{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/3275 <br>KARAR NO: 2024/2541<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/07/2023<br>NUMARASI: 2022/86 E - 2023/724 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ... Hizmet no’lu tesisatla uzun süredir  enerji kullandığını, müvekkilinin bugüne kadar faturalarını düzenli olarak ödediğini, davalı kurum ile herhangi bir sorun yaşamadığını, müvekkilinin bulunduğu yerde  yediemin otoparkı işlettiğini, müvekkili şirkete gelen davalı kurum çalışanlarının müvekkilin tesisatında  kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle müvekkiline  227.711,90-TL  kaçak elektrik faturası yazdıklarını, davalı kurumun abonelerine ne denli zulmettiği ve haksız tahakkuklar yaptığının görülen yüzlerce dava dosyasında aşikar olduğunu, davalı tarafın düzenlenen faturanın resmi şekilde yönetmeliğe uygun bir kesme olmadığı halde sistemde kesme yapmış gibi gösterip bu dönemdeki kullanımı usulsüz ve kaçak gösterdiğini, günlük sekiz saat çalışan iş yerini yönetmelik dışına çıkarak 21 saat çalışıyor gibi hesaplama yaptığını, son okuma tarihinden itibaren 23 günlük süre geçmesine rağmen yine yönetmelik dışına çıkarak belge bulgu yokmuş gibi 365 gün geriye gittiğini, 0.6 kulanım faktörü çarpan olarak alınmadan hesaplama yaptığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin abonesi olduğu ... hizmet no’lu tesisatla ilgili olarak haksız yere tahakkuk ettirilen  04.01.2022 Tarih 227.711,90-TL'lik fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare ıslah ile talebini 187.382,14-TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari davalarda zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmemiş olması göz önünde bulundurulduğunda davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin şirket kayıtlarında yapılan incelemede; 01.01.2022 tarihinde dava konusu ticarethanede yapılan kontrolde ... seri numaralı ... marka sayacın diyot yardımı ile Nötr hattına geri besleme yapılarak T fazının kayıt yapmasının engellediğinin tespit edildiğini, tespite istinaden tüketici adına 01.01.2022 tarihli ... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı tanzim edildiğini, zabıt ile 06.01.2021 - 01.01.2022 tarihleri arasında 360 gün üzerinden sayaç kontrol tarihinde tespit edilen 43,4 kW güç üzerinden 135.104 kWh kaçak tüketim bedeli hesap edilerek tahakkuk ettirildiğini, zabıt ile mevzuata aykırı olarak sayaçtan geçen 135.104 kWh enerji tüketimi tahakkuk ettirilmiş olduğunu, tespit ve tahakkukun mevzuata uygun olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre  perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesi zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlanmakta olduğunu,mevzuata aykırı şekilde kullanılan elektrik, yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik tarifesinden tahakkuklandırıldığını, mevzuat hükümleri kapsamında tanzim edilen kaçak tespit elektrik kullanımı tespit tutanakları, kaçak kullanımı tespite ilişkin video kaydı, hesap bültenleri ve faturaların ekte sunulduğunu,  müvekkil şirketçe yapılan hesaplama ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan tespit ve hesaplamaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 ve devamı maddelerine uygun olarak yapıldığını, davacı tarafından sayın mahkemenize sunulan bilgi ve belgelerin içerisinde müvekkili şirket tarafından tespit edilen kaçak elektrik kullanımının aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir delil bulunmadığını, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/9199 E. 2016/11175 K. Sayılı ilamında; \"Kaçak elektrik tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir. Tutanağın aksinin iddia edilmesi halinde bundan kendisine hak bahşeden kişinin aksini ispat etmesi gerekir.\" hükmüne yer verildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2011/1285 E. 2011/4014 K. Sayılı ilamında; \"Dosyaya bir örneği sunulan kaçak elektrik tutanağında dava konusu sayacın kulak mühürlerinin orijinal olmadığı belirtilmiş ve yine bir örneği dosyaya sunulan sayacı muayene kağıdında ise, sayacın kulak mühürleriyle ve numaratörleriyle oynanmış olduğu açıklanmıştır. Bu tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup...\" hükmüne yer verildiğini, bu durumda lgili tüketimin EPTHY hükümleri kapsamında kaçak elektrik kullanımı olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, açıklanan nedenlerle usuli itirazlarının dikkate alınarak huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesini, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini  talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \" -Somut olayda bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 26 vd. maddelerine göre hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamada usul ve yasaya aykırı bir yan bulunmadığı görülmektedir. Buna göre her ne kadar davacı tarafın kaçak elektrik kullandığı mevcut tutanaklar ve alınan bilirkişi rapor ile sabit ise de  davalı şirket tarafından davacı aleyhine düzenlenen kaçak elektrik fatura bedellerinin mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olmadığı, ... seri numaralı zabıt ile tahakkuk ettirilen 27.711,90-TL bedelli faturanın  revize edilmesi gerektiği, bu nedenle iş bu fatura bedelinin 187.382,14-TL'lik  kısmı yönünden davacı tarafın davalıya yana borçlu olmadığı ve davacı tarafından 22/06/2022 tarihinden yapılan ödeme ile fazladan yapılan ödemenin iadesi gerektiğinden ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın  kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.