{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                   <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t       <br>ESAS NO\t: 2020/562 <br>KARAR NO\t: 2024/1329<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE\t: Doç.Dr. ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/09/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/251 E.-2019/829 K.<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:   <br>DAVALI\t: <br><br><br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkili şirketin yurtdışında prefabrik yapı, inşaat ve taahhüt sektöründe faaliyet gösterdiğini, Gabon'da yapımını üstlenmiş olduğu \"... Toplu Konut Projesi\"nin davalıya devreden ... Sigorta A.Ş. tarafından sorumluluk sigortası ile sigorta altına alındığını, proje devam ederken alt işveren bünyesinde çalışan ...'un geçirmiş olduğu iş kazasına ilişkin olarak Ankara 31. İş Mahkemesinin 2017/1 E., 2018/127 K. sayılı dosyası kapsamında yargılama yapıldığını, davanın davalı ... şirketine ihbar edildiğini, yargılama bittikten sonra alt işveren işçilerinin geçireceği iş kazaları sigorta poliçesi kapsamında olduğundan davalı ... tarafından davadan kaynaklanan giderlerin -avukatlık ücreti hariç olmak üzere- ödendiğini, davalı şirketin  avukatlık ücretinin poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle bu taleplerini reddettiğini, davalının taraflar arasında düzenlenen poliçenin 4. sayfasının sondan ikinci paragrafındaki, \"Sigortalı/sigorta ettirenin, zarar gören üçüncü kişi tarafından aleyhine bir istem ileri sürülmesi halinde, zarar gören üçüncü kişinin talebini haksız çıkarmak ve işbu poliçe çerçevesinde sigortacının tazminat ödeme borcunun ortaya çıkmaması amacıyla yapacağı makul giderler sigortacı tarafından ve işbu poliçede aksine hüküm bulunmadıkça sigorta teminatından karşılanacaktır.\" hükmü uyarınca müvekkilinin sigortacının tazminat ödeme borcunun ortaya çıkmaması amacıyla aldığı hukuki desteğe ilişkin giderlerden sorumlu olduğunu, davalının TTK'nın 1426, 1448 ve 1474. madde hükümleri gereğince de sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6.339,38 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; müvekkili ile davacı şirket arasında tanzim edilen İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile müvekkilinin sigortalının bünyesinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda, işveren nezdinde SGK'ya tabi olarak çalışan işçilerin işverenden talep edileceği tazminat tutarlarının poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere teminat altına alındığını, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin sorumluluğunun İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ve söz konusu poliçe özel şartları dahilinde belirleneceğini, <br>Davacı şirketin asıl işveren sıfatını haiz olduğu projede, alt işverenin işçisi konumunda olan ...'un iş kazası geçirdiğinden bahisle Ankara 31. İş Mahkemesi’nin 2017/1 Esas sayılı dosyası nezdinde davacı şirket aleyhine maddi manevi tazminat talepli olmak üzere dava açılmış olup, yargılamanın davacı şirket aleyhine sonuçlandığını, <br>Davanın avukatça takip edildiği ve avukata ücret ödendiğinden bahisle haksız ve hukuka aykırı olarak talepte bulunulduğunu, talep edilen giderin sigorta poliçelerine ancak \"hukuksal koruma teminatı\" adı altında bir teminat verilmek suretiyle dahil edilebileceğini, ayrıca bir hukuksal koruma sigortası poliçesinin tanzim edilmesinin de mümkün olduğunu, \t<br>İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın \"Sigorta Teminatının Kapsamı\" başlıklı maddesindeki avukatlık ücretinin, yargılama nezdinde mahkemece karşı taraf lehine hükmedilecek olan avukatlık ücreti olduğunun açık olduğunu, sigortalının kendi avukatına ödediği avukatlık bedelinin teminat kapsamında olmadığını,<br>Yine Genel Şartların \"Zarar Vukuunda Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri\" başlıklı maddesinin f bendinde, \"Dava açılması halinde davanın takip ve idaresi için sigortacının göstereceği avukata lazım gelen vekaletnameyi vermek\" hükmünün yer aldığını, Genel Şartların \"Tazminat Miktarının Tespiti\" başlıklı maddesinde ise, \"Dava açılması halinde, davanın takip ve idaresi sigortacıya aittir.