{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                                 TÜRK MİLLETİ ADINA\t<br>\t                         T.C.<br>\t                     BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>                                                                                                                                                 GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2013<br>KARAR NO\t: 2018<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ..<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI \t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 12/11/2013<br>KARAR TARİHİ\t: 19/07/2018<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 30/07/2018<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Kooperatifi yönetim kurulu’nun 24.07.2013 gün ve 06 sayılı ortaklıktan çıkarılma karan ile davacı müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihracına karar verdiğini, Gerçek borcu yansıtmayan haksız yere çekilen İhtarnamelere dayanarak alınmış olan üyelikten çıkarma kararının iptali için mahkemeye müracaat etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Şöyle ki: Kooperatif yönetim kurulunun, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ... E. Sayılı dava derdest durumda olmasına rağmen dava konusu aidat borcunun yanında müvekkilin ihraç karan sonrası tahakkuk eden aidat tutarlarını ödememesi gerekçesiyle Bursa 15. Noterliği aracılığıyla 10.12.2012\ttarih ve 26983 yevmiye nolu birinci ihbarnameyi ( ek-2 ) ardından 28.01.2013 tarih ve 02762 yevmiye nolu ikinci ihbarnameyi ( ek-3 ) gönderdiğini, bunun üzerine müvekkilinin dava konusu borç hariç olmak üzere ihraç karan sonrası tahakkuk eden borçlarım ihtarnamede de belirtilen bir aylık sürede 07.02 2013 tarihinde ödemiş), bunun ardından devam eden aidat borçlarını da 24.05.2013 ve 28.08 2013 tarihlerinde ise ödeyerek ( ek-4 ) şimdiye kadar tahakkuk eden 2013 yılı aidat borçlarını kapatmış olduğunu, Buna rağmen davalı tarafın, Bursa 15. Noterliği’nin 15.08.2013 tarih ve 21194 yevmiye nolu ihraç kararının ihtannı ( ek-5) göndermiş, söz konusu ihtarname 23.08 2013 tarihinde tebellüğ edildiğini, Bursa 15. Noterliği aracılığıyla 10.12.2012 tarih ve 26983 yevmiye nolu birinci ihbarname ve 28.01.2013 tarih ve 02762 yevmiye nolu ikinci ihbarname incelendiğinde 24.097,73 TL + 6551 TL toplam 30.648,73 TL bedel talep edildiğinin görüleceğini, Yargıtay içtihatlarına göre ihraç kararına dayanak yapabilmek için üyeye gönderilen ihtarnamelerde istenen tutarın gerçek borcu yansıtması gerekmekte olduğunu, açıklanan bu sebeplerle ilk ihraç kararından sonra yapılan ödemeler göz önüne alınmadan Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava konusu borcun yeniden ihraç sebebi yapılmasının kooperatifler kanunu'na aykırı olduğunu ve alınan ikinci ihraç kararı Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargılama faaliyetinin etkisiz halde gelmesine neden olduğunu, Açıklanan bu sebeplerle ilk ihraç kararından sonra yapılan ödemeler göz önüne alınmadan bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava konusu borcun yeniden ihraç sebebi yapılmasının kooperatifler kanunu’na aykın olduğunu ve alınan ikinci ihraç kararı Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yargılama faaliyetinin etkisiz hale gelmesine neden olduğunu, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla, yukanda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtarnamelerle istenilen alacağın var olmadığının tespiti ile, yönetim kurulunun 24.07.2013 gün ve 06 sayılı müvekkilinin ortaklıktan ihracına ilişkin kararının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, üyelikten haksız şekilde 2. Kez çıkarıldığını, ilk ihraç kararına karşı Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyası ile iptal davası açtığını, davanın halen devam ettiğini, 2. ihraç kararının da yasa ve usul