{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/3402 <br>KARAR NO: 2024/2373<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/03/2023<br>NUMARASI: 2022/262 E - 2023/178 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 24/09/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davalı arasında \"Elektrik Abonelik Sözleşmesi” imzalanmış olduğunu, bu sözleşmeye istinaden de kendisine ait ticari işletmesinde kullanılmak üzere elektrik enerjisi tahsis edildiğini, davalının, söz konusu enerji kullanımına ilişkin aylık faturalarını sürekli olarak aksatmakta ve ödemelerini kendisiyle imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olarak geciktirmekte olduğunu, davalı yana borcun ödenmesine yönelik tüm bu başvuruların sonuçsuz kaldığını, davalı şirketin müvekkili şirket portföyüne giriş yaptıktan sonra ilk fatura dönemi olan Ekim 2020 dönemine ait faturasını son ödeme tarihi geçtikten sonra ödemiş olduğunu, Kasım 2020 ve Aralık 2020 dönemine ait faturalarını son ödeme tarihleri geçmesine rağmen ödemediğini, müvekkili şirketin, davalı ile imzalanan sözleşmenin davalı tarafından ihlal edilmesi nedeniyle sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini ve dönem sonu itibariyle fesih sebebiyle oluşacak cayma bedelinin faturaya yansıtılacağını, bunun davalıya 15/01/2021 tarihinde bildirmiş olduğunu ve portföyden çıkışının yapılmış olduğunu, fatura ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı karşısında müvekkili şirket yönünden sözleşmenin, katlanılamaz hale gelmiş olduğunu ve daha fazla zarara uğramamak adına fesih hakkının kullanılmış olduğunu, davalı şirketin Ocak 2021 dönemine ait (portföyden çıkışı gerçekleşene kadar geçen süredeki) tüketimleri 01/02/2021 tarih, ... no ve 19.901-TL bedelli faturasına yansıtılmış olduğunu, davalı şirketin, portföyden çıkışı yapıldığı sırada sadece 20/01/2021 tarihinde Kasım 2020 dönemine ait faturanın ödemesini yapmış olup Aralık 2020 dönemi ile Ocak 2021 dönemine ait tüketim faturalarının ve cayma bedeline ilişkin düzenlenen 15/02/2021 tarih, ... no ve 30.289,76 TL bedelli faturanın SMS ve e-posta olarak bildirilmesine ve tüm uyarılara rağmen ödemesini yapmamış olduğunu, bunun üzerine davalı şirket aleyhine Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı şirketin, söz konusu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek ve işbu ilamsız icra takibinin durmasına yol açtığını,  arabuluculuk başvurusu sonucunda davalı ile anlaşma sağlanamadığını beyanla , davalının Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; itirazın iptali davalarında takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince yalnızca takibe konu edilen borç sebebi ve dayanak belgelere dayalı olarak değerlendirilme yapılması gerekmekteyken takip talebinde belirtilmeyen 16/07/2021 tanzim tarihli sözleşme dikkate alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle davacı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak takip talebi ve dayanak belge incelendiğinde, takip dayanağı olarak 16/07/2021 tarihli cari hesap ekstresinin belirtildiğinin görülmekte olduğunu, bilindiği üzere itirazın iptali davalarında takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılmasına olanak bulunmamakta olduğunu, ancak davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık ilkesinin aksine taraflar arasındaki akaryakıt sözleşmesi, takip talebine eklenmemesine rağmen dava dilekçesinde takibe dayanak belge olarak gösterilmiş olduğunu, itirazın iptali davalarına özgü kurallar kapsamında inceleme yapılmasını ve bu haliyle davacının iddialarının ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, işbu davaya konu takipteki borçlar ödenmiş olup davacının takibi başlatmasında kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini  istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü’nün ... MTS sayılı dosyasından, 63.915,71-TL. asıl alacak, 6.595,76-TL. işlemiş gecikme faizi, olmak üzere, toplam 70.511,47-TL. üzerinden yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen alacağın, %20’si olan  14.102,29-TL.  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine   karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;  taraflar arasında yapılan Abonelik Sözleşmesi'nin Abone'ye Özel Sözleşme Koşulları üst başlığının, 1.Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları alt başlığında,  \"Sözleşmenin, yürürlüğe girmesinden sonraki ilk 12(oniki) ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi halinde; ABONE, sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında TEDARİKÇİ tarafından düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak TEDARİKÇİ'ye derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.