{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/785 - Karar No:2024/717<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2022/785 <br>KARAR NO\t: 2024/717<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/350 E-2021/741 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ<br>DAVALIT<br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali // Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  19/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  19/09/2024<br>\t Eser sözleşmesinden  kaynaklanan  itirazın iptali asıl dava ile alacak talepli birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; taraflar arasında 16.08.2017 tarihli mühendislik, tedarik ve yapıma ilişkin yüklenici sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilinin enerji santrali tesis etmeyi üstlendiğini, davalının ise, sözleşmenin 10.1 maddesi gereğince santral gücüyle orantılı olarak her bir MWp için 25.000 USD ücret ödemeyi, yine sözleşmenin 7.13 ve 10.2.6 maddeleri gereğince santral sözleşmenin 5 numaralı eki olan bütçeye uygun olarak tesis edileceğinden bütçede yazılı ücreti ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından 5.94 MWp santral meydana getirilmiş olmakla müvekkilinin 5.94 x 25.000 USD + KDV iş bedeline hak kazandığını, tahsil için başlatılan icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek bütçede yazılı ücrete ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili özetle; müvekkilinin sözleşmede yatırımcı olarak tanımlandığını, .... Şirketinin (...) müvekkilinin tam hissesine sahip olduğunu ve sözleşmede garantör olarak yer aldığını, davacı tarafından yapılacak işler bedelinin ...'ın garantörlüğünde banka ve leasing şirketlerinden temin edileceğinin kararlaştırıldığını, ...'ın iş bedelinin leasing yöntemiyle ödenmesi için ... A.Ş. İle finansal kiralama sözleşmesi akdettiğini, davacının finansal kiralama sözleşmesi ve taraflar arasındaki kabule bağlı olarak tüm alacakları için fatura düzenlediğini ve ... A.Ş.'den alacaklarının tamamını tahsil ettiğini, davacının mükerrer tahsil talebinde bulunduğunu, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayrıca ücret talep etme hakkının bulunmadığını, sözleşme gereğince almayı planladığı malzemeler için en az 3 tedarikçiden teklif alması ve malzeme özellikleriyle teklif bedellerini onaya sunması gerekirken onaya sunmadığını, yine dışarıdan temin edeceği inşaat montaj işleri için de en az 3 yükleniciden teklif alarak onaya sunması gerekirken sunulmadığını, müvekkilinin bizzat takip etmesi gereken işler konusunda bilgi yardımında bulunması gerekirken yapmadığını, belirlenecek 2 personele ... kabulünden sonra ücretsiz eğitim verilmesinin kararlaştırıldığını, yine ... kabulünden sonraki 2 yıl süreyle bakım ve onarım hizmetinin yerine getirilmesini taahhüt ettiğini, davacının bu edimlerini de yerine getirmediğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen davada davacı ...vekili özetle; taraflar arasında akdedilen 16.08.2017 tarihli sözleşmeyle davalının Şanlıurfa Merkez, Dikhisar'da bulunan 5 adet güneş enerji santralini tesis etmeyi üstlendiğini, yüklenicinin ... ve ...'a ödenecek masraf ve ücretler hariç olmak üzere tesislerin şebekeye bağlanmasından da sorumlu olduğunu, kullanılacak malzemeler ile taşeronlara yaptırılacak işler konusunda en az üç tedarikçiden teklif alarak malzeme özellikleri ile teklif bedellerini ve yüklenicilerin müvekkili onayına sunması gerekirken bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu husustaki talep hakkını saklı tuttuklarını, yine müvekkili tarafından belirlenecek iki personele ... kabulünden sonra 30 gün içerisinde ücretsiz genel