{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/701 <br>KARAR NO\t: 2024/1232<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:15/12/2022<br>NUMARASI\t:2020/418 Esas - 2022/987 Karar<br><br>DAVACI\t:... - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... -  ...<br>DAVALI\t:... (T.C.No:...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... -...<br>DAVA\t:Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t:04/08/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t:26/09/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalılar ile ticari alışverişinin olduğunu; müvekkili şirketin, Günpaş asansör markası adı altında asansör makinelerinin ve yedek parçalarının üretimi, imalatı, tamiri, satışı ve pazarlaması esas olmak üzere ülke genelinde toptan ticaretini yapan, sektöründe ilk üçe giren öncü firmalardan olduğunu, müvekkili şirket ... ile davalı ... (Emosan Ticaret adlı şahıs şirketi) arasında iş bu davaya konu çek tanzim tarihinden öncesine dayalı ticari alışverişleri bulunduğunu, davalının asansör motoru ve statör gibi malzeme üretimi yaptığından müvekkili şirket tarafından davalıdan asansör motoru alımları yapılması şeklinde ticari ilişkileri bulunduğunu, yine diğer davalı ...'nin (Telsan Tel Ticaret adlı şahıs şirketi)  ise hırdavat, geri dönüşüm ve asansör motoru parçaları üretimine yarayan malzeme üretimi yaptığı için hem müvekkili şirket ile hem de diğer davalı ile işbu dava öncesinde sürekli bir ticari alışveriş içerisinde bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından  sürekli  olarak davalı ...'dan asansör motoru alınarak diğer parça üretimleri de yapıldıktan sonra  yurt içi piyasaya pazarlamasının yapıldığını, bu kapsamda müvekkili şirket ile işbu davalı arasında cari hesap bulunduğunu, ancak davalı ... adlı şahsın da motor üretimi için diğer davalıdan sürekli mal alımı yapması gerektiğinden aynı şekilde her iki davalı arasında da sürekli bir ticari alışverişin bulunduğu, bazen de müvekkili şirket tarafından tedarikçi ... adlı davalıdan mal alımı yapıldığını, bu kapsamda davalı ... tarafından diğer davalı ...'den 2019 başlarında aynı şekilde mal alımı yapılmak istendiğinde davalının vadeli mal satımı için ek teminatlar istediğini, davalının da bu teminatları verme imkanı olmadığı için müvekkili firmadan bu teminat talebini her iki davalının birlikte yaptığını, müvekkili firma da davalı ...'un alacağı malı üretimden geçirip motor olarak müvekkili firmaya vereceği nedeniyle bu teminat hususunu kabul ederek keşide yeri Gebze, 28.02.2020 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, 0015306 çek nolu, keşide yeri Gebze, 30.03.2020 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, 0015307 çek nolu, keşide yeri Gebze, 31.04.2020 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, 0015308 çek nolu, keşide yeri Gebze, 31.05.2020 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, 0015309 çek nolu, keşide yeri Gebze, 31.06.2020 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, 0015310 çek nolu beş ayrı çeki davalı ... emrine keşide ettiğini, müvekkili şirket hakkında davalı ... tarafından başlatılan Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2020/3946 esas sayılı icra takip dosyasında kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra takip dosyasına konu edilen beş  adet ve yine  ödemesi yapıldığından belirtilmeyen 2020 ocak ayı vadeli çeki ile vadesi gelmeyen 2020 yılı temmuz ayına vadeli olan çek ile birlikte toplamda 7 adet çek yani 700.000,00 TL miktarlı çekin tanzim edilerek teminat amacıyla davalı ...'ye teslim edildiğini, belirtilen icra takibinde Banka tarafından ödenen kısımların düşümü yapılarak 488.875,00.