{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2022/2757<br>KARAR NO\t: 2024/2341<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...   (...)<br>ÜYE\t: ...\t\t\t\t\t(...) <br>ÜYE\t: ...         (...)<br>KATİP\t: ...      (...)<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACILAR\tMüteveffa davacı ... - ... mirasçıları; <br>\t: 1- ... - ... <br>\t:  2- ... - ... <br>\t: 3- ... - ... <br>\t: 4- ... - ... <br>\t: 5- ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... -  <br>DAVALI \t: 1- ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... -  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 10.10.2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 10.10.2024<br><br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.03.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... <br>...’nün sürücüsü, davalı ...’nün maliki ve davalı şirketin zorunlu trafik sigortacısı <br>olduğu ... plakalı kamyonetin 17.07.2018 tarihinde seyir halinde iken arka yan kapağının açılarak yol kenarında durmakta olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını, ve hastaneye sevk edildiğini, yapılan incelemeler sonucu sağ göz kaybı ile sağ bacakta kuvvetsizlik,<br>yüz kısmında ve koku alma duyusunda kayıp meydana geldiğini, ayrıca bir başkasının bakımına <br>muhtaç duruma düştüğünü, efor kaybı yaşadığını, özel olarak yapılması gereken ameliyat ve sair <br>tedavi gideri olarak 12.000,00 TL tedavi gideri, 5.000,00 TL civarında ulaşım, beslenme ve <br>barınma gideri sarf ettiğini, davalılar tarafından sadece tedavi için yol, barınma ve beslenme <br>gideri olarak 2.000,00 TL ödeme yapıldığını, tedavi giderlerinin ödenmesi için ...’na müracaat <br>etmelerine rağmen talebin reddedildiğini, maluliyetten kaynaklı ve sair zararların ödenmesi için <br>davalı ... şirketine müracaat ettiklerini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, <br>arabuluculuk sürecinden de olumlu bir netice alınamadığını, davacının manevi olarak da büyük <br> mağduriyetler yaşadığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak maluliyetten <br>kaynaklı çalışma gücü kaybı, efor kaybı ve ekonomik geleceğin bozulmasından kaynaklı olarak <br>800,00 TL, tedavi süresince ulaşım, barınma ve yeme-içme bedeli olarak 100,00 TL olmak üzere <br>toplam 900,00 TL maddi tazminatın dava ve temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek ticari <br>temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiliNİ, tedavi gideri olarak sarf <br>edilen 12.000,00 TL’nin şimdilik 100,00 TL'lik kısmının 09.08.2018 tarihinden itibaren yasal faizi <br>ile birlikte davalı ...’ndan tahsilini, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren <br>işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...’den müşterek ve müteselsilen <br>tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacılar vekili 08.02.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini maluliyetten kaynaklı tazminat bakımından, davacı ... 5.305,62 TL'ye, ... için 3.979,21 TL'ye, ... içn 3.979,21 TL'ye, ... için 3.979,21 TL'ye ve ... için 3.979,21 TL'ye olmak üzere toplam  21.222,46 TL'ye, 100,00 TL olarak talep ettikleri tedavi giderini 12.000,00 TL'ye olmak üzere toplamda 33.222,46‬ TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... . vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın müvekkili <br>nezdinde sigortalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminat kapsamında <br>olmadığını, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının maluliyet oranının adli tıp kurumu tarafından belirlenmesiNİ, <br>tazminatın aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar <br>verilmesini talep etmiştir.   <br> <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının göz hastalığı tedavisini herhangi bir sağlık kurum ve kuruluşunda görev yapmayan ancak serbest olarak faaliyet yürüten <br>bir göz hastalıkları hekimine tedavi olduğunu, hastanın özel sağlık kuruluşu veya muayeneye resmi <br>herhangi bir sağlık kurum ve kuruluşundan sevkli olarak gitmediği tedaviyi uygulayan hekimin özel hastası olduğu anlaşıldığından 12.000,00 TL tedavi masrafına davacı-hastanın kendisi <br>tarafından karşılanması gerektiğini beyan etmiştir.<br>Davalılar Ali ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaşının ileri <br>olduğunu bu bakımdan çalışma ve işgücü gücü kaybına uğradığını ve meydana gelen zararını <br>ispatlaması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının da kusurlu olduğunu, kamyonetin kapağının açılmasında müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkilleri tarafından davacıya tedavi, yol, yemek ve konaklama masrafı olarak 2.000,00 TL <br>ödeme yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br> <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,  1.450,91 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 19.771,55 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 21.222,46 TL maddi tazminatın   davalı ...