{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/477 Esas<br>KARAR NO: 2024/1369 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/661 Esas - 2021/523 Karar <br>TARİH: 22/09/2021 <br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma çalışanın, 15/08/2019 tarihinde saat 09:52 de, ... turist taşımacılığı yapılan ... plakalı araca yakıt almak üzere davalıya ait akaryakıt istasyonuna geldiğini,  Müvekkil firma çalışanının,  davalıdan 444,71 TL lik motorin aldığını, davalı firmada çalışan pompacıların, araca yakıt doldurdukları sırada müvekkil firma çalışanına, ellerinde gösterdikleri  gri bir kutu içerisindeki sıvı maddenin tasarruf sağlayıcı katkı maddesini olduğunu iddia ederek bu maddenin reklamını yapmaya başladıklarını,pompacıların  ellerinde gösterdikleri sıvının yakıta eklenmesi halinde aracın yakıt tasarrufu sağlayacağını iddia ederek, müvekkil firma çalışanına sıvıyı alması konusunda ısrar ve baskı yaptıklarını,müvekkil firma çalışanının, yapılan ısrarlara dayanamayarak kendisine yakıt tasarruf sağlayıcı olarak tanıtılan ürünü satın aldığını,pompacılar tarafından  aracının yakıt deposuna boşaltıldığını çalışanın  akaryakıt istasyonundan ayrılmak için aracı çalıştırmaya çalıştığında aracın çalışmadığını,  müvekkilin yakıt deposuna konulan sıvı nedeniyle arızalanan aracının çekici ile akaryakıt istasyonundan aldırarak ... adlı servise götürüldüğünü, aracın çalışanlar tarafından kontrol edilmesiyle yakıt deposunda bulunan zararlı ve yabancı madde nedeniyle çalışmayacağının, aracın yakıt sisteminin zarar gördüğü bu nedenle yakıt sistemine ait tüm akşamların değiştirilmesi gerektiğinin belirtildiğini,ayrıca yapılan incelemelerde; davalıya ait akaryakıt istasyonunda tasarruf sağlayıcı katkı maddesi olarak satılan sıvının, radyatör temizleme sıvısı olduğunun tespit edildiğini, Müvekkil, ... plakalı ... marka aracının arızalanan yakıt sistemi içini parçaların 5.508,89 Euro ya Almanya’dan temin ettiğini, Müvekkil firmanın, ... plakalı ... marka 2013 model ticari aracı ile ... turist taşımacılığı yapmakta olup, aracının günlük kira bedelinin yaklaşık 400,00 TL civarında olduğunu,Almanya'dan sipariş edîİen parçalarının Türkiye'ye ulaşması nedenleriyle, müvekkilin ticari aracından bir ay boyunca mahrum kaldığını, (30 gün x 400,00 TL= 12.000,00 TL hesabıyla) 12.000,00 TL de kazanç kaybına uğramıştır.tüm bu nedenlerle  haklı davanın kabulü ile; müvekkilin ... plakalı aracının yakıt deposuna, davalıya ait akaryakıt istasyonunda eklenen sıvı nedeniyle; müvekkilin arızalanan aracım tamir ettirmek için yapmış olduğu masraf ve ticari aracını bir ay boyunca kullanamaması nedeniyle uğramış olduğu kazanç kaybı zararı olan; 5.508,89 Euro tutan parça bedeli karşılığı olan 35.477,25 TL ( Euro 11/12/2019 döviz kuru olan 6,44 TL üzerinden hesaplanmıştır.) 3.540,00 TL onarım ücreti, 444,71 TL boşa giden yakıt ücreti,günlük 400,00 TL kazanç elde eden aracın 30 gün boyunca kullanılması nedeniyle uğranılan 12.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere,toplam 51.461,96 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine,yargılama harç ve giderleri ite vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  eldeki davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davacı şirket çalışanının dava konusu aracı akaryakıt pompasının yanına park eder etmez markete doğru yöneldiğini, ilgili ürünü bizzat kendisinin seçerek ve yine tutarını kasada ödeyerek, ön saha görevlisine ilgili ürünü aracının deposuna koyması talimatıyla teslim ettiğini, bu durumun kamera görüntüleriyle sabit olduğunu, bu nedenle akaryakıt istasyonu personelinin davacı çalışanına herhangi bir reklam ya da tanıtım yapmadığını, istasyon personelinin davacı çalışanına söz konusu ürünün radyatör temizleyicisi olduğunu, yakıta konulamayacağını  ifade ettiğini, davacı şirket çalışanının ise uzun yola gideceği için arcın iyi