detaylı cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi   17/01/2022 tarih  2020/928 Esas - 2022/28 Karar sayılı kararında; \"Dava, İİK'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Dava sigorta şirketi tarafından; nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan dava dışı sigortalıya ait gaz sayacı aksamları cinsli emtiaların davalının sorumluluğundaki ... plakalı tır ile İstanbul'dan Fransa'ya nakliyesi sırasında emtiaların hasara uğraması nedeni ile dava dışı sigortalıya yapılan 27.283,00 TL hasar bedeli ödemesinin ve ödeme tarihinden itibaren işletilmiş ticari faizinin davalıdan rücuan tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunulmayarak davalı HMK'nun 128.maddesi uyarınca münkir addolunmuştur. Uyuşmazlık; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan talep edilip edilemeyeceği hususundadır. Davacı tarafça dayanılan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek nitelikte görülen tüm deliller (sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ekspertiz raporu, taşımaya ilişkin  fatura ve belgeler, hasar fotoğrafları vs.) toplanmış ve mahkememizce değerlendirilmiştir. Mahkememizce bir makine mühendisi, bir taşıma-lojistik uzmanı ve bir sigorta bilirkişisinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden 21/06/2021 tarihli bilirkişi heyet raporu aldırılmış, sunulan raporda özetle; davalı taşıyıcının emtianın hasar görmesinde % 100 kusurlu bulunduğu, eksper raporunda toplam hasar bedelinin 27.283,00 TL olarak tespit edildiği, rapor ve dosyadaki verilere göre tespit edilen hasar bedelinin uygun olduğu sonucuna varıldığının bildirildiği görülmüştür. Davalı tarafça bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itiraz dilekçesi sunulmamakla bilirkişi raporunun davacı tarafça usulü kazanılmış hak doğurduğu kanaatine varılmış ve gerek raporun gerekli teknik değerlendirmeleri içermesi ve gerekse davalı tarafın rapora karşı itiraz dilekçesi sunmaması nedeniyle bilirkişi raporuna itibar etmek gerekmiştir. Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm delililer karşısında, davalı tarafça yapılan taşımada dava konusu emtiaların hasar görmesinde davalı taşıyıcının % 100 oranında kusurlu bulunduğu, davacı tarafça dava dışı sigortalıya yapılan hasar ödemesinin kadri maruf olduğunun teknik bilirkişi raporu ile saptandığı, taşımanın uluslararası taşıma olması nedeni ile CMR konvansiyonunun uygulanması gerektiği, ancak davalı tarafça itirazda bulunulmayan bilirkişi raporunun davacı taraf yönünden usulü müktesep hak oluşturması nedeni ile bilirkişi raporuna itibarla davacı tarafın dava dışı sigortalıya yaptığı hasar ödemesini davalıdan rücuan talep edebileceği, ödeme tarihi ile takip tarihi arasında (09/05/2019 ila 11/10/2019) işlemiş ticari avans faizi (% 18,5) miktarının davacı tarafça icra takibi ile talep edilen işlemiş faizin üzerinde olduğu, işbu nedenle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ancak dava konusu alacağın miktarı, ödemenin kadri maruf olup olmadığı, davalının kusur durumu yönünden mahkememizce alına teknik bilirkişi raporuna istinaden değerlendirme yapılarak karar verilmiş olduğundan alacağın likit olmadığı ve bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. ...\"gerekçesi ile,  '' Davanın KABULÜNE, davalının Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin takipteki şartlarla aynen devamına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, davacı tarafından tek taraflı sunulan ekspertiz raporuna itibar edildiğini, eskper raporu haricinde değerlendirme yapılmaya gerek bile görülmediğini, işbu raporun da yerel mahkeme tarafından hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  işbu hatalı kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, hükme esas alınan raporda tam olarak \"dava konusu emtia üzerinde inceleme yaparak hazırlanan 20.02.2019 tarihli eksper raporunda toplam hasar bedelinin 27.283,00 TL olarak tespit edildiğini, rapor ve dosyadaki verilere göre tespit edilen hasar bedelinin uygun olduğu sonucuna varılmıştır.