\" denildiği, ancak bu maddenin aksine davacı tarafça, sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği ve müvekkiline  \"sözde\" cayma bedeli çıkarıldığı, bu cayma bedelinin, taraflar arasında akdedilen mezkur sözleşme kapsamında haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğu ,müvekkili  şirket tarafından, davacı tarafa, almış oldukları hizmetin karşılığı olan hizmet bedellerinin düzenli ve eksiksiz olarak ödenmiş olup, herhangi bir borcun varlığından söz etmenin mümkün olmadığı, buna rağmen, Mahkemece hükme esas alınan Bilirkişinin raporunda yer alan \"Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.11, 5.7 ve 6.2 maddeleri kapsamında davalının herhangi bir borcunu kısmen veya tamamen ödememesi halinde davacının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu, sözleşmenin 6.2 maddesi uyarınca davacının davalıdan fesih tazminatını talep edebileceği belirlenmiştir. Aboneye Özel Sözleşme Koşulları, Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih koşulları başlığı altındaki hükümlerden, Fesih tazminatının; Abonenin sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında davacı tedarikçi tarafından davalı abone adına düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2(iki) katı olduğu belirtilmiştir.\" şeklindeki hatalı değerlendirmesi ile müvekkili  şirket aleyhine fesih tazminatı hesaplaması, Mahkemece söz konusu hatalı Bilirkişi Raporunun hükme esas alınmasının  hukuka, usule ve hakkaniyete aykırı olduğu, Mahkemece, gerekçeli kararda, davacının, davalıya elektrik enerjisi sattığı, davacı yancadüzenlenen takibe konu, 2020/12 ve 2021/1 elektrik tüketim dönemine ilişkin faturaların davalı yanca ödenmediği, faturaların ödenmemesi sebebiyle, davacının sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, yapılan feshin sözleşmenin 4.11, 5.7 ve 6.2 maddesi kapsamına uygun olduğu, fesih nedeniyle davacının davalıdan 6.2 maddesi gereğince düzenlenen 15/02/2021 tarihli faturaya konufesih ceza bedelini de talep edebileceği, takibe konu faturaların, EPDK tarafından hazırlanan, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve sözleşme kapsamında, usulüne uygun olarak düzenlendiği, davalı tarafça takibe ve davaya konu faturaların ödendiğinin ispat edilemediği, buna ilişkin(ödeme makbuzu vb.) sunulmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, bilirkişi tarafından hesaplanan tutar kadar alacaklı olduğu   şeklinde hatalı tespitlerde bulunulduğu,bu sebeplerle    kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali  talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... MTS sayılı dosyasında ;davacı-alacaklı tarafından 15.01.2021 son ödeme tarihli 13.724,95TL ödenmemiş elektrik faturası, 19.02.2021 son ödeme tarihli 19.901,00TL ödenmemiş elektrik faturası, 01.03.2021 son ödeme tarihli 30.289,76TL cezai-şart elektrik faturası bedeli olmak üzere toplam 63.915,71TL asıl alacak ve asıl alacak bedeli üzerinden 7.291,87TL İşlemiş faiz (takip tarihi(%5)) olmak üzere toplam 71.207,58TLnin tahsili bakımından ilamsız  icra takibi başlatılmış ,davalının süresi içerisinde, borcun tamamına, faize  ve tüm fer’ilerine itirazı nedeniyle takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;taraf şirketler arasında , Davalının “Ataköy 7-8-9-10.kısım ... Cad. No:... ... Blok Dükkan ... Bakırköy/İstanbul” adresine ait elektrik tesisatına ilişkin “... Enerji Elektrik Abonelik Sözleşmesi” nin 24.08.2020 tarihinde imzalanmış olduğu, Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yürürlüğe girdiği ve sözleşmenin 12 ay süre ile geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesinin 4.11 maddesinde ;sözleşmenin imzalanması ve uygulanmasından doğan yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi halinde ...  elektriği madde 5.10 uyarınca kesme veya kestirme ve sözleşmeyi madde 6.2 maddeuyarınca feshetme hakkına sahiptir düzenlemesi bulunmaktadır. Abone'ye Özel Sözleşme Koşulları üst başlığının, 1.Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları alt başlığında,  \"Sözleşmenin, yürürlüğe girmesinden sonraki ilk 12(oniki) ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi halinde; ABONE, sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında TEDARİKÇİ tarafından düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak TEDARİKÇİ'ye derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.