{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2023/412 - 2024/1063<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/412 <br>KARAR NO\t: 2024/1063<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/146 Esas 2022/869 Karar<br><br>DAVACI\t  <br>VEKİLİ\t <br>DAVALI\t: <br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/10/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;13/04/2014 günü, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı ve müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı aracın, çarpışması neticesinde oluşan trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, her iki aracın sigorta şirketlerinin davacının zararlarından müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu ileri sürerek, HMK.nın 107.maddesine göre davacı için 100,00 TL kalıcı iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik zararı nedeniyle olmak üzere toplam şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketlerine ilk başvuru tarihlerinden itibaren müştereken ve müteselsilen ticari faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. <br>Davacı vekili ıslah dilekçesinde; yargılama sırasında mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde olmak üzere müvekkilinin geçici iş görmezlik zararı için 3.384,66-TL, kalıcı iş göremezlik zararı için 348.446,74-TL olmak üzere toplam 351.831,40-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, müvekkili davalı şirkete ZMMS trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında, kişi başına azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, zararı ve maluliyeti kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığından zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sorumluluklarının ancak poliçe ve teminat limitleri kapsamında olduğunu, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, tarafların uzlaşma durumunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatlarının poliçe dahilinde olmadığını, davacının emniyet kemerini takmadan seyahat ettiğini, müterafik kusur açık olduğundan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, açılan davada ticari faiz istenmesinin hatalı olduğunu, temerrüte dürüşülmemiş olduklarından dava tarihi itibariyle yasal faiz talep edilebileceğini savunarak, davanın esastan reddini istemiştir.<br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davanın cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu; SGK ünvanlı işyeri hizmet cetveli çıkartıldığında, davacının kaza tarihi olan 13/04/2014 tarihinde içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı kamyonetin sahibi ...'in yanında sigortalı çalıştığının tespit edildiği, trafik kazasının meydana gelmesindeki  kusur durumunun tespitine ilişkin alınan raporlar arasında çelişki olması nedeniyle, çelişkiyi gidermek için İTÜ trafik kürsüsünden alınan raporda, araç sürücülerinin eşit kusurlu olduğu, davacının ise müterafik kusuru olmadığının tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 03/06/2022 tarihli maluliyet raporunda, hastanın 2014 yılında trafik kazası sonucu sol femur boyun kırığı olduğu, opera olmayan hastanın şu anki problemlerinin o dönemdeki kaza ile ilintili olduğu, 2014 yılı MR sonuçlarının bunu destekler şekilde kayıtlı olduğu, davacının dosyası ile taraflarınca yapılan muayenesi sonucunda, 13/04/1014 tarihinde meydana gerçekleyen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sol kalça çıkığı dikkate alındığında, davacının 13/04/2014 tarihli yaralanması neticesinde, Maluliyet Tespit İşlemleri  Yönetmeliği hükümleri kapsamında, 22.maddesi dikkate alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğindeki cetveller dikkate alınarak çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %11,2 olduğunu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğunun belirtildiği, aktüerya bilirkişiden alınan raporda, davacı lehine 3.384,66 TL geçici iş göremezlik zararı ve 348.446,74 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti 268.000,00 TL olup, davacının davalı sigorta şirketlerinden 1.692,33 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 174.223,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığı, davalı vekilince, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması talep edilmiş ise de, bu hususun tespitinin mahkemenin takdirinde olduğu, yönünde