{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1214 <br>KARAR NO\t: 2024/1521<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                            K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t      ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/226 E.  -  2022/211 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t:  Haksız rekabetten kaynaklanan kazanç kaybına dayalı maddi<br>\t\t   tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/04/2022 Tarih ve 2020/226 Esas - 2022/211 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, tarafların ... Kuyumcular Çarşısı'nda kuyumcu olduklarını, davacının 17 no.lu, davalı Şirketin ise 18 no.lu bağımsız bölümde faaliyetini sürdürdüğünü, davalının dükkanını çarşının ortak alanına doğru bir metre genişletmek suretiyle müvekkilinin dükkanı ve camekanını kapatarak 1989 yılından itibaren müşterileri tarafından fark edilmesine mani olduğunu ileri sürerek, haksız rekabet, kazanç ve müşteri kaybından dolayı fazlaya ilişkin  haklarının saklı kalması kaydı ile 1.000,00 TL'nin haksız eylemin gerçekleştirildiği 1989 yılından bugüne kadar işlemiş faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekili, ...'nın asıl malik olduğunu, davanın ... Kuyumculuk yönünden husumeten reddinin gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin ecrimisil olarak değerlendirilmesi halinde 5, haksız fiil olarak değerlendirilmesi halinde 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, her halükarda davanın zamanaşımına uğradığını, Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi ve Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tarafları ve konuları aynı olan dava nedeniyle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin herhangi bir imar aykırılığına sebebiyet vermediğini, dava konusu yer dahilinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde imar affı kapsamında yapı kayıt belgesi aldığını, müvekkilinin kendi mülkünde tadilat yapmasının, yenilenmeye gitmesinin mülkiyetin tanıdığı en doğal haklardan olduğunu, mülkiyet hakkını kullanırken aşırılığa gitmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının dükkanını çarşının ortak alanına doğru bir metre genişletmek suretiyle davacının dükkanı ve camekanını kapattığı, halen  davacının müşterileri tarafından fark edilmesine mani olduğu, bu durumun haksız rekabet, kazanç ve müşteri kaybından dolayı davacının % 25 oranında zararına neden olduğu, davalıların   yapı kayıt belgesi almasının haksız rekabetten dolayı tazminata hükmedilmesine engel oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 17.184,16.TL haksız fiilden kaynaklı tazminatının dava tarihi olan 27/07/2018 tarihinden itibaren  işleyecek  avans faizi ile birlikte  davalılardan  alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/573 Esas sayılı dosyasında  düzenlenen üçlü bilirkişi kurulu raporunda belirlenen % 25 zarar oranına muhalefet eden kuyumcu bilirkişi ... tarafından müvekkilinin zarar oranının %40 olduğunun tespit edildiğini,  gerçekleşmiş zararı en doğru şekilde tespit edecek olan  bilirkişinin uzman kuyumcu bilirkişi olduğunu, işbu dosyada %25 oranında zarar oluşacağını açıklayan son bilirkişi raporuna itibar edilmesinin doğru olmadığını, zararın % 40 üzerinden hesaplanmasının ve hükmolunacak tazminata haksız eylem tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın bu şekilde kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; husumet, hukuki yarar yokluğu, derdestlik ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu dükkan için düzenlenen yapı kayıt belgesi ile tadilatın hukuka uygun hale geldiğini, alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla avans faiz uygulanmasının da hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, haksız rekabetten kaynaklanan kazanç kaybına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ... Kuyumcular Çarşısı'nda 17.nolu bağımsız bölümde kuyumcu olduğu, davalı ...'ın aynı çarşıda 18 no.lu bağımsız bölümün maliki olduğu ve burada ... Kuyumculuk Ltd.