\"  değerlendirmesinin yapıldığını, Nakliyeci olan müvekkili şirketin hasar gören mallara ilişkin emtia sigorta gibi tamamından sorumluluğu söz konusu olmadığını, yasa gereği kg başına sorumluluğunun bulunmadığını, dolayısıyla olması gereken CMR Konvansiyonunda yer alan  madde 23/3 uyarınca ödenecek tazminatın her halde, eksik brüt ağırlığın (zıyaa uğrayan emtianın brüt ağırlığının) beher kilogramı başına 8,33 hesap birimini (özel çekme hakkı) aşmayacağı şeklinde düzenlendiğini, hesaplamanın bu madde uyarınca yapılmamış olduğunu, hatta hesaplamanın hiç yapılmadan salt davacı tarafın sunduğu eksper raporuna dayandırıldığını, dolayısıyla denetime elverişsiz bir rapor sunulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Her ne kadar davacı hasarlı malları \"geri getirme masrafı\" olarak ifade edilen masraf kalemi de müvekkili şirkete yüklenmiş ise de, nakliyeci olan müvekkili şirketin kusurlu olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere;  geri getirme masrafına ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, kararın bu haliyle de  hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle itirazları bir yana, nakliyeci müvekkili şirkete hasar nedeni ile geri getirme masrafının yükletilmesinin dahi başlı başına bilirkişi raporunun özensiz ve yetersiz olduğunu ortaya koyduğunu, hiçbir yasa ile nakliyeci şirkete hasarlı emtianın geri getirilmesi yükümlülüğü yükletilmediğini, buna rağmen bilirkişi raporunda böyle bir durumun hesaplamaya katılmış olmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacının geri getirme masrafını talep etmesi için emtia sigortası bulunması gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin konumu ve sorumluluk alanı gereği tarafına böyle bir yükümlülük atfedilmesinin mümkün olmadığını,  Söz konusu hasarın geçişi dava dışı ve ihbarı talep edilen şirket nezdinde gerçekleşmiş olduğunu ve şirketin yurtdışı menşeili olduğunu, davanın bu şirkete ihbarı gerekirken ihbar usulü yerine getirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda \"davalı ...Hiz.Tic.Ltd.Şti, ... adlı firmanın alt taşıyıcı olarak gerçekleştirdiği nakliyeden doğan hasarın tazmin edilmesinde müteselsil sorumlu olduğunun belirtildiğini, bu nedenle ihbar talep edildiğini,   buna rağmen yurtdışı merkezli şirkete ihbar usulü yerine getirilmeksizin karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek; yukarıda arz olunan ve dairemizce re'sen gözetilecek sebeplerle; istinaf taleplerinin kabulüne, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına ve inceleme sonuçlanana kadar tehiri icra kararı verilmesine, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; uluslararası karayolu taşıması esnasında hasarlandığı iddia olunan emtia nedeniyle, davacının nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına yaptığı ödemenin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne, inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından taraf delilleri toplanmış, nakliyat emtia abonman poliçesi ve dava konusu taşımaya ilişkin alt poliçe, hasar dosyası, navlun faturası, uluslararası taşıma belgesi ve teslim tutanağı, taşınan emtiaya ilişkin fatura, gümrük beyannameleri, dava dışı alıcı tarafından emtianın hasarlı olması nedeniyle tamamen reddedildiğine ilişkin sigortalıya gönderdiği yazı, emtianın iadesi için yapılan masraflara ilişkin sunulan deliller dosya arasına alınmış ve dosya üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor alınmış, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı yanca rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmamış olup, mahkemece tahkikat bitirilerek rapor doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.  