{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/537 Esas<br>KARAR NO: 2024/1374 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2019/705 Esas - 2021/424 Karar <br>TARİH:  15/04/2021 <br>DAVA: İstirdat <br>KARAR TARİHİ: 19/09/2024   <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil şirketin fabrikasının kasasından 16.12.2018 tarihinde itiraz konusu icra takiplerine dayanak teşkil eden çeklerde dahil olmak üzere birçok çek ve nakit para çalındığını, çalınan çeklere ilişkin olarak İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/352 E. Sayılı dosyasından ödemeden men yasağı kararı verildiğini, huzurdaki dava konusu  çekin, keşidecisi ... Ticaret A.Ş. lehtarı müvekkil şirket, keşide tarihi 02.02.2019, seri no.su ... olan 200.000,00 TL bedelli ...bank çeki olduğunu, mezkur çekin 08.02.2019 tarihinde huzurdaki dava davalısı ... tarafından ...bank B. Çekmece şubesine ibraz edildiği, çekin üzerine “ödeme yasağı bulunduğundan işlememe alınmamıştır” şerhi düşülerek keyfiyetin kolluk görevlilerine iletildiğini, davalının öncelikle  İstanbul 14.  Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/1211 D. İş dosyasından ihtiyati haciz talep edilmiş, ihtiyati haciz halebinin reddedilmesi sonrasına müvekkil  şirket ve diğer birtakım mümziler yönünden doğrudan icra takibine giriştiğini belirterek, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyası ile derdest icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, şayet Mahkeme’niz aksi kanaatte ise, çek bedellerinin % 15’inden fazla olmamak üzere teminat ile icra takibinin durdurulmasına, dava konusu çekin müvekkil şirkete iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.  Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin çeki, ticaret ürünü olarak yaptığı işlere karşılık iktisap ettiğini, faturaların mevcut olduğunu, davacı şirketin ziya davasında kesin delil ileri sürerek çekleri henüz iptal edemediğini, bu sebeple de çeklerin iyi niyetli üçüncü kişilerin iktisabında bu itirazını ileri süremeyeceğini, çünkü müvekkilin çeki cirantasından aldığını, davalı müvekkilin kötü niyetli olduğu ve çeki iktisabında ağır kusurlu olduğunun davacı tarafından kesin delil ile ispatlanması gerektiğini, çekteki görünür ciro silsilesinde TTK 790 maddesi gereğince bir kopukluk olmadığını ve davalı hamilin bu nedenle yasal hamil konumunda olduğunu, diğer yandan dava konusu çekte ödeme yasağı bulunmasının hamilin hakları üzerinde etki edici olmadığını, müvekkilin iyi niyetle hamil ve çekin çek şartlarına haiz olduğunu, çekin cirantasından aldığını, herkesin imzasından sorumlu olduğunu, müvekkilin kusuru olmadığını, müvekkilin borçluların kötü niyetinden ve borçların ödenmemesinden dolayı büyük zarara uğradığını belirterek, iyi niyetli ve meşru ve iyi niyetli hamil müvekkile karış açılan davanın reddine, davacının dava konusu asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ve dava konusu alacağın % 10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.  Diğer davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davalılar tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 15/04/2021 tarih 2019/705 Esas- 2021/424 Karar sayılı kararında;\" dava hukuki niteliği itibariyle istirdat davası olup, dosyada deliller toplandıktan sonra mali müşavir bilirkişi ile inceleme yaptırılmıştır, bilirkişinin 12/01/2021 havale tarihli raporunda; ... Davacı şirketin ticari defterlerinde, dava konusu ... bank 02.02.2019 tarih ve ... numaralı 200.000,00 TL tutarlı çekin dava dışı ... Tic. A.Ş.’nden aralarındaki ticari ilişki nedeniyle teslim alındığı, açıklanmış, dava konusu 200.000 TL bedelli çekin dava dışı keşideci ... A.Ş tarafından davacıya verilmiş olduğu, çekin davacı ticari defter kayıt ve belgelerinde kayıtlı olduğu, 6102 sayılı TTK nın 792.maddesinde çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkının 790.maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür, hükmü gereği davacı çekte taraf olduğundan yetkili hamil olduğunu ispat etmiş, çekin hırsızlık olayı ile davacının elinden çıkmış ve davalı tarafından icra takibine konulmuş, davalının uyap üzerinde yapılan incelemede, farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davalarının olduğu, davalının mahkememizde de görülmek olan çok sayıda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devir alıp bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiğinden davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, hırsızlık olayına konu çok sayıda çekleri yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, ''1-Davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu istirdat davasının KABULÜ ile, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki keşidecisi ... Tic A.