-TL üzerinden takip konusu edildiğini, sonuç olarak davalı ... tarafından işbu ilamsız icra takibinde kendisine teslim edilen teminat çekleri hakkında yani bir mal alımı veya satımına konu edilmeyen çeklerin icra takip konusu edildiğini, çeklerin tanzim tarihi olan 15.03.2019 tarihli her iki davalı ile müvekkili şirket arasında tanzim edilen yazılı sözleşmeye göre belirtilen çeklerin  müvekkili firma tarafından davalı ...'ye teminat amacıyla verildiğinin açıkça anlaşıldığını, müvekkili firmanın yukarıda açıklandığı gibi davalı ...'den her zamanki gibi  asansör motoru almak istediğini,  davalı ...'in de asansör motorunun parçalarının malzemesini her zamanki gibi diğer davalı ...'den aldığını, davalı ...'nin peşin parayı davalı ...'den alamadığı için sonuçta bu ticaretten faydası olan müvekkili firmanın teminat vermesini istemesi üzerine, müvekkili firmanın da her iki davalı arasındaki bu alış veriş için yukarıda belirtilen beş  adet çeki ve bu dava konusu olmayan ocak ayı ile temmuz ayı çekleri ile birlikte toplam yedi adet çeki yani 700.000 TL miktarlı toplam olarak belirtilen bedel olarak davalı ... emrine ve namına tanzim ederek bu şahıslara teslim ettiğini, Ocak ayı çeki yani 100.000 TL ödenerek teslim alındığı için, temmuz ayı çeki ise icra konusu edilmediğinden bu çekler ile ilgili dava açılmadığını, sözleşmede yer verilen 300.000,00 TL miktar konusunun ise; davalı ... ile müvekkili firmanın bazen direk alışveriş yaptığı için bu belirtilen 300.000,00 TL ile alakalı olan ve ekte sunulacak aynı çeklerin devamı olan 2020 yılı ağustos ayı, eylül ayı ve ekim ayı için keşide edilerek davalı ...'ye teslim edilen çeklerin karşılığı mal alındığı için bu çeklerin dava konusu yapılmadığını, zaten aynı sözleşmede bu husus açıkça  belirtildiğini, böylece aynı sözleşmede ödeme aracı olan ile teminat olarak verilenin açıkça belirtildiğini, ancak davalı ...'un müvekkili firmaya sözleşmelerin yapıldığı 15.03.2019 tarihinden itibaren bir ürün teslim etmediğinin anlaşıldığını, tüm tarafların fatura, ticari defter gibi belgeleri incelendiğinde bu husus açıkça anlaşılacağını, müvekkili firmanın mağdur edildiğini, davalı ... tarafından diğer davalıdan ürünler alınmadığını ve bu ürün bedellerinin davalı ...'ye ödenmediğinden taraflarınca verilen dava konusu çeklerin icra takibi yapıldığı  bilgisi alındığını, ancak belirtilen şekilde davalı Enderin diğer davalıdan ürün almadığı gibi müvekkillerine ürün teslimi yapmadığından çek bedellerinin icra yoluyla talep edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını,  müvekkili firmanın dava konusu çek bedelleri mukabilince davalı ... adlı şahsa yönelik bir borcu bulunmadığını, ayrıca bu çekler nedeniyle bir ticari ilişki kurulmadığını ve bir mal alımı yapılmadığını beyanla her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılar aleyhine açtıkları menfi tespit davalarının kabulüne,dava konusu yapılan  keşide yeri Gebze, 28.02.2020 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, 0015306 çek nolu davalı ... emrine tanzim edilen çek, keşide yeri Gebze, 30.03.2020 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, 0015307 çek nolu davalı ... emrine tanzim edilen çek, keşide yeri Gebze, 31.04.2020 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, 0015308 çek nolu Davalı ... emrine tanzim edilen çek, keşide yeri Gebze, 31.05.2020 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, 0015309 çek nolu davalı ... emrine tanzim edilen çek, keşide yeri Gebze, 31.06.2020 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, 0015310 çek nolu davalı ... emrine tanzim edilen  çeklerin yapılan anlaşmalar gereği müvekkili tarafından keşide edilerek davalılara teminat amacıyla teslim edilmiş olması  ve davalılarca yükümlülüklerinin  kasten ve hiçbir surette yerine getirilmemiş olması sebebiyle, yukarıda nitelikleri belirtilen beş adet ve toplamda banka tarafından ödenen kısımların düşümü yapılarak 488.875,00.