{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/1117 - Karar No:2024/757<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1117 <br>KARAR NO\t: 2024/757<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/219 E-2022/410 K<br><br>DAVACILAR.\t  <br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi ve Müspet Zarar  (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/10/2024<br>\tDavacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi ve müspet zarar davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacılar vekili; davacıların oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı arasında Yıldızeli Kanalizasyon ve Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında yer tesliminin 24/01/2019 tarihinde yapıldığını, iş ortaklığının sözleşmenin yerine getirilmesi kapsamında iş ve işlemlere başladığını, iş yeri tescil işleminin yapıldığını, işçi çalıştırma ile ilgili olarak bildirimde bulunulduğunu, vergi beyannamelerinin verildiğini, davalı kuruma araç teslim edildiğini, ihale katılımcılarından dava dışı ... tarafından yapılan itirazın davalı tarafından, itiraz yolu ile şikayet başvurusunun Kamu İhale Kurumu tarafından reddedildiğini, açılan dava sonucunda ise idarenin redde ilişkin işleminin iptaline karar verildiğini, Kamu İhale Kurumu tarafından ise düzeltici işlem belirlenmesi kararı alındığını, davalı idarenin ise düzeltici işlem kararı almak yerine ihaleyi itiraz başvurusunda bulunan dava dışı ... üzerinde bıraktığını ve davacıların oluşturduğu iş ortaklığına bildirimde bulunduğunu, daha sonra ise davalı idare tarafından işin maliyetinin talep eden Yıldızeli Belediye Başkanlığı tarafından karşılanamayacağı gerekçesi ile ihalenin iptaline karar verildiğini, tasfiye kabul tutanağı imzalandığını ve davalıların oluşturduğu iş ortaklığına gönderildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, mahkeme kararında ve Kamu İhale Kurumu kararında ihalenin iptali veya davacılar ile imzalanan sözleşmenin feshedilmesine ilişkin bir kararın bulunmadığını, sözleşmenin feshedilmesinde davacıların oluşturduğu iş ortaklığının bir kusuru veya sorumluluğunun bulunmadığını, kusursuz olduklarını, davalının tek taraflı almış olduğu karar ile sözleşmeyi feshetmek suretiyle davacıların zararına sebep olduğunu, işin yapılacağı yerin durumu ve mahiyeti dikkate alındığında yer teslimi ile sözleşmenin feshi süresi arasında işin yerine getirilmesinin hava şartları nedeniyle mümkün olmadığını, sözleşme imzalanması nedeniyle davacıların kamu ihale kurumu payı, karar pulu, sözleşme pulu, kesin teminat mektubu komisyonu, katma değer vergisi, damga vergisi, muhtasar, sosyal güvenlik kurumu primi, kamu ihale kurumu itiraz yolu ile şikayet bedeli, araç kira bedeli, araç yakıt bedeli, ofis kira bedeli, personel maaşı adı altında masraflar yaptıklarını, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle sözleşme nedeniyle oluşacak kardan mahrum kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL zararın davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesine, 08/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 500,00 TL'lik müspet zarar talepleri yönünden ek dava açma haklarını saklı tutarak, 500,00 TL'lik menfi zarar talebini 296.064,32 TL arttırarak toplam 296.564,32 TL menfi zarar olmak üzere toplamda 297.064,32 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı vekili; taraflar arasına Yıldızeli Kanalizasyon ve Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında yer tesliminin 24/01/2019 tarihinde yapıldığını, ihale katılımcılarından dava dışı ... tarafından ihale sırasında sunulan teminat mektubunun kabul edilmemesine ilişkin hatanın kendilerinden kaynaklanmadığını belirterek itiraz başvurusunda bulunduğunu, itiraz başvurusunun davalı idare tarafından reddedildiğini, dava dışı ...'ın kamu ihale kurumuna itiraz yolu ile şikayet başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun da reddine karar verildiğini, bunun üzerine dava dışı ... tarafından idare mahkemesinde dava açıldığını, açılan dava sonucunda kamu ihale kurumu kararının iptaline karar verildiğini, karar nedeniyle ihaleye verilen tekliflerin yeniden değerlendirilmesinin gerekeceğinden  davacılar ile imzalanan sözleşme konusu işin tasfiye edilmesi ve durdurulmasına karar verildiğini, yapılan inceleme sonucunda en uygun teklifin dava dışı ...'a ait olduğunun tespit edildiğini, davacılar tarafından dava dışı ...'