{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1494 - 2024/1041<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1494 <br>KARAR NO\t: 2024/1041<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/628 Esas 2022/209 Karar<br><br>DAVACILAR\t:   <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ\t: 12/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25/09/2024<br>\t<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 03.05.2016 tarihinde, davacıların desteği ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigorta  poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigorta  poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacılar desteğinin vefat ettiğini belirterek desteğin eşi ... için 500,00 TL, oğlu ... için 500,00 TL, kızı ... için 500,00 TL, annesi ... için 500,00 TL, babası ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ’den tahsiline, desteğin eşi ... için 500,00 TL, oğlu ... için 500,00 TL, kızı ... için 500,00 TL, annesi ... için 500,00 TL, babası ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ’den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile teselsül hükümlerine dayandıklarını belirterek talebini davacı ... için 322.279,30 TL’ye, davacı ... için 38.243,89 TL’ye, davacı ... için 27.528,48 TL’ye, davacı ... için 58.079,26 TL’ye, davacı ... için 30.799,34 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının dava konusu yaptığı taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce davalı şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, davacıların dava şartı niteliğinde olan bu başvuruyu yapmaması nedeniyle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ... plakalı aracın 20356531 poliçe numarası ile davalı şirket tarafından sigortalandığını, sigorta şirketi olarak sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Bursa CBS soruşturma dosyasında aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ölümlü trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, 08.07.2015 başlangıç - 08.07.2016 bitim tarihleri arasında geçerli olmak üzere 410150115551 numaralı ZMMS poliçesi ile şahıs başına 310.000 TL'sine kadar azami sorumluluk hadleri ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, davacılar vekilinin davalı sigorta şirketine yönettiği talebinin kabulünün mümkün olmadığını, 14.05.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının Teminat Dışı Kalan Haller Başlıklı A.6-d maddesine göre, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu, somut olayda da sigortalı araç sürücüsünün kendi tam kusuru ile meydana gelen trafik kazası sebebiyle vefat ettiğini, kendi kusuruna tekabül eden tazminat taleplerinin poliçe teminatı sorumluluğunda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazanın gerçekleşmesinde destek ...'ün % 100 oranında kusuru ile sebebiyet verdiğinin İTÜ Trafik-Makine kürsüsünde görevli öğretim görevlilerince düzenlenen bilirkişi kurulu raporu ile tespit edildiği, müteveffanın %100 oranında kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden, davacıların, davalı sigorta şirketlerinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacağı, başka bir deyişle desteğin kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden kusuruna denk gelen tazminat talebinin poliçe teminatı dışında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun detaylı inceleme yapılmadan tanzim edildiğini, dikkatsiz ve özensiz hazırlandığını, kazaya ilişkin ceza yargılamasında karşı araç sürücüsü...’ın kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiğini, raporlar arasında çelişki olduğunu, bu çelişkinin giderilmediğini, kaldı ki mahkemece benimsenen kusur raporuna göre desteğin sürücüsü olduğu aracı sigortalayan davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın kabulü gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde ZMSS Genel Şartlarında yapılan değişikliğin uygulanmaması gerektiğini, yönetmeliğin kanun hükümlerine aykırı olamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, tüm davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi lehine her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davalı lehine tek vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacılar vekili, davacıların desteği ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu davacılar desteğinin vefat ettiğini belirterek davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece davacılar desteği sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dava konusu kazadan sonra düzenlenen 03.05.2016 tarihli kaza tespit tutanağında davacılar murisi ...’ün idaresinde bulunan ... plakalı araç ile  Orhangazi istikametinden İznik istikametine doğru seyir halinde iken seyir istikametine göre sola virajlı yol bölümünde karşı şeride geçerek karşı şeritte seyreden... idaresinde bulunan ... plakalı araca çarptığı olayda sürücü ...'ün şeride tecavüz ve dönemeçli yollara yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle tam kusurlu olduğu, diğer sürücü...'ın kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. <br>Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden üç ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. Makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda, davalı ... Sigorta AŞ’ye sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davacılar murisi ...’