-TL  bedelli çeklerden  dolayı Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2020/3946 esas sayılı icra takip dosyası üzerinden başlatılan takibe konu borçtan dolayı müvekkili şirketin davalılara  yönelik  herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, dava konusu farklı tarihli beş adet çekin iptaline böylece keşideci müvekkili şirkete iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı firmanın yıllardır asansör motor imalatı alanında çalışan, sektörde tanınan bilinen bir firma olup geniş hacimli bir ticaret ağına sahip olduğunu, bu sebeple davacı gibi birden fazla firma ile ticari ilişki içerisinde bulunup, yasal beyanlarına da uygun bir biçimde ticaret hayatına devam ettiğini, davacı tarafın huzurdaki davanın tarafları aralarındaki ticari ilişkiyi açıklama gayretine girerek sadece bunu dayanak kabul ederek haksız davasına haklı bir zemin yaratmaya çalıştığını, diğer davalı ...'ye ait Telsan Tel Ticaret isimli firmanın sadece müvekkili firmayla ticaret yaptığı izlenimi verilmeye çalışılsa da her üç firmada ortak ihtiyaçların mevcut olduğu sektörlerde çalışan firmalar olduğunu, müvekkili ...'un ...'den mal alması ne kadar olağansa davacı firmanın mal alımının da normal olduğunu, taraflar arasındaki tüm borç alacak ilişkisinin müvekkili ... sebebiyle doğduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, teminat iddialarının bu söylemlerinin dışında olup sadece haksız ve gerçek dışı iddialarına karşılık cevap olarak belirttiklerini, davacı yanın esasen müvekkili firmaya yaptığı ödemeleri şimdi sırf borçtan kurtulma kaçınma gayretiyle teminat mahiyetinde olduğu iddiası içerisinde olduğunu, davacı firmanın dilekçelerinde de ikrar ettiği üzere müvekkili davalı ...'dan mal aldığının sabit olduğunu, bu sebeple tarafların cari çalıştığı gibi müvekkiline borçlanma durumlarının da doğduğunu, sanki taraflar arasında böylesi bir ilişkinin mevcudiyeti yokmuş gibi yapılan iddiaların gerçek dışı olduğunu, bunun dışında  çeklerin niteliği itibariyle herhangi bir hukuki ilişkiye bağlanmadan tek başlarına alacak hakkı doğurduğunu ve mücerret olduğunu, bu sebeple müvekkili davalı yanın aksini ispat etme yükümlülüğünün bulunmadığını, ispat külfetinin davacı olduğunu, ilgili çeklere karşılık ödeme yapmış olması halinde işbu borçtan kaçınabileceğini, ancak böylesi bir durumun mevcut olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olup borçtan kaçınma ve zaman kazanma gayreti içerisinde olduğunu beyanla; öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine  %20'den az olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında tanzim edilip imzalanan 15.03.2019 tarihli anlaşma, dava konusu çeklerin teminat amacıyla verildiğine ilişkin yazılı delil mahiyetinde olduğunu, sözleşmeye konu ve icra takibine konu edilen çekler ve tarafları aynı olduğundan temel borç ilişkisi gereğince şahsi defilerini ileri sürdüklerini 20.09.2021, 27.12.2021 ve 26.10.2022 tarihli bilirkişi raporlarının aleyhe olan hususları hükme gerekçe yapılamayacağını, davalı ... ve ...'nin TMK m.2'ye aykırı hareket etmiş olup ilgili hüküm gereğince kötüye kullanılan hakkın hukuken korunmasının mümkün olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 15/03/2019 tarihli anlaşma nedeniyle davaya konu senetlerin teminat senedi olduğu iddiası kesinlikle gerçeği yansıtmadığından bu yönde kurulan ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih, 2020/418 Esas - 2022/987 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; İİK'nın 72. maddesine göre; takipten sonra açılmış çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. <br><br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Dava konusu Bursa 14. İcra Dairesi'nin 2020/3946 Esas sayılı dosyasında dava dışı takip alacaklısı ... tarafından 28.02.2020 keşide tarihli, 26.03.2020 ibraz tarihli, 100.000,00-TL bedelli, 30.03.2020 keşide tarihli, 30.03.2020 ibraz tarihli, 100.000,00-TL bedelli,  30.04.2020 keşide tarihli, 04.05.2020 ibraz tarihli, 100.000,00-TL bedelli,   31.05.2020 keşide tarihli, 03.06.2020 ibraz tarihli, 100.000,00-TL bedelli,  30.06.2020 keşide tarihli, 01.07.2020 ibraz tarihli, 100.