ın tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılmasının talep edildiğini, davalı tarafından talebin reddine karar verildiğini, davacılar tarafından bunun üzerine Kamu İhale Kurumuna itiraz yolu ile şikayet başvurusunda bulunulduğunu, Kamu İhale Kurumu tarafından dava dışı ...'ın iş deneyim belgesinin usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin denetlenmesi yönünde karar verildiğini, yapılan inceleme sonucunda iş deneyim belgesinin usulüne uygun olduğunun tespit edildiğini, sözleşme konusu işin ihale ile ilgili mevzuata, mahkeme ve kamu ihale kurumu kararlarına uygun şekilde yürütüldüğünü, sözleşmenin feshinde davalıya yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, sonrasında ise Yıldızeli Belediye Başkanlığı tarafından sözleşme konusu ihaleye ilişkin maliyetin karşılanamayacağının bildirilmesi üzerine ihalenin iptaline karar verildiğini, sözleşmenin ve ihalenin feshinde davalıya yüklenebilecek kusurun bulunmadığını, sözleşmenin feshi nedeniyle teminatlar ve ek kesin teminatlar, poliçe ve zeyilnamelerin davacılara iade edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tMahkemece, tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında Yıldızeli Kanalizasyon ve Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında yer tesliminin yapıldığı, dava dışı ... tarafından ihaleye yönelik olarak yapılan itiraz yolu ile şikayet başvurusu sonrasında Ankara 23. İdare Mahkemesi tarafından verilen karardan sonra ihale kapsamında en uygun teklifi verenin dava dışı ... olduğunun tespiti ile davacı ile imzalanan sözleşmenin sonlandırılmasına ve tasfiyesine karar verildiği ancak ihaleye ilişkin işe yönelik olarak iş sahibi Yıldızeli Belediye Başkanlığı tarafından alınan karar sonrasında ihalenin iptaline karar verildiği, geçerli olarak kurulan sözleşmede tarafların sözleşmeye uygun hareket etmelerinin ve edimlerini yerine getirmelerinin gerektiği, ihalenin iptal edilmesinde ve imzalanan sözleşme ilişkisinin sonlandırılmasında davacıların oluşturduğu iş ortaklığının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı idarenin ise sözleşmenin sonlandırılmasında kusuru bulunmamakla birlikte sözleşme öncesi döneme ilişkin olarak gerekli özeni göstermemek suretiyle sözleşmenin imzalanmasına neden olduğu, sözleşmenin sözleşme sonrası imkansızlık hali sebebiyle sona erdiği, sözleşmenin sonlandırılmasında davacı ile davalıya doğrudan yöneltilebilecek bir kusur bulunmaması nedeniyle, tarafların kar kaybı, alacak ve başka bir sözleşme imzalanmamasından kaynaklanan zarar gibi müspet zararlarına ilişkin olarak birbirlerinden istemde bulunamayacakları ancak Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere sözleşmenin yerine getirilmesi için yapılan ve sözleşme ilişkisi kurulmamış olması halinde yapılmayacak olan menfi zararlar yönünden talepte bulunabilecekleri, taraflar arasında yapılan sözleşme konusu işin işe başlanılmasından önce sonlandırılması nedeniyle davalı idare oluşan herhangi bir yararının yada zararının bulunmadığı, davalı iş ortaklığının ise sözleşmenin imzalanması nedeniyle kamu ihale kurumu payı, karar pulu, sözleşme pulu, kesin teminat mektubu komisyonu, katma değer vergisi, damga vergisi, muhtasar, sosyal güvenlik kurumu primi, kamu ihale kurumu itiraz yolu ile şikayet bedeli, araç kira bedeli, araç yakıt bedeli, ofis kira bedeli, personel maaşı adı altında giderler yaptığı, belirtilen bu giderlerin Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da yer aldığı üzere iadesi talep edilebilecek menfi zarar kapsamında bulunduğu, alınan bilirkişi raporu ile de bu durumun tespit edildiği gerekçesiyle, kar kaybı ve başka sözleşme imzalanmaması nedeniyle oluştuğu belirtilen müspet zarar talebine yönelik davanın reddine, menfi zarar talebine yönelik davanın ise kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDavacılar vekili istinaf başvurusunda; mahkemece menfi zarardan kaynaklı tazminat alacağının ıslah tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan ticari faizine usul ve yasaya aykırı olarak hükmedilmediğini,  sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğranılan