{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/641 Esas <br>KARAR NO: 2024/1446 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/634 Esas -  2021/909 Karar <br>TARİHİ:12/10/2021<br>DAVA: Alacak (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  davalı şirketin davaya konu 30.06.2016 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli çeki keşide ederek dava dışı ...'a verdiğini, çekin dava dışı ... Meşrubat firması tarafından ciro edilerek davacı bankaya verildiğini, davacı bankanın çekin yasal hamili olduğu, davalı Şirket tarafından keşide edilmiş olan çekin süresinde takibe konu edilememiş olması nedeni ile davalı tarafın TTK 732. Maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmiş olduğu 10.000,00 TL bedelin fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Bakırköy 6. Asliye Mahkemesi'nin 13.03.2016 tarih 2016/204 E. 2016 838 K. sayılı kararı ile keşidecisi ... Ltd. Şti'nin ... bank Çatalca Şubesine ait 30.06.2016 tarihli ... seri nolu çekin iptal kararını dava dışı ...'ın aldığını, davaya konu çek bedelinin dava konusu çekin iptalini talep eden ve resmi çek hamili olduğunu ibraz eden dava dışı ...'a ödendiğini, bu sebeple çek bedelini ödeyen davalı şirketin sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/10/2021 tarih ve 2020/634 Esas - 2021/909 Karar sayılı kararında; \"Dava, davalı tarafından keşide edilen davacının hamil olduğu 30/06/2016 keşide tarihli, ...  numaralı 10.000 TL bedelli çekin tahsiline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirkete ait 30/06/2016 keşide tarihli ... namına yazılı 10.000 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıdan sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacaklı olup olmadığı hususlarındadır. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2016 tarih, 2016/204 esas ve 2016/838 karar sayılı ilamı ile dava konusu çekin iptaline karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularında bankacı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, 11/08/2021 havale tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacı bankanın; dava konusu çek ile ilgili yasal zaman aşımı süresi içinde takip yapılmadığından kambiyo hukukundan doğan haklarını yitirdiği, çekin yasal hamili konumunda olduğu, çeki düzenleyen davalı ... Ltd. Şti. nin süresi içerisinde ödemeyi yapmadığından kaynaklı olarak TTK 732. Maddesi gereğince davacı banka tarafından davalıya gidilebileceği yasal düzenleme gereği olduğu, ancak, davalı şirketin davaya konu çek bedeli olan 10.000,00.-TL'yi, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/204 E. 2016/838 K. Sayılı Kararına istinaden, son hamil olan dava dışı ...'a ait banka hesabına 02.12.2016 tarihinde yatırdığı ve çek keşidecisi olarak o tarihte çek hamiline karşı bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği değerlendirilir ise, davalı şirketin şu anki hamil davacı banka zararına ve kendi yararına sebepsiz zenginleşmediği değerlendirileceğini, Mahkemece aksi kanaate varılması ve davalı şirketin çek hamili davacı bankaya karşı sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılması halinde ise; zamanaşımına uğrayan ve bu nedenle kambiyo senedi vasfını kaybederek yazılı delil başlangıcına dönüşen çekteki vade tarihinin; temel ilişkiye dayanılarak yapılan bir takip veya açılan bir davada temerrüde esas alınıp alınamayacağı sorusu ortaya çıktığı, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 12.11.2019 tarihli ve 354 sayılı kararı ile: İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu dosyasının konusu her ne kadar \"Temel ilişkiye dayalı alacak istemleri ile ilgili olarak düzenlenen ve zamanaşımına uğramış kambiyo senedine dayanarak açılan dava veya girişilen icra takiplerinde temerrüt tarihi olarak zamanaşımına uğrayan senette belirtilen vade tarihinin mi yoksa genel hükümlere göre belirlenen temerrüt tarihinin mi esas alınacağı\" olarak belirlenmiş olsa da; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2019 tarihli ve ... sayılı yazısı ile konunun \"Zamanaşımına uğrayan ve bu nedenle kambiyo senedi vasfını kaybederek ( yazılı ) delil başlangıcına dönüşen bonodaki vade tarihinin; temel ilişkiye dayanılarak yapılan bir takip veya açılan bir davada temerrüde esas alınıp alınamayacağı\" olarak değiştirilmesinin ihtiyacı daha iyi karşılayacağı hususu belirtilmiş olduğundan İçtihadı Birleştirme konusunun bu şekilde değiştirilmesine karar