{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/620 Esas <br>KARAR NO: 2024/1411 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/95 Esas - 2021/895 Karar<br>DAVA: Sözleşmenin İptali<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ...'ın malvarlığına kendi başına yönetmede yaşadığı zorluklar nedeniyle Uşak Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/02/2009 tarihli 2008/1128 Esas ve 2019/565 Karar sayılı ilamı ile kısıtlandığını, ...'ın babası ...'ın vasi olarak atandığını, 28/03/2017 tarihli ek karar ile ...'ın kısıtlılık kararının kaldırıldığını, verilen ek kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 6.Hukuk Dairesinin 2019/853 Esas ve 2019/943 Karar sayılı karar ile kaldırıldığını ve Uşak Sulh Hukuk Mahkemesince tekrardan kısıtlama kararı verildiğini, müvekkilinin fiil ehliyetinin bulunmadığını, davalının ile Düzce ... Noterliği'nin 17/10/2016 tarih ... yevmiye nolu limited şirket pay devri sözleşmesi ile ... Ltd. Ştii'deki tüm hisselerini 50.000,00TL karşılığında kısıtlı ...'a devir ettiğini, müvekkilinin şirket devrinden sonra şirkete dair hiçbir işlem yapmadığını, ancak karşılıksız çek düzenleme suçundan hakkında davalar açıldığını, müvekkilinin İstanbul 10. İcra Ceza Mahkemesi, İstanbul 17.İcra Ceza Mahkemesi ve Eskişehir 2.İcra Ceza Mahkemesinde yargılandığını, 26 gün cezaevinde yattığını, müvekkilinin çek karnesini almadığını ve çekler keşide etmediğini, hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu beyan ederek, Düzce ...Noterliği'nin 17/10/2016 tarih ... yevmiye nolu limited şirket pay devri sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı şirketteki hisselerini, Düzce ...Noterliği'nin 17/10/2016 tarih ... yevmiye nolu limited şirket pay devri sözleşmesi ile davacıya devir ettiğini, noter sözleşmesinde davacının 50.000,00TL bedel ödediği yazılmış ise de, davacının bu parayı ödeyecek fiili ve hukuki durumunun olmadığını, 07/09/2016 tarihinde kurulan dava dışı şirketin hiç bir ticari faaliyette bulunmadığını ve çek karnesi almadığını, çek karnesinin müvekkilinin bilgisi dışında ... tarafından alındığını, bu kişinin vasıtası ile hisselerin devir edildiğini, davacının kendisini 04/12/2019 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri sonrasında her işini kendisinin yaptığını ileri sürdüğünü, öncelikle davacının vesayet durumunun incelenmesi gerektiğini, bankaya ibraz edilen ve ödenmeyen çek hamillerinden sorulmak suretiyle çeklerin hangi iş karşılığında kimden alındığının ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/12/2021 tarih 2020/95 Esas - 2021/895 Karar sayılı kararında; \"...Her insan hak ehliyetine sahip olup, haklara göre borçlara sahip olma bakımından bütün insanlar birbirine eşittir. Kişilerin kendi fiilleri ile kendi lehine haklar ve aleyhine borçlar yaratma iktidarına sahip olmasına fiil ehliyeti denir. Fiil ehliyeti, kişinin özel hukuktan doğan hakları bizzat kullanmak ve kendi fiilleriyle kendi leh ve aleyhine hak ve borçlar oluşturma iktidarıdır. Bir kişinin fiil ehliyetine tam anlamıyla sahip olması için ayırt etme gücüne, erginliğe ve kısıtlı olmamak hallerinin tamamının sahip olması gerekir. Fiil ehliyeti tam ehliyetliler ve tam ehliyetsizler olarak ikiye ayrılır. Sınırlı ehliyetsizler grubunun ayırt etme gücüne sahip küçükler ile ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar oluşturur. Mahkeme kararı ile kısıtlanmış olan kişiler ayırt etme gücüne sahip olmak şartıyla, sınırsız ehliyetli sayılırlar. Kısıtlıların sınırlı ehliyetsizlik durumu, kısıtlama kararının kesinleşmesi ile başlar. Kısıtlama kararının üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edebilmesi için, ilan edilmiş olması şarttır. Kısıtlama kararı ilan edilmiş olmadıkça, iyi niyetli kişiler kısıtlıyı tam ehliyetli kişi olarak kabul etmekte haklıdır. Bu itibarla da kısıtlı, bu kişilere karşı tam ehliyetliler gibi sorumlu olur. Sınırlı ehliyetsizler kural olarak kendi fiilleriyle aleyhlerine borç doğuran hukuki işlemleri kendi başlarına yapamazlar. Sadece kendilerine yarar sağlayan hukuki işlemleri ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları bizzat yapabilir. Sınırlı ehliyetsizi yükümlülük altına sokan işlemleri tam anlamıyla yasal temsiz geçerli olur. Bu işlemler esas itibari ile sınırlı ehliyetsizler adına kendilerinin yasal temsilcileri tarafından yapılır. Tüm bu açıklamalar değerlendirildiğinde davacı taraf Uşak 