{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/856 <br>KARAR NO: 2024/1229<br>KARAR TARİHİ: 12/09/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/09/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında akaryakıt alımı konusunda sözleşmeler imzalandığını, söz konusu sözleşmelere göre davalının, istasyonlarından müvekkil şirketin kullandığı araçlara takacağı automatic ile yakıt alımı konularında müvekkiline malzeme ve hizmet sağlayacağını, sözleşmeler uyarınca müvekkil şirket çalışanlarının kullandığı ve 3. kişi ... Oto. San. ve Tic. AŞ. tarafından kiralanmış 59 adet otomobile davalı tarafından çeşitli ekipmanlar takıldığını, fakat araçlara takılan bu ekipmanların ve montaj hataları ile sistem hataları sebebiyle araçlarda arıza ve zararların meydana geldiğini, arıza meydana gelen araçların onarımlarını yapıldığını, arızaların davalı tarafından takılan ekipman kaynaklı olması nedeniyle servis bedellerinin 3.kişi ... Turizm Oto.San.ve Tic.AŞ.tarafından müvekkil şirkete fatura edildiğini ve müvekkil şirket tarafından diğer tüm zararlarla birlikte KDV dahil 20.807,51-TL ödendiğini, işbu bedelin ödenmesi için davalı tarafa ihtarname gönderilmesine rağmen ödenmemesinden dolayı İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını,  davalı tarafın kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı şirketin alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın kiralamış olduğu araçlarda meydana geldiği iddia edilen arızaların müvekkil şirketin taktığı ekipmanlardan kaynaklanmadığını, ekipmanların montajının 25/04/2012 tarihinde yapıldığını, 1,5 sene ve 30.000 km sonrasında 18/09/2013 tarihinde araçlarda problem gündeme getirildiğini, arızanın teşhis edilmesi için serviste OBD soketinden diagnostik cihaz takıldığını ancak herhangi bir arıza kodu alınmadığını, ekipmanların 1,5 sene boyunca sorunsuz olarak çalışmış bir sistemin sadece üzerine aksesuar niteliğinde takılıyor olmasından dolayı problemin nedeni olarak görülmesinin ve araç üzerinde davacının bilgisi dahilinde sonradan takılan bir sistemin araç üreticisinin araçları garantiden çıkartması nedeniyle automatic sisteminin sıkıntı olarak ilan edilmesinin kabul edilemez olduğunu, davacının probleminin müvekkil şirketten taktırdığı sistemden kaynaklandığına dair somut bir ispat vasıtası/teknik rapor ve veri bulunmadığını, davacı yanın iddialarını ispatlamak ile mükellef olduğunu, davacı tarafın arıza meydana gelmeyen araçların bakım ve onarım bedellerini müvekkil şirketten talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının başlattığı icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, garanti kapsamından çıkan araçların meydana gelen arızalarını müvekkil şirkete ödetmek istediğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatan davacının takip miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak hatanın cihazın kendi sistemsel arızasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yine automatic cihazları ile montajın yapıldığı araçlar arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığı,  sonuç olarak arızanın nasıl ve neden kaynaklandığı tespiti hususunda (ayrıca araçların onarımını yapan firmanın servis formları ile faturalarında gösterilen şikayet ile arızalar ile onarımların automaticten kaynaklanan arıza ile uyumlu olup olmadığı, automatic cihazları sökülen araçlarda can hattı onarımının gerekli olup olmadığı, yansıtma faturalarının servis formlarıyla uyumlu olup olmadığı hususlarında) alınan 23/02/2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca,  söz konusu elektrik elektronik kartı, sensörü olan ve uzaktan haberleşme ile bilgi gönderen sistem ilk kurulduğunda herhangi bir hata vermediğinden davalının