Ş, lehtarı... San ve Tic A.Ş, keşide yeri İstanbul olan, 02/02/2019 keşide tarihli, ... seri nolu, 200.000 TL bedelli ... bank çekinin davalıdan alınarak davacıya iadesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ... davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına dayanak oluşturan çeklerle ilgili olarak açmış olduğu davada, müvekkil şirket aleyhine verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkilin, ticari faaliyetlerini çek ve benzeri evraklarla yürüttüğü için dava konusu çekleri ticaretin olağan akışı gereği almış olup, bu çekler görüntü itibariyle çek vasfını haiz oldukları için ticari ilişkilerde kullanıldığını, mahkemenin gerekçeli kararında ise davanın istirdat davası olduğu ve dosyada mali müşavir bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi raporuna göre, çekin müvekkil şirkete ticari ilişki kapsamında verildiğini, ticari defterlerde kayıtlı olduğunu, çekin müvekkilin elinden hırsızlık olayı neticesinde çıktığını ve davalı tarafça icra takibine konu edildiğini, ayrıca, davalı tarafın birçok hırsızlık olayına karışmış olduğunu ve çok sayıda çeki hırsızlık yoluyla elde edip icra takibine konu ettiği kanaatine varıldığını, mahkemenin, davalının bu işlemleri sırasında basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğunu değerlendirdiğini, Ancak, dava konusu çeklerle ilgili olarak savcılık soruşturmasının henüz sonuçlanmadığı dikkate alınmaksızın müvekkil aleyhine hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, henüz sonuçlanmamış bir soruşturma üzerinden müvekkilin kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmesinin, müvekkilin mağduriyetini daha da derinleştirdiğini, mahkeme gerekçesinde, ticari defterlere ve benzeri belgelere bakılmasına gerek olmadığı belirtilmişse de, ticaretin olağan akışı içinde tüm evrakların eksiksiz ve düzenli tutulmasının her zaman mümkün olmadığının göz önüne alınmadığını, ayrıca, mahkemenin müvekkilin çok sayıda benzer davası olduğunu ve aynı ciro silsilesine dayandığına ilişkin değerlendirmesinin de eksik ve yanlış olduğunu, müvekkilin farklı çeklerle ilgili mağdur olduğunu beyan etmesine rağmen bu hususların dikkate alınmamasının, adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, Çek keşidecisi ... firması tarafından tedavüle çıkarılan çeklerin davacıya ticari amaçlarla teslim edildiğini, ancak davacının bu çekleri kaybettiği veya çaldırdığı iddiası olsa dahi gereken özeni göstermediğinin açık olduğunu, çeklerin tedavüle çıkması ve müvekkilin ticari faaliyetine konu olması halinde, müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığı gibi, tüm yükümlülüklerin müvekkile yüklenmesinin de hukuka aykırı olduğunu, ayrıca, müvekkilin dolandırıldığı gerçeği göz ardı edilerek mahkemenin vermiş olduğu kararın müvekkilin zarara uğrayacağını, mahkeme kararının, asıl borçluların alacaklarından kurtulmasına olanak sağlayacak şekilde verildiğini, müvekkilin mağduriyetinin göz önüne alınmadığını, Tüm bu gerekçeler doğrultusunda, müvekkilin hamil sıfatıyla korunması gerektiğini, yerleşik içtihatlar ve kanun hükümleri uyarınca sabit olup, yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılması ve müvekkilin haklarının korunması gerektiğini beyanla, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/705 E., 2021/424 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafın istinaf başvurusunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiğini, davalı tarafın dilekçesinde, savcılık soruşturmasının henüz sonuçlanmadığını ve bu sebeple mahkemece aleyhe hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunun iddia edilmesinin hukuki geçerliliği olmayan bir savunma olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesi gereğince çekin kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap edildiğinin ispatlanması durumunda, yeni hamilin çeki iade etme yükümlülüğünün bulunduğunu, bu bağlamda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2018/1227 E., 2020/321 K. sayılı kesin nitelikteki kararında, kötü