{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/534 <br>KARAR NO: 2024/1459<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2021<br>NUMARASI: 2019/666 Esas - 2021/1164 Karar<br>DAVA: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı aracın davacı idaresinde olduğu sırada 23.10.2018 tarihinde İstanbul Gaziosmanpaşa' da ... plakalı araçla çarpışması şeklinde meydana gelen trafik kazasında hasar gördüğünü, kazadan sonra çıkan kargaşada biber gazının da kullanılması sonucu bir süre bilinç kaybı yaşayan davacı yerine o sırada araçla yolcu olarak bulunan ...'ın ifadesi alınmak üzere Gaziosmanpaşa Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü, ilgili kişinin gerçek sürücü olmadığının anlaşılması üzerine kaza sırasında alkolsüz olan ...‘in somut olay ve maddi gerçeğe aykırı olarak olay yerinden firar ettiği belirtilerek tutanak tanzim edildiğini, davacının aracında kaza nedeniyle  43.186,81 TL tutarlı maddi zarar oluştuğunu, davalı  sigortacının zararlarını karşılamayarak red ettiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 43.186,81 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reskont faizi ile tahsiline karar verilmesi  talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi özetle; davaya konu kazanın meydana geldiği iddia olunan trafik kazası ile ilgili hasar dosyası üzerindeki incelemede araç üzerindeki hasarların uyumsuz olduğu tespit edildiğinden başvurunun reddi gerektiğini, davacı tarafın hiçbir neden olmaksızın olay yerinden ayrıldığını iş bu sebeple alkol raporunun alınmadığı ve sigortaya başvurulmadığını, sigortalı araç sürücüsünün sağ ayağından engelli olduğu, sürücü belgesinde durumun belirtilmesi, ancak sigortalı araç üzerinde herhangi bir engelli araç donanımının olmaması, dolayısıyla kara araçları kasko sigortası genel şartları teminat dışında kalan haller \"a.5 poliçede gösterilen aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar\" hükmüne istinaden, hadise ile ilgili kanaatlerinin olumsuz yönde geliştiğini,  davayı kabul manasına gelmemekle, davacı tarafın taleplerinin fahiş olduğunu, davaya konu aracın hasar tutarı rayiç bedel ve sovtaj tutarının tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile 38.000,00 TL'nin 01.04.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza esnasında sigortalı araç sürücüsünün kim olduğu sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı ve alkol durumu tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya konulmadan karar verildiğini, sigortalı araç sürücüsünün geçerli bir neden olmaksızın olay yerinden ayrıldığını, sigortalı araç sürücüsü net olarak tespit edilmemiş olmakla birlikte bir an  için sigortalı araç sürücüsünün ... olduğunun düşünüldüğünde dahi aracın engelli donanımına sahip olup olmadığı değerlendirilmeden karar verildiğini, sigortalı araç sürücüsü olduğu belirtilen ...'e ait sürücü belgesinde solda hız pedalı ve sol ayağa uyarlanmış, fren pedalına sahip araçların kullanılmasına olanak sağladığını, bir önceki istinaf sebepleriyle belirtmiş oldukları üzere sigortalı aracın pedal düzeneği sürücü olduğu belirtilen kişinin sakatlığı bulunan ayağına denk gelen kısımda yani sağda olduğunu, aracın rayiç ve sovtaj değerleri hatalı belirlendiğini, aracın gerçek rayiç değeri belirlenen tutarın altında sovtaj tutarı ise üzerinde olduğunu, aracın satılmış olması ve söz konusu satışta görülen satış bedeli aracın gerçek sovtaj değerini göstermeyeceğini, davacının sattığı rakamın ötesinde piyasa koşullarında aracın hurdasının hangi rakama satılabileceğinin tespitinin gerektiğini, sovtaj değerinin hangi esaslara göre belirlendiğinin anlaşılamadığını, herhangi bir veriye dayanmayan sovtaj tespitinin kabulünün mümkün olmadığını  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında davacıya ait ... plakalı araç için  30.05.2018-30.05.2019 tarihlerini kapsar  Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. Kasko Genel Şartları A.5.4.maddesinde aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar;  A.5.5.Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar;  A.5.10.Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması teminat dışı hal olarak sayılmıştır. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Bu ilkeler doğrultusunda uyuşmazlık, kazanın ihbar edilen şekilde meydana gelip gelmediği noktasındadır. Somut olayda; kaza sonrasında kaza tespit tutanağında sürücünün firari olduğu yazılı olduğu ancak davacı hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca,\"...şüphelinin ... plaka sayılı aracı ile İsmetpaşa Caddesinden Fevzi Çakmak Caddesine doğru seyir halinde iken, müşteki ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde, müştekilerin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği,...\" iddiası ile dava konusu olay ile ilgili iddianame düzenlendiği Mahkemece de taksirle iki kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiğinden davacı hakkında ceza verildiği anlaşılmıştır. Ceza Mahkemesinde dinlenen tutanak tanıkları, kaza mahallinde davacının bulunduğuna ilişkin kazadan sonra çıkan olayda  biraz uzak mesafede yerde yatan biri olduğunu ancak biraz uzakta olduğundan sürücü olmadığını düşündüklerini, alkollü olup olmadığını bilmediklerini, kavga edenlerden biri ile ticari taksi sürücüsünü alıp karakola götürdüklerini, sürücü olarak götürdükleri kişinin sürücü olmadığını anladıklarında telefonundan arandığı halde cevap vermediğini ve o gece karakola gelmediği için tutanağa firari olarak yazdıklarını beyan etmiş olduklarından davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun ve alkollü olduğunun iddiasınının ispat külfetinin davalıda olduğu anlaşılmakla birlikte  davacının ehliyetinin incelenmesinde 104 78 25 08 20 03 kodlarının bulunduğu bunun da sürücünün otomatik vitesli, soldaki hız pedalı ve soldaki fren pedalı bulunan aracı kullanabilmesi için geçerli bulunduğu, engelli sürücü  belgesi olduğu, olay sırasında kullanılan araçta ise ekspertiz raporunda yazılı ruhsatta engelli kaydının bulunmadığı anlaşılmakla sigortalının kullanmak için uygun ehliyeti olmayan aracı kullanması teminat dışı olduğundan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: Davanın REDDİNE, 1-Alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 737,53-TL den mahsubu ile kalan  bakiye 309,93 TL ilam harcının davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakalmasına, 3-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT 13/4 maddese gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa   iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 54,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3471a261d31e74f0","SID":"3d1bd8a22cf60aec"}}