Automatic sisteminde imalat hatası olacak şekilde gizli ayıp ya da sonradan ortaya çıkarak açık ayıp haline gelen bir hata ya da hatalar zincirinden söz etmek mümkün olmamış, Bu tür teknolojik sistemler genelde ilk montajından itibaren hata vereceğinden Ancak, dosyada böyle bir elektriksel hata ya da gönderilen bilginin hatalı olduğunu gösteren herhangi bir tespit olmadığından neticede, bu sistemin takılı olduğu araçların her birinde yüz adetten fazla çeşitli görevler yapan elektromekanik sistem, elektronik kart, mekanik sistem ve elektrik sistemleri mevcut olduğundan bu sistemlerin bazı durumlarda birbirini etkileyebileceği tespit edilmekle bu etkileme genelde birbirlerine fiziki ve kuvvetli akım çeken elektriksel olarak bağlı olan sistemlerde olduğundan bu dosya özelinde Automatic sisteminin akım, gerilim, elektromanyetik girişim, frekans ya da başka bir parametrelerinin hatalı olması durumunda, Automatic sisteminin arızalı kabul edilmesi gerektiğinden, bu sistemin hatalı çalıştığını veya sistemin yanlış raporlama yaptığını gösterir herhangi bir tespitin dosyada olmadığı, Automatic sisteminin dosyada bulunan servis raporlarında belirtilen araç hatalarına sebebiyet verdiğini kanıtlar herhangi bir tespitin dosyada mevcut olmadığı, araç arızalarının mutad kullanımdan olabileceği açıklanmakla buna göre davalı tarafın zarardan sorumlu tutulamayacağı (herhangi bir kusuru bulunmadığından) sonucu ile  davacı tarafın icra takibin başlatmakta kötüniyetli olduğu hususu ispatlanamadığından icra inkar tazminatı isteyemeyeceği kanaati ile davanın reddine , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kaldırma ilamı ile yerel mahkeme ara kararına aykırı olarak düzenlenmiş olup istinaf ilamının gerekçesinde de belirtildiği üzere, yerel mahkemece celbedilecek bilirkişi raporu, arızalı automatic cihazları üzerinde inceleme yapılarak ve bu cihazlar ile hasarlı araçlar arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığının tespit edilerek düzenlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda, ara kararda bahsedilen hiçbir hususun yerine getirilmemiş, yalnızca teorik bilgiler görüş olarak bildirilmiş zira bilirkişi raporunda automatic cihazlar ve bu cihazlar sebebiyle arızalanan araçlar incelenmemiş, bizzat arızalı araçların modelleri ve automatic cihazlar arasında uyumsuzluk olup olmadığı değerlendirilmediğini, dava konusu automatic cihazlar ve arızalı araçların yerinin sorulması ile bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesinin talep edildiğini, ancak mahkemece bu taleplerin dikkate alınmadığını, davacının kullanımında olan araçlarda meydana gelen hasarların sebebi, davalı tarafından araçlara takılan automatic cihazlar olduğunu, bilirkişi tarafından hangi servis raporlarının incelendiğinin anlaşılmamakla dosyada yer alan servis formlarında ve ilgili tarafların yazışmalarında arıza ve hasarların davalının taktığı veya taktırdığı cihazlardan kaynaklı olduğunu, zira servis formları arızaların bu cihazlardan kaynaklandığını kesin olarak ortaya koyduğunu, davalı tarafından takılan/taktırılan cihazlarıh yanlış bağlandığını, servislerin hasar tespitlerinin göz ardı edilmesinin mümkün olmadığını, zira itiraza konu bilirkişi raporunda araç ve cihazlar üzerinde fiili bir inceleme de yapılmadığını, davacı firmaca dava dışı üçüncü firmaya yansıtma fatura bedelleri ödendiğini, ödenen yansıtma fatura bedelleri ile servis formlarının birbirleri ile uyumlu olduğunu, bu hususun dosya kapsamında alınan iki farklı bilirkişi raporundaki tespitler ile de sabit olduğunu, huzurdaki davada istinaf kaldırma kararı öncesi alınan ilk bilirkişi raporu ile hükme esas alınan rapor birbiriyle açıkça çelişmekte olup mahkemece iki