{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2021/387 <br>KARAR NO:2024/719<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/11/2020<br>NUMARASI:2017/519 Esas, 2020/709 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti<br>KARAR TARİHİ:26/09/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki 10/03/2015 tarihli kaba inşaat işleri sözleşmesi neden ile davacı yüklenicinin davalı tarafa verdiği 27/06/2016 tarih ... sayılı 300.000 TL tutarlı ve 30/06/2016 tarih 643915 sayılı 400.000 TL tutarlı teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ve akabinde teminat mektuplarının davalı ortaklık tarafından nakde çevrilmiş olması sebebi ile istirdat   talebine ilişkin olup, mahkemece davanın  reddine dair  verilen karara karşı taraf vekillerince  istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili dava dilekçesi ile; davacı  ile davalı .... A.Ş - ... A.Ş ortak girişimi arasında 10/03/2015 tarihli kaba inşaat işleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davacı şirketin, ... ada ... parsel sayılı Alış Veriş Merkezi ve konut kaba inşaat işlerinde E-14 de detayları belirtilen bölgeleri {D Blok ile belirtilen alanları), davalının vereceği plan ve projelere göre kaba inşaatının yapımını üstlendiğini ve bu edimini ifa ettiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında davacı şirkete, 25/05/2015 tarihinde 690.000 TL, 25/11/2015 tarihinde 700.000 TL olmak üzere toplam 1.390.000 TL avans ödemesi yaptığını buna karşılık davacının, davalı şirkete, 09/04/2015 tarihli 690.000 TL ve 30/10/2015 tarihli 700.000 TL tutarlı teminat mektubu verdiğini, teminat mektuplarının süresinin bitimine müteakip davalı tarafa, 27/06/2016 tarih ... sayılı 300.000 TL tutarlı ve 30/06/2016 tarih ... sayılı 400.000 TL tutarlı iki adet teminat mektubu verdiğini, davacı şirketin yaptığı hakediş karşılığında kestiği faturaları davalıya gönderdiğini, davacının bir yükümlülüğü kalmamasına rağmen davalının teminat mektuplarını iade etmediğini iddia ederek;  iki adet ... A.Ş' den alınan teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında ise davaya konu teminat mektuplarının nakde çevrilmiş olması sebebi ile 7. celse davacı vekilince taleplerinin 700.000, 00 TL lik istirdat talebine dönüştüğünü beyan edilmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davacının belirttiği tutarlarda hakediş yapıldığı ve belirtilen tutarlarda kesinti yapıldığına dair iddiaların kabul edilemeyeceğini, davacı şirkete sözleşme kapsamında 13.103.200.87 TL tutarında avans ödemesi yapıldığını, bu hususun banka kayıtları ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, davacının hakedişinden kesilen tutarların, davacının kullandığı avans tutarını karşılamadığını, keza işbu teminat mektupları nakde çevrildiğinde dahi davacının kullandığı nakit avans nedeniyle müvekkil ortak girişimine 4.767.620.13 TL borçlu olduğunu, davacının bugüne kadar 8.987.419.15 TL tutarında hakediş yaptığını, ancak yaptığı bu hakkedişler karşılığında ve avans olarak davacı şirkete 13.103.200.87 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davacının yarım bıraktığı işler nedeniyle davacı adına hakedişlerini aşan tutarlarda ödemeler yapılmak zorunda kalındığını davacının çalıştırdığı işçiler tarafından davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu İş Mahkemelerinde 30'un üstünde işçilik haklarına dair davalar açıldığını, işbu davaların davacıları lehine sonuçlandığında muhtemelen davalı ortak girişim şirketinin 1.000.000 TL ye yakın ödeme yapmak zorunda kalacağını, dolayısıyla da davacı şirketin müvekkil ortak girişimi adi şirketine olan 4.767.620.13 TL tutarındaki borcunun daha da artmış olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; 11/11/2020 tarihli karar ile,Taraflar arasında  