\" düzenlemesi mevcuttur. Sözleşmenin  6.2 maddesinde \" Taraftardan birinin bu Sözleşme'nin veya Tarife Paketi'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde diğer taraf ve (ii) ABONE'nin Sözleşme'nin 4.1. Maddesi kapsamında elektrik satışının başlayamaması, ABONE'nin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememiş olması, ABONE'nin ilgili Mevzuat'ın öngördüğü serbest tüketici limitinin altında kalması, ABONE'ye karşı herhangi bir kimse tarafından iflas, haciz, ihtiyati haciz, konkordato vb. yollardan yasal kovuşturmaya başlanması hallerinde ... işbu Sözleşme'yi derhal ve Sözleşmeden  doğan hakları saklı kalmak üzere haklı nedenle ve tek taraflı olarak feshedebilir. Bu madde kapsamında ... tarafından bir fesih yapılması halinde, ABONE işbu fesih nedeniyle ...'ın uğradığı zarar ve ziyanı, tüm masrafları, ve ayrıca kullandığı Tarife Paketi'nde öngörülen iptal bedeli, fesih tazminatı, cezai şart ve diğer bedelleri ödemekle yükümlüdür. ..., bu madde kapsamında fesih halinde, her türlü zarar ve ziyanını karşılamak için avukatlık ücreti dahil tüm takip ve icra masraf, gider ve ücretleri ABONE'ye ait olmak üzere, yasal takip yollarına başvurabilecektir....'ın bu madde hükümlerine uygun olarak Sözleşme'yi feshetmesi durumunda, ABONE'nin tazminat , zarar veya ziyan talep hakkı olmayacaktır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 179 ila 182 nci maddelerinde düzenlenen ceza koşulu,  borçlunun, asıl borcunu ilerde hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle ceza koşulu, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının miktarını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Ceza koşulunun kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir. Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt hâlinde TBK’nın 125 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünce alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de, ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması şarttır. Davada uygulanması gereken TBK’nın 179 uncu maddesi; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.” hükmünü içermektedir. Borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi dışında kalan diğer borca aykırılık hâlleri için ifaya eklenen ceza koşulu kararlaştırabilecekleri gibi; bu iki ihlâl durumu için seçimlik ceza koşulu da kararlaştırabilirler. Ayrıca tarafların, ceza koşulu anlaşmasında, seçimlik ceza koşulu ile ifaya ekli ceza koşuluna birlikte yer vermeleri de mümkündür. Somut olayda; davacı tarafından ibraz edilen bilgi ve belgelerden yargılamada alınan bilirkişi raporu ile de tesbit edildiği üzere ; davalının sözleşme  kapsamında ödemesi gereken  2020/10 ve 2020/11 dönem faturalarını son ödeme tarihi geçtikten sonra ödemiş olduğu, 2020/12 ve 2021/1 dönem faturalarını ödememiş olduğu , davalı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı,   ,taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.11, 5.7 ve 6.2 maddeleri kapsamında davalının herhangi bir borcunu kısmen veya tamamen ödememesi halinde davacının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu, sözleşmenin 6.2 maddesi uyarınca davacının davalıdan fesih tazminatını talep edebileceği ,Aboneye Özel Sözleşme Koşulları, Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih koşulları başlığı altındaki hükümlerden, Fesih tazminatının; Abonenin sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında davacı tedarikçi tarafından davalı abone adına düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2(iki) katı olduğunun düzenlendiği, takibe konu 2020/12 ve 2021/1. Dönem elektrik faturalarını ödemiş olduğuna ilişkin herhangi bir belge dosya münderecatında tespit edilemediği, Fesih Tazminatının ortalama TutarX2-12.834,645X2-25.669,29TL bu tutara 9018 KDV eklendiğinde genel toplam -25.669,29X1,18-30.289,76TL olarak hesaplandığı, bilirkişi incelemesi sonucunda davacı tarafından düzenlenen 01.03.2021 son ödeme tarihli 30.289,76TL tutarlı fesih tazminat bedeli faturası ile yukarıda sözleşme kapsamında hesaplanan fatura bedelinin örtüştüğünün tesbit edildiği anlaşılmıştır. Böylece, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.11, 5.7 ve 6.2 maddeleri kapsamında davacı tarafça hesaplanan fesih tazminatı ve ödenmeyen alacak faturaları sebebiyle davacının alacaklı olduğu,borçlunun borca itirazının haksız olduğu, alacak miktarının sözleşme hükümlerine göre belirlenebilir yani likit bulunduğu, böylece, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı  tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 4.816,63 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.205,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.611,63 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2356a6f6da59960","SID":"f0ac7cf39e001970"}}