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1158 Esas ve 2019/565 Karar sayılı ilamı ile kısıtlanmış bu karar 15/07/2019 tarihinde kesinleşmiş ve kesinleşen bu karar üçüncü kişilere 15 gün süreyle ilan edildiği görülerek, davacının fiil ehliyeti bakımından sınırlı ehliyetsiz olduğu görülerek, sınırlı ehliyetsizlerin kendini yükümlülük altına sokan işlemlerde bizzat temsil etme yetkisi olmadığından, TMK'nın 451.maddesi kapsamında, tasarruf işlemlerinde bizzat yapamayacağından bu tür işlemlerde vasinin izninin olmadı gerektiğinden ve dava dosyası açısından Düzce ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesinin yapılmasına vasinin katılmadığı ve sonrasında vasi tarafından bu işleme rızada gösterilmediği görülerek davacının davasının kabulüne dair karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, ''1-Davacının Davasının KABULÜ İLE, Düzce ... Noterliğinin 17/10/2016 tarihli, ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline,  '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davada, Davacı Pay devri yapılan  Şirketinin de  davaya  dahil edilmesinin,  şirkete de  mahkemece  KAYYUM Tayin edilmesi gerekirken bu yapılmadan  davaya  devam  edilmesinin ve karar  verilmesinin en önemli usul hatası olduğunu ve bunun kanuni bir eksiklik olduğunu, bu nedenle   kararın  bozulması gerektiğini, İşlemin noterde yapıldığını, noterin yaptığı işlemin kurucu nitelikte olduğunu, bu satış devir  işleminin, mahkemece  verilecek  iptal kararı kesinleşinceye  kadar devir alanın  hukuki sorumluluğunun devam edeceğini, bu nedenle  mahkeme  kararında  böyle  bir  açıklamaya  yer  verilmemiş olmasının da  kararın  bozulması gerektireceğini, Uşak  sulh Hukuk mahkemesinin  kısıtlamanın  kaldırılmasına dair  verdiği 28. 3. 2017  tarihli kararın davacı ve vasisinin kendilerinin istemleri ile  alınmış bir  karar olduğunu ve istem  gibi verildiğini, ancak  davacı vasisinin karara  karşı İzmir  BAM Hukuk Dairesine  istinafla  giderek İstinaf Mahkemesinin Kısıtlamanın  devamına  dair  verdiği kararın kesinleşmediğini, bu nedenle davacını halen  kısıtlı olmadığını ve kısıtlı olmayanın temyiz kudretini haiz bir  kişi olacağını, Mahkemede açılan  devir işleminin iptali davasının  görüldüğü sıra da da  temyiz kudretini haiz olduğunu, davada  kendisini temsil edecek konumda olduğunu, bu nedenle de kararın bozulması gerektiğini, Kesinleşmemiş  BAM kararı nedeniyle  davacı hakkında  hala  kısıtlılık  işlemi yapılarak  vasiye  temsil hakkı tanınmasının yerinde olmadığını, bu nedenle de  kararın bozulması gerektiğini, Kısıtlılığın kaldırılmasına  dair İzmir BAM 6.hukuk Dairesinin 2019/3073 – 2480  esas Karar numaralı 26. 12. 2019  tarihli  kararla   kısıtlılığın kaldırılmasının  kaldırılması istemiyle istinaf edilen  Uşak  Sulh  hukuk mahkemesi kararının bozulduğunu ve dosya  hakkında  yeniden  karar  verilmek üzere dosyanın mahkemesine  iade edildiğini, ancak mahkeme dosyası içerisinde  iade üzerine  yeniden yargılama  yapıldığına  ilişkin  bir  kesinleşmiş karar olmadığını, bu şekilde usulü bir eksiklikle  karar  verilmesinin bozmayı gerektirdiğini beyanla, usul ve yasaya  aykırı olarak  ve  eksik yargılamayla  verilen  İstanbul 18. Asliye  Ticaret Mahkemesinin  2020/95    Esas,    2021/895    Karar Sayılı 14.12.2021 tarihli kararının duruşmalı olarak incelenerek  bozulmasına  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, savrukluk nedeniyle mahkeme kararı ile  kısıtlanan davacının vesayet altına alındıktan sonra davalı ile imzaladığı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Somut olayda,  Uşak 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1128 Esas sayılı dosyası ile 12/06/2008 tarihinde vasi adayı davacı ... tarafından,  TMK'nun 406 mad uyarınca savurganlığı, malvarlığını kötü yönetmesi sonucunda kendisini ve ailesini darlık ve yoksulluğa düşüren , sürekli korunmaya ihtiyaç duyulan ...'ın kısıtlanmasına karar verilmesi talebiyle vesayet davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 18/06/2009 Tarih ve 2008/1128 Esas- 2009/565 Karar sayılı karar ile; ''1-4721 Sayılı TMK. 404. vd. ve özellikle 406. Uyarınca ... TC KİMLİK NOLU ...' IN KISITLANMASINA, 2- Aynı kanunun 419/ son mad uyarınca kısıtlının ... TC KİMLİKNOLU BABASI ... IN VELAYETİ ALTINA ALINMASINA,3-Velinin kısıtlının taşınmazının bağışlanması vakfedilmesi yada üçüncü bir kişinin borcu için ipotek edilmesi,kefil olunması konuları hariç ve izin alınması gerekli hususlar dışında velayet hakkından kaynaklanan diğer tüm tasarrufları TMK.352 ve devamı maddelerinde belirtilen şekilde kısıtlının mallarını yönetmekte gereken özeni göstermek suretiyle yerine getirmekte ve mahcuru temsil etmekte serbest ve yetkili olduğuna,4- Kararın ilan edilmesine, Vasiye tebliğine, temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmemesi üzerine hükmün 15/07/2009 tarihinde kesinleştiği, veli ...'