10/03/2015 tarihinde imzalanmış Kaba İnşaat Sözleşmesi bulunduğunu; davacı yanın  İstanbul Anadolu 4. ATM 2017/6557 D. İş dosyasında 22/11/2017 tarihinde tespit istemek amacıyla vermiş olduğu dilekçesine istinaden hazırlanan bilirkişi raporunda keşif tarihi olan 14/12/2017 itibarıyla işin bitirilmiş olduğu; geçici kabulünün yapılmasında bir engel bulunmadığının tespit edildiğini, davaya konu  sözleşmenin 17. maddesinde;  davacı/yüklenicinin talebi halinde davalı/işveren tarafından davacı/yükleniciye sözleşme bedelinin %10'u oranında avans ödemesi yapılacağı, davacı/ yüklenici tarafından da davalı/işverene avans ödemesi ile aynı tutarda teminat mektupları verileceği,  davacı/ yükleniciye ödenmiş olan avans tutarının, avans verilmesini takip eden hak edişlerden, hak edişler toplamının %10'u oranında düşüleceği ve avans teminat mektuplarının, hak edişlerden düşülen tutarlar kadar serbest bırakılacağı, sözleşmenin sona erdirilmesi halinde, sona erme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde davacı/yüklenicinin avans bakiyesini nakden ödemek zorunda olduğu,  avans bakiyesini ödemediği takdirde,  davalı/işveren tarafından avans teminat mektubu nakde çevrilmek suretiyle tahsil edileceği, hükmünün yer aldığı, taraflarca sunulan muavin hesap kayıtları, cari hesap dökümü, hak ediş raporları  incelendiğinde;  davacı/yüklenicinin hak ettiği hakediş alacağı tutarı 12.689.112,20 TL olduğu, davalı/ işveren tarafından davacı/yükleniciye yapılmış olan ödeme tutarı ise toplam 16.529.600,37 TL olduğu, dolayısıyla davalı/işveren tarafından davacı/yükleniciye hak ediş alacaklarının üzerinde ödeme yapıldığı, davalı/ işverenin  13/06/2017 tarihinde toplam 1.390.000 TL tutarlı teminat mektuplarını nakde çevirdiği, davalı/ işverenin nakde çevirmiş olduğu 1,390.000 TL'lik teminat mektupları tutarı düşüldüğünde,  davacı/ yükleniciye net olarak yapılmış olan ödeme tutarı ( 16.529.600,37 -1.390.000 = ) 15.139.600,37 TL olduğunu, davalı/ işverenin 1.390.000 TL'lik teminat mektuplarını nakde çevirip davacı/yüklenicinin hakediş alacağından düşmesine rağmen teminat mektuplarının paraya çevrildiği 13/07/2017 tarihi İtibariyle davalı/ işverenin davacı/ yükleniciden bakiye 2.454.488,17 alacağı bulunduğunu, dava tarihi olan 05/05/2017 itibariyle de, davalı/işverenin davacı/yükleniciden bakiye 5.793.843,90 TL alacağı bulunduğunu,  bu durumun  her iki bilirkişi raporuyla belirlendiğini, davalı/ işverenin, davaya konu sözleşmenin 17. maddesi hükmüne istinaden teminat mektuplarını haklı olarak paraya çevirdiği, davacı/yüklenicinin  menfi tespit ve istirdat talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile kanıtlanamayan davanın  reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkeme sözleşmenin, davaya esas aldıkları hükmünü yanlış değerlendirdiğini, davanın, davacı ile davalı arasındaki bir alacak-borç davası olmadığını, verilen teminatın amacına göre teminatın hak ediş kesintilerine göre iade edilmesinin gerekip-gerekmediği olduğunu,  sözleşme bedeli, yapılan stopaj kesintileri toplamı dikkate alınmadan subjektif ve yanlı, çelişkili bilirkişi yorumlarının hükme esas alındığını, teminat mektubu borç-alacak ilişkisinde verilmediğini, ön avansın teminatı olarak verildiğini, bilirkişinin hak edişlere göre davalının davacının alacağından %10 dan fazla almasına rağmen teminatı serbest bırakılmadığı hususunu farklı bir sonuca bağladığını, taleplerinin , teminat mektubunun verilme nedeninin sınırlı olduğu ve teminat mektubunun sınırlı nedeninin kalkması nedeni ile teminatların istirdatı olduğunu, bilirkişi raporunda “ …..avans teminat tutarına karşılık verildiğini…” belirtip, sonradan da davacının borçlu olduğunu belirtmesinin çelişkili olduğunu, tek taraflı deftere dayalı olarak , anılan tutarda davalının ödeme