\" hükmünün yer aldığını, buna göre sigortacının, İşveren Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında davayı kendi belirleyeceği bir avukat ile takip ile mükellef olduğunu, sigortalının kendi adına bir avukat yetkilendirmesinin ise sigorta poliçesi kapsamının haricinde bir tasarruf olduğunu, <br>Davacı tarafça talep edilen avukatlık bedelinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1426. ve 1474. maddesinde bahsi geçen \"Makul Giderler\" kapsamında değerlendirilemeyeceğini, <br>Savunarak, davanın reddine, aksi kanaatte olunursa dosyanın sigorta hukuku bilirkişisine tevdi edilmesine, müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesince; \"...Davacı vekilince, eldeki dava ile, davacı şirket tarafından dava dışı Avukata ödenen akti vekalet ücretinin davalıdan tahsili gerektiği ileri sürülmüş ise de; Taraflar arasında düzenlenen işyeri sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında, davacı sigortalı şirket bünyesinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda, işçilerin işverenden talep edileceği tazminat tutarlarının poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere teminat altına alındığı, İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın \"Sigorta Teminatının Kapsamı\" başlıklı maddesinde açıkça ifade edildiği üzere; bu kapsamda talep edilebilecek tazminatın, dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretleri ile sınırlı olduğu, madde metninde yer alan 'Avukatlık ücretleri' tabirinden anlaşılması gerekenin, davacı aleyhine açılan/açılacak davalarda, mahkemece davacı aleyhine hükmedilen karşı vekalet ücretlerine ilişkin olduğu, buna göre davacı şirketin dava dışı avukata ödediği akti vekalet ücretini, sigorta poliçesi kapsamında davalı ... şirketinden talep etmesinin olanaklı olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Davacı vekilince, dava dışı avukata ödenen vekalet ücretinin, Türk Ticaret Kanunu 1426, 1448 ve 1474. maddeleri kapsamında makul gider olarak kabulü gerektiği belirtilmiş ise de; TTK 1426. maddesinde belirtilen ''makul giderler'' ibaresinin akti vekalet ücretini kapsamadığı, mahkemelerden istenebilecek tespit işlemleri ve benzeri işlemlere yönelik giderleri kapsadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöndeki iddiasına da hukuki değer atfetmek olanaklı görülmemiş\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasındaki poliçenin 4. sayfasının sondan ikinci paragrafında, \"Sigortalı/sigorta ettirenin, zarar gören üçüncü kişi tarafından aleyhine bir istem ileri sürülmesi halinde, zarar gören üçüncü kişinin talebini haksız çıkarmak ve işbu poliçe çerçevesinde sigortacının tazminat ödeme borcunun ortaya çıkmaması amacıyla yapacağı makul giderler sigortacı tarafından ve işbu poliçede aksine hüküm bulunmadıkça sigorta teminatından karşılanacaktır.\" düzenlemesinin bulunduğunu, müvekkilinin zarar gören üçüncü kişinin talebini haksız çıkarmak ve poliçe çerçevesinde sigortacının tazminat ödeme borcunun ortaya çıkmaması amacıyla hukuki destek aldığını, yapılan bu giderin makul giderlerin de ötesinde zorunlu bir gider olduğunu, <br>Kaldı ki davalının TTK'nın 1426, 1448 ve 1474 maddeleri hükümleri gereğince ödeme yapmak zorunda olduğunu, anılan hükümler gereği rizikonun gerçekleşmesi sonucu müvekkili şirketin aleyhine açılmış davaları takip için anlaşmış olduğu avukatın ücreti makul gider değil zorunlu bir gider olduğu gibi, dava ile ilgili avukatın yapacağı konaklama, seyahat, para karşılığı alacağı mütalaa ve uzman görüşü gibi giderlerin de karşılanması gerektiğini, açılan davanın davalı şirkete ihbar edildiğini ancak davalı şirket avukatlarının davayı takip etmediğini, müvekkilinin bütün itiraz ve savunmaları anlaşmış olduğu avukatı aracılığı ileri sürdüğünü ve takip ettiğini, sonucunda sigorta şirketinin  ödeyeceği tazminat tutarı, faizi ve yargılama giderlerinin düştüğünü, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, iş kazası sebebiyle aleyhine açılan davadan dolayı avukata ödenen vekalet ücretinin taraflar arasındaki İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı olarak tahsili istemine  ilişkindir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle benzer nitelikteki uyuşmazlıkla ilgili aynı yöndeki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.01.2018 tarih ve 2016/6547 E., 2018/622 K. sayılı kararı kapsamına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubuyla kalan 373,20 TL.'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>09/10/2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  10/10/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d4907a2139985e6","SID":"5c819ddb31377ddd"}}