Davalı yanca ileri sürülen istinaf sebepleri; bilirkişi raporunun tek taraflı düzenlenmiş ekspertiz raporuna dayalı ve eksik inceleme ile tanzim edildiği, sınırlı sorumluluk değerlendirmesi yapılmadığı, hasarlı olduğu iddia olunan emtianın Fransa'dan Türkiye'ye iade masraflarından davalının sorumlu olmadığı, davanın alt taşıyıcıya ihbarı taleplerine istinaden ihbar yapılmadan karar verilemeyeceği yönündedir. Davalı vekilince 22/02/2021 tarihli ön inceleme celsesinde, davacı ile sulh olmaya çalıştıklarının, ancak hasar konusunda anlaşamadıklarının, davanın ihbarı talebinde bulunacaklarının beyan edildiği, bilahare 03/03/2021 tarihli dilekçe ile davanın  alt taşıyıcı \"...\" ünvanlı .../Fransa adresinde bulunan şirkete ihbar olunduğunu beyan ettiği, mahkemece 18/10/2021 tarihli celsede davalı vekiline, dava dilekçesi, ihbar dilekçesi ve bilirkişi raporunun Fransızca'ya yeminli tercümesini sunması için bir aylık kesin süre verildiği, verilen süre içeresinde ara kararın gereğinin yerine getirilmemesi durumunda davanın ihbarı talebinden vazgeçmiş sayılacaklarının ihtar edildiği, duruşma tutanağının davalı vekiline 24/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde ara karar gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmış olup, davalı vekilinin ihbar taleplerinin gereğinin yerine getirilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  Dava konusu taşıma uluslararası karayolu taşıması mahiyetinde bulunduğundan CMR hükümlerine tabi olup, Konvansiyonun 17/2 fıkrası uyarınca  taşıyıcının sorumluluğu yükün kendisine teslimiyle başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsayacaktır. Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından,  Konvansiyonda hüküm bulunmaması halinde,  MÖHUK'un 29/2 fıkrası uyarınca TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri uygulama alanı bulacaktır.  Davacının sigortalısı olan ... firması tarafından Fransa'da mukim alıcı ... firmasına ihraç edilen, 04/10/2018 tarihli 13.893,00-Euro bedelli  faturaya konu toplam 25.260 adet gaz sayacı aksamı cinsi emtianın(12.630 adet gaz sayacı tutucu parçası, 12.630 adet gaz sayacı kapağı) ve iş bu davanın konusunu oluşturmayan 11/10/2018 tarihli 1037.860 adet gaz sayacı aksamı cinsi emtianın(18.930 adet gaz sayacı tutucu parçası, 18.930 adet gaz sayacı kapağı) Denizli Fransa arası taşınması işinin akdi taşıyıcı sıfatıyla davalı tarafından üstlenildiği,  dosyada CMR senedi bulunmadığı, dosyaya mübrez gümrük belgeleri ile çeki listesi kapsamından dava konusu edilen 13.893,00-Euro bedelli fatura muhtevası emtianın 3 palet yedi koli olacak şekilde DAP(delivered at place/belirlenen yerde teslim) teslim şeklinde dava dışı alıcının belirlediği ... deposuna taşındıklarının anlaşıldığı, davalının alt taşıyıcısı ... ... firması tarafından düzenlenen ... seri numaralı  sevk irsaliyesi kapsamından ise her iki faturaya konu emtianın toplam sekiz palet halinde taşındıkları ve dava dışı alıcının belirttiği ... deposu görevlileri tarafından 28/10/2018 tarihinde düşülmüş \"sekiz palette bulunan kartonlar ezilmiş ve büyük çatal izleri oluşmuştur\" kaydı ile  teslim alındıkları, sevk irsaliyesi üzerinde fiili taşıyıcı imzasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak davalı şirket yetkilisinin ekspertiz incelemesi sırasında verdiği beyanda,  alıcının bildirdiği depodaki adres değişiklikleri nedeniyle emtianın iki kez indirilip tekrar yüklendiğini, en son teslim yerinde alıcının ürünlerin karton kutularında hasar olduğunu teslim evrakına not düştüğünü belirtilmiş olması karşısında, CMR Konvansiyonu'nun 30/1 fıkrası uyarınca bildirimin hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davalı yanın süre uzatım dilekçesinde ileri sürdüğü hak düşürücü süre itirazının re'sen de değerlendirilmesi zorunlu olup, bu konu da bir değerlendirme yapılmamış ise de, davalı yanın bu konuda açık istinafının olmaması ve yukarıda açıklanan nedenlerle hasar bildiriminin süresinde yapıldığının anlaşılması karşısında bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.  