{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2807 - 2024/2346<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2807<br>KARAR NO\t: 2024/2346<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1-  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... Sigorta Anonim Şirketi<br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 10.10.2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 10.10.2024<br><br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 02.07.2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin ağır yaralandığını, meydana gelen kazada .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasında alınan rapora göre, plakası bilinmeyen aracın asli, davalı tarafça sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in tali kusurlu, müvekkillerinin içinde bulunduğu araç sürücüsü ...'in kusursuz olduğunun tespit edildiğini, BK. M.61 gereği müteselsil sorumluluk gereği, taleplerinin tamamının sigorta şirketinden karşılanmasını talep ettiklerini, müvekkilleri yönünden yapılacak tazminat hesabının eğitim durumlarına göre yapılması gerektiğini, davalıya yapılan 28.06.2019 tebliğ tarihli başvuruya rağmen bir ödeme yapılmadığını,  davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her davacı için 50,00 TL, toplamda 200,00 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacılar vekili 31.03.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini davacı ... için 135.558,53 TL'ye, davacı ... için ise 61.381,83 TL'ye olmak üzere toplamda 196.940,36 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ... sayılı ve 08.05.2017/2018 vade tarihli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluğun kusur oranında olduğunu, dava öncesi geçerli bir başvuru yapılmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu tarafından belirlenmesini, SGK ödemelerinin tespit edilerek varsa ödemelerin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, şirketin temerrüde düşmediğini aynı zamanda davanın açılmasına da sebebiyet verilmediğini, ancak yasal faiz istenilebileceğini, netice olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı ... tarafından kalıcı maluliyetten kaynaklı olarak 50 TL değerli açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı ... tarafından kalıcı maluliyetten kaynaklı olarak 50 TL değerli açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı ... tarafından kalıcı iş göremezlikten kaynaklı açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 135.558,53 TL'nin temerrüt tarihi olan 11/09/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ... e verilmesine, davacı ... tarafından kalıcı iş göremezlikten kaynaklı açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 61.381,83 TL'nin temerrüt tarihi olan 11/09/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ... e verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinden davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sonucunda nefes darlığının başlamış olup daha öncesinde bu şekilde bir şikayeti olmayan müvekkilinin neden nefes darlığı şikayeti olduğu, nefes darlığı şikayetinin kaza ile bağlantısı olup olmadığı incelenmeden engellilik oranın %0 olarak belirtilmiş olup, eksik inceleme ile  rapor oluşturulduğundan  29/01/2021 tarihli ATK raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 29/01/2021 tarihli ATK raporunda dikkate alınan 12/11/2020 tarihli ...  Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin raporunda müvekkiline solunum fonum fonksiyon testi yapılmış olduğunu ve çıkan sonuçların, normal olan solunum testine ilişkin sundukları değerleri gösterir tablodan anlaşılacağı üzere normal olmadığını ancak hatalı olarak normal kabul edildiğini ve bu nedenle müvekkilinin engel oranının %0 çıktığını, yerel mahkeme tarafından rapora itirazlarının irdelenmeksizin müvekkili ... yönünden davanın reddine karar verildiğini, müvekkili davacı ...'in dava konusu kaza nedeniyle maluliyetinin bulunmakta olduğunu ancak yerel mahkemece itirazları irdelenmeksizin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan Adli Tıp Kurumuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş olduğunu beyan ederek davanın reddedilen kısmı yönünden kaldırılması ile kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; çelişkili kusur raporlarına göre hüküm kurulması ve itirazlarının dikkate alınmamasının hükmün hatalı olmasına yol açtığını, hesap raporunun ve hesaplama yönteminin kabulü mümkün değilken bu raporun esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla dosyaya sunulmuş olan hesap raporu ile müvekkili şirket tarafından kontrol amaçlı aktüerya uzmanı bilirkişiden aldırılan hesap raporu arasında rakamsal olarak ciddi çelişki bulunduğunu ve davacı ...'in hesaplama yaşının yanlış olduğunu, geçici iş görememezlik talebinin, tedavi gideri sayılması sebebiyle SGK’nın sorumluluğunda olması gerektiğinden reddinin gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davacılar ... ve ... vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.<br>Davacılar ... ve ... vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporlarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. <br>  Mahkemesinde, davacı ... yönünden hükme esas alınan 24.11.2021 tarihli Adli Tıp Anabilim Kurumu ilgili İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 02.07.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\"  hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. <br>Yine mahkemesinde, davacı ... yönünden hükme esas alınan 29.01.2021 tarihli Adli Tıp Anabilim Kurumu ilgili İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 02.07.