Ş yönünden temerrüt tarihi  olan 13.12.2018 tarihinden itibaren ,  diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 17.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde ) davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile  ... 1. Noterinin ... yevmiye numaralı veraset ilamındaki payları oranında ölü davacı ... mirasçılarına verilmesine, davacının talep etmiş olduğu 100,00 TL belgesiz tedavi giderinden feragat etmesi sebebiyle davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ve ... aleyhine açtığı belgesiz tedavi gideri talebinin reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı tedavi gideri talebinin kabulü ile, 12.000,00 TL tedavi gideri tazminatının dava tarihi olan 19.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile ... 1. Noterinin ... yevmiye numaralı veraset ilamındaki payları oranında ölü davacı ... mirasçılarına verilmesine, davacıların davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile  ... 1. Noterinin ... Yevmiye numaralı veraset ilamındaki payları oranında ölü davacı ... mirasçılarına verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın iş mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın esasa girilmeden öncelikle sadece görev yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini, müteveffa davacı hasta ...'nın tedavi ve ameliyatını mesleğini serbest olarak icra eden göz hastalıkları hekimi Op. Dr. ... 'un yaptığını, bu hekimin müvekkili kurumla protokollü/sözleşmeli olarak herhangi bir sağlık kurum ve kuruluşunda görev yapmadığını, ve müteveffanın tedavi ile ameliyatının ...  Hastanesinde yapılmış olduğundan dilekçesinde bildirdiği madde gereği söz konusu tedavi masraflarının hastanın kendisi tarafından karşılanmasının gerektiğini, davacının kaza sonrası acil olarak kaldırıldığı hastaneden itibaren tıbbi kayıtlarında, hastanın yüzde yumuşak doku zedelenmesi, kalp ile ilgili sorunları ve siyatik sinir hastalığı kayıtlara geçmiş, göz yaralanmasından bahsedilmemiş ve bu konuda hiçbir sevk işlemi yapılmamış olduğunu, bu nedenle hasta ...'nın muayene ve tedavisine ait 01/08/2018 tarih ve ... sıra numaralı Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 12.000,00 TL tutarlı serbest meslek makbuzunun müvekkili kurum tarafından ödenme imkanı bulunmadığından, durumun davacı tarafa bildirilmiş olduğunu, davacının fatura bedelini ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talebinin de yerinde olmadığından, mahkemece verilen kararın müvekkili kurum yönünden bozulmasının gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>Karara karşı davalılar ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosyadan aldırılan bilirkişi raporları ile müvekkili davalılara isnat edilen kusur oranının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatinde olduklarını, mahkemece hükmedilen tazminatların fahiş olduğunu, yerel mahkeme tarafından hükmedilen faiz türü ve faizin başlangıç tarihlerinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ...'nın, mevcut kazadan hemen sonra gittiği hastanede, gözüyle ilgili herhangi bir problem ortada yokken, kazadan 3 hafta sonra gözünde sorun olduğunu iddia ettiğini, kaza sebebiyle olduğu iddia edilen gözdeki bozuklukların, 3 hafta sonra ortaya çıkmasını anlayamadıklarını, maddi tazminat için yasal faize hükmedilmesi gerekirken ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf etmiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Somut olayda, davalı sürücü ...'nün 17.07.2018 günü yönetimindeki ... plaka sayılı açık kasa kamyonet ile çift yönlü ... Caddesini takiben ... istikametinden ... istikametine seyredip, ... Tekel Büfe önlerindeki olay mahalline geldiğinde, kasanın arka üst kapağın sağa doğru kendiliğinden açılması ve sağ tarafta yol kenarında, banket içerisinde bulunan davacı yaya ... ...’ya çarpması sonucu, yayanın yaralanmasıyla sonuçlanan tazminat davasına konu kaza meydana gelmiştir.<br>Dosya kapsamındaki ifadeler, CD içerisindeki KGYS kamerası görüntüleri, tanzim edilen tutanak, çizilen kroki, olay mahallinde sonradan çekilmiş fotoğraflar ve tespit edilen diğer tüm mevcut verilere göre; davalı sürücü ..., idaresindeki açık kasa kamyonet ile gece vakti, meskun mahalde, çift yönlü yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olduğu olay mahalline geldiğinde, mevcut görüntü ve tespitlerden anlaşılmakla, kasanın arka kapaklarını açılmayacak şeklide sabitlemeye özen göstermeyip, ihmali sonucu araç seyir halinde iken kendiliğinden sağ tarafa açılan arka kapağın yol kenarında, banket içerisinde bulunan davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ..., gece vakti, olay mahallinde, yol kenarında banket içerisinde bulunduğu sırada, ... istikametinden gelmekte olan davalı sürücü ...’nün kullandığı açık kasa kamyonetin arka üst kapağının sağa doğru açılması ve kendisine çarpması sonucu meydana gelen olayda, oluşa etken hatalı tutum ve davranışı olmadığından, sonuçta kusursuz olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalılar ... ve ... vekilinin hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br><br> Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 04.02.2022 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinafı haklı görülmemiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda 17.07.