eğitim vermeyi taahhüt ettiği halde bu yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, iş süresinin iş emri sözleşmesinin imzasından itibaren 120 gün olarak belirlendiğini, gecikilen her gün için MWp başına 100 USD gecikme cezası ödenmesinin kararlaştırıldığını, 14.12.2017 tarihinde geçici kabullerin yapılması gerekirken 11.06.2018 tarihinde  geçici kabullerin gerçekleştiğini, 179 gün gecikme ile teslim edildiğini, gecikme cezasının 89.500 USD olduğunu, gecikilen süre içerisinde üretim yapılamadığını, ... kabulünden sonraki iki yıl süreyle ... tarafından hazırlanan bakım ve onarım şartnamesine uygun olarak bakım ve onarım hizmeti verilmesi taahhüt edilmesine rağmen bakım ve onarım hizmeti verilmediğini öne sürerek şimdilik 5.000 USD gecikme cezası ile 5.000 USD üretim kaybı zararı ve 50 USD bakım hizmet bedeli olmak üzere 10.050 USD nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen davada davalı vekili özetle; iş süresinin iş emri sözleşmesinin imzasından itibaren 120 gün olarak belirlendiğini, iş emri sözleşmesinin akdedilmediğini, davacının sözleşme tarihinden itibaren 120 günlük süreyi başlatmak suretiyle talepte bulunmasının doğru olmadığını, iş emri sözleşmesi imzalanmamış olmakla geciktirici koşulun gerçekleşmediğini, kaldı ki müvekkilinin edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini ve eserin çekincesiz olarak kabul edildiğini, cezai şart talep etme hakkının düştüğünü, iş emri sözleşmesi imzalanmadığından eseri teslim borcunun doğmadığını, muaccel olmadığını, davacının müvekkilini temerrüde düşürmek için ihtarda bulunmadığını, ... tarafından düzenlenen geçici kabul tutanakları gereğince eserin 10.12.2017 tarihinde bitirildiğini, davacının üretim kaybının değil ancak üretime geç başlaması nedeniyle gelire geç kavuşmasından doğan zararının cezai şartı aşan kısımla sınırlı olmak üzere ve müvekkilinin kusurlu olduğunu ispatlayarak talep edebileceğini, bakım ve onarımın ... tarafından hazırlanacak şartnameye göre yapılacağını, ancak ne ... ne de davacı tarafından şartname iletilmediğini, diğer yandan bakım ve onarımın talep halinde ve ücreti karşılığında gerçekleştirileceğini, santrale gidildiğini, ancak müvekkili işçilerinin içeri alınmadığını, iş sahibinin ihtarla temerrüde düşürüldüğünü, kesilen bakım onarım bedelli faturaların bu yönde bir talepleri olmadığından bahisle reddedildiğini ve faturaların iade edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.1 maddesinde işbu sözleşme kapsamında gerçekleştirilecek olan GES tesisi için yükleniciye ödenecek bedelin MWp başına 25.000,00 USD olup, bu bedelin ödemesini her bir yatırımcının kendi hesabından yapacak olup, ödemenin ilgili GES tesisi için yapıldığının banka kayıtlarında belirtileceğinin düzenlendiği, davacının bu madde uyarınca talepte bulunabilmesi için üzerine düşen yükümlülüğü eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi gerektiği, bu yönde yapılan inceleme ve değerlendirmede davalı ... ... A.Ş. tarafından SGK'ya hitaben yazılan bila tarihli yazı ile inşaatlarında taşeronluk yapan ... ... A.Ş. firmasının kendi üstlendiği iş ve faaliyetleri anlaşma şartlarına uygun şekilde tamamladığı şeklinde yazı yazıldığı, geçici kabulün de yapıldığının belirtildiği, davacının SGK yazı içeriği, geçici kabul tutanakları da nazara alınarak sözleşme çerçevesinde üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği kanaatine varılmıştır. Sözleşmenin 10.3 maddesi ödeme planı başlıklı olup, 10.1'de belirtilen ödemenin sistem kullanım anlaşmasını izleyen ilk fatura dönemi sonunda (kesin kabul) tek seferde gerçekleştirileceği, bu ödemeyi her bir yatırımcının kendi hesabından