Şti. tarafından kuyumcu dükkanı işletildiği,  Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2014 tarih, 2006/1576 Esas, 2014/269 Karar sayılı kararı ile davacının davalı ... aleyhine açtığı müdahalenin meni davasının kabulüne, ... parselde inşa edilen binanın 18 nolu maliki olan davalının, binanın 28/04/1987 tarihli tasdikli projesine aykırı şekilde bina ortak alanına doğru vitrinini 1,10 metre uzatarak davacıya ait 17 nolu dükkana yan bitişik tarafından 0,30 metre tecavüz etmek suretiyle yaptığı müdahalesinin menine, yapının eski haline getirilmesine, davalılara yönelik alacak talebinin miktarı bakımından asliye hukuk mahkemesinin görev sınırında kaldığından asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2015 tarih, 2015/14750 Esas, 2015/13660 Karar sayılı kararı ile düzelterek onanmak suretiyle kesinleştiği, bu dosyadan tefrik edilen kısmi maddi tazminat davasında Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/02/2018 tarih, 2015/573 Esas, 2018/36 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, 2000 TL'nin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın miktar itibariyle kesin olduğu, bu kez davacının, davalıların eyleminden kaynaklanan bakiye kazanç kaybı alacağı için işbu davayı açtığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıların eylemi nedeniyle davacının % 25 oranında kazanç kaybına uğradığının kabul edildiği, belirlenen oranın Dairemizce de dosya kapsamına uygun bulunduğu, davalıların vaki haksız rekabet eylemi nedeniyle gerçekleşen zarardan birlikte sorumlu oldukları,  Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2014 tarih, 2006/1576 Esas, 2014/269 Karar sayılı eski hale getirme kararının, dava tarihinden sonra 25/01/2019'da infaz edildiği, davalı tarafça yine dava tarihinden sonra 16/08/2018'de yapı kayıt belgesi alınarak yapının imara uygun hale getirildiği savunulmuş ise de bu belgenin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan hukuka aykırılığı ortadan kaldırmadığı, haksız rekabet eylemi devam ettiği sürece alacak zamanaşımına uğramayacağından davalılar vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2016 tarih, 2015/10473 Esas, 2016/5194 Karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2019 tarih, 2018/5196 Esas, 2019/6627 Karar sayılı kararlarının da aynı yönde olduğu, dava haksız rekabetten kaynaklandığından TTK'nın 4.maddesi uyarınca avans faizine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu, işbu davada daha önce açılan kısmi davada dava konusu yapılmayan alacak kesimi talep edildiğinden derdestlikten söz edilemeyeceği  anlaşılmakla, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-Ancak, ilk derece mahkemesince davacının ilk dava tarihi olan 04/08/2016 tarihinden işbu davanın açıldığı tarihe kadar olan kazanç kaybının davalılardan tahsiline karar verildiği halde, hükmedilen toplam 17.184,16 TL'lik tutara dava tarihi olan 27/07/2018'den itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır. Zira hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının zararı yıllar itibariyle ayrı ayrı belirlenmiş olup, dava özü itibariyle haksız fiile dayandığından, davalıların ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmeksizin hükmedilen alacağa zararın gerçekleştiği dönem sonları itibariyle faiz işletilmesi gerekir. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 06/04/2022 gün ve 2020/226 Esas - 2022/211 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın KABULÜNE, <br>\tToplam 17.184,16 TL maddi tazminatın;<br>\t1556,50 TL'sinin 31/12/2007 tarihinden,<br>\t1.236, 28 TL'sinin 31/12/2008 tarihinden,<br>\t1.916,56 TL'sinin 30/06/2009 tarihinden,<br>\t2.467,26 TL'sinin 31/12/2010 tarihinden,<br>\t860,63 TL'sinin 31/12/2011 tarihinden,<br>\t1.435,98 TL'sinin 31/12/2012 tarihinden,<br>\t2.026,83 TL'sinin 31/12/2013 tarihinden,<br>\t1.687,96 TL'sinin 31/12/2015 tarihinden,<br>\t1.151,60 TL'sinin 31/12/2017 tarihinden,\t<br>\t2.844,56 TL'sinin 30/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalılardan  alınarak davacıya ödenmesine,<br>\t4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 1.173,85-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90-TL ve tamamlama harcı 276,40 TL'nin düşümü ile kalan 861,54 TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 17.184,16-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya  verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında yapılan 750.00-TL bilirkişi ücreti, 222,25-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 6,50-TL tebligat  ücreti, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.199,45-TL olarak kullanılan yargılama giderine 35,90-TL başvurma harcı, 312,30-TL peşin ve tamamlama harç tutarı eklenerek oluşan 1.547,65-TL yargılama giderinin davalılardan  alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davalılar  tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin uhdesinde bırakılmasına,  \t<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), <br>\t9-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t10-Davalılardan alınması gerekli 1.173,85-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 293,50-TL'nin mahsubu ile bakiye 880,35-TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>12-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.\t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2024<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cfe1e0e8194df177","SID":"d2b738e2823319e2"}}