verildiği, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi görüş yazısında: zamanaşımına uğrayan kambiyo senetlerinde (poliçe, bono ve çek ) kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ise de taraflar arasında temel ilişki bulunması hâlinde, bu senetlere ( yazılı ) delil başlangıcı olarak dayanılabileceği bu hâlde senetten dolayı alacağı bulunduğunu iddia eden alacaklının hakkım (vazıh) delil başlangıcına ek olarak tanık dâhil her türlü delille ispat edebileceği, zamanaşımına uğramış bonoda kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirildiği için artık senedin vade tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilemeyeceği, temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun temerrüdünü düzenleyen TBK'nın 117/1 maddesi gereğince ayrıca temerrüt ihtarı çekilmesinin gerektiği, aksi hâlde temerrüt faizinin takip veya dava tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, içtihatların Daireleri ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesi ve 15. Hukuk Dairesi kararlan doğrultusunda birleştirilmesi gerektiğine karar verildiği, davalı ... Ltd. Şti.in Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/204 E. 2016/838 K. Sayılı Kararı'na istinaden, davaya konu çek bedeli 10.000,00.-TL'yi 02.12.2016 tarihinde, ilgili mahkeme kararı uyarınca o dönem son hamil olan dava dışı ...'a ait banka hesabına yatırdığı gözetilerek; yükümlülüğünü yerine getirdiği ve huzurdaki davada son hamil olan davacı banka zararına sebepsiz zenginleşmediği kanaatine varılması halinde davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği, Mahkeme'nin aksi kanaat ile davalı şirketin son hamil olan davacı banka zararına sebepsiz zenginleştiğine karar verilmesi halinde; davacı banka tarafından davalı şirkete temerrüt ihtarı çekilmediğinden temerrüt faizinin dava tarihi olan 03.07.2020 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, kanaati bildirilmiştir. Taraflar arabuluculuk görüşmelerinde anlaşamamış ve arabuluculuk son tutanağı dosyamıza sunulmuştur.  6102 Sayılı TTK'nun 818/1-b maddesi delaletiyle aynı yasanın 732. Maddesi hükmü çekler hakkında da uygulanacaktır. 6102 Sayılı TTK'nun 732. Maddesinde \"(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. (2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. (3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez.  (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir. \"hükmü düzenlenmiş olup, söz konusu hüküm  Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için hamil ya doğrudan temel borç ilişkiye dayanmalı, yada 6102 Sayılı TTK'nun 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanmalıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/8345 esas ve 2014/213 karar sayılı kararı). Somut davamızda hamil çekin zamanaşımı süresi içerisinde takip yapılmaması sebebiyle kambiyo hukukundan doğan haklarını yitirmesi sebebiyle  6102 Sayılı TTK'nun 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanmıştır.  6102 Sayılı TTK'nun 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanılarak dava açma husumet ehliyeti çekin meşru hamiline aittir ve pasif husumet ehliyeti de çekin keşidecisine aittir. Somut davamızda davacı dava konusu çekin meşru hamili olup dava açma husumet ve dava ehliyeti bulunmakta ve davalı da dava konusu çekin keşidecisi olup pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nun 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayalı olarak açılan iş bu davada aynı kanun 732/4 maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükümlülüğü keşidecide olup, keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamalıdır. Somut davamızda keşideci dava konusu çek bedelinin çeki elinde bulunduran ve ödeme yasağı sebebiyle çek bedelini tahsil edemeyen hamil ...'a ödediğini savunmuş ve buna ilişkin dekontu dosyaya sunmuştur. Söz konusu çek bedelinin ödendiğine dair dekontta açıkça çek numarası da yazılmak suretiyle ödeme yapıldığının sabit olduğu, bu ödemenin söz konusu çek hakkında Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2016 tarih, 2016/204 esas ve 2016/838 karar sayılı ilamı ile çek iptali kararı verildikten sonra 01/12/2016 tarihinde ve iş bu dava açılmadan çok önce yapıldığı anlaşılmıştır. Ödeme dekontu ve tarihi dikkate alındığında keşidecinin çek bedelini gerçekten ödediği ve kötü niyetli ödeme yapmadığı ve sebepsiz zenginleşmediği anlaşılmış ve keşideci tarafından üzerine düşen ispat külfeti yerine getirilmiştir. Keşidecinin yetkili ve meşru hamil aleyhine sebepsiz olarak zenginleşmediği sabit olduğundan açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, açılan davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin davaya konu olan 30.06.2016 keşide tarihli 10.000.00 TL bedelli çeki keşide ederek dava dışı ...'a verdiğini, söz konusu çekin davadışı ... Gıda Mad. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ciro edildiğini ve davacı bankaya verildiğini; müvekkili bankanın çekin yasal hamili konumunda olduğunu, çekin süresinde ödenmemesi üzerine ibraz edildiğini ve çek hakkında T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/204 E. numaralı dosyasından ödeme yasağı kararı verildiğini; çek ile ilgili yasal zaman aşımı süresi içinde takip yapılamadığından müvekkili bankanın kambiyo hukukundan doğan haklarını da yitirdiğini; bu nedenle davalının Müvekkil Banka aleyhine TTK. 732. madde uyarınca çek bedeli kadar sebepsiz olarak zenginleştiğini,  bu nedenle çek bedeli olan 10.000,00.- TL bedelin sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren (vade tarihinden itibaren) işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili amacıyla iş bu sebepsiz zenginleşme davası açıldığını, Mahkeme gerekçeli kararında bildirilen çek iptali davasına konu çek aslı müvekkili banka nezdinde bulunmasına ve müvekkili bankanın bu çeklerin meşru hamili olmasına rağmen çek iptali davasından haberdar olunamadığı için davaya müdahale talebinde bulunulamadığını, müvekkili bankanın bilgisayar kayıtlarına göre, ... numaralı çekin 21/01/2016 tarihinde müvekkili banka borçlusu ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Çorum Şubesi'ne teslim edildiğini; görüleceği üzere çek asıllarının Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/204E. numaralı dosyasından iptal davasının açılış tarihi olan 01/03/2016 tarihinden önceki bir tarihte müvekkili banka nezdinde bulunmakta olduğunu, Çek iptali davalarının hasımsız açılıp görülmekte ve verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekte olduğunu; bu nedenle verilen kararların, ne senedin keşidecisini ne de yapılan ilanlara rağmen elinde bulunan senetleri dava dosyasına ibraz edemeyen senet zilyedini bağlamayacağını; iptal kararının, çeki iptal ettiren davacının maddi hukuk açısından alacaklı olduğunu göstermeyeceği gibi, senedi elinde bulunduran 3. kişinin hakkının sona erdiğini de göstermeyeceğini, kıymetli evrakın niteliği gereği senedin hamilin iradesi dışında yitirilmesi halinde, kıymetli evrak üzerindeki hak sahiplerinin korunması gerektiğini; senet hamili olduğunu iddia ederek zayii kararı alan ile senet borçlusu (keşideci) arasındaki ilişkilerin iptal kararının oluşmasıyla başlayacağını ve yürürlükte kaldığı sürece devam edeceğini, iptal kararının sadece hak sahipliğinin tanısına (teşhisine) olanak verdiğini; zayii kararının senet ilgililerinin borçluluğunu saptama ve kesin hükmü niteliğinin  olmadığını; bu yüzden borçlunun iptal kararına karşın iptal kararı alanın hak sahibi olmadığını öne sürebileceğini, borçlunun, iptal kararı hamilinin alacaklılık sıfatına yönelik olarak öne sürdüğü bu def’ilerin dayanağını kanıtlaması durumunda iptal kararının hiçbir sonuç yaratmayacağını ve etkisini tümüyle yitireceğini; iptal kararının senet yerine geçen hak sahipliğini kesin olarak ifade edecek biçimde bir belge olmadığını, zayii kararını alan karar hamilinin, gerçekte hak sahibi olmadığını bilerek ödeme sebebiyle borçlunun sorumluluğunun devam etmesinin asıl olup, iyiniyetin ispatını kıymetli evrakı elinde bulunduran hamilin değil borçlunun ispat etmesi gereken ve MK’nun 6. maddesine de uygun bir sonuç olduğunu, senette yerleşen hak senetten ayrı olarak dermeyan edilemeyeceği gibi başkalarına da devredilemeyeceğini; buna göre senede dayanarak istemde bulanan kimsenin behemehal senedi elinde bulundurması gerektiğini, Alınan iptal kararlarına müsteniden senet bedelini tevdi eden veya doğrudan doğruya iptal kararı hamiline ödeyen borçlunun, kaybolduğu iddia edilen senedin sonradan gerçek ve yetkili hamil tarafından ibraz edilmesi halinde ona karşı ödeme def’inde bulunmasının mümkün olamayacağı için ikinci kez senet bedelini ödemesinin icap edeceğini, (Y.11.H.D 10.05.1979 gün, 480.E 2529 K. E. Ertekin, K.li Evrakın zayii sebebiyle iptal davasının Hukuki Sonuçları 1980 AÜHF.sh.41 43), borçlunun edasını, hakkı olmadan talepte bulunan şahsa yaptığı takdirde borcundan kurtulamayacağını ve ‘‘kötü ödeyen iki kere öder.’