kanaat belirtildiği, raporların karar vermeye elverişli olduğu, kaza tarihi olan 13/04/2014 tarihi itibariyle ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının tek sigorta şirketi yönünden 268.000,00 TL olduğu, buna göre, davacı tarafın talep artırım ıslah dilekçesi de dikkate alınarak, davanın kabulü ile 1.692,33'er TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 174.223,37'er TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı olmak üzere toplam 175.915,70'şer TL maddi tazminatın, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 10/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan ayrı ayrı alınarak alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca  kazaya sebep olan araçlar kamyon ve kamyonet  olup ticari  araç olduğundan avans faizi uygulandığı,  davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketlerinin temerrütüne ait belgeler ibraz edilmediğinden mevcut dosya kapsamına göre faiz başlangıcı dava tarihi kabul edildiği, davalı ... Sigorta vekili tarafından  hatır taşıması iddiası ile davacının emniyet kemeri takılmadığına ilişkin cevap dilekçesinde def'i de bulunmuşsa da, 13/04/2014 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, davacının  süt toplama işi için içinde yolcu olarak bulunduğu  ... plakalı araç içerisinde  gerçekleştiği, bu aracın davacının   dosya içinde bulunan SGK hizmet cetveline göre kazaya karışan ... plakalı kamyonetin sahibi ...'in yanında  kaza tarihi itibariyle 1404764 işyeri nolu yerde sigortalı çalıştığı tespit edilmiş olduğundan, ücretsiz bir hatır taşıması bulunmadığından, işi için araç içerisinde bulunduğu anlaşıldığından, (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 18/02/2019 tarihli 2016/5918 Esas, 2019/1587 Kararı) hatır taşıması  def'i indirimi uygulanmadığı, yine davacının emniyet kemeri takılı olmadığına dair davalı ... Sigorta vekilinin def'i değerlendirildiğinde, Kaza Tespit Tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı, belirsiz olarak belirtilmiş olup ayrıca davacının yaralanması maluliyet raporuna göre trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sol kalça çıkığı oluşması nedeniyle davacının kalçasından yaralandığı anlaşıldığından, yaralanmasının emniyet kemerinin bağlı olup olmamasıyla bir ilişkisi  olmadığı anlaşıldığından hükmedilen tazminat üzerinden müterafik kusur indirimi yapılmadığı; gerekçesiyle; “1) Davanın KABULÜ ile,<br>A-) 1.692,33-TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 174.223,37-TL sürekli iş görmezlik zararı tazminatı  olmak üzere TOPLAM 175.915,70-TL tazminatın, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 10/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den  alınarak davacıya ödenmesine,<br>B-) 1.692,33-TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 174.223,37-TL sürekli iş görmezlik zararı tazminatı olmak üzere TOPLAM 175.915,70-TL tazminatın, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 10/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den   alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafın hatır taşıması ile müterafik kusur indirimi şartları olmadığından reddine,” karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; özür oranını ve buna bağlı tazminat miktarını kabul etmediklerini, kusur ve hesap raporlarını usuli müktesep hak oluşturmaması için kabul etmediklerini   belirterek, kararı istinaf etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmemekle birlikte, davacının mevcut yaralanmasının kaza ile illiyeti değerlendirilmeden davanın esası hakkında eksik inceleme ile karar verildiğini, şöyle ki, davacının sağlık evraklarında kazadan 3-5 sene önce ağaçtan düştüğünü ve kalçadan problem yaşadığını açıkça beyan ettiği, maluliyet raporunda bu hususun değerlendirmediğini, söz konusu maluliyetin kaza ile illiyetinin saptanması gerektiğini, dosyaya sundukları medikal eksper raporunda da bu durumun açıklandığını, medikal rapor ile maluliyet raporu arasında çelişki oluştuğunu, çelişki giderilmeden karar verilmeyeceğini, kazaya bağlı maluliyeti olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca raporun ATK’dan \"Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre alınması gerektiğini, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit işlemleri Yönetmeliğine göre karar verilemeyeceği, TRH2010 