yapacağı, ödemenin ilgili GES tesisi için yapıldığının banka kayıtlarında özellikle belirtileceği hükmünün düzenlendiği, celp edilen yazı cevapları ve dosya kapsamı itibariyle sistem kullanım anlaşmalarının 5 adet olarak düzenlendiği, faturanın düzenlendiği, bu şekliyle alacağın istenir durumda olduğu kanaatine varılmıştır. Bu aşamada alacağın miktarının belirlenmesi gerekmekte olup, sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca 5,94 MWp x 25.000,00 USD alacağın tahsili isteğinde bulunulduğu, davacı yüklenicinin hak ettiği tutarın sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca 5,94 MWp x 25.000,00 USD = 148.500 USD olduğu, davacının icra takibinde bu miktara %18 KDV'yi ekleyerek talepte bulunmuş ise de, KDV tahakkukunu sağlar fatura olmadığı, ayrıca sözleşmenin 10.1 maddesinde KDV'nin dahil edileceğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, bu nedenle KDV'ye yönelik talep yerinde görülmemiş, ayrıca icra takibinde işlemiş faiz isteğinde de bulunulmuş ise de takip tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü ihtarname olmadığı anlaşılmakla işlemiş faiz talebi de yerinde görülmeyerek davanın 148.500,00 USD asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, alacak likit olmakla hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça kötü niyet tazminatı isteğinde bulunulmuş ise de davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının reddedilen miktar üzerinden yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.  Birleşen davada davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşme dayanak yapılarak; geç teslimden dolayı gecikme cezası, üretim kaybı ve bakım hizmet bedeli isteğinde bulunmuş, davalı taraf taleplerin yerinde olmadığı savunmasında bulunmuştur. Davada uyuşmazlık; davacı tarafın geç teslimden dolayı gecikme cezası, üretim kaybı ve bakım hizmet bedeline konu alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı varsa ne miktarda olduğu hususlarında toplanmaktadır. Gecikme cezası talebinin incelenmesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 9.maddesinde gecikme cezası hususu düzenlenmiş olup \"işin bitiş tarihinin belirtilen iş süresini aşması durumunda yüklenici her gün için MWp başına 100 USD gecikme cezası ödeyecektir.\" hükmü düzenlenmiştir. İşbu cezai şartın TBK'nın 179/2.maddesi kapsamında cezai şartın ifaya ekli cezai şart kapsamında olduğu, davacının söz konusu cezai şartı talep etmesi için ifayı çekincesiz olarak kabul etmemiş olması gerektiği, somut olayda ... ... A.Ş. Tarafından SGK'ye hitaben yazılan yazıda ... ... A.Ş.'nin aralarındaki anlaşma şartlarına uygun bir şekilde işi tamamladığı ve geçici kabulün yapıldığının belirtildiği, cezai şartın saklı tutulduğuna yönelik herhangi bir kaydın bulunmadığı, sözleşme kapsamında davalı tarafça eser tamamlandıktan sonra santralin elektrik üretim sistemine dahil edildiği, davacının eseri teslim aldığı anlaşılmakla ifaya ekli cezai şart talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Üretim kaybı talebinin incelenmesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1 maddesi işe başlama başlıklı olup, 5.2.maddesinde işin süresinin düzenlendiği, buna göre işin süresinin, iş emri sözleşmesinin imzasından itibaren madde 15'te belirtilen mücbir sebepler hariç olmak üzere 120 gün olarak belirlendiği, davacının üretim kaybına yönelik talebinin eserin geç tesliminden dolayı uğramış olduğu zarara ilişkin olup, işe başlama ile ilgili sorumluluğun iş emri sözleşmesinin imzalanması ile başlayacağı, iş emri sözleşmesinin sunulamadığı, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2 maddesinde belirtilen sürenin başlamayacağı, bu