{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/669 Esas <br>KARAR NO: 2024/1414 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/11/2021 <br>NUMARASI: 2020/337 Esas 2021/787 Karar <br>DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)\t<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı / Takip borçlusu ... Ltd. Şti. ile müvekkil bankanın Aksaray Şubesi ile Genel Kredi Sözleşmesi imzaladıklarını, diğer borçlular ise işbu sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, müvekkil banka ise bu sözleşme gereği adı geçen borçlulara krediler kullandırıldığı, fakat davalı /takip borçlusu sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, bu nedenle de müvekkil banka tarafından borçlulara ödeme yapması için Gebze ... Noterliği tarafından ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borçluların ödeme yapmadığını, bu nedenle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibin başladığını ve borçluların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, icra takibinin durdurulması üzerine arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını ve yapılan görüşmeler sonucunda bir uzlaşmaya varılmadığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile faiz ve masraflar hariç olmak üzere 96.039,33 TL tutarında alacağının, tahsil tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte tahsilini, tüm yargılama giderleri, ihtar masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Huzurdaki davanın dayanağı olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ve tüm borçlular süresi içinde  02/04/2018 tarihinde yapılan icra takibine itiraz edildiğini, davacı taraf bu süre zarfında 29/04/2019 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğunu, nitekim 06/05/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağının itirazın iptali davasına yönelik yapılan başvuruya ilişkin olduğunu, ayrıca davacı tarafça kredi kullandırdıklarını, takip borçlularının sözleşmeden kaynaklı borçlarını ödemediğinin iddia edildiğini belirterek, öncelikle belirtilmek istenen huzurdaki dava da kat ihtarnamesinin borçlulara usulüne uygun tebliğ edilmediğini, usulüne uygun tebliğ edilmeyen kat ihtarnamesi incelendiğinde borçluların sözleşmede  yazılı olmayan bir adrese gönderildiğinı ve neticesinde iade edildiğini, hesap kat ihtarnamelerinin sözleşmede yazılı olmayan bir adresten iade dönmüş olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini belirterek  yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/11/2021 tarih ve 2020/337 Esas- 2021/787 Karar sayılı kararında; \"....Mahkememizce resen görevlendirilen bilirkişi bankacı ... marifetiyle hazırlanan 17/05/2021 tarihli bilirkişi kök rapor ile 12/07/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; \"...Davacı banka ile davalı kredi lehtarı ... Hizmetleri Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi diğer davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bahse konu sözleşmeye istinaden taksitli kredi kullandırılmış olduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 1.000.000,00TL olduğu, temerrüt tarihi itibari ile hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 89.416,97TL'sinin kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin hesaplanan borçtan kefalet limitiyle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu sayılabilecekleri, davalı kredi lehtarı şirketin sorumluluğu yönünden; raporun benimsenmesi halinde fazlaya ilişkin 96.524,33TL - 93.161,65TL = 3.362,68TL'nin reddi durumunda, takip tarihinden başlamak üzere 89.416,97 TL asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %40,80 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 BSMV ile birlikte istenebileceği, davalı kefillerin sorumluluğu yönünden; 96.524,33TL - 92.545,22TL = 3.979,11TL'nin reddi durumunda, takip tarihinden başlamak üzere 89.416,97 TL asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %40,80 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 BSMV ile birlikte istenebileceği...\" yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve  takibin kısmen devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, '' 1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile;a) Davalı ... Tem. Ve Yön. Ltd. Şti. yönünden İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN  93.161,65TL yönünden İPTALİNE, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,b) Diğer davalılar yönünden İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN  92.545,22TL yönünden İPTALİNE, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-) Asıl alacağın %20 si olan 18.632,33TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı borçluların, alacaklarına kavuşmalarına engel olmak için haksız ve kötü niyetle itirazlar yaptığı, bu nedenle taraflarınca açılan alacak davasının yargılaması sonucunda, mahkemece itirazın iptali ve takibin devamına karar verildiği, ancak davanın aslında alacak davası olduğunu, bu nedenle, usul ve yasaya uygun olan kararın düzeltilerek onanması ve davalıların kötü niyetli istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, Davalı/takip borçlusu ... Hizmetleri Ltd. Şti. ile müvekkil banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, diğer borçluların ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları, davalı borçluların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, Müvekkil banka tarafından