{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/554 Esas<br>KARAR NO: 2024/1473 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/451 Esas- 2021/560 Karar<br>TARİH: 06/10/2021<br>DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil bankanın Şubesi ile dava ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeyi davalının da müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, işbu sözleşmeye İstinaden taksitli ticari kredi kullandırıldığını, borcun öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle Beşiktaş ...Noterliğinin 14.02.2019 tarih ve ... yevmiye nolu tarihli kat ihtarnamesi ile 210,050,22 TL nakit alacak yönünden kredi hesabı kesilip kat edildiğini,İhtarname ile verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiğini, Davalının, asıl borca, işlemiş faize ve ferdilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, bir yıllık süre içinde itiraz iptali davası ikame edilmediği için, alacak davası açıldığını, krediye fiilen uygulanan %22,80 oranındaki akdi faizin 2 kat mertebesinde %45,60 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, asıl alacak 193.304,30 TL üzerinde işleyecek faiz ve ferileri birlikte 364.000,00 TL ulaşan alacağın hüküm altında alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile dava tarihi itibariyle 364.600 TL olan alacaklarının hüküm altına alınarak bu tutarın dava  tarihinden itibaren asıl alacak olan 193.304,30 TL üzerinden işleyecek yıllık %45,6 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde gider vergisi ile masraf ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  geçerli bir kefalet ilişkisinin varlığından söz edilebilmesi için yazılı bir sözleşmenin olmasının yanı sıra, kefilin isim ve soy ismini, sorumlu olduğu meblağ ile kefalet tarihini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesinin şart olduğunu, davaya konu sözleşmede ise bu hususların yerine getirilmediğini, bu nedenle ortada geçerli bir kefalet ilişkisinden söz edilemeyeceğinden huzurdaki davanın reddi gerekmekte olduğunu, Kefalet Sözleşmesinde, kefaletin başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirtilmiş olması sözleşmenin geçerlik koşulu olup, kefaletin bitiş tarihi belirtilmediğinden sözleşme bu yönü ile de geçersiz oluğunu ve  müvekkilinin  geçersiz olan kefalet ilişkisinden dolayı sorumlu tutulması kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin tüm sayfalarının taraflarca imzalanması gerekirken, sözleşmenin bazı sayfalarının müvekkil tarafından imzalanmamış olduğundan  sözleşmenin  bu yönü ile de geçersiz olduğunu ve davanın usulden reddinin gerektiğini,kabul anlamına gelmemek ve yukarıdaki sözleşmenin geçersizliğine yönelik itirazları baki kalmak kaydı ile, bir an için müvekkilinin kefaletinin  geçerli kabul edilse dahi, asıl borçluya takip yapılıp, takip semeresiz kalmadan müteselsil kefilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini,  huzurdaki davaya konu kredi sözleşmesinde davacı tarafça asıl borçluya takip yapılmış olduğunu, takibin  kesinleştirilmemiş, asıl borçlunun acziyet halinde olup olmadığı belirlenmeden  müvekkilleri hakkında işlem yapıldığını bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu,huzurdaki davanın bu yönü ile de reddi gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, kefalet ilişkisinin geçerli olduğu kabul edilse dahi, müvekkillerinin  sorumlu olduğu meblağın 300.000-TL ile sınırlı olduğunu, bu meblağın üzerinde müvekkillerine  sözleşmede yer almayan bir sorumluluk yükletilmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki dava 364.600-TL üzerinden açıldığını, usul ve yasaya aykırı olan davacının davasının reddi gerekmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/10/2021 tarih ve 2020/451 Esas- 2021/560 Karar sayılı kararında; \"Dava, alacak davasıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflar arasında yapılan GKS örneği, eş rızasına ilişkin muvafakatname örneği, Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarname örneği, İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası aslı, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının dosyamız içine alındığı anlaşılmıştır. Dosyamıza celp edilen İstanbul ...İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı ...bank A.Ş tarafından, davalı ... ve dava dışı ...aleyhine toplam 211.693,55 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, dava dışı ...  hakkında takibin kesinleştiği, davalı ... vekilinin ise takibe itirazı neticesinde takibin durduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, toplanan deliller ve dosya kapsamında, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 28/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı banka (...) ile dava dışı kredi borçlusu/kredi lehtarı ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı/kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan taksitli ticari kredinin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 300.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarının 193.304,30 TL kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem  kendi ve hem de dava dışı kredi lehtarının temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın müteselsilen sorumlu sayılabilecekleri, ancak, TBK’nun 584.madde hükmü uyarınca eş muvafakati tesis edildiği, eş muvafakatinde sorumlu olunacak herhangi bir limit açıkça gösterilmediği, yani hangi kefalet limiti kapsamında eş muvafakati tesis edildiğinin  belli  olmadığı, bu durum karşısında eş muvafakatinin geçerli olup olmadığı  hususunun mahkemenin takdirinde olacağı, davacı bankanın dava tarihi (04.09.2020) itibariyle alacakları; Asıl alacak 193.304,30-TL, İşlemiş faiz 153.726,33-TL, BSMV 7.686,32-TL, olmak üzere toplam 354.716,95 TL talep edilmesi gerektiği, davacının ise  davasında 364.600,00 TL talep ettiği, mahkemece raporun benimsenmesi halinde ve kefalet akdinin geçerli olduğunun kabulü durumunda, fazlaya ilişkin 9.883.05 TL (364.600.00-354.716,95 =) reddi halinde, dava tarihinden itibaren 193.304,30 TL asıl alacak tutarı yıllık %45,60 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte davalıdan istenilebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir. Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda, mahkememizce  bilirkişiden ek rapor alınması kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ek raporunda özetle; mevcut delil durumuna göre kök raporda herhangi bir revizyon yapılmayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı banka tarafından, dava dışı kredi lehtarı olan ...'a kullandırılan kredi nedeniyle, davalının müteselsil kefaletinin geçerli olup olmadığı, davalıdan kredi alacağının tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. TBK 583 .maddesine göre, \" Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.\" denilmektedir . TBK 584 göre;\"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez. (Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.\" denilmektedir. Dosya kapsamında değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki sözleşmede davalının müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu tarihi 18/06/2018 olup, sözleşme tarihinde yürürlükte olan hali ile TBK'nın 583 ve 584. maddelerindeki yasal düzenlemeler uyarınca kefaletin geçerliliğinin değerlendirilmesi gerekecektir. Davacı banka tarafından dava dışı ... ile genel kredi sözleşmesi imzaladığı, sözleşmede, davalı ...' nın 300.000,00-TL limit ile müteselsil kefil olduğu, alınan kefaletin TBK 583.maddeye uygun olduğu,  davalının TBK 584.madde de sayılan eş rızasının aranmadığı istisnalar kapsamında bulunmadığı, kefaletin geçerliliği için eş rızasına ihtiyaç duyulduğu, dosyaya sunulan tarihsiz olan,  \"MUVAFAKATNAME\" başlıklı belgenin incelenmesinde, davalının eşi ... nın imzasının bulunduğu, ancak, \"...eşim ...' nın....TL ye kadar kişisel sorumluluk üstlenmesine dair...\" şeklinde yer alan ve müteselsil kefilin sorumluluk limitini belirleyen kısmın boş olacak şekilde muvafakatnamenin  imzalandığı, kanun koyucunun yasa maddesini düzenlerken asıl amacının, kefalete rıza gösterenin, eşinin ne miktarda bir borç için kefil olduğu hususunda bilgi sahibi olarak, kefalete rıza göstermesi olduğu, somut durumda,  müteselsil kefaletin geçerli sayılması halinde bu durumun kanunun amacına aykırı olacağı ve geçerli bir kefaletin mevcut olmadığına kanaat edilerek, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemede açılan alacak davasının reddine karar verildiğini, bu kararın müvekkil ... bank A.Ş.'nin iddiaları, bilirkişi raporuna beyan ve itirazları dikkate alınmadan oluşturulduğunu, Müvekkil ile dava dışı ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'nın bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını ve eşi ...'nın muvafakatname ile kefalete rıza gösterdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalıya noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkil bankanın, alacaklarının tahsili için icra takibi başlattığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve sürecin durduğunu, ardından alacak davası açıldığını,  davalı ...'nın borcunun, dava dışı ...'a kullandırılan krediye müteselsil kefaletinden kaynaklandığını, kefaletin, TBK 583 ve 584 maddelerine uygun olarak alındığını, davalının, eş muvafakatinde kefalet limitinin belirtilmediğini savunmuşsa da, yasalara göre eşin sadece yazılı rızasının arandığını, muvafakatte limitin belirtilmesine dair bir hüküm bulunmadığını, ayrıca, davalının esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı ise, TBK 584'e göre eş rızası aranmayacağının belirtilmiş olup, davalının bu sicile kayıtlı olup olmadığının sorgulanması gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının bu yönlerden hatalı olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlu tarafından ödenmediği iddia edilen kredi borcunun müteselsil kefil olan davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı ile dava dışı ... arasında 18/06/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının söz konusu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, asıl borçlu tarafından kredi borcu taksinin süresi içerisinde ödenmemesi sebebiyle 14/02/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile hesabın kat edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında bu hususlarda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasında istinafa gelen temel uyuşmazlık; kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli olması halinde davalının davacıya borçlu olduğu miktar hususlarındadır. Mahkemece davalı kefilin kefalet için eşi ... tarafından verilen muvafakatnamede miktarın belirtilmediği ve kefaletin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. TBK'nın eşin rızasını düzenleyen 584. maddesinde eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez. Bu madde hükmüne göre kefaletin geçerli olması için kefilin eşinin yazılı rızası şart olmakla birlikte yazılı rızanın kefalette olduğu gibi eşin el yazısı ile yazılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak eşin rıza verdiği kefaletin en azından belirli olması ve muvafakat tarihinin de belirtilmesi gerekmektedir. Dava konusu genel kredi sözleşmesine davalı eşi tarafından verilen muvafakatnamede davalının kefil olduğu miktarın, genel kredi sözleşmesinin tarihinin belirtilmediği gibi, muvafakatnamenin alındığı tarihinde belirtilmediği görülmüştür. Eş rızasının sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Davalı eşi tarafından verilen muvafakatnamede ise tarih belirtilmediğinden bu şartın yerine getirilmediği ve kefaletin geçersiz olduğu açık olup, aksi yöndeki davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte TBK'nın 584/3 maddesine göre (Ek fıkra: 28/03/2013-6455 S.K./77. md) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmayacaktır. Davacı vekili tarafından bu madde hükmü uyarınca kefalet sözleşmesinde eş rızasının aranmadığı istisnai durum bulunduğuna dair geçerli yazılı bir delil sunulmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3f02a85391995b0","SID":"070fbbad8670343d"}}