niyet ve ağır kusur değerlendirilirken dikkate alınan kriterlerin somut olayda da birebir karşılandığını, Davalının çok sayıda hırsızlık suçuna konu olan çekleri elinde bulundurduğunu, farklı cirantalardan ciro yoluyla çekleri devralarak icra takiplerine konu ettiğini, basiretli bir tacir olarak hareket etmediğini ve bu nedenle çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğunu, müvekkil şirkete ait çeklerin hırsızlık sonucu davalıya geçtiğini, çeklerin müvekkil şirkete ait olmadığını ve ciro silsilelerinin sahte olduğunun da yapılan incelemelerle sabit olduğunu, müvekkil şirketin kaşesi ve imzasının gerçeğe aykırı olup, imzaların müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığını, ayrıca, müvekkil şirketin vergi kimlik numarasının da yanlış yazıldığının tespit edildiğini, Çeklerle ilgili icra takibi sürecinde, davalının pek çok hırsızlık olayında benzer cirantalardan çekleri devraldığını ve bu çekleri son hamil olarak icra takiplerine konu ettiğini, bu durumun, davalının kötü niyetli olduğunu ve çekleri edinme sürecinde ağır kusurlu hareket ettiğini gösterdiğini, ayrıca, davalı tarafın istinaf başvurusunda ileri sürdüğü \"soruşturmanın henüz sonuçlanmadığı\" iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlanarak, kovuşturma aşamasına geçildiğini beyanla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen emsal kararlar doğrultusunda, davalı ...’ın kötü niyetli olduğunu ve çekleri iktisabında ağır kusurlu olduğu sabit olduğundan, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ... aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; yasal dayanağını TTK'nın 792/1 maddesinden alan çek istirdadı talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili ve davalı  davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, dava konusu ... Finansbanka ait keşidecisi ... Tic. A.Ş., lehtarı davacı şirket, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 02/02/2019, 0417687 olan, 200.000,00 TL bedelli çekin diğer çekler ve nakit para ile birlikte davacının fabrika kasasından çalındığını, davacının çekte ciro ve imzasının bulunmamasına rağmen çekin davacı adına sahte kaşe ve imzalar ile ciro edildiğini, çekte bulunan ciroların gerçek olmadığını, çeki en son elinde bulunduran davalı  ...'in çeki kötü niyetli iktisap ederek icra takibine koyduğunu, davalı ... çeşitli hırsızlık olayları neticesinde çalınan çekleri icra takiplerine koyarak hasız kazanç elde etmeyi meslek haline getirdiğini, Uyap ortamından sorgulama yapıldığına bu şahıs hakkında bir çok suçtan soruşturma ve kovuşturma dosyalarının bulunduğunu, çalınan ve icra takibine konulan çeklerin hep aynı şirketler tarafından cirolandığını, bu hususlar dikkate alındığında davalının çekin iktisabında kötü niyetli olduğunu, bu sebeple dava konusu çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davalı tarafından dava konusu çekin düzgün ciro silsilene göre yaptığı iş karşılığı alındığını, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, ciro silsilesinde kopukluk olmadığı ve davalının meşru hamil olduğunu, imzaların istiklali ilkesi gereğince herkesin kendi imzasından sorumlu olduğunu, davalının iyi niyetli hamil olduğu, çeki iktisabında ağır kusur ve ihmalinin bulunmadığı için davalının iyi niyetli olduğunu ispat etmek zorunda olmadığını, davalının kötü niyetli olduğu ve çeki iktisabında ağır kusurlu olduğunın davacı tarafından kesin delil ile ispatlanması gerekmekte olduğunu, davanın reddine, davacının dava konusu asıl alacağın % 20’ ından aşağı olmamak üzere tazminat ve davakonusu  alacağın % 10’ u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar inkar edilmiş sayılmışlardır.  6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, kararın sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği tüm kişiler hakkında ileri sürdüğü talepleri ile ilgili olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi, talep sonucunun karşılanmaması açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir. Davacı tarafından davalılar Değerli ... San. ve Tic. A.