borçlulara ödeme yapmaları için 18/01/2018 tarihinde ihtarname gönderildiği, ancak borçluların ödeme yapmaması üzerine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nde icra takibi başlatıldığı, borçluların haksız ve hukuka aykırı itirazları nedeniyle icra takibinin durduğunu, İcra takibinin durması üzerine arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı, ancak uzlaşma sağlanamadığını, bu nedenle, borçluların kullandırılan krediler nedeniyle borçlarını ödememeleri ve takibe haksız olarak itiraz etmeleri üzerine alacak davası açıldığını, Açılan davanın itirazın iptali davası olmadığını, alacağın tespiti ve tahsiline yönelik alacak davası olduğunu, mahkemenin hatalı olarak itirazın iptaline yönelik hüküm tesis ettiğini, Davanın, alacak davası olduğunu ve genel zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davalı vekilinin, davanın süresinde açılmadığı iddiasının yerinde olmadığını, dava dilekçesinde alacağın faiziyle birlikte tahsiline yönelik talepte bulunulduğunu ve 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığını, Alacak talebinin karşılanması amacıyla süresi içinde arabulucuya başvurulduğunu, ancak uzlaşma sağlanamadığını, davalı borçluların itirazlarının alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, Çekilen ihtarnamelerin usule uygun olduğunu ve kefillerin kefalet limitleri oranında sorumlu bulunduklarını, bilirkişi raporlarının da bu hususu teyit ettiğini, Yapılan bilirkişi incelemeleri ile müvekkil bankanın davalı borçlulardan olan alacağının net olarak tespit edildiğinii ve raporların denetime elverişli olduğunu, bilirkişi raporlarının dosya içeriğine, toplanan delillere ve karar vermeye elverişli olduğunu beyanla,  ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek kabulü ve davalı borçluların istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALILAR VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;  ilk derece mahkemesi kararında, hukuk yargılamasının temel ilkelerinden olan \"taleple bağlılık ilkesinin\" ihlal edildiğini, davacı tarafın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibini dayanak gösterdiğini ve yerel mahkemenin, davacı tarafın bu yönde bir talebi olmamasına rağmen, HMK m. 26 hükmünü ihlal ederek davalı müvekkiller aleyhine icra ve inkar tazminatına hükmettiğini, ayrıca, davanın süresinden sonra ikame edildiğini ve usulden reddedilmesi gerektiğinin değerlendirildiği, davacı tarafın 29.04.2019 tarihinde Arabuluculuk yoluna başvurduğunu, bu süreçte zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin durduğunu, ancak dava açmak için son günün 12.06.2019 olduğu ve davanın bu tarihten sonra, 22.07.2020 tarihinde ikame edildiğini, Davanın, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin itirazın iptali davası olduğunu, ancak süresinde açılmadığı için usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın, itiraz edilen icra takibinin iptali amacıyla Arabuluculuk yoluna başvurduğunu, ancak bu sürecin alacak davasına dayanak teşkil edemeyeceğini, yerel mahkemenin, bu itirazları dikkate almadan hüküm tesis ettiğini, Davacının, müvekkillerden alacak talebinde bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kat ihtarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve Yargıtay kararlarıyla da desteklenen bu hususun göz ardı edilmemesi gerektiğini, ayrıca, kefalet sözleşmelerinde belirlenen sürenin \"sınırsız süreli\" olduğunu, fahiş faiz oranlarının uygulandığını ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu,Dosyaya aldırılan bilirkişi raporlarının hüküm tesis etmeye elverişli olmadığını, raporlarda hatalı değerlendirmeler yapıldığını ve eksik inceleme ile hazırlandığını, bu nedenle, yerel mahkemenin bu raporlara dayanarak haksız karar verdiğini beyanla, yerel mahkemenin 2020/337 Esas, 2021/787 Karar ve 01.11.2021 tarihli kararının istinaf yoluyla kaldırılmasın ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Dosyanın incelenmesi sonucu; dava tarihinden önce davacı banka tarafından davalı borçlular aleyhinde  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile GKS ve kat ihtarı dayanak gösterilerek ... nolu krediden kaynaklı 89.416,97 TL. Asıl alacak, 3.885,97 TL. İşlemiş akdi faiz, 1.586,14 TL. İşlemiş temerrüt faizi, 273,57 TL. BSMV, 392,23 TL. İhtarname masrafı, 970,00 TL. İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam: 96.524,33 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklı banka tarafından istinafa konu dava ile faiz ve masraflar hariç olmak üzere 96.039,33 TL. Alacağın tahsili talebiyle alacak davası açıldığı halde mahkemece açılan davanın alacak davası olduğu gözetilmeden eldeki davayı itirazın iptali davası olarak nitelendirip HMK. 26 madde uyarınca talebi aşmak suretiyle itirazın iptali  yönünde hüküm kurulup talep olmadan icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinde davacının faiz ve masraflar hariç olmak üzere 96.039,33 TL. Alacağın tahsili talebi olduğu gözetilerek taleple bağlılık ilkesi gereği dava tarihi itibariyle davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı ve miktarı yönünde gerektiğinde bilirkişiden  ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2021 tarih ve 2020/337 Esas - 2021/787 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde taraflara iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d22cc3b92ada37e","SID":"91b37fda1dda8b7e"}}