durumda geç teslimden de söz edilemeyeceği, geç teslim olmadığından davacının üretim kaybının bulunmayacağı gibi üretim kaybından kaynaklı zararın istenebilmesi için uğranılan zararın kararlaştırılan ceza tutarını aşması ve yüklenicinin kusuru olması gerektiği, dosya kapsamında birleşen dosyada davacının gecikme cezasını aşan tutarda üretim kaybı zararı olduğunu gösterir bir delil bulunmadığı anlaşılmakla bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Bakım hizmet bedeli talebinin incelenmesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 13.3 maddesi bakım onarım başlıklı olup, 13.3.1 maddesinde GES'in bakım ve onarım hizmetinin ...'ın kabulünden sonraki ilk 2 yıl süre ile yüklenici tarafından verileceği hususunun düzenlendiği, sözleşmenin ilgili maddesi kapsamında yüklenicinin bakım ve onarım hizmetini ücretsiz vereceğine ilişkin bir kaydın olmadığı, sözleşmede bakım ve onarım hizmetinin ücretine ilişkin herhangi bir belirlemenin yapılmadığı, bu durumda verilecek bakım ve onarım hizmet bedelinin verildiği yıldaki piyasa rayiç bedeli olması gerektiği, davada söz konusu hizmetin dava dışı firmalardan alındığının belirtildiği, alınan bakım ve onarım hizmetinin piyasa koşullarından daha yüksek bedelle alındığı yönünde bir iddia olmadığı, buna yönelik bir zararın oluştuğu hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla bu talebin reddine, açıklanan nedenlerle birleşen davanın reddine karar vermek\" gerektiği gerekçesiyle \"1-Asıl davada; Davanın kısmen kabulü ile, davalının Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2019/1395 sayılı takip dosyasında itirazının 148.500 USD asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranının işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranında hesaplanan 156.222,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının tazminat talebinin reddine, 2-Birleşen davada;<br>Davanın reddine,<br>\" karar vermiştir. <br>\tAsıl davada davacı - birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin 16.7 maddesi gereğince vergi ve harçların yatırımcı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu nedenle iş bedeline KDV eklenmesi gerektiği,\tsözleşmenin 10.3 maddesi gereğince sistem kullanım anlaşmasını izleyen ilk fatura dönemi sonunda (kesin kabulde) ödemenin tek seferde gerçekleştirileceği, borcun ifa edileceği günün taraflarca tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlendiği, sistem kullanım anlaşmalarının 28.09.2018 tarihinde imzalandığı, 24.10.2018 tarihinde kesilen fatura dönemi sonu itibariyle davalının temerrüde düştüğü, bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmetmek gerektiği, asıl ve birleşen davada müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı hesaplandığı, kabul ve reddedilen miktarlar üzerinden karar tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmek suretiyle asıl davada KDV de eklenerek 1.864.159,10 TL ve birleşen davada 104.857,68 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik hesaplandığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tAsıl davada davalı - birleşen davada davacı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay yerleşik içtihatları gereğince tacirler arasındaki e-posta ve Whatsapp gibi iletişim araçlarıyla yapılan bildirimlerin delil olarak kabul edildiği, dosyada mevcut belgelerden yüklenici ...'ın yetkili temsilcisi olduğu belirli olan ...'nun yazışmalarının delil olarak kabulü gerektiği halde bilirkişi raporunda bu hususun değerlendirilmediği,\tiş bedelinin tamamının ...'ın garantörlüğünde finansal kiralama yöntemiyle ödendiğini savunmalarına rağmen finansal kiralama şirketi kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığı, finansal kiralama evrakları ile ...'