Ş., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti, ... San. ve Tic. Ltd. Şti., .... Tic. -... aleyhine dava açılmasına, yargılamanın tüm davalılar hakkında yapılmasına, karar başlığında tüm davalıların gösterilmesine, dosya kapsamında davalılar hakkında bir tefrik kararı bulunmamasına rağmen Mahkemece hangi davalı olduğu belirtilmeden bir davalı hakkında karar verildiği ve çekin belirtilmeyen bu davalıdan alınmasına karar verildiği, ismi belirtilmeyen bu davalı dışındaki davalılar hakkında herhangi bir karar verilmediği, hüküm fıkrasının infazda tereddüt oluşturulacak nitelikte olduğu, hüküm fıkrasının bu haliyle 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca usul ve yasaya uygun olmadığı, bu husus kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerektiğinden Dairemizce de resen nazara alınmış ve kaldırma sebebi yapılmıştır. Kabule göre de;  6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen  bir çek  söz konusu  olup da  hamil  hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu çeke ilişkin olarak; ... banka ait keşidecisi ... Tic. A.Ş., lehtarı davacı şirket, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 02/02/2019, ... seri nolu, 200.000,00 TL bedelli çek olduğu, çekin arka yüzünde cirantaların sırasıyla davacı şirket, Değerli Maden ve ... San. ve Tic. A.Ş., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti, .... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Toptan Tic. - ... olduğu, çekin ibrazında İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/352 esas sayılı dosyası ile ödeme yasağı tedbir kararı verildiğinden işlem yapılmadığı şerh edildiği görülmüş, dava konusu çekin davalı .... Toptan Tic. - ... tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında icra takibine konulduğu, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/352 esas sayılı dosyasında davacı tarafından çekin zayi sebebiyle iptali davası açıldığı ve Mahkemece ödemeden men yasağı verildiği, daha sonra çek hakkında tefrik kararı verildiği, Mahkemece tefrik edilen yeni dosyanın celbedilmediği, davacının şikayeti üzerine hırsızlık suçuna ilişkin yapılan soruşturma sonucunda Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/76 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, ayrıca şüpheliler hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/20300 soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğinin davacı vekili tarafından beyan edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece \"...davacı çekte taraf olduğundan yetkili hamil olduğunu ispat etmiş, çekin hırsızlık olayı ile davacının elinden çıkmış ve davalı tarafından icra takibine konulmuş, davalının uyap üzerinde yapılan incelemede, farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davalarının olduğu, davalının mahkememizde de görülmek olan çok sayıda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devir alıp bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiğinden davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, hırsızlık olayına konu çok sayıda çekleri yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü...\" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Mahkemece dava dilekçesinde ve savunma dilekçesinde belirtilen iddia ve savunmalara ilişkin herhangi bir irdeleme ve inceleme yapılmamış, söz konusu çeke ilişkin soruşturma ve kovuşturma dosyalarının akıbetleri ve içerikleri incelenmemiş ve irdelenmemiş, davalıların söz konusu soruşturma ve kovuşturma dosyalarında taraf olup olmadıkları, haklarında soruşturma ve kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı anlaşılamamış, mahkemece ismi hükümde ve gerekçede belirtilmeyen davalının çeki  iktisabında kötüniyetli olduğu dolayısıyla davanın kabulü sonucuna varılmasını sağlayan davacının davalılar hakkındaki şikayetine ilişkin soruşturma ve kovuşturma dosyalarının akıbeti araştırılarak ve celp edilerek incelenmesi ve ceza  soruşturmasında yapılan tespitler de dikkate alınarak sonucuna  göre karar verilmesi gerekmesine rağmen eksik araştırma, inceleme ve irdeleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davalı Halis vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.  Açıklanan nedenlerle, davalı ... Tic. - ...'ın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, kaldırma sebebine göre ... Tic. - ... vekilinin sair ve davacı vekilinin istinaf başvurusu sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Tic. - ... istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2021 tarih ve 2019/705 Esas - 2021/424 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/09/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b28cbd6dc6eee331","SID":"ef315bb5934d7c67"}}