yaptığı hususunun doğru olmadığını,  davalının açtığı bir karşı dava ve takas mahsup talebinin olmadığını,  davacının  davalının ödediği avans kadar davalıya avans teminat mektupları verdiğini, davacının, davalı  tarafından avans verdiği tutara denk gelen işi yapmasına rağmen davalının  teminat mektupları iade etmesi gerekirken nakde dönüştürmesinin yerinde olmadığını, İstanbul Anadolu 4 Asliye Ticaret Mahkemesinde (2017/655 D.iş sayılı) davacı tarafından yapılan tespit dikkate alındığında davacının, tüm edimlerini zamanında yaptığının tespit edildiğini,  davalının ise  davacının edimlerinin eksik olarak yaptığına dair dosyaya bir bilgi ve belge, tespit sunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesi ile; davacıya,  sözleşme kapsamında 13.103.200,87 TL tutarında avans mahiyetinde ödeme yaptığını, davacı şirketin hak edişlerinden kesilen tutarların ise davacının  kullandığı avans tutarlarını karşılamadığı, teminat mektupları nakte çevrildiğinde dahi davacının kullandığı nakit avans nedeniyle davalı  ortak girişim şirketine 4.767.620,13 TL borçlu olduğunu, dava değerinin 1.390,000,00 TL olduğunu,  hükmedilen vekalet cüreti eksik hesaplandığını  belirterek; davacı vekilinin haksız İstinaf taleplerinin reddine, vekalet ücreti yönünden kararın lehlerine düzeltilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. Ancak davalılar vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalıların kurduğu iş ortaklığı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 10/03/2015 tarihli kaba inşaat işleri sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yan işin bitirilmesine rağmen davaya konu  27/06/2016 tarih ... sayılı 300.000 TL tutarlı ve 30/06/2016 tarih ... sayılı 400.000 TL tutarlı 2 adet  teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitini  ve akabinde teminat mektuplarının davalı ortaklık tarafından nakde çevrilmiş olması sebebi ile  teminat mektuplarının bedellerinin istirdatını talep etmiş, davalı ortaklık ise davacı yana hak edişlerinden daha fazla ödeme yapıldığını, davacı yanın kendilerine borçlu olduğunu savunmuş, mahkemece davacı yana hak edişlerinden daha fazla ödeme yapılmış olduğu ve fazla ödemenin teminat mektupları bedelinden daha fazla olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Taraflar arasında imzalanan 10/03/2015 tarihli kaba inşaat işleri sözleşmesi nedeni ile davalı ortaklığın davacı yan yaptığı avans ödemesi ve diğer ödemeler toplamının, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile teminat mektupları nakde çevrilse dahi  davacı yan hak edişlerinden fazla olduğu tespit edilmiştir. Davacı yan  davalı ortaklığın takas -mahsup talebinde bulunmadığını ileri sürmüşse de; mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp, sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir, burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır, mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re’sen nazara alınır. ( bkz. Hukuk Genel Kurulu'nun 04.03.2021 tarihli ve 2017/15-496 E., 2021/208 K. sayılı kararı). Davalı ortaklık ise istinafa cevap dilekçesi ile vekalet ücretinin yanlış olduğunu iddia etmiş ise de istinaf başvuru harcını yatırmadığı görülmüştür.Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davalı ortaklığın davacı yana hak edişlerinden daha fazla ödeme yapmış olmasının tespit edildiği gerekçesi davanın reddine karar verilmesi   usule  ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin  istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince ayrı ayrı  esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/11/2020 tarih ve 2017/519 Esas, 2020/709 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 26/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c703219b68db37c","SID":"ca97b4dd92c9ee5f"}}