{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/853 Esas 2024/995 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/853 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/995<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/539 Esas 2022/65 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/10/2019<br>KARAR TARİHİ\t : 26/09/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 26/09/2024<br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı aracın trafikte seyir halinde iken başka bir araçla çarpışması sonucu hasara uğradığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, sigortalıya ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu, toplam 7.265,80 TL alacağın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının takibe itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait araç o dönem itibariyle ... tarafından kullanıldığını, iddia olunan kaza güzergahı üzerinden hiçbir şekilde geçilmediğini, gerekli kamera (mobese) kayıtlarının incelenmesini talep ettiği, mevcut durum itibariyle müvekkiline ait araç üzerinde hiçbir şekilde hasar kaydı ve maddi hasar bulunmadığı gerekçesi ile hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/4638 sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin davanın yasal süresinde açıldığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/122140 Esas sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde 30/09/2018 meydana gelen trafik kazasında davalıya ait aracında kazaya karıştığına dair bilgi ve belgelerin bulunmadığı, TBK'nun 50. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca haksız fiil sonucu zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafın dava konusu trafik kazasındaki davalıya ait kusuru ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu trafik kazasındaki davalıya ait kusuru ispatlayamaması sebebiyle davanın reddine karar verdiğini, işbu gerekçeye taraflarınca itiraz edilmediğini, araç sürücüsünün kanunları bilmeme gibi bir durumu olduğunu söylesek bile makul, dürüst, orta zekalı her insanın emniyet şeridinde seyir halinde olmanın mutlaka bir yaptırımı olacağını tahmin etmesi ve eğer olay yerinde kalırsa kendisine herhangi bir yaptırım uygulanacağını tahmin etmesinin olası olduğunu, olay yerinden kaçmasının nedeni de bu sonuçlara kolayca bağlanabilmekte ve sürücünün olay yerinden kaçmasını açıklar nitelikte bulunduğunu, meydana gelen kazada dosyada her ne kadar mobese kayıtları ve emniyet tutanakları istenmiş olsa da; mobese kayıtlarının alınmadığını, ilgili emniyet evraklarında da resmi şekilde kaza belirtilmesine rağmen davanın reddedildiğini, davalı şirket sigortalı aracında herhangi bir hasar meydana gelmediğini dolayısıyla kazaya karışmadığını iddia ettiğini, ispat yükünün müvekkilinde olduğunu bildikleri için mahkemeden mobese kayıtları karşı tarafça istenmiş bundan dolayı tekrar talebin taraflarınca yapılmadığını, mobese kayıtları alınmaksızın karar verildiğini, olay yeri ve yakınlarındaki mobese kayıtlarını istenmesine rağmen mahkemece bu talebin dikkate alınmadığını, kaldı ki mobese kayıtları incelendiğinde aracın olay yeri ve yakınlarında bulunduğunu ve belki de kazaya karıştığı için maddi hasar aldığının ortaya çıkabileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, TTK'nun 1472. maddesi uyarınca kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.  <br>\tHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. 01/01/2022 tarihinden itibaren ise bu sınır 8.000,00 TL'dir.  İlk derece mahkemesince toplam 7.265,80 TL alacağın rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibinde borcun tamamına yönelik davalı borçlunun itirazı üzerine açılan işbu itirazın iptali davasında davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinafa konu ettiği miktar reddedilen 7.265,80 TL'ye yönelik olup, 28/01/2022 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK'nun 346/1. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176)<br>\tTüm bu nedenlerle HMK'nun 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı miktar gözetildiğinde temyiz yolu açık değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı).<br> <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İlk derece mahkemesi hükmü HMK'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>\t2-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine,  <br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda  oy birliği ile karar verildi.  26/09/2024<br><br>Başkan -            Üye -                  Üye -              Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89ce3af48948df8a","SID":"871c36bbd580fc36"}}