hükümlerine aykın olduğunu iddia ederek bu ihraç kararının da iptalini istediğini, 1163 sayılı kooperatifler Kanunu’nun 16/son maddesi hükmüne göre ihraç karannm kesinleşmesine kadar ortağın hak ve yükümlülükleri devam edeceğini, Buna göre, kooperatife olan edimlerini yerine getirmemeye devam eden davacıya, ana sözleşme ve kooperatifler yasası hükümleri uyarınca 2. Kez birinci ve ikinci ihtarlar gönderilmiş, bu ihtarlara karşın borcunu ödemeyen davacının, tekrar 2. Kez üyelikten ihracına karar verilmek zorunda kalındığını, İhraç prosedürünün, ana sözleşme ve yasa hükümlerine uygun olduğunu, tahakkuk eden faizlerin genel kurul Kararları gereği olduğunu, üyelik aidatlarını zamanında ödemeyen üyelerden, aylık % 10 ( 22.01.1998 tarihli genel kurul kararı ); aylık %6 25.01.2001 tarihli genel kurul kararı); aylık % 7 ( 22.03.2002 tarihli genel kurul kararı ); aylık % 5 (30.06.2007 tarihli genel kurul karan ile sonraki aynı doğrultudaki genel kurul kararlan) gecikme faizi alınacağı anılan genel kurul kararlan gereği olduğunu, Bu sınırlar içinde, hesaplanan faiz tutarlarının, aynntılan ile ihtarname ekinde gösterildiğini, açıklanan bu nedenlerle, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasının, bu dava için “bekletici mesele” yapılmasına, yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:<br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların  beyanı, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyası,  bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Dava, davacının davalı kooperatifin yönetim kurulunca 24/07/2013 tarih ve 06 sayılı ortaklıktan çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin 18.07.2017 tarihli duruşmasında Dosyanın koop. Alanında uzman bir hukukçu bilirkişiye ve bir SMM bilirkişiye tevdi edilerek koop. Tarafların iddiaları doğrultusunda rapor alınmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişiler hukukçu ... ile SMMM ... tarafından ibraz edilen 22/03/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda \" Davalı kooperatif incelemeye 1994-2015 arası defterlerini ibraz etmiştir, ibraz ettiği tüm defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süreleri içinde taptınldığı 2012 senesi öncesi envanter defterlerim ibraz etmediği 2012 sonrası yevmiye defterlerinin tamamının kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptınldığı 2012 öncesi defterlerinde ise 2006 yılı dahil ve sonraki yıllardaki yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içinde yaptırıldığı görülmüştür. Davacıya 1. ihtarname Bursa 15. Noterlikçe 10.12.2012 gün 26893 yevmiye no ile gönderilmiş ihtarnamede daha önceki 24.097.73-TL borç devam ettiği gibi ihraç tarihinden sonra tahakkuk eden Aralık 2011 Ekim 2012 arasındaki 11 aylık aidat borcu olan 4950 TL ve 1601 TL gecikme zammıyla borcun 6551 TL olduğu toplam borcun 30.648,73 TL  olduğu 10 gün içinde ödenmezse 2. İhtar gönderileceği bildirilmiş, 28/01/2013 tarihli 2. İhtarnamede aynı borç rakamları bildirilerek bir ay içinde ödenmesi istenmiştir. Davacı ihtarnamelerden sonra aidat ödemeleri yapmıştır. 07 Şubat 2013 tarihinde 7450 TL, 24 Mayıs  2013 tarihinde 600.00-TL Ve 20.08.2013 tarihinde 600.00-TL aidat Ödemesi yapmıştır. Ancak bu ödemeler ihtarnamelerden ve ihraçtan sonra yapılan ödemelerdir. Göndermiş olduğu ihtarnamede belirttiği Faizlerde davalı kooperatifin hesapladığı faiz ile olması gereken arasında fark bulunmaktadır birinci ihraçta mahkeme “davacının ihracına dayanak yapılan ihtarlar ekindeki borcun gerek kooperatif genel kurullarında alınan kararlar gerekse BK 120 md £ uygulamasına göre gerçek borcu yansıtmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.” Diyerek davayı kabul etmiştir. Davacı 2. ci ihtarında eski aidat alacağında yine aynı rakamı istemiş ve 1.ihraç ile 2. thraç için yolladığı 1. İhtarname arasındaki aidat ve faizlerini de bu tutara eklemiştir. Sonradan eklenen