{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2337 <br>KARAR NO: 2024/1401<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/06/2021<br>NUMARASI: 2020/321 Esas - 2021/609 Karar<br>DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>Davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen 02.04.2017 tarihli acentelik sözleşmesi uyarınca, müvekkili sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve eksiksiz ifa etmesine rağmen davalının 18.05.2009 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, aynı gün şubede bulunan demirbaşlar,sarf malzemeleri ve kargoların davalıya teslim edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 2009 yılı Mayıs ayına ilişkin hak ediş karşılığı 20.05.2009 tarihli 5.667,54-TL bedelli, davalıya teslim edilen sarf bedeli karşılığı 20.5.2009 tarihli 514,48-TL bedelli, matbu evrak bedeline ilişkin 20.05.2009 tarihli 178,07-TL bedelli ve davalıya teslim edilen demirbaş bedeli karşılığı aynı tarihli 10.884,43-TL bedelli faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiğini, bu nedenle davalı aleyhine Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını belirterek, söz konusu faturalar nedeniyle toplam 17.244,41-TL alacağın 18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin acentelik sözleşmesini 18.05.2009 tarihi itibariyle tek yanlı feshettiğini, sözleşmenin feshi sonrasında hesaplar incelendiğinde davacının müvekkiline karşı borçlu duruma düştüğünü, müvekkilince alacağın tahsili için Ümraniye ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibin iptali istemiyle açtığı davanın reddedildiğini, dolayısıyla müvekkilinin haklı olduğunun kesin hükümle ortaya konulduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın talep ettiği 17.244,41 TL'nin dayanağı olan faturaların davalı taraf defler ve belgelerinde kayıtlı bulunduğu, davalının ticari defter ve belgelerine göre 06.08.2009 tarihli son yevmiye kaydından ve 31.12.2009 tarihli kapanış maddesinden anlaşılacağı üzere davalının davacıdan 12.872,06-TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; davacı tarafın faturaları davalı defterlerine kaydedilmiş olup, davalı tarafın banka havalesi ile alacaktan mahsup yöntemi ile cari hesap ilişkisinin 06/08/2009 tarihinde sonlandırıldığı davalının davacıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; mahkemece alınan 10.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmesine, dayanak belgeler davalının defterlerinde kayıtlı olmasına ve fatura bedelinin ödendiğine dair bir belge sunulmamasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının müvekkilinden alacaklı olduğuna dair bir delil sunulmadığı gibi bu yönde yasal süresinde bir itirazda da bulunulmadığını, bozma öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının 12.872-TL alacaklı olduğunun kabulü halinde dahi müvekkilinin davalıdan 17.244,41-TL alacaklı olduğu göz önüne alındığında müvekkilinin bu halde dahi alacaklı olduğu dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının dava konusu faturaları hiçbir ihtirazi kayıtta bulunmadan kendi defterine kaydetmesi nedeniyle faturalara konu alacağın varlığının ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.244,41-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin ... esas ... karar sayılı ilamıyla; \"somut olayda dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, bu faturaların müvekkilinin cari hesabında kayıtlı olmasına rağmen müvekkilinin davacıdan 12.872,06-TL cari hesap alacağı bulunduğunu belirttiği,davalı tarafça sunulan davalı cari hesap ekstresi incelendiğinde, dava konusu faturaların davalı kayıtlarına işlenmesinden sonra ve işbu davadan önce yine bir takım borç ve alacak kayıtları yapıldığı, bu kayıtlar içerisinde davalının ödemelerinin de bulunduğunun görüldüğü,davalı ödemelerinin değerlendirilebilmesi için tarafların ticari defter ve kayıtları ile ödemelerin dayanak belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının dava tarihi itibariyle dava konusu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği\" gerekçesiyle HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereğince kaldırılmıştır.Mahkemece;kaldırma kararı doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacının düzenlediği faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, davalının bu faturalara karşılık banka havalesi ile ödemeler yaptığı, davacının hak ettiği primleri alacağına kaydettiği, tarafların karşılıklı düzenledikleri faturalar ile ödemeler hakkında uyuşmazlık ve herhangi bir faturaya itirazların tespit edilmediği, davacının düzenlediği takip ve dava konusu tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki cari hesap hareketlerinin 06.08.2009 tarihinde sonlandırıldığı, kendi ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıdan 12.872,06-TL alacaklı olduğu, davacı tarafça sunulan vergi beyannamelerinden bakiyenin tespit edilemediği, BA BS formlarına göre davacının 7 adet belge ile 33.336-TL satış, davalının ise 8 adet belge karşılığı 41.830-TL alış beyan ettiği, sonuç olarak davalının davacıdan 12.872,06-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Açıklanan nedenlerle; incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacının alacak iddiasına dayanak tüm faturaları davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacının bu faturaları kaydedildikten sonra ticari ilişkinin devamında davalının düzenlediği faturalar ile banka yoluyla yaptığı ödemeler sonucunda cari hesapta davalının 12.872,06-TL alacaklı duruma geçtiği anlaşılmaktadır. Dairemizin kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporunda, dava konusu davacı faturalarının davalı kayıtlarına işlenmesinden sonra davalının ticari defterlerine işlenen davalı fatura ve ödemeleri dikkate alınmadan alacak tespiti yapılmış olup, kaldırma kararı sonrasında bu kayıtların da dikkate alınması sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile arasında çelişki bulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf sebebleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere   oy birliği ile karar verildi. 03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f32fe9aaff367f44","SID":"5ec79a55c18e65e9"}}