‘ karinesine göre ikinci kere ödeme tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını; böylece borçlu hak sahipliğini araştırma mükellefiyetini üstlendiğini, aksinin kabulü halinde senet hamilinin hakkını ortadan kaldıran ve senede mündemiç olan hakkı yok sayan bir sonuca ulaşılmış olacağını; böyle bir sonucun ise hakkın senede bağlılığı ve ‘‘senet şartı’‘ kuralının ortadan kalkmasının sonucunu doğuracağını, İptal kararını alan sair bir deyişle senedi zayii ettiğini iddia ederek zayi kararının hamili olan kişinin, hakkını senetsiz olarak istemesine rağmen, borçlu tarafından, davacının alacaklı sıfatı bulunmadığı ya da borcun mevcut olmadığı yahut bu miktarda bulunmadığını ileri sürmesi ile genel hükümler çerçevesinde tahsil davası açıp hakkını kanıtlaması ile alacağına kavuşmasının yapılan açıklamaların doğal bir sonucu olduğunu; Yargıtay’ın çeşitli dairelerinde yaklaşımının duraksamaya yer vermez şekilde bu yolda olduğunun görüldüğünü,Müvekkili bankanın çekin yasal hamili konumunda olduğunu; yasal hamil konumundaki müvekkili bankaya söz konusu çek nedeniyle  bir ödeme yapılmadığını, Yargıtay 11. HD. 14.11.2016 T. E: 144, K: 8812 sayılı kararında özetle 'Çekin halen davacı yetkili hamilin elinde bulunmasının, çek bedelinin ödenmediğine karine teşkil edeceği- Ödemenin, ancak ciranta ile hamil veya keşideci ile hamil arasında düzenlenmiş yazılı bir belgeyle ispat edilebileceği- Keşideci davalı ile dava dışı lehtar/ciranta arasında görülen ve kesinleşen dosyada verilen kararın bu davada taraf olmayan dosyanın davacısını bağlamayacağı ve aleyhine sonuç doğurmayacağı-Davacının çekin meşru hamili olduğu ve keşidecinin davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayamadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-'ne ilişkin karar verildiğini, Davalı keşidecinin, keşide etmiş olduğu çekten dolayı T.T.K. 732.maddesi gereğince çeke ciro yoluyla hamil olan son hamile karşı sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlü olduğunu; somut olayda davalı ödeme definde bulunmuş olup ödemeyi taraflarına yaptığını kanıtlaması gerektiğini,  Yargıtay 19. HD. 08.05.2014 T. E: 5625, K: 8924 sayılı kararında özetle 'İbrazdan sonra çeki bankaya ibraz eden hamil dışındaki kişiye ödeme yapılması kötü ödeme sayıldığından, davalı keşidecinin davacı hamile karşı olan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gibi ibraz edilen belge her zaman düzenlenebilecek belgelerden olup dosyaya sunulan tarihsiz ibraname de her zaman düzenlenebileceğinden bu belgelere itibar ederek hüküm kurmasının isabetsiz olduğu-'na ilişkin karar verildiğini, Dava konusu çekin müvekkili banka tarafından 11/07/2016 tarihinde bankaya ibraz edildiğini; mahkemenin gerekçesine esas aldığı tahsilat makbuzunun tarihinin ise 01/12/2016 olduğunu; ibrazdan sonra çeki bankaya ibraz eden hamil dışındaki kişiye ödeme yapılması kötü ödeme sayıldığından, yerel mahkemenin bu belgelere itibar ederek yazılı şekilde hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından çekin müvekkili banka tarafından ibraz tarihinden sonra dava dışı ...'a  yapılan ödeme yukarıda belirtilen Yargıtay kararında belirtildiği üzere kötü ödeme sayılacağını ve davalının müvekkili bankaya olan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, kararın dilekçe ekinde gönderildiğini, Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında, çek iptali davasının maddi hukuk anlamında kesin hüküm teşkil etmemesi, keşidecinin çek iptali kararı alan cirantaya karşı ödeme yaparken iyi niyetli olup olmadığı yönünde araştırma yapmaması, bankaca çek ibraz edilmiş olmasına rağmen ibraz tarihinden sonra ödeme yapmış olması ve çekin yasal hamili olan müvekkil bankaya ödeme yaptığını ispat edememesi doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararın bozulması ya da  yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, İleri sürerek, yukarıda ve yerel mahkeme dosyasında arz ve izah edilen ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yüklerilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nun 818/1-m bendi atfı ile TTK'nun 732 maddesine dayalı olarak, zamanaşımına uğramış çek bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  Davacı yan; dava konusu keşidecisi davalı ... Ltd. Şti., lehdarı ... olan, ... Çatalca şubesine ait, 30/06/2016 keşide tarihli, ... çek nolu, 10.000,00-TL bedelli çeki müşterisi ... firmasından 21/06/2016 tarihinde ciro yolu ile temlik aldığını, çekin süresinde ödenmemesi nedeniyle ibraz edildiğini ve çek hakkında Bakırköy 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/204 esas sayılı dosyasında ödeme yasağı kararı verildiğinin anlaşıldığını, akabinde çekin zamanaşımı süresi içerisinde takibe konulmamış olması nedeniyle, kambiyo hukukundan doğan hakların kaybedildiğini, TTK'nun 732 maddesi uyarınca, davalı keşidecinin davacı aleyhine çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, çek bedelinin sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiştir.  