performans göstermesi gerektiğini ilgili ürünü daha evvel de aynı şekilde kullanmış olduğunu ifade ederek söz konusu ürünün işe yaradığını belirttiğini, müvekkil firma çalışanının ürünü aracın deposuna boşalttığını, hal böyleyken müvekkil şirket çalışanının davacı tarafı aldatmaya çalışması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bu durumda ortaya çıkan zarardan müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından dava  konusu aracın çalışır hale gelebilmesi için ödemek zorunda kaldığı iddia ettiği fatura ve bu tutarların ödendiğine ilişkin bir belgeyi sunmadığını, 2013 yılında üretilen ... marka davacı konusu aracın, 2020 Türkiye şartlarında 1 ay boyunca parça beklemesinin de mümkün olmadığını, davaya konu aracın yakıt deposunun 57 litre olduğunu, aracın söz konusu ürünün depoya konulmadan evvel yakıt deposunun tamamen doldurulmuş olduğu, ilgili ürünün ise 200 ml olduğu göz önüne alındığında söz konusu katlı maddesi sebebiyle araçta 35-40 bin tL civarında zarar olmayacağını, bir an için meydana gelen zarardan müvekkilin sorumlu olduğu düşünüldüğünde dahi, davaya konu aracın 30 gün tamir edilmemiş olmasından müvekkilin sorumlu olmayacağını, davaya konu aracın davacı tarafından ilgili servisi götürüldüğünü ancak aracın tamir ettirilmediğini, davacının kendi çalışanının bilgisi ve açık talimatı ile doldurulan ürün sebebiyle depodaki akaryakıtın zayi olduğu düşünüldüğünde, bu zarardan müvekkilin sorumlu olmayacağını, davada ortaya çıkabilecek zararları bakımından kendisine rücu etme ihtimali bulunan sigorta şirketine davanın ihbarı gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddini, müvekkilinin sigorta şirketine davanın ihbarını, mahkemenin aksi kanaate olması halinde davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/09/2021 tarih ve 2019/661 Esas - 2021/523 Karar sayılı kararında;\"Dava, kazanç kaybı ve  tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı şirkete ait araca, davalı tarafından uygun olmayan sıvı konulmasından bahisle,  dava konusu aracın motorun  meydana gelen hasar bedelinden ve aracın çalışmaması  nedeniyle oluşan kazanç kaybından  davalının sorumlu olup olmayacağı ve davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı noktalarında toplanmaktadır.Davalı tarafça,  görev itirazında bulunulmuş ise de, mahkememizin TTK 4. Maddesi gereğince görevli olduğu anlaşıldığından, itirazın reddine karar verilmiştir. Tarafların tanık deliline dayandığı anlaşıldığından, davacı ve davalı tanıklarının Mahkememizce dinlenilmesine karar verilmiştir. Davacı tanığı olan ... duruşmadaki beyanında; \"ben davacı şirkette sigortalı olarak çalışmaya başladım ancak hangi tarihte çalışmaya başladığımı anımsamıyorum, ... plakalı aracı 15/08/2019 tarihinde ben kullanıyordum,  Arap Misafirleri götürüp getirmek için Sapanca'ya götürmek için aracı kullanıyordum, Aile şirketi olduğu için  şirketin bütün işlerini ben yapıyorum, şirkette ayrıca amcam ... ve şoförler vardır, araç şirkete aittir, daha öncede gittiğim için yakıt almak için ...,... Yenikapı'dadır, istasyona gittiğimde istasyon çalışanları eğer depoyu dolduracak isen yakıt katkısı almamı söylediler, içeri gittiğimde daha önce başka istasyonlarda almış olduğum enjektör temizleyicisine benzer renkte yer alan şişeyi aldım üzerinde radyotör temizleyici yazıyordu, kasiyere ürününün yakıt katkısı olup olmadığını sorduğumda kendisinin bilmediğini pompacıların bildiğini söyledi, ürünü satın almadan dışarıda yer alan pompacıların yananı gittim ürünün yakıt katkısı olup olmadığını sordum onlarda  yakıt katkısı olduğunu söylediler nasıl kullanılacağını sorduğumda bunun depoya konulduğunu sonrasında da yakıt konulduğunu söylediler, depoya şişeyi onlar tarafından boşaltıldıktan sonra boş şişeyi alarak içeride ödemeyi yaptım, ödemeyi yaptıktan sonra da geldim araca bindim, daha sonra aracı tekrar çalıştırmak istediğimde aracın çalışmadığını gördüm, tekrar kontrol ettiğimde almış olduğum ürünün motor suyuna konulan bir ürün olduğunu anladım, sonra aracı orada bıraktım, sonrasında da tamire götürüldü. Benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir...\" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı olan ... ise beyanında; \"ben davalı şirketin işlettiği ... İstasyonunda Müdür olarak 1 Temmuz 2019 tarihinden itibaren çalışıyorum, olayın olduğu gün istasyonda idim, 2019 Ağustos ayında ön sahada çalışan pompacı arkadaşların  aktardığına göre  siyah ... marka bir aracın geldiğini yakıt almak istediklerini, marketten radyatör temizleyici ürünü deposunu temizlemek için arkadaşlardan aldığını, kendisinin ürünü aldığını, Sapanca'ya gideceğini söylediğini, ön sahada çalışan arkadaşlarımızın buna gerek olmadığını söylediğini, sonra kendisinin bir şey olmaz koyalım demesi üzerine aracın deposuna bu ürünün konulduğunu bana söylediler, sonrasında da aracın çalışmadığını söylediler, sonrasında ben bu olaydan haberdar olduktan sonra olayı anlamaya çalıştım, yapılan yanlışlığın motor temizleyici değil de radyatör temizleyiei ürün olduğu anlaşıldı, arızanın  bu nedenden kaynaklandığını anladım, arkadaşlarımız tarafından ürünün önerilmesi veya reklamının yapılması ve ürünün satılması söz konusu değildir, aynı nitelikte benzer şişeye sahip yakıt tasarrufu sağlayan başka bir ürün satılmamaktadır, enjektör temizleyici olarak satılan bir üründe yoktur, benim bilgim görgüm bunlardan ibarettir,..\"  şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya kapsamı, dosyaya sunulan CD, fotoğraflar, tanık ifadeleri ve beyan dilekçeleri hep beraber değerlendirilmiştir. Davacı şirket tarafından dava dilekçesi ile  TBK 219.madde uyarınca, satıcının ayıptan sorumluluğuna dayalı olarak davanın açıldığı anlaşılmaktadır.  Söz konusu maddeye göre \"Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.\" Dosyada mevcut CD kaydı incelendiğinde, tanık olarak ifadesi alınan ...' ın araçtan inerek uzaklaştığı ve kamera açısından çıktığı, görüntüye girdiği anda elinde gri renkte bir şişenin mevcut olduğu, sonrasında gri şişeyi davalı şirket çalışanlarına verdiği, dava dışı ... ile aralarında bir takım konuşmalar geçtiği ve sonrasında davalı şirket çalışanlarının aracın yakıt deposu olduğu görüntülerden tahmin edilen yere, şişe içerisindeki sıvıyı döktükleri görülmektedir. CD içerisindeki görüntülerde ses mevcut olmadığından, konuşmaların içerikleri belli olmadığı gibi, gri şişenin satın alınmasına ilişkin herhangi bir görüntüde CD içerisinde yer almamaktadır. Davacı tarafça dava dilekçesinde, davalı şirket çalışanlarının gri renkte şişede yer alan sıvının reklamı yaptıkları, yakıt tasarrufu sağlayıcı olduğunu beyan ettikleri hususunda iddialarına ilişkin, bir  kayıt mevcut değildir. Davacı tarafça delil olarak sunulan ve aracın yakıt deposuna konulduğu iddia olunan gri şişenin fotoğrafı incelendiğinde, şişe üzerinde \"Radıator Cleaner/ Flush, Radyatör Temizleyicisi\" ibaresinin yer aldığı görülmektedir. Sayılan hususlar beraber değerlendirildiğinde,  ürün üzerinde açıkça başka bir amaç için üretildiğinin yazılı olduğu, davacıyı temsilen hareket eden dava dışı ...' ın görüntü kayıtlarında olduğu kadarıyla, herhangi bir telkin olmaksızın ürünü satın alarak, aracın tekrar yanına geldiği,  davacı tarafça,  satılan ürün için davalının yakıt tasarrufu sağladığına yönelik reklam yaptığı ve ancak ürünün ayıplı olduğu iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça   hile (aldatma) veya hata sebeplerine dayandığı varsayılsa bile, bu durumda, hile (aldatma) genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 36/1.  maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen  koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. Davacı tarafın tanığı olan ... ifadesinde  daha önce aynı yerden yakıt alımı ve yakıt tasarrufu sağlayıcı ürün aldığı, davacı şirkette yaptığı işler nedeniyle hangi ürünü alması gerektiği hususlarında tecrübe ve bilgi sahibi olduğu, bu durumda esaslı bir hatadan söz edilemeyeceği gibi, davalının hilenin davranışlarının da mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce,  öncelikle tarafların sorumluluğu hususunun irdelenmesi gerektiği, sonucuna göre kazanç kaybı ve davacının gerçek zarar miktarının tespit edilmesi yolu benimsendiğinden, sunulan kayıtlar, deliller ve tanık ifadeleri neticesinde, davalının sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varıldığından, usul ekonomisi de gözetilerek teknik inceleme/bilirkişi raporu alınmaksızın değerlendirme yapılmış, davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş  ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, '' 1-Davanın reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarihli 2019/661 Esas ve 2021/523 Karar sayılı kararıyla reddedilen davasının, usul ve yasaya aykırı olduğunu,  bu kararın bozulması gerektiğini, Davanın, müvekkilinin aracı için yakıt tasarrufu sağlayıcı olduğu iddia edilen bir ürünün davalı şirketten alınması ve bu ürünün aracın yakıt deposuna dökülmesi sonucu aracın arızalanması üzerine açıldığını, mahkemenin, CD kaydında davacıya ait aracın yanında gri bir şişenin davalı şirket çalışanlarına verildiğini ve bu şişedeki sıvının aracın yakıt deposu olduğu tahmin edilen yere döküldüğünü, ancak sesli bir kaydın bulunmaması nedeniyle konuşmaların içeriğinin belirlenemediğini ve şişenin satın alındığına dair bir kanıtın olmadığını belirlediğini, mahkemenin ayrıca, davacı tarafından delil olarak sunulan fotoğrafların incelenmesi sonucunda, gri şişenin üzerinde \"Radiator Cleaner/Flush, Radyatör Temizleyicisi\" yazısının yer aldığına dikkat çektiğini ve ürünün açıkça başka bir amaç için üretildiğinin yazılı olduğu sonucuna vardığını, bu nedenle, davacı tarafın davalı şirketin hile ya da hata ile kendisini yanıltarak yakıt tasarrufu sağlayıcı bir ürün sattığı iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verildiğini beyan etmiştir.Ancak bu karara itiraz ederek, dava konusu ürünü davalı şirketten satın aldığını ve davalı şirket çalışanlarının ürünü kendi eliyle aracın yakıt deposuna koyduklarını, müvekkilin aracı çalıştırmaya çalıştığında aracın çalışmadığını ve yakıt deposuna dökülen sıvının aracın yakıt sistemine zarar verdiğini, bunun sonucu olarak aracın çekiciyle servise götürüldüğünü, servis tarafından yapılan incelemede, yakıt deposuna dökülen sıvının radyatör temizleme sıvısı olduğunun tespit edildiği, yakıt deposunun ve sisteminin bu madde nedeniyle zarar gördüğünün anlaşıldığını, bu durumun, davalının ihmali sonucu ortaya çıktığını ve bunun delillerle kanıtlandığını, Davalı şirketin sattığı ürünün, yakıt performansını artırdığı iddiasıyla müvekkiline satıldığını, ancak bu ürünün radyatör temizleme sıvısı olduğunu, davalı şirketin çalışanlarının yeterli bilgiye sahip olmaması ve hatalı yönlendirme yapmaları sonucu müvekkilin aracının hasar gördüğünü, mahkemenin, ürünü satın alan müvekkilin tecrübesine atıf yaparak, hile veya hatadan söz edilemeyeceği yönündeki değerlendirmesinin yanlış olduğunu, davalı çalışanların satılan ürünün niteliğini bilmesi gerektiğini ve yanlış kullanım sonucunda aracın hasar görmesinden sorumlu olduklarını, ayrıca, Borçlar Kanunu'nun 66. maddesine göre adam çalıştıran kişinin, çalışanlarının verdiği zarardan sorumlu olduğunun belirtildiğini ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda da bu sorumluluğun kabul edilmesi gerektiğini, Yerel mahkemenin, delilleri ve davalının sorumluluğunu incelemeksizin, bilirkişi raporu almadan davayı reddettiğini, davalı şirketin sorumluluğunun belirlenmesi ve müvekkilin zararının tespit edilmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu yapılmadan verilen kararın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, ayrıca, sundukları