rapor arasındaki çelişkiler giderilmeksizin karar verildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki dava kapsamında alınan 22.11.2018 tarihli bilirkişi raporu ile söz konusu arızaların davalı tarafından montaj edilen automatic cihazlardan kaynaklandığı tespit edilmiş, davalı tarafından takılan/taktırılan ve onun sorumluluğunda olan ekipmanlardan dolayı 59 tane araçta birden fazla sorun çıkması, bu arızaların ve davacı şirketin gördüğü zararların davalıdan kaynaklı olduğunu açıkça ortaya koymakta olup ayrıca normalde araçlardaki sorunlar garanti kapsamında giderilebilecekken, davalı tarafından takılan/taktırılan cihazlar sebebiyle araçlar garanti kapsamı dışında kalmış ve davacının zararı oluştuğunu, araçlardaki arızalarla ilgili servis beyan ve formlarının dikkate alınarak bir karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, ... araçlarda uzmanlığı olmayan bilirkişilerden ziyade bu kişilerin tespitlerinin dikkate alınması gerektiğini, servisle veya servis çalışanları ile davalı şirketin hiçbir bağlantısı olmadığını, dolayısıyla servis çalışanlarının yaptığı tespitlerin tarafsız ve objektif olduğunun da kabulü gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacı tarafça kullanılan araçlarda oluşan zararın davalının araçlara monte ettiği aparatlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davalının zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Taraflara arasında, çerçeve sözleşmesi ve 01/01/2010 -31/12/2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere akaryakıt alımı ek sözleşmesi imzalanmıştır. Akaryakıt alımı ek sözleşmenin süresi ek anlaşmalarla 31/12/2011 tarihine kadar uzatılmıştır. Akaryakıt alımı ek sözleşmenin 4. Maddesine istinaden davalı tarafından davacının kiralayarak kullandığı araçlarına automatic ünitesi montajı yapılmıştır. Automatic takılan bir kısım araçların arızalanmasına ilişkin servis formları düzenlenmiş olup, dosyada mevcuttur.Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, \"sözleşmeye aykırılık sebebiyle uğranılan zararın tazmini\" sebebine dayalı olarak, 10/08/2015 tarihli takip talebi ile 20.807,51 TL asıl alacak, 1.298,90 TL işlemiş faizin tahsili istemiyle icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. Maddesi uyarınca kiralamak suretiyle kullandığı araçlarda davalının temin ve montajını yaptığı aparat nedeniyle zarar oluşması üzerine araçları kiralayan üçüncü firmanın kestiği yansıtma faturalarını ödemesi nedeniyle oluşan zararının tazmini istemiyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. İlk derece mahkemesince verilen ilk karar Dairemizce eksik inceleme sebebiyle kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve bu raporda davaya konu zarara automatic cihazı ve bunların montajından kaynaklandığına ilişkin bir bulgu tespit edilmemiştir. Bu haliyle söz konusu zararın  automatic cihazı ve bunların montajından kaynaklandığı ispatlanamadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı tarafça, Dairemizin kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporu ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu ileri sürülmüş ise de, Dairemizin kaldırma kararında  sadece servis raporlarındaki ifadelere dayalı olan bilirkişi raporu bu haliyle eksik olup hüküm kurmaya elverişli olmadığı ifade edilmiş olup, bu rapor mahkemece hükme esas alınan son rapor ile çelişki oluşturacak nitelikte değildir. Bunun yanı sıra dava dışı üçüncü kişi tarafından düzenlenen servis raporlarının tek başına davalıya karşı ileri sürülmesi ve davalıyı bağlaması mümkün değildir. Bu nedenle davacı tarafın söz konusu iddiaları yerinde değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"961cab0dcb02287d","SID":"1b838cead387ce92"}}