Dava dışı alıcı ... tarafından sigortalıya gönderilen 15/01/2019 tarihli yazı ile dava konusu olan ve olmayan her iki faturaya konu ürünlerin karton kutularında gözlemlenen nakliye hasarı nedeniyle sevkiyatların alımının bloke edildiği, kutu içerisindeki ürünlerin yüksek kırılma, çatlama ve deformasyon riski nedeniyle kalite ekibi tarafından reddedildiği, bu parçaların gaz sayaçlarına doğrudan monte edilen kritik işlevsel parçalar olmaları nedeniyle, nakliye ve elleçleme esnasında parçalara itina ile muamele edilmesi gerektiği bildirilerek, emtianın iade mi alınacağı yoksa taraflarınca hurdaya mı ayrılacağı hususunda kendilerine bilgi verilmesi talep edilmiştir. Sigortalı tarafından durum davacı sigortacıya bildirilmiş ve bunun üzerine her iki faturaya konu emtia Türkiye'ye geri getirilmiş, dava konusu  04/10/2018 tarihli 13.893,00-Euro bedelli  faturaya konu ürünler için iş bu davaya konu hasar dosyası için ayrı, ekspertiz raporuna göre dava konusu olmayan fatura konusu ürünler için ise ayrı bir hasar dosyası açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu hasar dosyası kapsamında üç palet yedi koli halinde taşınan emtia üzerinde ekspertiz incelemesi yapılmış, ekspertiz çalışmasına istinaden hem nakliyeci hem sigortalı ilgililerinin beyanları alınmış,  sigortalı tarafından nakiyecinin telefonda sorumluluk kabul etmediği, olayın Fransa'daki kargaşadan dolayı malın alıcının deposuna teslim edilememesi nedeniyle nakliyecinin acentesi olduğu belirtilen ... firmasının deposuna indirildiği, teslimat için ertesi gün yeniden alıcının belirlediği teslim adresine gidildiği, ancak bu kez de teslim adresi değiştiğinden malın tekrar depoya indirildiği ve teslimatın sonraki gün gerçekleştirildiği, hasarın sebebinin emtianın iki kez boşaltılıp yüklenmesinden kaynaklandığı, hasarın taşıyıcı sorumluluğunda gerçekleştiği, çünkü hasar resimlerinde hasar nedeninin forklift tırnakları olduğu belirtilmiş, nakiyeci tarafından ise aracın varış tarihinde; alıcı Itron firmasının yazılı maili de bulunduğu üzere firmanın mücbir sebepler dolayısıyla kapalı olduğunu ve yakın bölgedeki ... deposuna teslimat yapılması gerektiğini bildirdiği, bu bildirim sonrası malzemelerin Fransa'da acentelikleri ile görevli ... deposuna indirildiği ve ... firmasının belirttiği depoya gönderilmek üzere farklı bir araca aktarıldığı, ancak ... firmasının ürünlerin Itron tarafından kendilerine verilen adrese değil onların farklı bölgedeki depolarına teslim edilmesi gerektiğini bildirdiği ve bu bildirim gün sonunda yapıldığı için aracın ... deposuna geri dönmek zorunda kaldığı, ikinci aktarım yapılarak ertesi gün belirtilen son adrese teslim için yola çıkıldığı,  aynı gün teslimatın yapıldığı, ancak bu adres değişiklikleri ve aktarımlar nedeniyle  sigortalının göndermiş olduğu ürünlerin kartonlarında hasar olduğunun belirtildiği ve ... tarafından teslim evrakına bu şekilde not edildiği, bu hasarın taraflarından kaynaklanmadığı belirtilmiş, ekspertiz raporunda hasarın yükleme, boşaltma ve aktarmalar sırasında forklift darbesi ile oluştuğu kanaatinde olunduğu,  emtianın bir kısmında fiziksel hasar olduğu, görünürde fiziksel hasar olmayan emtianın ise konkavlığını kaybettiği için hatalı parça sınıfına düştüğü, fiziksel hasar almayan emtiadaki bu hasarın gecikmeye bağlı olduğu, yükleme, boşaltma ve aktarma esnasındaki forklift darbeleri nedeniyle hasarlanan emtianın fatura muhtevasının %25'i kadar olduğu, bu nedenle hasar tazminatının faturanın %25'i esas alınarak hesaplandığı, 13.839,00-Euro tutarındaki emtianın 3.473,25-Euro tutarındaki kısmı karşılığı 24.491,00-TL ile fatura konusu emtianın tamamının Türkiye'ye iadesi için yapılan 7.445,42-TL iade masrafının 2.792,00-TL'lik kısmı toplamı 27.283,00-TL'nin sigortalıya ödenebileceği, bu hasara ilişkin