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'nün sürücüsü, diğer davalı ...'nün işleteni olduğu aracın, vefat eden davacıya  çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının %35 oranında malul kalacak biçimde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi, TMK 4 maddesindeki hakkaniyet ilkesi,  birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekilinin hükme esas alınan faiz türüne ve başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Somut uyuşmazlıkta, bu nedenle yazılı şekilde faiz başlangıç tarihine hükmedilmesi yerinde görülmüştür. <br>Öte yandan davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu ... plakalı aracın ruhsat kaydına göre ticari kullanımda olduğu anlaşıldığından mahkemesince hükmolunan tazminatlara ticari faiz uygulanması yerinde bulunmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi haksız görülmüştür. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin   2022/6752 E,  2023/1960 K;  2022/9596 E -  2022/16018 K;  2021/16589 E - 2022/13345 sayılı kararları)<br>Davalı ... vekilinin görevli mahekemeye yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>  Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden biri yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usûlüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece uyuşmazlığın çözülmesi gerekir.<br>O halde, gerek davalı araç sürücüsü, işleteni ile davalı  şirketinin sorumluluğu ve gerekse de ...'nın aynı maddî olaydan  kaynaklanmış  ve  zarar  tek  olmakla,  davaların birlikte görülmesi ve bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince çözüme kavuşturulması gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunumştur. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin  2018/1420 esas : 2018/3255 karar sayılı kararı) <br>Davalı ... vekilinin hükmedilen tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>\tTedavi gideri, yaralanan kişinin sadece hastanede yapılan giderleri olmayıp bunun dışında ilaç, pansuman, medikal malzeme gibi doğrudan tedaviye bağlı giderler dışında, tedavi sırasında yapılacak diğer zorunlu giderler de tedavi giderleri içerisindedir. Bu giderlerin tamamının fatura ile kanıtlanması mümkün değildir. Bu konuda TBK 50/II maddesi yol gösterici nitelikte olup aynı zamanda zararın gerçek miktarını belirleyecek olan hakime de bir görev yüklemektedir.<br>\t25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde \"trafik  kazaları  nedeniyle  üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık  hizmet  bedellerinin  kazazedenin  sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı\" düzenlenmiş, bu düzenlemeler ile trafik kazasından  kaynaklanan ve KTK'nun 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur.<br>\tÖncelikle belirtmek gerekir ki, ..., 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında, tüm tedavi giderlerinden değil, ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden ... sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir.<br>\tSomut olayda; dava konusu uyuşmazlık gerçekleşme tarihi ve dava tarihi 6111 Sayılı Yasa’nın yürürlüğünden sonraki bir tarihtir. Davacı tarafından talep edilen ve belgelendirilen tedavi giderleri 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesi kapsamında olup, davacı vekili yapmış olduğu  belgeli tedavi giderleri yönünden ... aleyhine dava ikame etmiş ve 12.000,00 TL değerinde serbest meslek makbuzu ibraz etmiştir. Davalı ...'dan 12.000,00 TLlik serbest meslek makbuzuyla yapılan ödeme için başvuru yapılarak bu faturanın ... tarafından ödenip ödenmediği sorulmuş gelen müzekkere cevabı uyarınca ödenmediği görülmüştür.<br>Davacının talep etmiş olduğu belgeli tedavi giderlerinin ... kapsamında kalıp kalmadığı yönünden hazırlanan doktor bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun bulunarak hükme esas alınmış ve 12.000,00 TL olan belgeli tedavi giderinin ...'nın sorumluluğunda olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekili ve davalılar ... ve ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken davalılar ... ve ...'den alınması gereken 4.182,10 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.707,75 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.474,35‬ TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı ... harçtan muaf olduğundan istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, <br>4-Davalı ... ve davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 10.10.2024<br><br>     ...             ...  \t\t\t        ...                  ...<br>      Başkan ...                Üye ...                 Üye ...                    Katip ...<br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9514d0f51f0d7e1","SID":"f4cdc83d4b0d31c6"}}