\" gerekçeleriyle 1-Davanın KABULÜ ile; -Sabit olan 187.382,14 TL bedelin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, somut olayda Kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği tespit edilmiş olmasına rağmen  hukuka aykırı ve hatalı bilirkişi raporunun esas alındığını, davacı ile müvekkili şirket arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığını, davacının abonelik sözleşmesi olmayan sayaca müdahale ederek diyot yardımı ile kaçak elektrik tüketimini gerçekleştirdiğini, raporda kaçak tüketim süresinin 90 gün olarak esas alınmasının hatalı olduğunu,  dosyaya doğru bulgu ve belge sunulmuş olmasına rağmen bilirkişi tarafından bu belgelerin dikkate alınmadığını, davacı dosyada yer alan vergi levhası, açma ruhsatı ve sahada tespite göre en az 3 yıldır mahalde olduğunu, 01.01.2022 kaçak kullanım tespit anında mahalde davacı adına abonelik kaydı bulunmadığını,  ortalama günlük çalışma saatinin 24 saat yerine 9.6 saat alınmasının  hatalı olduğunu, kararın gerekçesiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak elektrik tespit tutanağı doğrultusunda düzenlenen faturalar nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasında ... SERİ NUMARALI ZABıt ile tahakkuk ettirilen 227.711,90 TL tutarında fatura bedelinin 22/06/2022 tarihinde davacı tarafça davalıya ödendiği hususunda ihtilaf yoktur. Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda; davacının yapılan kontrollerde elektrik sayacının bağlantısına müdahale ederek tükettiği elektrik miktarından daha azının sayaçtan geçmesini sağlamak suretiyle elektrik kullandığı, bu durumun kaçak elektrik tespit tutanağı ile belgelendiği, tüketilen elektrik enerjisinin yönetmeliğe göre kaçak elektrik tüketimi olduğu, kaçak elektrik tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olup, aksi davacı tarafça ispat edilemediği, davalının kaçak elektrik kullanma süresini ve tahakkuk miktarını belirlerken tespitini doğru bulgu, belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesini sağlaması gerektiği,  davalının kaçak elektrik kullanma süresi olarak 360 gün ve günde 24 saat olarak hesaplamaları uygun bulunmadığı, yönetmeliğe göre her takvim ayında bir defa okunacağı ifade edildiğinden, davacı işyerinin tutanak tarihinden bir ay önce sayaç okumasının yapılmış olması gerektiği değerlendirildiğinden, 30 gün ve işyerinin otopark olması nedeniyle günlük çalışma saati olarak da 8 saat kaçak elektrik kullanma süresi olarak alınmasının uygun olacağının değerlendirildiği,  bu durumda, davalı tarafından tahakkuk ettirilen 04.01.2022 Tarih 227.711,90-TL'lik faturadan davacının sorumlu tutulamayacağı, hesaplama sonucuna göre de davalının davacıdan toplam 11.072,49 TL alacağı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Bilirkişi ek raporda özetle; davacının yapılan kontrollerde elektrik sayacının bağlantısına müdahale ederek tükettiği elektrik miktarından daha azının sayaçtan geçmesini sağlamak suretiyle elektrik kullandığı, bu durumun kaçak elektrik tespit tutanağı ile belgelendiği, tüketilen elektrik enerjisinin yönetmeliğe göre kaçak elektrik tüketimi olduğu, kaçak elektrik tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olup, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği, davalının kaçak elektrik kullanma süresini ve tahakkuk miktarını belirlerken tespitini doğru bulgu, belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesini sağlaması gerektiği, bu durumda, Kök raporda hesaplanan Davacının kullandığı kaçak elektrik tüketimine ait hesaplamanın dosyaya sunulan belgeler nedeniyle yukarıda belirtilen gerekçelerle tekrar yapıldığında, yukarıda detayları verilen hesaplama sonucuna göre davalının davacıdan toplam 40.329,76 TL alacağı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\" Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 K;25.03.2024 tarih ve 2024/83 E- 2024/1218 K,  sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Bu noktada davacının kaçak kullanım yapmadığı yönünde istinaf talebi olmadığı, ayrıca bilirkişi raporunda yapılan hesaplamayla da kaçak kullanımın olduğu anlaşılmaktadır.Hükme  esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın işyerinde kurulu olan cihazların toplam gücüne göre yapıldığı, yapılan hesaplamada kaçak kullanıma ilişkin olarak davalı tarafça doğru bilgi ve belge sunulmamış olduğu, davaya konu kaçak tespit tutanağı içeriğinde davacının vardiyalı olarak çalıştığına yönelik tespitlerin bulunmadığı, davalı alacaklının  vardiyalı çalışma  konusunda ispatla yükümlü olduğu, somut olayda davacının vardiyalı çalıştığının yönetmelik hükümlerine göre tutanakta belirtilmediği gibi davalı delileri arasında da bu hususta delil bildirilmediği anlaşılmakla mahkemece rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf talebinin HMK'nın 353/1b.1 maddesi gereğince reddine, karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 12.800,07 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.469,86‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 9.330,21‬ TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2dc70593fc286119","SID":"467e5ed0db5138d3"}}