davalıya rücu edilebileceği kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı tarafından bu rapora yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. HMK'nun 266 maddesi uyarınca çözümü hukuk bilgisi dışında teknik değerlendirmeyi gerektiren hususlarda bilirkişi incelemesine başvurulabilir. Hukuku re'sen mahkemeler uygular. Takdiri delil mahiyetindeki bilirkişi raporunda yer alan hukuki değerlendirmeler mahkemeyi bağlamayacağından, raporda yapılan hukuki değerlendirmeler, bu rapora itiraz etmemiş taraf aleyhine ve diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Öte yandan  somut olayda da, bilirkişi raporunda yer alan hasar tutarına ilişkin ekspertiz raporunda yapılan hesaplamanın kadri marufunda olduğuna ilişkin kısım, rapora itiraz edilmemiş olması nedeniyle davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edecektir. Yine kusura ilişkin yapılan hukuki değerlendirmeler mahkemeyi bağlamadığından, diğer ifade ile mahkemenin bu konudaki değerlendirme ve kanaati ancak hüküm ile ortaya çıkacağından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacak ise de, davalı tarafından istinaf dilekçesinde mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda kabul edilen kusur oranına yönelik açık bir istinaf bulunmadığından, davalı yanın bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olduğuna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.  CMR Konvansiyonunda taşıyıcının hasardan kısmen veya tamamen sorulu tutulabildiği hallerde, tazminat hesabına diğer masrafların girip girmeyeceği ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. TTK'nun 881 maddesine göre ise taşıyıcı, eşyanın zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 inci madde uyarınca ödenmesi gereken tazminattan başka, zararın saptanması için yapılması zorunlu olan giderleri de tazminle yükümlüdür. Bu nedenle hasarlanan emtianın Türkiye'ye iade masraflarından taşıyıcının sorumlu olmayacağına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yapılan tüm saptamalara göre; dava konusu  04/10/2018 tarihli faturaya konu 13.839,00-Euro tutarındaki emtianın %25'inin nakliye esnasında hasarlandığı, davalının kendisine tam kusur izafe edilmesine yönelik açık bir istinafının bulunmadığı, bilirkişi raporunda ekspertiz raporunda tespit edilen toplam  27.283,00-TL'nin kadri marufunda olduğunun belirtildiği, davalı ve davacı tarafından bu tespite itiraz edilmemiş olması karşısında, artık bu tutarın davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği, davacının, sigortalısına yaptığı ödeme ve yine sigortalısı ile yaptığı alacağın temliki anlaşmasına göre,  sigortalısının davalıdan talep edebileceği tutardan fazlası için davalıya rücu edemeyeceği, buna göre davacının 27.283,00-TL talep edebileceği, öte yandan davalının CMR Konvansiyonunun 29 maddesi kapsamına giren ve sınırlı sorumluluktan faydalanmasına engel bir durum bulunmadığı, mahkemece bu yönden bir değerlendirme yapılmamış olması isabetsiz olmuş ise de,  emtianın hasara uğrayan kısmının ağırlığının 297,77-kg olduğu, bunun 8,33 ile çarpımı sonucu davalı sorumluluğunun 2.480,42-SDR ile sınırlı olduğu, hüküm tarihindeki SDR kurunun 1,00-SDR =18.9677-TL olduğu, 2.480,42 SDR x 18.9677-TL  hesabına göre bulunan 47.047,86-TL'nin, davalının sorumlu olduğu 27.283,00-TL'nin üzerinde kaldığı, buna göre davalının bu tutardan sorumlu olduğu anlaşılmış, davalının sınırlı sorumluluk hesabı yapılmadığına yönelik istinaf sebebi sonuca etkili olmadığından yerinde bulunmamıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmayıp, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun  353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.935,45-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 564,56‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.370,89‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5846a0c38509d6ae","SID":"65253cf9f720e540"}}