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\"  hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. <br>Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. <br>Davalı vekilinin, davacılar ... ve ... yönünden kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Dosyamıza davalı vekilince UYAP sistemi üzerinden gönderilen 02.02.2023 tarihli dilekçede özetle; davacılar ... ve ... yönünden davacı vekiline asıl alacak, faiz ve ferileri, ve vekalet ücretinin ile birlikte ödendiğini ve müvekkili şirketin davaya konusu tazminat bakımından tamamen, gayri kabili rücu olmak üzere, mutlak ve kesin şekilde ibra edildiğini bu nedenle bu davacılar yönünden konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği ayrıca vekalet ücreti ve yargılama masrafı taleplerinin olmadığının bildirildiği görüldü. <br>Dosyamıza davacılar ... ve ... vekilince gönderilen 03.02.2023 tarihli dilekçe ile özetle; davalı ile varılan mutakabat neticesinde müvekkilleri ... ve ... yönünden taraflarına asıl alacak, faiz ve ferileri ve vekalet ücretinin birlikte ödendiği ve davalı şirketin davaya konusu tazminat bakımından tamamen, gayri kabili rücu olmak üzere, mutlak ve kesin şekilde ibra edilmiş olduğunu bu nedenle bu müvekkilleri bakımından sulh olduklarından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini talep ettiklerini ayrıca vekalet ücreti ve yargılama masrafı taleplerinin olmadığının beyan edildiği görüldü.<br>\"6100 sayılı HMK'nun 314. maddesi \"Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.<br> (2)(Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. <br>(3)(Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir\" düzenlemesini içermektedir.<br>Davacılar ... ve ... vekili ve davalı vekili yaptıkları sulh sözleşmesi gereği tarafların sulh olduğunu bildirerek sulha ilişkin ibranemeyi dosyaya sunmuştur. <br>Buna göre tarafların ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra sulh oldukları sulh kapsamında davacılar ... ve ...'in talep etmiş olduğu kalıcı iş göremezlik tazminatı ile trafik kazasından kaynaklı yaralanma sebebi ile uğramış olduğu zararın tümünün davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığı, yine bu davacılar ile davalının bu dava sebebi ile yapmış oldukları yargılama gideri ve vekalet ücretinin de sulh kapsamında talep edilmediği bildirilerek sulh kapsamında karar verilmesini talep eden dilekçeler sunulduğu anlaşılmıştır.<br>Eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince 26.05.2022 günlü karar ile davanın davacılar ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiş ise de, davalı ... Sigorta A.Ş'nin yargılama devam ederken davacıların tüm zararını karşıladığı, davacıların sulh sözleşmesi ile fazlaya dair haklarını saklı tutmadığı, bu kapsamda davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. <br> İlk derece mahkemesinin kararından sonra taraflar arasında sulh sözleşmesi yapılmış olmakla, yukarıda açıklandığı gibi davalı sigorta şirketinin aleyhinde açılan trafik kazasına bağlı yaralanma sebebi ile geçici ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklı tazminat davasının yargılaması sırasında davacılar ... ve ...'in tüm zararının karşılanmış olduğu ve davanın bu davacılar yönünden konusuz kaldığı anlaşılmıştır <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; <br>2-Davacı ... tarafından kalıcı maluliyetten kaynaklı olarak 50,00 TL değerli açılan maddi tazminat davasının REDDİNE, <br>3-Davacı ... tarafından kalıcı maluliyetten kaynaklı olarak 50,00 TL değerli açılan maddi tazminat davasının REDDİNE,<br>4-Davacılar ... ve ... tarafından açılan davaya ilişkin olarak taraflar arasında yapılan sulh sözleşmesi gereği davanın konusuz kalması nedeni ile esas hakkında karar verilmesine yer OLMADIĞINA,<br>Harç yönünden:<br>5-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davacılar ... ve ...'den alınması gereken toplamda 855,20 TL karar harcının davacılar tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplamda 717,4‬0 TL harçtan mahsubu bakiye 137,8‬0 TL harcın bu davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>b-)-İlk derece mahkemesince 26.05.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, tahsil edilmiş ise karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davalıya iadesine,<br>6-Düzenlenen sarf kararına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davalıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,<br>Yargılama giderleri yönünden:<br>7-Davacılar ve davalı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraf vekillerinin talebi doğrultusunda üzerlerinde bırakılmasına,<br>8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>Vekalet ücreti yönünden:<br>9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan red olunan kısım yönünden A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan;<br>a-50,00 TL vekalet ücretinin ... den alınarak davalıya verilmesine, <br>b-50,00 TL vekalet ücretinin ... dan alınarak davalıya verilmesine,<br>10-Davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekilinin talepleri doğrultusunda taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>11-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>12-Harçlar Kanunu gereğince davacı ... ve ...'den  alınması gereken toplamda 855,20 TL istinaf karar harcının, davacılar tarafından peşin yatırılan 80,70 harçtan mahsubu ile bakiye 774,50 TL harcın bu bu davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>13-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>14-Davacı ...'in gider avansından sarf edilen 92,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına,<br>15-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,<br><br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 10.10.2024<br><br>    <br>      Başkan                  Üye                   Üye                      Katip  <br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d27b49c92dc22d8","SID":"2e274e99a8e160ce"}}