ın 20/01/2017 tarihli talep dilekçesi ile; Vesayet kararının kaldırılması talebi üzerine  Uşak 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin 28/03/2017 tarih ve  2008/1128 Esas- 2009/565 Karar sayılı ek kararı ile;Talebin KABULÜNE, Mahkemenin 18/06/2009 tarih ve  2008/1128 esas 2009/565  karar sayılı ... TC kimlik  nolu ... hakkında verilen  KISITLILIĞIN KALDIRILMASINA, istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM 6 HD. 'nin 13/5/2019 Tarih ve  2019/853 Esas - 2019/943 Karar sayılı kararı ile;Talep edenin  istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28.3.2017 Tarih 2008/1128 Esas 2009/565 Karar sayılı ek kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak karar verildiği ve davacı hakkındaki kısıtlama kararının devam ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece, davacı vasisine vesayet makamından TMK 462/8 madde hükmü gereğince dava açmak için izin alması ve bu hususta mahkemeye bilgi vermesi için 2 haftalık kesin süre verildiği,  Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28/09/2020 Tarih ve 2008/1128 Esas - 2009/565 Karar sayılı ek kararı ile; Talebin kabulü ile , Kısıtlı ...'ı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/95 Esas sayılı  davasında temsil  etmek üzere velisi ...'a TMK 'nun 462/8 maddesi uyarınca  husumete  izin verilmiştir. Davaya konu Merkez/Düzce adresinde faaliyet gösteren ... ... Ltd. Şti.'nin tek ortaklı olarak davalı tarafından kurulduğu, şirket ana sözleşmesinin 31/08/2016 tarihinde sicile tescil edildiği ve 07/09/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davalı ...'nın şirkette mevcut 2000 Payını  50.000,00 TL. karşılığında Düzce ... Noterliğinin 17.10.2016 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir sözleşmesi ile Merkez/ Uşak adresinde ikamet eden TC. Uyruklu ... TC. nolu ...'a devrettiği ve 17/10/2016 tarihinden itibaren şirketin tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğu görülmüştür Davaya konu Düzce ... Noterliğinde yapılan 17.10.2016 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir sözleşmesinin tarafları davacı ... ve davalı ... olduğu, bu sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundaki ... ... Ltd. Şti.'nin sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkin davada husumet yöneltilememesi usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin şirketin davaya dahil edilip kayyum atanmadan karar verildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı  ...'ın Uşak Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/02/2009 tarih ve 2008/1128 Esas -2019/565 Karar sayılı kararı ile ' TMK. 404. vd. ve özellikle 406. Uyarınca  kısıtlanmasına karar verildiği ve mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere kısıtlılık kararının ilan edildiği,  davacı kısıtlı ile davalı arasında Düzce ... Noterliğinde yapılan 17.10.2016 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir sözleşmesinin vesayet tarihinden sonra yapıldığı ve  TMK. nun 15.maddesi uyarınca kanunda ayrık durumlar saklı kalmak kaydıyla ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmayacağından sözleşmenin hükümsüz olduğu ancak TMK.  451 Maddesinde;'' Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir.'' hükmü düzenlenmiş olup   Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere,Kısıtlı ...'ın davalı ile yapmış olduğu hisse devir sözleşmesine velisi ...'ın katılmadığı gibi sonradan bu işleme onay vermediği de gözetildiğinde, dava konusu sözleşmenin hükümsüz olduğu ve kararın HMK. 367/2 Maddesi uyarınca kesinleştikten sonra infaz edileceği anlaşılmakla; İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne yönelik verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabulüne yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki  istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0- TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f38d3162e9fff36","SID":"7d4cca0a67f23bb2"}}