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı şirket ve lehdarı davalı Emosan Ticaret-... olan çekleri ... tarafından da Telsan Tel isimli şirket sahibi dava dışı ...'ye ciro edildiği; dava dışı ... tarafından davacı ve davalı ...'a karşı takip yapıldığı; senetteki imzaya itiraz olmadığı hususunda bir uyuşmazlık olmadığı anlaşılmaktadır. <br>Davacı taraf; davalı ...'un asansör motoru ve statör gibi malzeme üretimi yaptığından davacı şirket tarafından davalıdan asansör motoru alımları yapılması şeklinde ticari ilişkileri bulunduğunu, yine diğer davalı ...'nin (Telsan Tel Ticaret adlı şahıs şirketi)  ise hırdavat, geri dönüşüm ve asansör motoru parçaları üretimine yarayan malzeme üretimi yaptığı için hem davacı şirket ile hem de diğer davalı ... ile işbu dava öncesinde sürekli bir ticari alışveriş içerisinde bulunduğunu,  davalı dışı ...'nin peşin parayı davalı ...'den alamadığı için sonuçta bu ticaretten faydası olan davacı şirketten teminat vermesini istemesi üzerine, davacı şirketin de ... ile ... arasındaki bu alışveriş için yukarıda belirtilen beş adet çeki ve bu dava konusu olmayan ocak ayı ile temmuz ayı çekleri ile birlikte toplam yedi adet çeki yani 700.000,00-TL miktarlı toplam olarak belirtilen bedel olarak davalı ... emrine ve namına tanzim ederek teminat amacıyla dava dışı ...'ye teslim edildiğini, yani dava konusu bu çekleri teminat amacıyla verildiğini iddia etmiştir.<br>Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir deyişle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmî bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45). Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (Ertekin, Erol/Karataş, İzzet: Uygulamada Ticari Senetler, Ankara, 1998, s. 693). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.<br>Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def'î olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def'înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.<br>Hemen belirtilmelidir ki, kambiyo senedinin üzerinde teminat kaydı var ise ancak neyin teminatı olduğu belirtilmemiş ise bu kayıt kambiyo senedinin mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Başka bir deyişle kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senet hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; borçlu tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Dolayısıyla senet metninden anlaşılan bu def'î mutlak def'î niteliğinde olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. (11.06.1969 tarihli ve 1969/4-6 sayılı YİBK'nın Gerekçesi).<br> İncelenen çeklerde, çeklerin teminat amacıyla verildiğine ilişkin her hangi bir ibare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay HGK'nın 14/03/2001 tarih ve 12-233/257 sayılı ve yine 20/06/2001 tarih ve 12-496/534 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere; dayanak belgenin teminat senedi olduğu iddiası, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da ayrıca hazırlanmış bir yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Yazılı belge sunulduğu takdirde, belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur. Davacı tarafça 20/03/2019 tarihli sözleşmenin yazılı delil olarak sunulduğu iddia edilmiş ise de bu sözleşmede takip dayanağı çeklere açıkça bir atıf yapılmadığı gibi, teminat olduğuna dair bir ibare de geçmemektedir. Davacı tarafından çeklerin teminat çeki olduğu kanıtlanmadığından aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. <br>Ancak; dava kambiyo senedine karşı menfi tespit davası olup iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamayan davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından davacıya yemin hakkı hatırlatılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacıya yemin hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesinden gerekir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf istemlerinin reddine, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih, 2020/418 Esas ve 2022/987 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.26/09/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3fd6c78b147c0a44","SID":"73038f04708a1fae"}}