{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t: 2<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/10/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>DAVACI\t: ... -  (T.C Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ... -  (T.C Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 03/10/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 31/10/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalının müvekkilinden  07.12.2021 tarihinde 239.501,12 TL tutarında inşaat malzemesi satın aldığını, davalı tarafın, davacı tarafından düzenlenen ticari faturaya 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini, davalının fatura bedellerini ödemediğini, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için  Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  karşı tarafla olan ticareti kapsamında ne karşı tarafın iddia ettiği gibi bu dava konusundan kaynaklanan ne de başka bir borcunun olmadığını, karşı tarafın iyi niyetli olmadığını, davalıya karşı ticari etik dışı hareket ve yaklaşımların olduğunu, davalının açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğunu, usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri kapsamında karşı tarafa hiçbir borcunun olmadığını, yapılacak incelemeler neticesinde de bu durumun ortaya çıkacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini ve davalı aleyhine  %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; bilirkişi tarafından yapılan tespite göre; davacı tarafından kesilen faturanın, davalı tarafın defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı tarafın 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin kayıtlarının yapılmaması nedeniyle, davalının lehine değerlendirilemeyeceği, ancak aleyhine değerlendirme yapılmasının mümkün olduğu, davalı tarafa, davaya konu fatura bedelinin ödendiğine yönelik, yemin teklif edebileceğinin hatırlatıldığı, 31.10.2023 tarihli duruşmada davalı vekilinin, yemin teklif etmeyeceğine ilişkin beyanda bulunduğu, alınan rapor doğrultusunda, davacının davalıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle, takip tarihine kadar faiz talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile  davalının Konya ....icra müdürlüğünün .... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 239.501,12 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, dava konusu faturayı, daha evvel avans aldığı paralar ve yaptığı işler karşılığı olarak, 07.12.2021 tarihinde kestiğini, yani davacının, herhangi bir iş yapmış, faturasını kesmiş ve parasını bekliyor olmadığını, iş sürecinde yapılan peşin ödemeler sonunda yapılan hesaplama neticesi bu faturanın kendisine adeta zorla düzenlettirildiğini, çünkü davacı ekstradan KDV ödemek zorunda kaldığını ifade ederek müvekkilden zaten aldığı KDV tutarını daha sonra ayrıca istediğini, davacının bunu kendi defterine veresiye olarak, borç olarak işlemesi tamamen kendi art niyetinden kaynaklandığını, arabuluculuk son tutanağında dahi, davacının talepleri ile alakalı olarak \"...239.501,12 TL asıl alacaktan bakiye kalan kısmı ile ilgili olarak taraflar anlaşmayacaklarını beyan ettiler.\" şeklinde kayıt bulunduğunu, müvekkili tarafından verilen çeklerin davacı defterine kaydedilmediğini, davacının defterlerine üstün bir tek yanlı delil değeri atfedilerek hüküm kurulmasının yanlış olduğunu, davacının Aralık 2021 BS formunu boş verdiğini, keza, müvekkilinin de  Aralık 2021 BA Formunu boş olarak verdiğini, mahkemece delillerin değerlendirilmesi ve hukuki nitelemenin yanlış yapıldığını,  gerekçeli kararda belirtilen  \"davalı tarafın 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin kayıtlarının yapılmaması nedeniyle davalının lehine değerlendirilemeyeceği\" şeklindeki gerekçenin hatalı olduğunu, zira, müvekkilin tüm defterlerinin tasdikleri süresinde yaptırıldığını, ancak VUK hükümleri uyarınca tasdiki aranmayan defteri kebir tasdikinden artık vazgeçildiği için bunun 2021'den itibaren noter tasdikinin mevcut olmadığını, defteri kebirin tasdik ettirilmemiş olmasının vergi hukukunda herhangi bir yaptırımının olmadığını, mahkeme kararının  eksik araştırmaya ve yanılgılı hukuki değerlendirmeye dayalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. <br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. Maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı, icra takibinin dayanağı olan faturada belirtilen malların davalıya teslim edildiğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmekte, davalı ise faturanın daha önce avans olarak yapılan ödemeler karşılığında düzenlendiğini, yani davacının faturayı malların tesliminden sonra düzenlediğini savunmaktadır. Tarafların bu beyanlarına göre faturada belirtilen malların davalıya teslim edildiği konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, uyuşmazlık, davalı tarafından fatura tarihinden önce çeklerle yapılan ödemelerin dava konusu fatura karşılığında avans olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.  Çek, bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Bu durumda, davacının söz konusu çekleri mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulü gerekir. Yasal karinenin aksini, yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin  2018/2939 Esas,  2019/4786 Karar sayılı  2017/3521 Esas,  2019/1844 Karar sayılı kararları) Davası konusu somut olayda davalı, davacıya vermiş olduğu çekleri dava konusu fatura karşılığında avans olarak verdiği yönündeki savunmasını ispatlayacak yazılı bir delil bildirmemiş ve yemin deliline dayanmayacağını beyan etmiştir. Buna göre mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 353 1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 16.360,32 TL harçtan peşin alınan 4.090,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.270,24 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d38e07accb3f2909","SID":"0186af5ef22e94a4"}}