{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/526 - 2024/1109<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/526 <br>KARAR NO\t: 2024/1109<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/614 Esas - 2022/480 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/10/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 03/10/2016 tarihinde davacıya yaya olarak bulunduğu esnada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarparak olay yerinden kaçması suretiyle meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br> \tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 03.10.2016 tarihinde trafik kazası geçirerek yaralandığını ve kazanın ardından teyzesi tarafından bulunarak hastaneye götürüldüğünü, davacının yargılama konusu trafik kazasının akabinde götürüldüğü Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi'nce tanzim edilen 03.10.2016 tarihli Genel Adli Muayene Raporunda \"trafik kazası iddiası ile değerlendirildi\" ibaresinin yer aldığını, davacının trafik kazası geçirerek kaza tarihinde hastaneye başvurmuş olduğunun işbu Genel Adli Muayene Raporu ile de sabit olduğunu, mahkemece icra edilen keşfi takiben alınan  kusur bilirkişi raporunda davacı yayaya  %75, plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, nitekim keşifte dinlenen tanık ... tarafından da davacının kaza sonrası bulunduğu yerin açıkça gösterildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklandığı iddia edilen yaralanmaya bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tSomut olaya ilişkin kaza tespit tutanağı tutulmadığı, mahkemece 25/04/2022 tarihli bilirkişi raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...'ın %75 oranında, meçhul plakalı aracın meçhul sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara Batı CBS'nin 2018/18380 Soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturmada daimi arama kararı verildiği, dosya kapsamında mevcut A.Ü. Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp ABD Başkanlığı’nca düzenlenen 08/11/2021 tarihli rapor uyarınca davacının yaralanması sonucu özür oranının %3 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamında, meydana geldiği iddia edilen kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı tanzim edilmediği, davacının ne şekilde yaralandığı, vakanın trafik kazası olup olmadığı, davacının iddia ettiği gibi bir aracın kendisine çarpıp çarpmadığının belirlenmesine yarar bir kaydın dosyaya sunulmadığı, tanık ...’ın da  keşifte alınan beyanlarında kazaya şahit olmadığını açıkça beyan ettiği ve kaza sonrasına ilişkin de çelişkili beyanlar verdiği, soruşturma dosyasında da, trafik kazası hakkında herhangi bir delil, tanık beyanı, kamera kaydı bulunmadığı, davacının gerçekleştiğini ileri sürdüğü kazadan yaklaşık 1,5 yılı aşkın süre sonra 23/05/2018 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına müracaat ettiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan konsültasyon raporu başlıklı 03.10.2016 tarihli evrakta da \"Trafik kazası iddiası\" ile davacının konsülte edildiğinin belirlendiği, anılan ibarenin davacının iddiasına bağlı olarak bu evrakta yer aldığı, iddia kapsamından öteye geçen bir ispat vasıtasının sunulmadığı nazara alındığında davacının yaralanmasının kaza sonucu gerçekleştiğine dair iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br><br>\t2-Davacı tarafından yatırılması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179.90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247.70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14ad6584672e0b44","SID":"ed2221b81b5bce31"}}