{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1230 <br>KARAR NO: 2024/1362<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/07/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/378 Esas (Derdest)<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkillerinin haklarında  açılmış  bir kamu  davası bulunmadığını, müvekkillerinin haklarında  verilmiş bir mahkumiyet ve  müsadere kararı da  olmadığını, bir mahkemenin  verdiği hüküm  ile  kamu davasının  faili olmayan  kişilerin haklarının ortadan kaldıramayacağına göre  davalı şirketin   % 30 oranında ortaklık payına  sahip olan  müvekkillerinin  şirket  ortağı  olarak  davranışları  ile kanunun ihlali arasında uygun bir illiyet bağı da bulunmadığından davalı şirketin  yönetim kurulunun almış olduğu 29/05/2024 tarih ve  2024/004 sayılı kararı  ile  müvekkillerinin ... A.Ş.'deki  ortaklık  paylarını ve bu  paylarının  müvekkillerine  vermiş olduğu  mülkiyet haklarının, 3. kişilere devretmeleri veya satmaları halinde meydana gelecek değişme  nedeniyle  müvekkillerinin haklarını elde etmelerinin tamamen imkansız hale geleceğini, davada,  HMK'nun  389/1 maddesindeki   yazılı şartlar ın gerçekleştiğini, müvekkillerinin ... A.Ş 'deki  % 30 oranındaki ortaklık paylarının, davalı şirket  tarafından  devredilmelerinin  ve  satışlarının ihtiyati tedbir yolu ile önlenilmesine  karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirket yönetim kurulunun  almış  olduğu 29/05/2024 tarih ve  2024/004 sayılı karar  ile  davalı şirketin  müvekkillerinin  ... A.Ş.'deki  ortaklık  paylarını ve bu  paylarının  müvekkillerine  vermiş olduğu  mülkiyet haklarını, 3. kişilere devretmeleri veya satmaları halinde meydana gelecek değişme  nedeniyle  müvekkillerinin haklarını elde etmelerinin tamamen imkansız hale geleceğini, müvekkilleri olan  davacıların, ... A.Ş. 'deki  %30  oranında  olan ortaklık  paylarının  davalı şirket tarafından  üçüncü şahıslara devrinin  ve  satışının ihtiyati tedbir yolu ile önlenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"HMK 389.maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.\" denilmektedir. İhtiyati tedbire karar verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Davacının iddiası dışında mevcut delil durumu itibari ile henüz  yaklaşık ispat koşulu olmadığından davacıların ihtiyati tedbir talebinin aşağıdaki şekilde reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların  namlarına yazılı olan ortaklık paylarının ve bu payların davacılara vermiş olduğu mülkiyet haklarının davalı şirket tarafından 3. kişilere devredilmeler veya satılmaları durumunda meydana gelecek olan değişme nedeniyle davacıların haklarını elde etmelerinin imkansız hale geleceğini, HMK'nun 389/1 maddesindeki yazılı şartla davada gerçekleştiğini, davadaki talep,  29/05/2024 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu  kararının batıl olduğunun  tespiti ile şirket esas sözleşmesindeki,  pay senetlerinin  devrini düzenleyen 9. maddesinde nama yazılı paylarını  devretmeyen  şirket  ortakların, \"ön alım  veya birlikte satım  alma hakkı\"nı  ortadan kaldıran ve davacılar  hakkında açılmış  bir kamu  davası, verilen bir mahkumiyet ve müsadere kararının bulunmadığı, kamu davasının faili olmayan kişilerin haklarının bir mahkeme kararı ile ortadan kaldırılamayacağından, davalı şirketin % 30 oranında nama yazılı  ortaklık payına  sahip olan  davacıların, şirket ortağı olarak davranışları ile kanunun ihlali arasında da uygun bir illiyet bağı da  bulunmadığından, \"geçici ilmühaberlerin geçersiz olduğundan iptali ile şirketin yeni pay sahipliği  yapısına uygun olmak  üzere  97.100.000,00 TL  nominal  değere sahip  3.884.000 adet şirket hissesini temsil etmek üzere  \"TC  Hazine ve Maliye Bakanlığı adına payların tamamını temsil edecek  şekilde çıkartılması \" şeklindeki yönetim kurulunun kararının, Anayasa'ya, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı bir karar olduğundan iptali talep edildiğini, Mahkemenin kararının gerekçesinde henüz yaklaşık neyin ispat koşulunun olmadığını dahi açıklanmadığını, Kanun