ve progresif ranta göre yapılan hesaplamanın uygun olmadığı, hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını sorumluluğun SGK’da olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne kusur verilmesinin kabul edilmediğini, kazaya diğer aracın kusuru ile neden olduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden davanın esası hakkında karar verilemeyeceğini, itirazları baki kalmak kaydıyla, müterafik kusurun sabit olduğunu, davacının araca bindikten sonra hiçbir güvenlik önlemi almadığını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı gibi, ceza dosyasında şikayetten vazgeçme ve uzlaşma olup olmadığının da araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte haksız fiil nedeniyle tazminat talebinde avans faizinin de hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen karada kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemidir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacının kazaya bağlı yaralanmasının meydana geldiği, geçici ve sürekli iş görmezliğinin meydana geldiği, her iki araç sürücüsünün eşit kusurlu olduğu, davacının ayrı ayrı zararlarını davalılardan sigorta teminat limiti ile talep edebileceği kabul edilerek, kusur çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmiş, davacı kusur çerçevesinde verilen hükme itiraz etmeksizin diğer sebeplerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, maluliyet, kusur, zarar vs nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf eden davalı sigorta şirketi tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de, haksız fiilin ceza yargılamasını gerektiren bir eylemden kaynaklanmış olmasına ve ceza kanunlarında öngörülen zamanaşımının 8 yıl olmasına göre KTK'nın 109/2 maddesi hükümü nazara alındığında, belirsiz alacak davası olarak açılan eldeki davada, dava tarihi itibariyle tazminat alacağı zamanaşımına uğramadığından davalının buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek sair istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.<br>1-Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeli, yine raporlar arasında çelişki olmasa dahi raporun uygun olmadığına yönelik somut itiraz olması halinde özellikle mevcut yaralanması ve kaza arasında illiyetin yeterince raporda tartışılmadığı durumlarda itiraz değerlendirilmeden karar verilmemelidir. <br>Somut olayda, davacı 13/04/2014 tarihinde meydana gelen kazaya istinaden 10/03/2020 tarihinde açtığı dava ile dava tarihinden  6 yıl kadar önce meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve bu kazaya bağlı maluliyetinin meydan geldiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur. Kaza tarihi olan 13/04/2014 tarihinde Ödemiş Devlet Hastanesinde tanzim edilen Genel Adli Muayene raporunda, \"lezyon yok, şuanki haliyle hayati tehlikesi yok, alkol metre ile alkol (0) sıfır promil\" denilerek davacı hakkında rapor tanzim edildiği, \"femur boyun kırığına yönelik\" bir tespit yapılmadığı, nitekim davacı kolluk ifadesinde de kendisinin de yarlandığını belirtmesine rağmen \"diğer yaralıyı araçtan çıkardıklarını\" belirterek, kendisinde kırık oluştuğuna yönelik bir beyanının olmadığı, görülmüştür. Davacının kaza günü sol femurda kemik kırığına yönelik bir belirleme olmamasına rağmen, kaza tarihinden 3 gün sonra 16/04/2014 tarihinde Ortopedi Polikliniğine \"sağ dizde incinme ve şişlik, sol bacakta incinme\" şikayeti ile gittiği, şikayetine ilişkin olarak düzenlenen epikriz raporunda \"3 gün önce kaza geçirmiş, ve acile gelmişler+ 3-5 sene önce ağaçtan düşmüş ve kalçadan problem yaşamış\"  denilerek şikayetinin tespit ediliği, yapılan muayenede \"sol femur başı ve boyun düzeyinde subkortikal alanda dejeneratif kistik yapılar mevcuttur.\" denildikten sonra \"belirgin bir akut fraktür hattı tespit edilmemiştir.\" denilerek fraktürden bahsedilmediği,  sadece sol femur başında ödem tespit edildiği, 18/04/2014 tarihindeki epikrizin de aynı  mahiyette olduğu, 29/04/2014 tarihinde benzer şikayetler ile özel hastaneye  müracattında \"kayan üst femoral epifiz (travmatik olmayan)\" tanısı konulduğu, 23/01/2015 tarihinde benzer şikayetleri nedeniyle epikriz düzenlendiği, son ödemiş Devlet Hastanesi tarafından 06/02/2019 tarihinde tanzim edilen durum bildirir raporda \"primer koksartroz, diğer\" tanısı ile protez ameliyatı önerildiği görülmüştür. A.