aidat borcu ve faizler incelendiğinde istenilen aidat borcunun defterlerle uyumlu olduğu yani 4950. TL olduğu ancak faizin aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi 528.00-TL olması gerekmektedir. Sonuç olarak davalı kooperatif ihtarnamede davacıya doğru bir borç rakamı bildirmemiştir. Mahkemece kabul edilmeyen ve buna ait karardaki gerekçesi Yargıtay cada onaylanan karara göre kabul edilmeyen alacak rakamım aynı şekilde talep etmiş ve üstüne koyduğu sonra tahakkuk eden aidatların faizlerinde fazla hesaplama yapmıştır. Davacının ihtarnamelerden ve 2. İhraçtan sonra yapmış olduğu ödemeler bulunmaktadır. Sonuç olarak davalı kooperatif davacıya göndermiş olduğu ihtarnamelerde gösterdiği borç/alacak rakamı gerçek borç/alacak rakamım göstermemektedir. \" şeklinde beyan edilmiştir. <br> 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/3, 4. ve davalı kooperatif anasözleşmenin 14/2, 3. maddelerinde \"Ortak çıkarma kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Tebliğ edilen karar yönetim kurulunca verilmiş ise ortak üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir\" hükmüne yer verilmiştir. Bir üyenin yönetimin ihraç kararına itirazı ihraç iptali davasından önce yönetimce genel kurula intikal ettirilmiş ve üye aleyhine davadan önce karar verilmiş ise, davanın yönetim kurulu kararına karşı açılmadığı, genel kurulca verilen karara karşı  süresinde itiraz davası olarak açıldığı kabul edilerek, bundan sonra davanın esasına girilmesi; genel kurulca itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, ortaklık devam ettiğinden davanın reddine karar verilmesi; şayet yargılama aşamasında bu itiraz genel kurula intikal ettirilmiş ise, genel kurul kararı sonucu beklenilerek bu karar ortak aleyhine çıktığı takdirde davaya genel kurul kararının iptali olarak devam edilmesi; genel kurulca itirazın kabulüne karar verilmesi halinde davanın konusunun kalmayacağının düşünülmesi; itiraz genel kurula davadan önce ya da sonra intikal ettirilmemiş ve intikal ettirilmeyecekse, üyeliğin askıda ve devam ettiği, yönetim kurulunun ihraç kararına karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Genel kurul, üyenin ihraç kararına yaptığı itirazı üzerine esasen yetkisinde olan itirazı görüşerek karar bağlaması halinde, artık itirazın geç yapıldığına bakılmaksızın, davanın ihracı onaylayan genel kurul kararının tebliğinden itibaren üç ay içerisinde açılıp açılmadığı belirlenmelidir (Yargıtay 23.H.D.nin 15.05.2013 T,  2013/1407  E. 2013/3210 K.  Ankara BAM 23. Hukuk Dairesinin 2017/479 Esas ve  2017/763 Karar sayılı Kararında açıkça vurgulandığı üzere)<br>O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacının davalı kooperatifin yönetim kurulunca 24/07/2013 tarih ve 06 sayılı ortaklıktan çıkarılmasına dair kararın genel kurulda onaylanmasına dair 19/06/2018 tarihli celsede taraf vekillerine süre verilmiş olup tarafların beyanlarında yönetim kurulunca verilen kararın genel kurul tarafından halen onaylanmadığı bildirilmiş olup ortaklıktan çıkarılma kararının verildiği tarihten bugüne kadar yönetim kurulunun kararının onaylanmadığı, davalı vekilinin 02/07/2018 tarihli beyanında da bildirildiği üzere ihracın yönetim olmadığından 3 senedir genel kurul gündemiyle haziruna sunulmadığı belirtilmiş olup üyeliğin askıda olduğu ortaklığın devam ettiğinden yönetim kurulu kararının ihraç kararına karşı dava açılamayacağından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın reddine,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 24,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 11,60 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan  gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  HMKnın 341. Ve  345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/07/2018    <br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25d6f59d64942c00","SID":"7421de9e78356ad4"}}