ın ticari defterlerinin değerlendirilerek rapor alınmasına ilişkin 15.11.2021 tarihli dilekçelerinin dikkate alınmadığı, bilirkişi heyetinin hukukçu ile petrol ve doğalgaz yüksek mühendisinden oluştuğu, işin niteliği gereği heyetin EPDK uzmanı ile elektrik mühendisinden oluşturulması gerektiği, bilirkişi raporunda sözleşmenin 10.1 maddesinde ödemenin kesin kabul şartına bağlandığı, kesin kabul evrakı düzenlenip düzenlenmediğinin anlaşılamadığı, muacceliyet tespitinin yapılamadığı, iş emri sözleşmesinin akdedilmemesine rağmen işin yüklenici tarafından ifa edildiği, böylece iş süresinin başladığı, SGK kayıtlarında iş yeri tescilinin 09.09.2017 tarihli olduğunun görüldüğü, bu tarihin işbaşı tarihi olarak belirlenmesi gerektiği ve 120 günlük sürenin 07.01.2018 tarihinde sona erdiği, 5 adet GES için geçici kabulün 11.06.2018 tarihinde yapıldığı, teslimde 155 gün gecikme yaşandığı, toplam gecikme cezasının 77.500 USD olduğu, bilirkişi raporuna itiraz edildiği halde ek rapor alınmadan eksik incelemeyle hatalı karar verildiği, gerekçeli kararda eksik hususların neden yerine getirilmediği ile rapordaki tespitlerin neden dikkate alınmadığı hususunda açıklama bulunmadığı, sözleşmenin 10.1 maddesine dayanarak yüklenicinin talepte bulunduğu, ancak sözleşme hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, iş bedelinin ... / finansal kiralama / banka / şirket arasında belirlenen yöntemle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bildirdikleri yazışmaların, yatırımcı ...'ın ticari kayıt ve belgelerinin uygulamayı, ödeme yöntemini kanıtladığı, 29.06.2020 tarihli dilekçede ...'a müzekkere yazılarak yapılan ödemelerin indirilmesinin talep edildiği, özetle yüklenicinin maliye tabloları ile kendi bütçesini hazırladığı, ödemenin kredi kuruluşundan alınacağını kabul ettiği, finansal kiralamadan tahsil ettiği, alacağının bulunmadığı, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1189 sayılı davasında yüklenicinin yatırımcıdan para tahsil ettiğinin açıklandığı,\tyüklenicinin sözleşmeye uygun ifada bulunmadığı, ... kabulü ile kesin kabule ilişkin evrak sunulmadığı, eserin iş sahibi tarafından teslim alınmış olmasının eserin kabul edildiği anlamına gelmediği, yüklenicinin kullanılacak malzemeler için en az 3 tedarikçiden teklif alarak yatırımcı onayına sunma, 2 personele ücretsiz eğitim verme ve 2 yıl süreyle bakım onarım yapma edimlerini yerine getirmediği, sözleşmeye uygun bir kabul işlemi bulunmadığı, uyuşmazlığın sadece 3 madde yorumlanarak sonuçlandırıldığı, sözleşmenin tamamının değerlendirilmesi gerektiği, uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluşmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı, asıl davaya ilişkin kararın bu nedenlerle kaldırılması gerektiği, birleşen dava yönünden ise; 3.4 madde gereğince sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlüğe girdiği, sözleşme kapsamında belirtilen şartlar çerçevesinde işbaşı yapılmış sayılacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki görüşmelerin sözleşmeden çok önce başladığı, yüklenici yetkilisi kişilerin vekil tayinine ilişkin 05.05.2017 tarihli vekaletnamelerin işe başlatma beyan ve iradesini ortaya koyduğu, yine yüklenici yetkilisi ...'in 17.05.2017 tarihli e-postasında \"her şey hazır başlanabilir\" beyanının işe başlandığını gösterdiği, yine 29.06.2017 tarihli master planlama e-postasında işin 01.09.2017 tarihinde başlayıp, 20.11.2017 tarihinde sona ereceğinin kabul ve taahhüt edildiği,  SGK kayıtları, sözleşmeden önce yapılan ödemeler, muhtelif e-postalar ile işin sözleşmeden önce