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından maluliyet raporu düzenlenmek üzere yapılan muayenede, bahsedilen bulgular çerçevesinde kaza ile mevcut yaralanması arasında illiyet bağının tespiti için ortopedi uzmanından rapor alınması gerektiği belirtilmiş, Ödemiş devlet hastanesinde davacının kaza tarihinden önceki ağaçtan düşmesine bağlı kalçadan yaralanmasına yönelik şikayet ve varsa tedavi evrağı incelenmeden ve değerlendirilmeden, sırf davacının 2014 yılında trafik kazası sonucu sol femur kırığı oluştuğuna yönelik şikayeti çerçevesinde, mevcut maluliyetinin kaza ile illiyeti olduğu belirtilmesi sonucunda; A.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının davacının kazaya bağlı %11,2 maluliyeti meydana geldiğine yönelik raporu doğrultusunda davanın esası hakkında karar verildiği, davalının rapora itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan raporda davacının mevcut maluliyetinin kaza ile illyeti kabul edilmiş ise de, Ortepedi uzmanı tarafından davacının kaza sonrasındaki tedavi evraklarından ve kazadan önceki ağaçtan düşmeye bağlı yaralanmasına yönelik tedavi evraklarından bahsedilmeksizin, sırf davacının kaza neticesinde femur kırığı olduğuna yönelik beyanında hareket ile mevcut maluliyetinin kaza ile iliyetinin varlığı kabul edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı sigorta vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.<br>Bu durumda, davacı, kazadan 3-5 sene önce ağaçtan düşerek, kalçadan problem yaşadığını muayeneler sırasından belirttiğinden, kaza günü ise belirgin bir yaralanma tespit edilmeyerek taburcu edildiği gözetilerek, davacı vekilinden ve davacının tedavi olduğu kurumlardan ağaçtan düşmesi neticesinde yaralanmasına yönelik tüm tedavi evrakları istenerek, gerektiğinde SGK MEDULA sisteminden bu yaralanmasına yönelik tedavi gördüğü kurumlar da tespit edilerek, kazadan önceki ve kazadan sonraki tedavi evrağı dosya içerisine kazandırılarak, davacının daha önce de kalçasında problem olduğuna yönelik epikriz raporlarındaki  şikayetlerinin de değerlendirildiği Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan rapor alınarak, davacının kazaya bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının maluliyeti  mevcut ise, davacı kaza tarihinden 3-5 sene önce ağaçtan düşerek yaraladığını ve kalçasında problem yaşadığını belirttiğinden mevcut maluliyetinin kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, femur boyun kırığı mevcut ise kaza sonrası tedavi evrakları incelenmek suretiyle kaza nedeniyle mi, öncesinde mi oluştuğu, buna göre davacının sırf kazaya bağlı maluliyeti bulunup bulunmadığı, geçici iş göremezliği olup olmadığı hususlarının tespit edildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; mevcut maluliyeti ile kaza arasındaki illiyet durumunun, davacının beyanları doğrultusunda değerlendirildiği ve bu haliyle illiyeti değerledirmeye yeterli olmayan ve adli muayene bulguları ile de tereddüt oluşturan  Ortopedi Uzmanı tarafından tanzim edilmiş rapor çerçevesinde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.  <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller tıoplanılmadan ve değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere kaza öncesi ve sonrasına ait tedavi evrakları dosya kazandırılarak, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan, davacının kaza öncesinde ağaçtan düşme ile yaralandığına yönelik beyanları da değerlendirilmek suretiyle, kaza sonrasındaki bulgular da değerlendirilerek, kaza nedeniyle maluliyetinin meydana gelip gelmediği, mevcut maluliyeti var ise kazaya bağlı olup olmadığı, kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş gücü kaybı oluşup oluşmadığı, var ise oran ve süresinin tespit edildiği davalının itirazlarını karşılar şekilde rapor alınarak, kararın ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 28/12/2022 tarihli, 2020/146 Esas - 2022/869 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ve davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,<br>4-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesinin icranın geri bırakılmasına yönelik 2023/264 D.iş kararına istinaden Ankara 4. Genel İcra 2023/1590 E. sayılı dosyasına depo edilen 350.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3cd57f19909ae806","SID":"3a8fab0222672483"}}