Davalı yan; keşidecisi olduğu dava konusu çek ile ilgili lehdar ... tarafından 01/03/2016 tarihinde açılan  zayi nedeniyle çek iptali davasında, Bakırköy 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/204 esas, 2016/838 karar sayılı kararı ile çekin iptaline karar verdiğini, ... tarafından kesinleşen iptal kararının kendisine ibrazı üzerine çek bedelinin banka havalesi yolu ile ...'a ödendiğini, çek bedeli iptal kararına dayalı olarak ifa talep eden lehdar/hamile ödendiğinden sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddi talep etmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, çek iptali kararının kesin hüküm teşkil etmemesi nedeniyle, iptal kararı alan kişiye yapılan ödemenin keşideciyi yetkili hamile karşı borcundan kurtarmayacağı, bu nedenle davalının ...'a yaptığı ödemenin onu davacıya karşı olan sorumluluğundan kurtarmadığı, bu ödemenin davacıya karşı def'i olarak ileri sürülemeyeceği, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat için davacı bankaya ödeme yaptığını ispatla yükümlü olduğu, davacının tarafı olmadığı Bakırköy 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/204 esas, 2016/838 karar sayılı dosyasında gerek davanın açıldığı gerekse kararın verildiği tarihler itibariyle çekin hamili olduğu, davanın kabulü gerektiği yönündedir.  Dava konusu çekte keşidecinin davacı, lehdarın dava dışı ..., cirantaların sırasıyla .../ ... ve ... San ve Tic Ltd Şti olduğu, çek üzerinde ibraz tarihi ve kim tarafından ibraz edildiğine dair bilgi  bulunmadığı, yalnızca \"işbu çek ile ilgili olarak T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/204 esas sayılı kararı ile ödeme yasağı kararı bulunduğundan işleme alınmamıştır\" ibaresinin ve bu ibare altında ... Çorum Şubesi kaşesinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından, dava konusu çekin süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edildiğine dair delil sunulmamıştır. Bakırköy 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/204 esas, 2016/838 karar sayılı 13/10/2016 kararı ile dava konusu çekin zayi nedeniyle nedeniyle iptaline karar verildiği, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen dekont kapsamından, \"333956  nolu çalınan çekin ödemesi\" açıklaması ile çek lehdarı ...'a 02/12/2016 tarihinde 10.000,00-TL ödeme yapıldığı görülmüştür.  Çek yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edilmez veya süresinde ibraz edilmesine rağmen zamanaşımı süresi içerisinde tahsili talep edilmez ise, TTK'nun 808. maddesi uyarınca hamil, kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybeder. Bu durumda hamil, TTK'nun 818/1-m bendi atfı ile TTK'nun 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde keşideciye başvurabilir. Bu davada keşideci/davalı sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü altındadır. Somut olayda; mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere; davacının dava konusu çeke dayalı ve kambiyo hukukundan doğan haklarını kaybetmesi nedeniyle TTK'nun 732 maddesi uyarınca davalı keşideciye başvurabileceği, davalının davacıya ödeme yaptığını değil, sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü altında olduğu, dava dışı lehdarın, aldığı zayi nedeniyle iptal kararına dayalı olarak keşideci davalıya hakkını senetsiz olarak ileri sürmesi karşısında, lehdara çek bedeli kadar ödeme yapan davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmemiş olacağı, davalının ödeme hususunu sonradan düzenlenmesi mümkün bir makbuz yahut ibraname ile değil, yukarıda içeriği açıklanan dekont ile ispatladığı, bu saptamalar karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf karar harcının alınmasına yer olmadığına3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb37b2f96f811bfc","SID":"b692871248cec886"}}