zararın talep edildiğini, zararlar kapsamında müspet zarar, menfi zarar ve dolayısıyla bu menfi zarardan kaynaklı tazminat alacağının işlemiş ve işleyecek olan faizi de bulunduğunu, faizin asıl alacağın ferisi olup, asıl alacağa bağlı haklardan olduğunu ve fazlaya ilişkin haklarının dava dilekçesi ile saklı tutulduğundan faiz alacağına ilişkin haklarının da fazlaya ilişkin hak olduğunu, 08/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile \"...500 - TL olan menfi zarar talebimizi 500 - TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren, 296.064,32-TL'lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faizi ile birlikte 296.564,32-TL'ye ıslah ediyoruz...\" ifadelerine yer verilmek suretiyle, menfi zarardan kaynaklı tazminat alacağı ile ıslah tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faizinin davalı taraftan alınarak müvekkillere ödenmesinin talep edildiğini, dolayısıyla ıslah dilekçesinde faiz talebinin olduğunun açıkça ifade edildiğini, her ne kadar hal böyle olsa da mahkemesince kurulan hükümde sadece menfi zarardan kaynaklı tazminata hükmedildiğini,  faize hükmedilmediğini ve karar gerekçesinde de faize hükmedilip hükmedilmeyeceğine ilişkin hiçbir gerekçe gösterilmediğini, yine mahkeme kararında hatalı bir şekilde faiz talebinin kabulüne veya reddine ilişkin de hiçbir hüküm tesis edilmediğini, mahkemece talepleri doğrultusunda menfi zarardan kaynaklı tazminat alacağına ve ıslah tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faizine hükmedilmesi gerekirken, sadece menfi zarardan kaynaklı tazminat alacağına hükmedilmesinin, ıslah tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan ticari faiz talebine ilişkin hiçbir hüküm tesis edilmemesinin ve gerekçeli kararda bu hususla ilgili hiçbir gerekçeye yer verilmemesinin usul ve yasaya, yüksek mahkeme kararlarına açıkça aykırı olduğunu (Yargıtay 3.HD'nin 2020/8977 Esas- 2021/2307 Karar, Yargıtay 8.HD'nin 2018/3243 Esas- 2019/3483 Karar) belirterek mahkeme  kararının  bu nedenlerle  kaldırılarak, menfi zarardan kaynaklı tazminat alacağının ıslah tarihi olan 08.04.2022 tarihinden itibaren  işlemiş ve işleyecek olan ticari faizin davalıdan alınarak müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; davacı tarafça Yıldızeli Kanalizasyon ve Atık Su Arıtma Tesisi İnşaatı İşi'nin müvekkili idare tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle müspet ve menfi zararlarının tazmininin talep edildiğini, mahkemece menfi zarar talebinin kabulüne ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, 15/10/2018 tarihinde söz konusu işin 13.293.000,00 TL bedelle davacıların oluşturduğu iş ortaklığına ihale edilerek, 24/01/2019 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olarak ... Adi Ortaklığı’nın belirlendiğini, 07.11.2018 tarih ve 2018/118 sayılı İhale Komisyon Kararı ile aynı zamanda 30 numaralı istekli ...’ın teklifinin \"…İsteklinin vermiş olduğu Banka Referans Mektubunda üzerinde kısıtlama bulunmayan mevduatın 449.516,00 TL, Kullanılmamış Nakdi Kredisi 50.000,00 TL ve Gayri Nakdi Kredisi 1.760,00 TL olduğu, bunların toplamının 501.276,00 TL olduğu ve teklif bedelinin %10’unu karşılamadığı anlaşıldığından...\" değerlendirme dışı bırakıldığını, ...'ın 16/11/2018 tarihli şikayet dilekçesi ile referans mektubunda hata bulunduğunu, hatanın kendilerinden kaynaklanmadığını ve ilgili bankanın hatası olduğunu, bilgi eksiği kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, tekliflerinin değerlendirilmeye alınmasını talep ettiğini, ... Bankasının Ahmetli/Manisa Şubesi'nin 09/11/2018 tarihli yazısında söz konusu hatanın kendilerinden kaynaklandığının, sehven yanlışlık yapıldığının ve istekli ...’ın gayri nakdi kredisinin 1.760.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, şikayet dilekçesi uygun görülmeyerek isteklinin şikayetinin reddedildiğini, bu defa istekli ... tarafından aynı gerekçelerle Kamu İhale Kuruluna itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğunu ve ilgilinin bu başvurusunun Kamu İhale Kurulu’nun 20.12.2018 tarih ve 2018/UY.II-2085 sayılı kararı ile reddedildiğini ve karardan sonra ... &... İnş. Taah. Har. Müh. A.Ş. İş Ortaklığı ile 11.01.2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, ...'