ün, Orhangazi istikametinden İznik istikametine doğru seyir halinde iken seyir istikametine göre sola virajlı yol bölümünde karşı yönden gelen diğer davalıya sigortalı aracın seyir şeridine girerek olayın meydana gelmesine sebep olduğu, yağmurlu hava ve ıslak zeminli iki yönlü olay yeri yolda tehlikeli virajı alamayarak olayın meydana gelmesine neden olduğu viraja girerken hızını azaltmaması, hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamasının sonucu olarak karşı yol bölümüne geçerek karşı yönden seyreden diğer davalıya sigortalı aracın önünü kapatmasıyla neden olduğu kazada %100 oranında kusurlu olduğu  belirtilmiş, davacılar vekilinin itirazı üzerine, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, araçların çarpışmasının hani aracın şeridinde gerçekleştiğinin belirlenemediğinden 2 ihtimale göre rapor düzenlenmiş,  bunun üzerine mahkemece, İTÜ Makina Mühendisliği Bölümünden alınan bilirkişi kurulu raporunda ise, ilk alınan rapor ile aynı yönde görüş beyan edildiği ve destek ...’ün, yönetimindeki araçla yolun icap ve şartlarına uygun süratle seyretmesi, viraja girmeden 50 km/s hız limitine uyması gerektiği halde buna riayet etmediği, sağa viraja süratli girmesine bağlı olarak savrulduğu ve geliş şeridine girerek aksi istikamette seyreden...'ın yönetimindeki aracın önünü kapatarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, Karayolları Trafik Kanunun,  47/d,52/a maddelerini ihlal ettiği, şerit tecavüzünün aynı kanunun 84/g maddesinde asli kusur kabul edildiği birlikte değerlendirildiğinde ...'ün kural ihlallerinin kendisinin ölümü ile sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında etkili olduğunun belirtildiği görülmüş olup mahkemece, bu rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Dava konusu kazaya ilişkin İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/112 Esas 2019/262 Karar sayılı dosyasında sanık... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan yapılan yargılamada kazanın meydana gelmesinde şerit ihlali yapan destek ...’ün asli, kendi şeridinde hızlı seyreden sanık...’ın ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanığın taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince, soruşturma aşamasında alınan teknik bilirkişi raporu, kaza yeri fotoğrafları, araçların kaza sonrası konumları, kazaya karışan araçlardan dökülen parçaların, yağ ve antirifizli su kalıntılarının konumları, fren izi ve kazıntı izleri dikkate alındığında, kazanın, vefat edenlerin içerisinde bulunduğu aracın seyir şeridinde gerçekleştiğinin sabit olduğu; bu kapsamda, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahallinde seyri sırasında, kendi yön şeridinde seyretmeye özen göstermeyip kontrolsüzce karşı yön şeridine geçerek buradan gelmekte olan maktul sürücü idaresindeki araçla çarpıştığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu, vefat eden ...'ün ise sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahallinde seyri sırasında, hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığından tali kusurlu olduğunun kabulü gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği ve sanık asli kusurlu bulunduğundan cezasının artırılması yönünde yeniden hüküm kurulduğu, kararın Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere verildiği görülmüştür. <br>6098 sayılı TBK’nın 74.maddesi “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz ” hükmünü içermektedir. Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 Esas, 2014/1091Karar) Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır.<br>Bu durumda mahkemece, eldeki davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazanın gerçekleştiği şeridin, karşı araç sürücüsü...’ın seyir halinde olduğu şerit kabul edilerek kusur oranlarının belirlendiği, oysa ceza yargılamasındaki Bursa Bölge Adliyesi 10. Ceza Dairesi kararında, kazanın, destek ...’ün seyir halinde olduğu şeritte meydana geldiği sonucuna varıldığı belirtilerek sanık...’ın asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, ceza mahkemesi tarafından belirlenecek olan maddi vakıanın hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alınarak bahse konu ceza mahkemesi dosyasının kesinleşmesi beklenerek kesinleştiğinde getirtilip kesinleşen maddi vakıaya göre Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden emekli makine mühendislerinden seçilecek üç kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>Kabule göre de, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, ihtiyari dava arkadaşı oldukları ve usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları sabittir. Bu durumda, esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken tek vekalet ücreti takdiri isabetli olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Davacılar vekili ve davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,<br>3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>\t* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ef6f754b7c70511","SID":"0c6a891f6c9a8f04"}}