başladığının açıkça kanıtlandığı, iş süresinin 120 gün olarak belirlendiği, geçici kabul tutanağı düzenlenmesinin işin işveren tarafından kabul edildiği anlamına gelmediği, kesin kabulün yapılmadığı, iş emri sözleşmesi imzalanmadığı için iş süresinin başlamadığına dair kabulün hatalı olduğu, mahkeme kararındaki kabulün çelişkili olduğu, teslim tutanağındaki temsilcinin sözleşmeden doğan kabulle ilgili beyan yetkisinin bulunmadığı, işin teslim edildiğinin, kabulün yapıldığının söylenemeyeceği, davacının bakım ve onarım konusunda şartname ve diğer talimatları doğrudan ...'dan alması gerektiği, bakım onarım yükümlülüğünün fiilen yerine getirilmediği, 17.05.2017 tarihli davalı tarafından müvekkiline gönderilen fizibilite raporunda yıllık bakım maliyetinin 1 MW için 7.000 USD olarak belirlendiği, bakım yapılmamakla yüklenicinin kendi lehine menfaat temin ettiği, müvekkilinin hak kaybına uğradığı, davalıya gönderilen 11.10.2018 tarihli ihtarnameden de sonuç alınamadığı, iş, süresinde bitirilmediği için üretim kaybı nedeniyle talepte bulunmanın koşullarının oluştuğu, kesin kabul tutanağı düzenlenmediği, bilirkişi raporunda belirtilen üretim kaybının tahsiline karar verilmesi gerektiği, yüklenicinin ...'ın talimatına uygun olarak ve işbirliği içerisinde bakım ve onarımı yerine getirmesi gerektiği, şartname ve talimatları ...'dan alması gerekirken şartname verilmediğini ileri sürmesi ile bakım yükümlülüğünü yerine getirmek için talepte bulunduğuna dair savunmasının çelişkili olduğu, esasen yüklenici ile ...'ın taahhüt edilen işleri yapmak için müvekkilinden talepte bulundukları, aralarında sıkı bir işbirliği ve dayanışma bulunduğu, buna rağmen ...'ı muhatap almadan müvekkilinden şartname talep etmesinin doğru olmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tDava, eser sözleşmesinden  kaynaklanan  itirazın iptali, birleşen dava alacak talepli olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle taraflar arasında 5 adet güneş enerjisi santrali (GES) tesisine ilişkin 16.08.2017 tarihli eser sözleşmesinin akdedildiği ve GES'lerin tesis edilerek geçici kabullerinin yapıldığı ihtilafsız olup, sözleşmenin 10.1 maddesinde iş bedeli götürü birim fiyat olarak kararlaştırıldığından iş bedeline ayrıca KDV eklenemeyeceğinin ve sözleşmedeki gecikme cezasına ilişkin düzenleme ifaya ekli cezai şart olup, teslim alırken ihtirazi kayıt konulmadığından talep edilemeyeceğinin, yine sözleşmede öngörülen sürenin iş emrinin imzalanmasıyla başlayacağı kararlaştırıldığı halde dosya kapsamı itibariyle bu nitelikte bir belge düzenlenmemiş olması nedeniyle üretim kaybı talebinde bulunamayacağının anlaşılmasına ve  sözleşme kapsamında yüklenici tarafça bakım hizmeti verilmemesi nedeniyle zarara uğranıldığının ispatlanamamış bulunmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tTaraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,<br>\t2-)\tHarçlar Kanunu gereğince davacı - birleşen davada davalıdan alınması gereken 427,60 TL + 427,60 TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70 TL + 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 693,8‬0‬ TL harcın davacı - birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-)\tHarçlar Kanunu gereğince davalı - birleşen davada davacıdan alınması gereken 53.357,62 TL + 427,60 TL istinaf karar harcından yatırılan 13.339,41 TL + 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 40.365,11‬‬ TL harcın davalı - birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t4-)\tİstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 19.09.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4143bbacbd9e54bb","SID":"1d6c077488c6b0da"}}