ın Kamu İhale Kurulu kararının iptali için Ankara 23. İdare Mahkemesi'nin 2019/7 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve mahkemenin 05/02/2019 tarih ve 2019/103 Karar sayılı kararı ile; banka referans mektubundaki eksikliğin bilgi eksikliği kapsamında değerlendirilerek sonradan tamamlatılabileceği gerekçesiyle Kamu İhale Kurulu kararının iptaline karar verildiğini, Kamu İhale Kurulunca, mahkeme kararını yerine getirmek amacıyla alınan 06.03.2019 tarih ve 2019/MK-87 sayılı karar ile düzeltici işlem belirlenmesine hükmedildiğini, son kurul kararı doğrultusunda, Kamu İhale Kanunu’nun 56/8. maddesinde yer alan “İdareler hukuki durumda değişiklik yaratan Kurul kararlarının gerektirdiği işlemleri ivedilikle yerine getirmek zorundadır.” hükmü gereğince müvekkilince işlem tesis edildiğini ve 21.03.2019 tarih ve 2019/44 sayılı İhale Komisyon Kararı ile ...'ın ekonomik olarak en avantajlı teklif sahibi olarak belirlendiğini, işin ihalesi sürecinde müvekkilinin tüm bu kararlara riayet ederek, işlemler tesis ettiğini ve bu hususta atfedilebilecek hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının iddiasının aksine verilen kararların uygulanması sonucunda en avantajlı teklif verenin değişmesi ihtimali olduğundan, dolaylı olarak ihaleyi alan kişide de değişiklik söz konusu olabileceğini ve imzalanan sözleşmenin feshi sonucunun doğabileceğini, ihale süreci devam ederken Yıldızeli Belediyesi’nin 15.05.2019 tarih ve 617 sayılı yazısı ile; Belediye Meclisi tarafından alınan 07.05.2019 tarih ve 32 sayılı 'Yıldızeli Kanalizasyon ve Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı ihalesinin iptaline ilişkin Meclis Kararı'nın müvekkiline bildirildiğini ve \"...işin yüksek bir meblağ tuttuğu, bu meblağ karşılanamayacağından Atıksu Arıtma Tesisi ve Kanalizasyon ihalesinin 5393 sayılı Belediye Kanunu 18. Maddesi a) bendi gereğince iptal edilmesine...\" gerekçesiyle iptaline karar verildiğini, akabinde 25/07/2019 ve 23/404 sayılı müvekkili bankanın Yönetim Kurulu Kararı  ile işin ihalesinin iptal edilerek, sözleşmenin feshedilmesi ve işin tasfiye edilmesi sürecine girildiğini, müvekkilinin 6107 sayılı ... A.Ş. Hakkında Kanun’un 3/1. maddesi hükmü gereğince ve kendisine verilen görev uyarınca Belediyesinin talebi doğrultusunda ihale yapılara, yine Belediyenin talebi doğrultusunda ihalenin iptal edildiğini, bu hususta sözleşmenin devamı konusunda müvekkili bankanın söz hakkı olamayacağını ve bu sebeple de sözleşmenin feshinde kusurunun bulunmadığının açık olduğunu, BK'nun 112. maddesinde yer alan “borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” hükmü uyarınca da, davacıların sözleşmenin feshinde kusuru bulunmayan müvekkilinden menfi ya da müspet zararlarını talep hakkının bulunmadığını, müvekkilinin  sözleşme öncesi döneme ilişkin kusuru bulunduğu hususunun kabulünün mümkün olmadığını, ihalenin sonuçlanmasının ardından hemen sözleşme imzalanmadığını, KİK kararının beklenildiğini ve ihale sürecinde ve sonrasında yapılan tüm işlemlerin, Mahkeme ve Kamu İhale Kurumu kararları doğrultusunda tesis edilmiş olup, hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, sözleşmenin feshedilerek tasfiye sürecine girilmesinin ise Mahkeme kararı ve bu doğrultuda oluşturulan yeni KİK kararı sebebiyle, müvekkilinin aksi yönde işlem yapma hakkına sahip olmadığı bir durum olup, başka bir istekli ile yeni bir sözleşmenin imzalanması aşamasına gelindiğini ve Kamu İhale Kurum kararının iptaline ilişkin verilerek kesinleşen mahkeme kararının uygulanması neticesinde önceki ihalenin geçersiz hale geldiği hususlarında tereddüt bulunmadığını, bu sebeple davacının işbu dava ile ileri sürdüğü menfi tazminat talebinin kabulünün haksız ve açıkça hukuka aykırı olup, davacının bu talebinin de reddi gerektiğini, davacı vekilinin, müvekkilinin dava konusu işe ait harcamalarına ilişkin belgelerin bir kısmını süresi içerisinde Mahkeme dosyasına sunmadığını, bilirkişi tarafından hazırlanan ilk raporda zarar hesabına katılması gereken bazı belgelerin de eksik olduğunun ifade edilmesinden sonra sunulduğunu, ek raporda bu belge ve makbuzların da dahil edilmesi suretiyle hesaplama yapıldığını, davacı vekili tarafından süresi içinde sunulmayan belgelerin de dikkate alınması suretiyle yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, mahkemeye bu hususta itirazda bulunulduğunu ancak dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu ve  haksız olarak davacının menfi zararının kabul edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın menfi zarar yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi ve müspet zarar davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Yerleşik Yargıtay İçtihatları (Yargıtay 15.HD'nin 16.06.2016 tarih ve 2016/1935 E-2016/3471 K sayılı ilamı) dikkate alındığında, sözleşmenin feshedilmesinde davacının kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, menfi zararın hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı ve mahkemece davacı delillerinin usul ve yasaya uygun olarak toplanmasına karar verildiği  anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\t<br>\tDavacılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirmesinde; <br>\tDavacılar vekili, dava dilekçesinde davalı iş sahibi ile yapılan eser sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle 500,00 TL müspet  ve  500,00 TL  menfi zararın  tazminini istemiş, yargılama sırasında menfi zarar talebini ıslah ederek  toplam 296.564,34 TL’ye çıkarmış ayrıca alacağa ticari  faiz uygulanmasını talep etmiştir. <br>\tMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de alacağa dava dilekçesinde faiz talep edilmediğinden , daha önce temerrütün gerçekleştiği de kanıtlanamadığından ve istinaf nedenleri dikkate alındığında ,  hükmedilen menfi zarar  talebi  yönünden ıslah tarihinden itibaren avans  faizi uygulanması   gerekirken faiz uygulanmamış olması doğru olmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile  296.564,32 TL' menfi zararın  ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, <br>\t2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, <br>\t3-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2022 tarih ve 2021/219 Esas- 2022/410 K<br>arar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, <br>\t4-Davanın kısmen kabulüne, <br>\t\ta-Müspet zarara ilişkin  talebin reddine, <br>\t\tb-Menfi zarara ilişkin  talebin  kabulüne;<br>\t\t -296.564,32 TL'nin 08/04/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,<br>\t5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.258,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL ile 5.250,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.309,3‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.949‬,00‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t6-Davacılar tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç ile 5.250,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.309,3‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>\t7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin 2,31 TL'sinin davacılardan, bakiye 1.357,69‬ TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t8-Davacılar tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 111,00 TL tebligat ücreti, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 0,60 TL posta gideri, 2,50 TL dosya kapak gideri toplamı <br>3.173,4‬0 TL yargılama giderinden takdiren 3.168,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t10-Davacılar kendilerine vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 46.484,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>\t11-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t12-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>\t\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>\t13-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t14-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 20.258,31 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.065,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.993,31‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t15-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 345,00 TL dosya posta masrafı ile 102,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 667,7‬0 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>\t16-İstinaf talep eden davalı tarafın yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   \t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br>  <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b130d88bfbe66fb","SID":"a6a24ce1e8cb67a0"}}