{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1638 <br>KARAR NO\t: 2024/1400<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 29/06/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/3 Esas,  2022/442 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracın, müvekkilinin yolcu konumunda olduğu ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla yapmış olduğu trafik kazası sonucu müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, Erzurum .... Sulh Ceza Mahkemesi tarafından aldırılan 2012/... Esas sayılı dosyanın bilirkişi raporunda ... Plakalı aracın sürücüsü ...'ın tek ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, müvekkilinin bu olay sebebiyle hastanede tedavi gördüğünü ve malul kaldığını, olay nedeniyle psikolojik ilaçlar kullanmak zorunda kaldığını ve bakıma muhtaç hale geldiğini, müvekkilinin  ev hanımı olarak çalıştığını, başvuru sonrası sigorta şirketi tarafından ... nolu hasar  dosyasının açıldığını, arabuluculuk için toplantı yapıldığını fakat anlaşmaya varılamadan arabuluculuk görüşmelerinin sonlandığını beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davacının yaralanması sebebiyle oluşan maluliyet nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi ile tüm davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 109 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayın 16.03.2012 tarihinde gerçekleştiğinden davacıların talep hakkının zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araç sürücüsünün dava konusu maluliyetin oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, ancak her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlar gereği geçici iş göremezlik zararı, bakıcı, ulaşım ve tedavi giderleri, sağlık giderleri teminatına alındığını, ayrıca sağlık giderleri teminatının...Kurumunun sorumluluğunda olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesince; \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Erzurum...Sulh Ceza Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava dışı araç sürücüsü ...'ın kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu\"  gerekçesiyle \"Davanın kabulü ile; 146.855,08 TL maddi tazminatın 22/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, dosya kapsamında alınan kusur raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hukuka aykırı olduğunu, davacıda kaza sonrası oluştuğu ifade edilen psikolojik rahatsızlık ile kaza arasındaki illiyet bağının incelenmediğini, travma sonrası stres bozukluğunun iyileşebilir bir hastalık olduğunu, rapora ilişkin itirazların da dikkate alınmadığını, KTK'da öngörüldüğü üzere TRH yaşam tablosu ve %1.8'lik teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacının sosyal ve ekonomik durumunun ve hangi...Kuruluşlarına tabi olduğunun mahkemece tespit edilmesi gerektiğini belirterek tehiri icra talebinin kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan cismani zarardan kaynaklı maddi tazminat davasıdır. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe dahilinde davanın kabulüne hükmedilmiş, davalı sigorta şirketi vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araç ile davalının ZMMS poliçesiyle sigortalısı konumunda olduğu ... plaka sayılı aracın çarpışmasıyla 16.03.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde  basit nitelikte yaralandığı, Erzurum ... SCM 2012/... E. 2013/... K. Sayılı dosyasında sigortalı araç sürücüsünün taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan mahkum edildiği, iş bu dosya üzerinden alınan teknik raporda ... plakalı araç sürücüsünün KTK 52/A maddesi uyarınca kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu bulunduğu, davacının dava dilekçesi ekindeki.... Hastanesi'nden alınan 25.12.2015 tarihli sağlık kurulu raporuna göre tramva sonrası stres bozukluğu teşhisiyle %45 engel oranı belirlendiği, ilk derece mahkemesince ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan rapor dahilinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit  İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının maluliyet oranının %9.1 olarak tespit edildiği görülmektedir. <br>1-Dava dilekçesi davalı sigorta şirketine 27.01.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı şirket vekili 15.02.2021 tarihinde UYAP aracılığıyla vekaletnameyle birlikte cevap dilekçesini dava dosyasına ibraz etmiştir. Görüleceği üzere cevap dilekçesi yasal süresi dahilinde sunulmamış olup, dilekçe kapsamında öne sürülen zamanaşımı define yönelik davacı tarafın 6100 Sayılı HMK'nın 141-(1),(2) maddesine göre  açık muvafakatinin bulunmamasından dolayı zamanaşımına dair öne sürülen istinaf itirazının reddi gerekmiştir. <br>2- Erzurum ... SCM 2012/... E. Sayılı dosyasında mübrez kusur tespitine dair teknik raporda sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana geldiği kavşak içerisinde kendisine kırmızı yanan ışığa riayet etmeyerek sola manevra yapmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği, olayın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün KTK 52/A maddesini ihlali suretiyle asli ve tam kusurlu olarak tespit edildiği sabit olduğundan kusur dağılımına yönelik aksi yöndeki istinaf itirazının reddi gerektiği anlaşılmıştır.<br>3-Mahkemece davacının kaza sonucu yaralanmasına bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için ....Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınmasına karar verilmiş, 22.03.2022 tarihli raporda   Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; davacının 16.03.2012 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında kazayı tekrar yaşantılama, kabus görme, evden dışarı çıkmakta zorlanma, arabaya binmekten kaçınma şikayetlerinin olduğu, kazadan iki ay sonra doktor başvurusunun olduğu, bir kısım ilaçların reçete edildiği, davacının sonrasında ilaçları kendi isteği ile kullanmayı bıraktığı, 2014 yılında rahatsızlıklarının nüksettiği, tıp fakültesi araştırma hastanesi tarafından kaza ile ilişkili olarak değerlendirilen travma sonrası stres bozukluğu tanısı konulduğu, 15.10.2021 tarihinde psikiyatri kliğinde yapılan muayenede belirtileri ve işlevselliğinde öncesine göre düzelme olmakla birlikte travma sonrası stres bozukluğu bulgularının devam ettiği ifade edilerek meslekte kazanma gücündeki azalma oranı %9.1 olarak belirlenmiştir.<br> Anılan rapora göre; tedavi ile kısmen düzelen travma sonrası stres bozukluğu için daimi özür oranının % 9.1 olduğu belirtilmiş ve buna göre karar verilmiş ise de alınan rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Davacının travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediği hususları kesin ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmamış olup eksik araştırmayla hüküm tesis edilmesi isabetli bulunmamıştır.<br>Bu durumda mahkemece; davacının kaza tarihinden önceye ait tüm tedavi evraklarının getirildikten sonra,  kaza tarihinde yürürlükte bulunan  Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemler Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ve içerisinde psikiyatri uzmanının da bulunduğu  Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle davacının fonksiyon kaybına neden olduğu ifade edilen ruhsal hastalığının kaza tarihinden önce var olup olmadığının belirlenmesi, kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek, denetime elverişli rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2734  E. - 2024/4366 K., 2022/7693 E. - 2024/1958 K. Sayılı ilamı)<br>Açıklanan nedenlerle; davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353-(1)/a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, davalı sigorta şirketi vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf peşin karar harcının davalıya iadesine,<br>4-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği, teminat ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 362/(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4132c2e872c7f75c","SID":"e353c445f7d96fe7"}}