{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2023/389 <br>KARAR NO:2024/1450<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:17/11/2022<br>NUMARASI:2021/466 Esas - 2022/853 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:18/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 12/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların oğlu ...'ın hayatını kaybettiğini, müteveffanın söz konusu kazada bisikletini sürdüğü esnada davalı sigorta şirketince sigorta ettirilen ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu hastanede vefat ettiğini, davacıların bu elim kazadan ötürü ileride doğacak maddi destekten yoksun kaldıklarını beyan ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere kazaya kusur durumuna göre soruşturma ve kovuşturma aşamasında şayet kazaya sebebiyet verdiği anlaşılacak diğer 3. Şahıs ve kurumların sorumluluklarından kaynaklanan dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 100,00 TL olmak üzere şimdilik 200,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle: dava şartının yerine getirilmediğini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın artırılan haliyle kabulüne, 1-Davacı...'a 78.286,19 TL, davacı ...'a 49.710,05 TL olmak üzere toplam 127.996,24 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23/01/2020  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş.  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında belirlenen kusur oranının hatalı olduğunu, çelişkilerin net bir şekilde giderilmesi gerektiğini, dosyanın ...'den kusur heyetinden rapor alınması gerektiğini, hesaplama yapılacaksa müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hesaplama ... yöntemine göre yapıldığını ancak Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada %1,8 Teknik Faiz Yönteminin kullanılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.12/10/2019 tarihinde destek Mehmet'in idaresinde bulunan bisiklet ile seyir halinde iken ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu, bisikletli sürücü destek ...'ın hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Madde 47/d “ Trafik Kurallarına uymama” , Madde 52/a “ Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak ” ,Madde 57/c-1 ” Kavşaklarda geçiş hakkı ” ve Madde 84/h ” Asli kusurlar “ maddelerini ihlal etmesi nedeniyle bisikletli sürücü destek ...'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Madde 47/d “ Trafik Kurallarına uymama” ve Madde 52/a\" Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak“ maddelerini ihlal etmesi nedeniyle 31 DK 367 plakalı araç sürücüsü ...'un %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.Bu durumda Mahkemece alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda kusurun kamera görüntüleri incelerek değerlendirildiği, belirlenen kusur oranlarının olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  ....  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekeceğinden aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K., sayılı kararları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Somut olayda;  bisiklette sürücü konumunda bulunan destek ...'ın trafik kazası sonucu koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; desteğin koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Yardıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.(4. Hukuk Dairesi 2024/1182 Esas 2024/2240 Karar) Bu doğrultuda resen yapılan hesaplamaya göre  kabul edilen tazminatlardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın aşağıda yazılı olan miktarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş; desteğin müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet  indirimi mahiyetinde olduğundan davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,  HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,1-Davacı ...'a 62.628,95 TL, davacı ...'a 39.768,04 TL olmak üzere toplam 102.396,99 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23/01/2020  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 6.994,73 TL karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40 TL peşin harç, 550,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam  604,40 TL harcın mahsubu ile 6.390,33 TL'nin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 54,40  TL peşin harç 550,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 658,80 TL  harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 143,75 tebligat ve müzekkere gideri, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.743,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan  Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 8-Dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 91,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0592c220a474ca0f","SID":"9df12ef88e3d246b"}}