delillerin toplanmadığını, yerel mahkemenin yanlış değerlendirme yaparak davayı reddettiğini ve bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini beyanla, yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı tarafından davacıya verilen hizmetin ayıplı olduğu iddiası ile araç onarım bedeli, yakıt ücreti ve kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat talebidir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davalı şirket çalışanının şirkete ait araca yakıt almak üzere davalının işlettiği akaryakıt istasyonuna geldiğini, davalı çalışanlarının reklam ve ısrarı üzerine tasarruf sağlayıcı katkı maddesi adı altında davacı çalışanına  radyatör temizleme sıvısı satıldığını ve davalı çalışanları tarafından aracın yakıt deposuna boşaltıldığını, akabinde aracın çalışmadığını ve çekici vasıtasıyla servise çekildiğini, satılan sıvının aracın onarımı için çekilen serviste radyatör temizleme sıvısı olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin aracın yakıt deposuna yanlış bir sıvı doldurması sebebiyle araçta arıza meydana geldiğini ve bu arıza sebebiyle araç onarım bedeli, boşa giden yakıt ücreti ve turist nakli için kullanılan aracın kullanılamadığı günlere ilişkin kazanç kaybına ilişkin maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, akaryakıt istasyonunun kamera kayıtları incelendiğinde davalı çalışanlarının dava konusu ürünün satılması için davacı çalışanına reklam ve baskı yapmadığını, davacının söz konusu ürünü bizzat kendisinin alarak davalı çalışanlarının ürünün radyatör temizleyicisi olduğu ve yakıt deposuna konulmayacağına ilişkin uyarılarına rağmen davacı çalışanın ısrarı üzerine araca konulduğunu, davalının kusurunun söz konusu olmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının yerinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, Mahkemece dava konusu ürünün hata ve hile ile davacı çalışanına satılmadığı kabul edilmiş ise de, söz konusu ürünün yakıt performansını artıran bir ürün olarak davalı tarafından satıldığı ve radyatör temizleme sıvısı olduğunun serviste anlaşıldığı, söz konusu ürünün davalı çalışanları tarafından araca konulduğu, davacı yanlış bir ürün satın almış olsa bile davalı şirket çalışanlarının bu ürünün nasıl kullanılacağını bilmesi ve aracın yakıt deposuna koymamaları gerekirken yakıt deposuna koyarak aracın arızalanmasına sebebiyet verdikleri ve adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu hususunun dikkate alınmadığı ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamında bulunan kamera kayıtları, davacı tanığının beyanı ve dava konusu sıvının fotoğrafı dikkate alındığında, davacı çalışanının isteği üzere aracın yakıt deposuna konulan sıvının ambalajında ürünün radyatör temizleyici madde olduğunun açıkça yazılı olduğu, buna rağmen basiretli bir tacir olarak hareket etmekle yükümlü olan, yolcu nakliye işi ile iştigal eden davacı şirketin ve şirketin bütün işlerini ve bunun yanında şoförlük yapan davacı çalışanının radyatör temizleyici maddenin yakıt deposuna konulmaması gereken bir madde olduğunu bilmesi gerekmesine rağmen yakıt deposuna kendi isteği ile koydurduğu veya konulmasına izin verdiği dikkate alındığında, aracın arızalanmasında davacı çalışanın kusurlu olduğu açıktır. Ancak davalı şirket ve çalışanlarının yaptığı işin niteliği gereği davacı tarafından bu şekilde talepte bulunulmuş olsa bile olayın meydana gelmesinde davalı çalışanlarının ve TBK'nın 66. maddesi uyarınca davalının sorumluluğunun ve kusurunun Mahkemece tartışılmaması ve davalının kusur oranına göre davacının zararının tespit edilmemesi isabetli olmamış, davacı vekillinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve 2019/661 Esas - 2021/523 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/09/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34ba9f1e8b5239ef","SID":"c7de0ba0cad555c4"}}