koyucu ihtiyati tedbir taleplerinin, sırf asıl dava ile ulaşılmak istenen sonucun elde edilmesini sağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği  gerekçesinin kullanılarak  ihtiyati tedbir taleplerinin reddinin önüne geçebilmek için HMK'nun 390/3 maddesi ile, \"haklılığı\" yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğunu getirdiğini, madde ile kastedilen \"haklılık\" ise  gerçek haklılık olmayıp, gerçek haklılıktan daha az olan veya daha eksik olan bir haklılığın ispatı ihtiyati tedbir kararının verilmesi için yeterli bulunduğunu, davacılardan ..., ..., ... ve ...'in  davalı şirkette kurucu ortakları olduklar ve toplamda % 8 oranında paya sahip bulundukları, diğer davacılar olan ... ile ... A.Ş. nin de kurucu ortakların %3,10 + % 2.90 + %16 oranlarında olan paylarını devir almış oldukları, tüm davacıların paylarının, nama yazılı paylar olduğu, davacılardan ... A.Ş. 'nin nama yazılı olan  pay senetlerini 04.03.2022 tarihinde davalı şirket tarafından düzenlenen, \"teslim tesellüm  tutanağı \"na istinaden davalı şirketten teslim olduğu dava dilekçesinin ekinde,  EK: 1'de, EK: 5'de  ve EK: 6'de sunulan deliller ile davanın esası yönünden yaklaşık olarak değil, gerçek haklılık olarak ispat edildiğini, incelenmesini, TTK'nun 494/1 maddesinde, \" payların mülkiyeti  ve paylara  bağlı tüm haklar\" dan söz  edildiğinin,  davacıların da, davalı  şirketteki nama yazılı paylarının mülkiyetine sahip bulunduklarının nazara alınmasını, davacıların ortaklık paylarının ve bu payların davacılara vermiş olduğu mülkiyet haklarının davalı şirket tarafından 3. kişilere devredilmeleri  veya satılmaları  durumunda meydana gelecek değişme  nedeniyle davacıların haklarını elde etmeleri tamamen imkansız hale geleceğini, davacıların,  davalı şirketteki nama yazılı olan  ortaklık  paylarının,  davalı şirket  tarafından 3. kişilere devredilmesinin ve satışlarının önlenmesi gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, yönetim kurulu kararının butlanı istemli davada şirketin %30'a tekabül eden hisselerinin devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Ceza mahkemesince yapılan yargılama sonunda kesinleşen mahkeme kararı ile, iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla ... A.Ş.'nin TCK'nın 54/1. Maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi üzerine, davalı şirket yönetim kurulunun 29/05/2024 tarih ve 2024/004 sayılı kararı ile \"geçici ilmühaber  çıkarılması\" hakkındaki  karar ile çıkartılan  geçici ilmühaberlerin geçersiz olduğundan iptali  ile  şirketin  yeni pay sahipliği  yapısına uygun olmak  üzere 97.100.000,00 TL nominal değere sahip  3.884.000 adet şirket  hissesini temsil etmek üzere \" TC  Hazine ve Maliye Bakanlığı adına  payların tamamını temsil edecek  şekilde çıkartılmasına\" karar verilmiştir. İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf yönetim kurulu kararının batıl olduğunu ileri sürmektedir 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 391. Maddesinde, yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespitinin mahkemeden istenebileceği düzenlenmiştir. Ancak TTK'da şirket yönetim kurulu kararının butlanı davasında talep edilecek ihtiyati tedbirlere ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu halde, söz konusu davada istenecek ihtiyati tedbirler hakkında genel nitelikteki düzenleme olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389 vd. Maddelerinin uygulanması gerekir. HMK'nın 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla ... A.Ş.'nin TCK'nın 54/1. Maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiş olup, davacı tarafın şirkete karşı iyi niyetli üçüncü olup olmasıyla ilgili olarak, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat bulunmamaktadır. Bu haliyle talep edilen ihtiyati tedbirin koşulları oluşmamıştır. Bu nedenli ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbirin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı ihtiyati tedbir isteyen davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8cb81f7a5276b408","SID":"9a6045cee5ceb97f"}}